Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Medya Erdoğan'dan basına sert eleştiri

        Başbakan Recep Tayyip Erdoğan AK Parti Grup toplantısında konuştu. Konuşmasında basına sert eleştirilerde bulunan Başbakan Erdoğan, Milliyet yazarı Mehmet Tezkan'ın bugün yazdığı yazıyı örnek göstererek, "Bugün 'Siyasetçiler ne kadar az konuşursa ülke o kadar huzur buluyor' yazmış. Siz köşe yazarları ne kadar az yazarsanız ülke o kadar huzur bulur. Eskiden köşe yazarları haftada bir yazardı. Şimdi her gün yazıyorlar, yarım saatte bir yazabiliyorlar. O hale geldik. Bunların yaptıkları açık bir tahrik. Bu tezleri ileri sürenler devlet düşmanlarıdır" şeklinde konuştu.

        AK Parti'nin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşma yapan Başbakan Erdoğan, Kurban Bayramı'nın bir kez daha Türkiye'nin 780 bin kilometrekare toprağıyla, 72 milyon vatandaşıyla bir bütün, yek vücut ve sarsılmaz bir kardeşlik iklimine sahip olduğunu gösterdiğini söyledi. Herkesin gayretleriyle bu kardeşlik ikliminin, bu dayanışma manzaralarının güçlenerek kalıcı hale geleceğini ifade eden Başbakan Erdoğan, amaçlarının hoşgörüyü, barışı, kaynaşmayı yeniden bu ülkenin omurgası, bel kemiği haline getirmek olduğunu vurguladı. Erdoğan, "Milli mücadele sırasında nasıl kenetlendiysek, Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra nasıl seferberlik ruhuyla hareket ettiysek bugün de aynı anlayışla ülkemizi kalkındırmak için canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Cami, kilise ve havrayı yan yana hoşgörü içinde yaşatan tarihi tecrübesi Türkiye'yi medeniyetler ittifakının sembol ülkesi haline getirmiştir. Ben bu potansiyelin bütün ülkelerden daha çok bizim ülkemizde bulunduğuna canı gönülden, yürekten inanıyorum" diye konuştu.

        "SİYASETE İTİBAR KAZANDIRDIĞIMIZ İÇİN BAŞIMIZ DİK" Başbakan Erdoğan, 10 gün önce AK Parti'nin 14. istişare toplantısını gerçekleştirdiklerini hatırlatarak 2 gün süren toplantıda Türkiye'ni meselelerini, Türk milletinin sorunlarını masaya yatırdıklarını, yürüttükleri ve önümüzdeki dönemde gündeme alacakları çalışmaları değerlendirdiklerini anlattı. Bu istişare toplantısı vesilesiyle geçmişin muhasebesini yaptıklarını, medeniyet yürüyüşlerinde ne kadar mesafe aldıklarını görme imkanı bulduklarını kaydeden Erdoğan, yaptıkları bu muhasebe ve özeleştiriler neticesinde bir kez daha yüzlerinin ağardığını, göğüslerinin kabardığını ifade etti.

        Başbakan Erdoğan, 7 yılda ortaya konulan her bir başarının her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının göğsünü kabarttığına inandığını kaydederek şunları söyledi: "Başkaları bu başarıları gölgelemek isteyebilir, bu başarılardan rahatsız olabilir ama biz bu 7 yılda yaptığımız her hizmetle, ülkemize kazandırdığımız her eserle gurur duyduk. Başkaları rahatsız olsa da biz 133 bin yeni derslik, 11 bin kilometre duble yol inşa etmekten, 63 yeni üniversite kurmaktan, Cumhuriyet tarihinin en büyük toplu konut hamlesini başlatmış olmaktan onur duyuyoruz. Kimsesizlerin kimsesi olmaktan, yoksula sahip çıkmaktan, yakacak kömürü bulunmayan vatandaşa umut kapısı olmaktan da gurur duyduk, duyuyoruz. Başkaları bu ülkeyi 3 yanı denizlerle, 4 yanı düşmanlarla çevrili diye tanımlarken bizler komşularla ticareti hayallerin ötesine taşımaktan gurur duyduk, duyuyoruz. Statükoculuğa, yolsuzluğa, yasakçı anlayışa prim vermediğimiz için gurur duyduk, gurur duyuyoruz. Siyasete yeni bir itibar kazandırmaktan dolayı başımız dik. Kifayetsiz, özgüvensiz, ufuksuz hükümetlerin başaramadıklarını başardığımız için, güven ve istikrarı kalıcı hale getirdiğimiz için şeref duyduk, duyuyoruz."

        "TARİH BOYUNCA MUHALEFETTE KALMAYA MAHKUMSUNUZ" Kıbrıs konusunda çözümsüzlükten yana değil çözümden yana taraf olmakla, Türkiye'yi AB ile müzakere eder hale getirmekle, dünyanın dört yanında küresel barış için aktif görev üstlenmekle, Türkiye'yi 48 yıl sonra BM Güvenlik Konseyi üyesi yapmakla, dünyanın en önemli enerji projelerinin merkezine Türkiye'yi yerleştirmekle yüce görevler üstlendiklerine inandıklarını kaydeden Erdoğan, birilerinin hep bu adımlardan, bu başarılardan büyük rahatsızlık duyduğunu ifade etti. Muhalefetin hizmet üretmeyen, değer üretmeyen, eser üretmeyen siyasete alıştığını kaydeden Erdoğan, 'Böyle gelmiş böyle gider' diyen siyasi anlayışa sırtlarını yasladıklarını kaydetti.

        Erdoğan, muhalefetten proje beklediğini söyleyerek, "Var mı projeleri, yok. Sadece muhalefeti beyaza kara demekle tanımlıyorlar. Muhalefet bu değil. Muhalefet yanlışı gösterip doğruyu söylemektir. Eğer yanlışı gösteremiyor, doğruyu söyleyemiyorsanız görevinizi yapmıyorsunuz demektir. Onun için de tarih boyunca muhalefette kalmaya mahkumsuzun demektir" dedi.

        Muhalefetin AK Parti'nin çözüm üreten siyasetinden rahatsızlık duyduğunu belirten Erdoğan, muhalefetin bu çözümlerden korktuğunu öne sürdü. Erdoğan, bugünlerde de milletin talepleri doğrultusunda atılan demokratikleşme adımlarından, milletle devletin bütünleşme arzusundan, milletin kaynaşma muradından muhalefetin rahatsız olduğunu, korktuğunu dile getirdi.

        Erdoğan şunları kaydetti:

        "Korkakların en büyük özellikle paranoyası barıştır. Kifayetsizlerin en büyük çekincesi demokrasidir. Bağnazların, çapsızların, jakobenlerin en büyük kaygısı özgürlüklerin gelişmesidir. Çünkü onlar barışı, demokrasiyi, hukuku taviz olarak, tehdit olarak, tehlike olarak algılarlar. Çünkü onlar acıları dindirmeyi, gözyaşlarını dindirmeyi, çığlıkları susturmayı vatanperverlikten, milliyetçilikten, Cumhuriyetçilikten ödün vermek sanırlar. Bu yüzden barışa düşmanlık besliyorlar. Bu yüzden demokrasinin gelişmesinden rahatsızlık duyuyorlar. Bu yüzden özgürlüklerin gelişmesini endişeyle karşılıyorlar. AK Parti annelerin, babaların, insanımızın gözyaşının dinmesini istiyor. 'Öyleyse toprak tavizinde bulunacak, öyleyse terörle pazarlık masasına oturacak, öyleyse bafd gölgelemek isteyebilir, bu baölünmeye kapı açacak' diyorlar. Bu akıl almaz tezleri öne sürenlerin yardakçıları milletimizin hassas değerlerini istismar ederek karalama kampanyalarıyla alttan alta kin ve nefret duygularını tahrik ederek AK Parti'nin öncülük ettiği milli birlik, kardeşlik sürecini provoke etmeye çalışıyorlar. Bu planlı haberleri, milletimizi galeyana getirmek için yayınlanan bu türden sipariş haberlere kimse itibar etmesin."

        "DEDİKODU KÜÇÜK İNSANLARIN SİYASET YÖNTEMİDİR" Başbakan Erdoğan, konuşmasında medyaya da yüklendi. Bugün bir köşe yazarının yazısında, 'Siyasetçiler ne kadar az konuşursa ülke o kadar huzur bulur' ifadelerini kullandığını hatırlatan Erdoğan, "Ben de diyorum ki siz köşe yazarları ne kadar az yazarsanız ülke o kadar huzur bulur" şeklinde konuştu. Geçmişte bir köşe yazarının haftada bir ya da iki yazı yazdığını hatırlatan Erdoğan, şimdi ise bu köşe yazarlarının yarım saatte bir yazı yazabildiklerini kaydetti. Erdoğan, "Ne kabiliyetli insanlar. Anında sipariş, hemen bir yazı. Bu hale geldik. Bunların yaptıkları açık bir tahrikten başka bir şey değildir. Bu tezleri ileri sürenler barış düşmanlarıdır. Millet düşmanlarıdır. Devlet düşmanlarıdır. Bunlar çok partili hayata geçerken de rahatsız oldular. Bunlar boğaziçi köprüsü yapılırken de rahatsız oldular. Bunlar küresel sermayenin Türkiye'ye yatırım yapmasından da rahatsız oldular. Bunlar AB'ye katılımdan da, Kıbrıs sorununun çözülmesinden de rahatsız oldular. Bunlar budur. Şimdi bak, üçüncü köprü yapılmaya başlanıyor, yine rahatsız olmaya başladılar. Bu süreçte herkes sözünü ölçerek, biçerek, tartarak, bir değil on kez düşünerek söylemelidir. Dedikodu küçük insanların siyaset yöntemidir. Vesvese üretmek, vehimler üretmek korkakların siyasetidir. Bu yöntem TBMM'de, yüce Meclis çatısı altında bulunan hiçbir salonda meşru bir yöntem olarak benimsenemez, benimsenmemelidir. Milletimiz bu oyunlara gelmez, bu tahriklere alet olmaz. Hiç boşuna uğraşmasınlar. Kimse AK Parti ile milletin arasına giremez." diye konuştu.

        İHA

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ