1 MART TEZKERESiNiN BiLiNMEYENLERi
DENİZ BÖLÜKBAŞI, İLK KEZ BASIN BULÜBÜ'NDE ANLATIYOR...
Habertürk Ankara Temsilcisi Taki Doğan, Sabah Gazetesi Yazarı Metehan Demir, Star Gazetesi Ankara Temsicisi Şamil Tayyar, Washingnton Times Gazetesi yazarı Tülin Daloğlu ve Gazeteci Mahmut Bulut, Basın Kulübü'nde Deniz Bölükbaşı'ya sorularını yöneltiyor...
Soru: Bugün olan biten herşeyi, 1 Mart tezkeresinin geçmemiş olmasına mı bağlıyorsunuz?
D.B: " 1 Mart tezkeresi, 1 Mart'ta yaşanıp bitmedi. Sürecin bir parçasıydı. Bugün karşımıza çıkan dış güvenlik tehditleri, terörün tırmanması, ortadan kalkan kırmızı çizgilerimiz gerçeklerinden soyutlanarak ele alınamaz. 1 Mart tezkeresinin TBMM tarafından kabul edilmemiş olmasının otomatik bir sonucu sayılmasa bile iç ve dış güvenlik tehditleri, tezkere kabul edilseydi bu kadar cesaretle karşımıza çıkabilir miydi? Türkiye'nin karşısındaki güvenlik tablosu şudur; Türkiye Irak'taki gelşimleri etkilemek bir yana, oradaki gelişmelerden doğrudan etkilenen marjinal bir seyirci konumuna itilmiştir. Etnik bölücülük sorunu çok vahim boyutlar kazanmıştır. k. Irak'ta devletleşme gerçeğiyle karşı karşıya kaldık. Doğrudan Barzinai'den himaye gören PKK tehditiyle karşı karşıyayız. PKK Kuzey Irak'ta Türkiye'ye karşı ikinci bir cephe açmıştır.
Yaklaşan Seçimlerin bir özelliği var. PKK ve Barzani TBMM'De temsile hazırlanmaktadır. O bakımdan bu program çok önemli.
3 Kasım'da yine MHP'den adaydım. Dönemin müsteşarı Uğur Ziyal ile birlikteydik. Bir gün Halit Çevik'in odasında otururken, Sayın Müsteşardan bir metin geldi. Metin Irak askeri harekatı için Türkiye'ye gelecek ABD birlikleriyle ilgiliydi. 13 Ocak 2003 tarihli. Metni okudum, hayrete düştüm. Sayın müsteşara 'Böyle bir saçmalık olmaz' dedim, bu saçmalığı düzeltmek sana düşüyor, 3 gün sonra müzakerelere başlıyorsun dedi. Böyle tebliğ edildi. O kağıt sanki bir NATO müttefikinin diğer bir NATO ülkesinde tatbikata giderken çok genel bir düzenlemeydi. Müzakereler başlayınca anladım, ABD'liler 11 Eylül'ün etkisiyle olsa gerek rasyonel düşünemiuyordu. Türkiye'den istedikleri açık bir çekti, bizimle müzakere etmeden. 5-6 sayfalık bir talep. Bu tabii herkes gibi beni de çok ciddi bir endişeye sevketti.
Soru: Aldığnız belgede yada sonrasında Erdoğan'ın AKP Genel Başkanı iken Beyaz Saray görüşmesinde taahhüt verdiği izlenimini aldınız mı?
D.B: " Bizden talepleri ayrıntıya fazla girmeden 80 veya 90 bin kişilik ABD kara gücünün Türkiye'ye konuşlandırılması, Türikye'den geçiş izni, K. Irak irtibat timlerinin Türkiye üzerinden geçişi, bazı askeri istihbarat uçuşları için hava sahasının kullanılması. Bunları Sayın Ecevit'e iletmişlerdi. Sonrasında yapılan görüşmelerde, 10 Aralık öncesi, Türkiye kara birliklerinin konuşlandırılmasının bir sorun olacağını ancak savaş uçakları ve sınırlı sayıda hava birliklerinin Türkiye'de konuşlandırılmmasının düşünülebileceğini ancak ABD'nin Kuzey cephesi imkanından mahrum bırakılmayacağını söylemişlerdir. Ecevit hükümetinin döneminde yapılan görüşmelerde verilen mesajlar böyleydi. ABD'nin de gerek savaş stratejisi bununla eş zamanlı şekillendiriliyordu, buna göre bazı hazırlıklar yürütüyorlardı.