Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem 'Kızlık zarı' fetvası ilahiyatçıları böldü

        Mısır Başmüftüsü'nün Kızlık zarı diktirmek helaldir. Ancak kocalarına söylemeleri gereksiz. Bu bir dürüstlük sorunu değildir" şeklindeki fetvası Türkiye'de tartışma yarattı

        İlahiyatçılardan Zekeriya Beyaz "Bir sıkıntıyı ortadan kaldırmak için yapılabilir. Bence diktirmek günah değildir" derken Beyza Bilgin ise karşı çıktı. "Doğru değil, zinaya teşvik eder" diye eleştirdi

        Mısır Başmüftüsü Ali Cuma'nın yayınladığı "Kızlık zarı diktirmek helaldir" fetvası Türkiye'de de tartışmalara yol açtı. "Sebep ne olursa olsun, bekaretini yitiren kadınlar, kızlık zarı diktirme operasyonu geçirebilirler. Ancak evlenecekleri adama söylemesinler. Bu bir dürüstlük sorunu değil" diyen Başmüftü'ye, Türkiye'den destek verenler de oldu, karşı çıkanlar da. İlahiyatçılardan radikal açıklamalarıyla tanınan Prof. Dr. Zekeriya Beyaz, "Bence diktirmek günah değildir" derken Prof. Dr. Beyza Bilgin ise böyle bir fetvanın zinaya teşvik edeceğini söyledi. Kadın örgütleri ise fetvayı "ikiyüzlü bir ahlak anlayışı" olarak değerlendirdi. İlahiyatçıların ve Diyanet'in görüşü şöyle:

        "GÜNAH DEĞİL"

        * Zekeriya Beyaz (Emekli öğretim üyesi): Zaten Türkiye'de bu yapılıyor. Kulağımıza geliyor. Bizler de duyuyoruz. Ama bu konuda benzer bir fetva Türkiye'de verilemez. Teşvik anlamı taşır. Dilediğiniz gibi yaşayın, evleneceğiniz zaman diktirin mesajı verilir. Hoş olmaz. Ama bence kızlık zarını diktirmek günah değildir. Bir sıkıntıyı ortadan kaldırmak için yapılabilir. Zaten evlenmeden önce kişinin vücudunda bir operasyon yapılması kimseyi ilgilendirmez.

        "ZİNAYI TEŞVİK EDER"

        * Beyza Bilgin (A.Ü İlahiyat Fakültesi'nde öğretim görevlisi): Bekaretin bozulması zina sonucu olmayabilir. Küçük yaşlarda ya da gençken insanın başına istenmeyen şeyler gelebilir. Bu durumda tıbbi operasyonlar yapılabilir. Bunlara herkes rıza gösterir. Ancak evlenmeden önce isteyerek ve bilerek cinsel ilişkiye giren gençkızlara "Diktirin. Üstelik kocanıza da söylemeyin" demek zinaya teşvik eder. Bunun bir de dürüstlük boyutu var. Kocasına söylemeden içi rahat edebilecek mi? Tamamen vicdanla ilgili bir mesele.

        "NİKÂH ESASTIR"

        * Fahri Kayademir (İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı): Kişi evlenmiş boşanmıştır. 'Eski hayatımı saklayacağım' der ve böyle bir operasyon geçirebilir. Ancak evlilik dışı girilen ilişkiyi hiçbir din onaylamaz. Bunun adı zinadır. Her dinde nikah esastır. Nesli korumak esastır. İsteyen herkes istediği ile ilişkiye girerse nesil bozulur. Babanın, amcanın kim olduğu bilinmez. Tıpçılar bile bugün cinsel yolla bulaşan hastalıkları önlemek için 'tek eşlilik' öneriyor. Nikahsız yapılan cinsel ilişki, sonradan da böyle bir operasyon kabul edilebilir değildir.

        * Ayşe Sucu (Diyanet İşleri Kadın Kolları Başkanı): Dünyanın ve özellikle Müslüman ülkelerinin üstesinden gelmekle karşı karşıya bulunduğu çok daha önemli problemler var. Bunlar üzerinde yoğunlaşılması gerekirken böyle bir mevzuyu konuşmak bizi belirsizliklere götürür. Bugün İslam ülkelerinin halini düşünecek olursak nelerle ilgilendiğimiz ortada. Halbuki İslam aleminin koca koca sorunları var. Artık başımızı iki elimizin arasına alarak düşünmemiz gerekiyor.

        "İKİYÜZLÜ BİR AHLÂK"

        * Selen Doğan (Uçan Süpürge yetkilisi): İkiyüzlü ahlaka somut bir örnek arasak bundan iyisini bulamazdık. Fetva Mısır'dan çıkmış olsa da ahlak ve namus meselesinde benzer görüşler, benzer sözler her yerde biz kadınların karşısına çıkıyor. Kadın bedeni üzerinden yürütülen söylem, bazı toplumların içine öyle sinmiş ki kadınların mağduriyetini her gün biraz daha katlıyor. Ayşe Karabat'ın yazısındaki son sözleri ben de yinelemek isterim: "Bekareti dert edinen erkekler, iyi yolda değilsiniz"

        Kızlık zarını diktirdi töreye engel olamadı

        "Kızlık zarı diktirme" bir cinayetle de gündeme geldi. Ankara'da tecavüze uğrayan Yasemin Çetin'in düğünü öncesi annesi kızlık zarını diktirdi. Ancak gerdek gecesi eşi Yasemin'den her şeyi öğrendi. Yasemin, annesi ile özel bir kliniğe gittiğini ve kızlık zarını diktirdiğini itiraf etti. Yasemin Çetin'in, eniştesinin kendisine tecavüz ettiğini söylediği ileri sürüldü. Halasının evine gizlenen Yasemin, askerden gelen ağabeyi Gökhan tarafından 6 Haziran 2006'da öldürüldü. Gökhan Çetin ile azmettirdiği iddia edilen baba Hayati Çetin hakkında dava açıldı. Baba ilk duruşmada tahliye edildi. Ağabey ise müebbet hapisle cezalandırıldı

        Kızlık zarı diker misiniz

        Bekaret tamirleri tıp dünyasında da tartışılan konuların başında yer alıyor. Doktorlardan bir kısmı kızlık zarı dikmeyi etik bulmazken bir bölümü bu konuda hastaların sorgulanmadan operasyonun yapılabileceğini savunuyor. Cinsel Eğitim Araştırma Derneği (CETAD)'ın kadın cinselliği raporuna göre geçen yıl bu olay İngiltere'de de tartışmaya açıldı. Ve İngiliz doktorların bir bölümü, Müslüman ülkelerin örf ve anenelerine uygun olduğu için Müslüman ve geleneksel aileden gelen kızlara beraket tamiri yapılmasını onayladı. Türkiye'de her on kişiden birinin onayladığı kızlık zarı onarımını Türk doktorları kendi içlerinde böyle tartışıyorlar:

        Üniversitede dikilmez

        Etik bir şey değil, yapmam

        Prof. Dr. Faruk Buyru: Olayın hem sosyal olarak hem de etik tarafı var. Ben yapmıyorum. Çok ısrar eden olursa bu işi yapan kişilere yönlendiriyorum. Bu işin yapılmasını çok doğru bulmuyorum. Bazen zorunlu olarak yapmak gerekebiliyor çünkü sonu facia ile sonuçlanabiliyor. Onun için sınırı çok iyi belirlemek her zaman mümkün olmuyor. Şu durumdakilere yaparım diğerlerine yapmam demek bir doktorun sınırlarını aşar. Onun için ben hiç yapmamayı tercih ediyorum.

        Yemin ettik dikerim

        Devlet isteyene yardım etsin

        Prof. Dr. Sezai Şahmay: Bu bir hastalık olmadığı için bir doktorun vicdani yönden sosyal yönden uygun görmediği bir şeyi reddetme hakkı var. Çok zor bir karar. Bir yandan doktor olarak bir insana yardım etme duygusu ikinci taraftan da etik kurallar var. Doktorun bu sorumluluktan kaçınması doğaldır. Genç yaşta tecavüze uğrayanlara istemeleri durumunda devletin tıbbi olarak bu olanağı tanıması gerekli. Çünkü Türk toplumunun kızlık zarına bakış açısı ortada.

        İhtiyacı olana yapılsın

        Belçika'da önemli değil

        Doç. Dr. Yücel Karaman: Ben uzun süre Belçika'da çalıştım. Kızlık zarı tamiri ya da bekaret kontrolü için gelen tek bir kişi bile olmadı. O toplumlarda kızlık zarının önemi yok. Ama bizim toplumumuzda tabii ki önemli, ancak ben tecrübem olmadığı için mu konuda gelen taleplere yanıt veremem. Müdahale olacağı zaman titizlik gösteririz

        SABAH

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ