Asi general Mustafa Kemal
İngiliz Gizli Belgeleri'nde dönemin İngiltere Başbakanı Llyod George, 'Asi General' dediği Mustafa Kemal Atatürk'e ne teklif edecekti...
AHT MUHABİRİ BÜLENT GÜNAL'IN ÖZEL HABERİ
Kuzey Kıbrıslı araştırmacı-yazar Prof. Salahi Sonyel, "Kaygılı Yıllar-İngiliz Gizli Belgeleri'nde Kurtuluş Savaşı'nın Perde Arkası" adlı son kitabında birbirinden çarpıcı belgeleri gün yüzüne çıkardı. Remzi Kitabevi tarafından önümüzdeki günlerde piyasaya çıkacak olan kitap, 1918-1923 yılları arasını kapsıyor ve gizli İngiliz belgeleri ışığında Kurtuluş Savaşı döneminde yaşananları ışık tutuyor. Özellikle Samsun'a çıktıktan sonra Mustafa Kemal'i yakın takibe alan İngilizler, Atatürk hakkında birbirinden çarpıcı raporlar kaleme almış. İşte o kitapta yer alan 'çok gizli' ibareli rapor ve belgelerden bazıları:
İngiltere Başbakanı Lloyd George:
Mustafa Kemal mitolojiktir hakkında hiçbir şey bilmiyoruz
İngilizler Mustafa Kemal'in attığı her adımı takip ediyordu. İngiliz Parlamentosunun 22 Aralık 1919 tarihli gizli oturumda Avam kamarası üyelerinden emekli tümgeneral Sir Charles Townsend Sevr Antlaşmasının tadil edilmesini destekleyen bir konuşma yapmış ve ''Samimi önerim Kemal'e hemen yaklaşmak ve görüşmektir."'
Bu öneri dönemin İngiltere Başbakanı Llyod George'u kızdırmıştı: ''(...)Yasal yönetim İstanbul'dadır. Mustafa Kemal'le uğraşmadan önce İstanbul yönetimini iktidardan atıp atmayacağımıza karar vermeliyiz. Öne sürülmüş olan öneri, bizim, Yunanlıların arkasından harekete geçerek, asi bir general olan Mustafa Kemal'e gitmek ve bize barış vermesini ve bizim de ona İzmir'i vereceğimizi söylemek midir? İzmir'i veremeyiz. Yunanlılar bunu kabul etmeyebilirler. Yunanlılara saldıralım mı? Bana, barış sağlayacağız diyorlar; ama kiminle barış? Bugün var olan ve yarın ortadan kalkacak olan Mustafa Kemal'le barış! Saygıdeğer dostum, bugün yönetimde bulunan Kemal'in yarın da yönetimde olacağına emin midir? Bu gibi generaller mitolojiktir çünkü onlar hakkında hiçbir şey bilmiyoruz. Onlar mitolojik olmuşlardır çünkü onları kimse görmemiştir.''
Sadrazam yapılması düşünüldü
İstanbul'daki İngiliz Karargâhı yetkilisi 6 Eylül'de İngiltere Savaş Bakanlığı'na şu gizli telgrafı göndermişti: "Yunan General Paraskevopulos benimle görüşürken, Mustafa Kemal sadrazam olursa ve Yunan ordusu, Yunanistan'a verilmiş olan bölgeye çekilirse, ortadaki güçlüklerin giderilmesi olasılığı üzerinde durdu..." Bu bilgi İngiltere Dışişleri Bakanlığı'na ulaşınca, J. A. Tilley adlı yetkili belgeye şu notu düştü: "Mustafa Kemal antlaşmayı kabullenirse güçlükler kesinlikle çözümlenebilir. Ancak Mustafa Kemal sadrazam olursa onun kendi tutumunu değiştireceğine inanmıyorum. O, antlaşmayı kabul eder gibi görünecek, ama İngiltere'ye karşıt olan politikasını sürdürecektir.''
Bolşevizmin merkezi Eskişehir olacaktı
İngilizler Kurtuluş Savaşı döneminde, Türkler'in Ruslarla yaptığı görüşmeleri de yakından takip ediyordu. 'Türkiye ve Bolşevizm' başlıklı raporda şöyle deniyordu: "Türkiye'de, Eskişehir'in Bolşevizm'in merkezi biçimine geldiği daha önceki raporlarda bildirilmişti. Son günlerde oradan alınan haberlere göre, Şerif Manatof adlı tanınmış Müslüman Bolşevik, Eskişehir'de Bolşevizm üzerine bir konferans vererek, Türkiye'nin güvenliği için BM'nin Bolşevizm ilkelerine bağlı olduğunu açıklaması gerektiğini öne sürmüş; Erzurum'da Rus Bolşevikleriyle Türk kolordusunun birleştiklerini iddia etmişti.''
Rum Ortodoks Patrik vekili: "Ayasofya'yı özgürlüğüne kavuşturun"
İstanbul Rum Ortodoks Kilisesi Patrik vekili Dorotheos Mammelis, İngiltere'nin Canterbury Başpiskoposuna 24 Şubat 1920 gönderdiği mektupta şu çarpıcı cümleleri kurmuş: "Türkleri İstanbul'dan çıkararak, Doğu'da Hıristiyanlığı yeniden diriltiniz ve Ayasofya'yı özgürlüğe kavuşturunuz. Ayaklar altında gaddarca ezilmekte olan haç adına size başvuruyoruz." Başpiskopos ona 2 Mart'ta gönderdiği yanıtta, emelinin, "Hıristiyan halkının ve Doğu'nun kutsal Ortodoks dininin Türk boyunduruğundan daimi olarak kurtarılması" olduğunu ve bu konuda, öteki İngiliz piskoposlarıyla birlikte İngiliz yönetiminin ikaz edilmiş olduğunu bildirmişti.
Yıldız Sarayı'ndaki yangında cimri Vahideddin'in paraları da yandı
8 Haziran 1919'da padişah Vahideddin'in ikamet ettiği Yıldız Sarayı'nda yangın çıkmış, Padişah yangından İngiliz askerleri sayesinde kurtulmuştu. İngiliz Binbaşı Bettelheim, raporunda şöyle diyordu: "Yangını kimin başlatmış olduğu hâlâ bir sırdır. Bu yangın sırasında padişah tüm giysilerini ve parasını yitirmiştir. Cimri olarak bilinen padişah, parasını kendi odasında gizli tutuyordu ve onun çok miktarda para yitirmiş olduğu tahmin edilmektedir."