Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Şükrü Saracoğlu Cezaevi!

        Deniz Kuvvetleri Gölcük Donanma Komutanlığı’nda yapılan aramada ele geçirilen çuvalların içinde yer alan ve Balyoz Darbe Planı davasının ek delilleri olarak değerlendirilen belgelerin sanık avukatlarına dağıtılmasıyla, Balyoz davasına ilişkin yeni detaylar ortaya çıkmaya başladı.

        Belgelerde yer aldığı iddia edilen en ilginç bilgilerden biri de, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'na ilişkin. Taraf'ın haberine göre darbe planı yapanlar, "Fenerbahçe Stadı'nı cezaevine çevirecekler"di. Gazetenin haberi şöyle:

        ŞÜKRÜ SARACOĞLU CEZAEVİ

        Gölcük'teki belgeler arasında Fenerbahçe Stadyumu'nun öncelikli olarak toplama merkezi, daha sonra açık cezaevi olarak kullanılacağına ilişkin yeni bilgiler çıktı.

        Bavuldan çıkan belge ve seminerdeki ses kayıtlannda Fenerbahçe Stadı'nın yanı sıra, Burhan Felek ve NLTAŞ Spor Tesisleri'nin toplama merkezi olarak kullanılacağı belirtiliyordu. Stadyumlarda toplanacak 250 bin kişinin sorgulamasının statta yapılacağı ve ardından da cezaevlerine gönderilecekleri söyleniyordu. Gölcük'te çıkan ve 3 Şubat 2003 tarihinde oluşturulan Fenerbahçe Stadyumu ile ilgili belgede ise stadın cezaevi olarak kullanılacağı bilgisi yer alıyor.

        Gölcük'te bulanan belgeler arasında İstanbul Kasımpaşa'da Sıkıyönetim Mahkemesi kurulmasının karara bağlandığı ortaya çıktı. Ocak 2003 tarihli belgeye göre, 1. Ordu Komutanlığı'nda yapılan koordinasyon toplantısında bu karar alınmış. Sıkıyönetim Mahkemesi'nin kurulacağı Kasımpaşa'daki Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askerî Mahkemesi'nde personel görevlendirilmesinin de ivedilikle yapılması isteniyor.

        DİĞER HEDEFLER EYÜP VE İSMAİLAĞA MI?

        Taraf'ın haberine göre Balyoz'un yeni belgeleri, Fatih ve Beyazıt camilerinin yanı sıra iki caminin daha hedefe konduğunu gösteriyor:

        Gölcük Donanma Komutanlığı'nda ele geçirilen yeni Balyoz belgeleri, darbeye zemin hazırlamak amacıyla bombalı saldırı düzenleme planlarında İstanbul'un kalabalık camilerine özel ilgi gösterildiğini ortaya çıkardı. Belgelere göre, Fatih ve Beyazıt camilerini hedef alan 'Çarşaf' ve 'Sakal' planlarının yanı sıra Eyüp ve İsmailağa camileri de hedefe konmuş.

        Bu camilere, en kalabalık olduğu cuma namazı saatlerinde saldırılmasını öngören planlama çerçevesinde, Jandarma Kurmay Yarbay Erhan Kubat "Grup koordinatörü" sıfatıyla görev paylaşımı yapmış. Belgelere göre, en düşük rütbeli görevlinin yüzbaşı olduğu görevlendirme çizelgesi uyarınca faaliyete başlayan 11 kişilik ekip, Fatih, Beyazıt, Eyüp ve İsmailağa camilerini ve çevresini inceleyerek krokiler çizip ayrıntılı raporlar hazırlamış. Ancak, hedeflerin ayrıntılı keşiflerini yapan ekipler, çalışmaları sonucunda söz konusu camilerin "faaliyetleri" için uygun olmadığına karar verdi.

        GAZETECİLER İÇİN ÜÇ PLAN

        Taraf'a göre Gölcük'teki Donanma Komutanlığı'nda ele geçirilen Balyoz belgeleri arasındaki darbenin "hedef" listesinde birçok gazetecinin adı yer alıyor. Ele geçirilen 10 çuvaldan çıkan 'Operasyon Timleri ve Görevleri' belgesine göre bu listede Hrant Dink, Etyen Mahçupyan ve Sevan Nişanyan'ın yanı sıra Nazlı Ilıcak'tan Fehmi Koru'ya, Mehmet Altan'dan Taha Akyol'a pekçok gazeteci var. Operasyon belgesi, darbe için engel teşkil eden aydınlar ve kanaat önderlerini ortadan kaldırmayı hedefliyor.

        Hangi gazeteciye yapılacak operasyonu hangi subayın yöneteceğinin bile belirlendiği belgeye göre, 'Orak' operasyonunda 'darbe karşıtı Ermeni basını' hedef listesinde yer alıyor. Bu kapsamda; Etyen Mahçupyan, Sevan Nişanyan ve Hrant Dink bulunurken, 'Yumruk' operasyonu ise Nazlı Ilıcak, Ahmet Taşgetiren, Ali Bulaç ve Fehmi Koru gibi 'darbe karşıtı sağcı gazetecilere' yönelik.

        'Darbe karşıtı sol kesim' içinse 'Kürek' operasyonu planlanmış. Burada Toktamış Ateş, Hasan Cemal, Cüneyt Ülsever var. 'Darbe karşıtı liberaller' olarak zikredilen Mehmet Altan, Ali Bayramoğlu, Mehmet Barlas ve Taha Akyol'a dönük operasyona da 'Testere' adı verilmiş.

        GİZLİ MGK BELGESİ DE GÖLCÜK'TE

        Dün yayınlanan yeni Balyoz belgelerini her gazete farklı bir açıdan gördü. Milliyet, konuyla ilgili manşetinde 5 Nisan 2004 tarihli MGK toplantısının tutanaklarına yer verdi.

        Gazeteye göre, Gölcük'te Donanma Komutanlığı’nda bulunarak ve Balyoz davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen belgeler arasında Annan Planı gündemli 5 Nisan 2004 tarihli MGK toplantısının tutanakları da yer alıyor. Musa Kesler'in özel haberi şöyle:

        Kıbrıs sorununa ilişkin Annan Planı referanduma sunulmadan önce 5 Nisan 2004’te yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısında, Annan Planı tartışılmıştı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer Başkanlığı’ndaki toplantıda Annan Planı’nın Kuzey ve Güney Kıbrıs’ta oylamaya sunulacağı referandum konuşuldu. Bu toplantının ‘çok gizli’ tutanaklarının İstanbul Başsavcılığı’nca yürütülen “Askeri casusluk” soruşturması kapsamında Gölcük’teki Donanma Komutanlığı’ndaki aramalarda bulunduğu ortaya çıktı. Tutanaklar Balyoz davasıyla ilgili olduğu değerlerilerek İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen belgeler arasında yer aldı.

        13. klasörün 63 ila 117. sayfaları arasındaki tutanaklara göre; toplantıda söz alan ve görüş bildiren siviller: Cumhurbaşkanı Sezer, Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Gül, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Uğur Ziyal, Büyükelçi Ertuğrul Apakan. Askerler: Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök, Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Aytaç Yalman, Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. Özden Örnek, Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Halil İbrahim Fırtına, Jandarma Genel Komutanı Org. Şener Eruygur, Genelkurmay 2. Başkanı Org. İlker Başbuğ.

        Dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın hazırladığı plan, 24 Nisan 2004’te Kıbrıs’ta Türk ve Rumların oylamasına sunuldu. Kıbrıs Türkleri’nin evet oyu vererek kabul etmelerine rağmen Kıbrıs Rumları’nın hayır oyu vermesi nedeniyle plan hayata geçirilemedi.

        5 Nisan 2004’te Çankaya’da yapılan MGK, 4 saat 20 dakika sürmüştü. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in başkanlığındaki toplantı sonrasında yapılan açıklamada MGK’da Kıbrıs konusunun görüşüldüğü duyurulmuştu. Yayınlanan bildiride, “Annan Planı’nın son şeklinin resmiyet kazanması için gerekli sürecin başlatılmasının, hükümetin takdir ve sorumluluğunda olduğu” belirtilerek, “Sürecin başlaması durumunda, adadaki Türk varlığının, Türkiye’nin garantörlüğünün ve iki kesimlilik ilkesinin zayıflatılmaması amacıyla uygulamada gerekli dikkat ve özen gösterilmeli” denilmişti.

        BALYOZ PARASI 'ÖRTÜLÜ'DEN Mİ?

        Star gazetesinin yeni belgelerden yola çıkarak hazırladığı habere göreyse Balyoz Darbe Planı’nın hayata geçirilmesinde kullanılacak finansman Genelkurmay’ın Terörle Mücadele kapsamında tahsis edilen ödeneğinden transfer edilecekti:

        Askeri Casusluk Soruşturması kapsamında Gölcük Donanma Komutanlığı’na yapılan baskında ele geçirilen ve Bayoz Darbe Planı davası delilleri arasına giren belgelere göre, darbenin finansmanının ‘terörle mücadele ödeneğinden’ sağlanması planlanmış. 2003 tarihli Balyoz Darbesi Suga Planı kapsamında hazırlanan planın, 2010 tarihinde güncellenmesinin bile hesaplanması dikkat çekti.

        “Ödenekler” konulu Aralık 2002 tarihli belgede “SUGA Harekat Planlama faaliyetleri esnasında ihtiyaç duyulabilecek malzemelerin tedariki maksadıyla; Genelkurmay Başkanlığı’na ‘Terörle Mücadele’ kapsamında tahsis edilen ödenekten transfer yapılması çalışmalarına devam edilmektedir. Eyem safhasında ihtiyaç duyulabilecek malzemelerin planlama grubu tarafından ivedilikle projelendirilmesi ve harekat ihtiyaç analizlerinin yaptırılması gerekmektedir” deniliyor.

        ‘Gizli’ ibareli bir yazıda “SUGA Harekat Panı kapsamında bilgilerin güncellendirilmesi için Genekurmay İstihbarat Başkanığı’ndan gerekli yardım alınamamaktadır” ifadelerine yer veriliyor. Kasım 2002 tarihli “Malzeme talebi” konulu bir yazıda da Suga planı için Genelkurmay’da istenilen teknik malzemenin alınamadığı anlatılıyor.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ