TBMM'de yeni yargı paketi görüşülüyor
Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı'nın 12 maddesi kabul edildi
Kamuoyunda "yeni yargı paketi" olarak bilinen, Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı'nın 12 maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen tasarı üzerinde, partisinin verdiği önerge hakkında konuşan CHP Manisa Milletvekili Sakine Öz, çocuklara yönelik suçlarda cezaları artırmanın yeterli ve kalıcı çözüm olamayacağını belirterek, çocukların yaşam koşullarının düzeltilmesi ve refahının artırılması gerektiğini savundu. Öz, kadın ve çocuklarının ekonomik, sosyal ve cinsel istismarına çare olacak yeni ve kapsamlı bir düzenleme dileğinde bulundu.
CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen de Türk Ceza Kanunu'nda sürekli değişiklik yapılmasının öngörülebilirliği ve hukuk güvenilirliğinin ortadan kaldırılmasına yol açtığını, bunun da hukuk devletine güveni sarstığını savundu.
Düzenleme ile ivedi yargılama usulünün getirildiğini belirten Türmen, şöyle devam etti:
"Nereye getiriliyor ivedi yargılama diye baktığımız zaman, ihale işleri, acele kamulaştırma işlemleri, özelleştirme işleri gibi akçeli işlere getiriliyor. Oysa Türkiye'de kitlesel insan hakları ihlalleri var, polis şiddetinden ölen dünya kadar insan var. Böyle insan hakları varken, yaşam hakkı ihlal ediliyorken ivedi yargılama usulünü bu insan hakları için uygulamayıp akçeli işler için uygulamak iktidarın önceliklerinin nerede olduğunu gösteriyor. Önemli olan insan yaşamı mıdır, ihale işleri midir? Anlaşılıyor ki iktidar bakımından önemli olan ihale işleridir. Seçimler yaklaşınca bu işlerin önemi büsbütün artıyor. Oysa Ethem'i öldüren polisin, Berkin Elvan'ı öldüren polisin yargılanması ya da polis kurşunuyla öldürülen Nijeryalı Festus Okey'in, halen yargılaması devam ediyor, onu öldüren polisin acele yargılanması, ivedi yargılama usulünün bunlara uygulanması çok daha doğru olurdu. Dünyanın her tarafında bu böyledir."
KABUL EDİLEN MADDELER
Tasarının birinci bölümünde kabul edilen ilk 12 maddeye göre, esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapanlara verilen cezayı artırıyor. Buna göre, esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapan kişiye verilen 1 yıldan 7 yıla kadar olan hapis cezası, 4 yıldan 12 yıla çıkarılıyor.
Özellikle kendi kullanımı için ihtiyaç duyduğu esrarı elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapan kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak.
Tasarı, bölge idare mahkemelerinin oluşumunu yeniden düzenliyor.
Bölge idare mahkemeleri; başkanlık, başkanlar kurulu, daireler, bölge idare mahkemesi adalet komisyonu ve müdürlüklerden oluşacak. Bölge idare mahkemelerinde, biri idare diğeri vergi olmak üzere en az 2 daire yer alacak. Gerekli hallerde dairelerin sayısı, Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine HSYK'ca artırılıp azaltılabilecek.
Bölge idare mahkemelerinin görevleri arasında, istinaf başvurularını inceleyip karara bağlamak da yer alacak. Bölge idare mahkemeleri ayrıca, yargı çevresindeki idare ve vergi mahkemeleri arasında çıkan görev ve yetki uyuşmazlıklarını kesin karara bağlayacak.
Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulu, bölge idare mahkemesi başkanı ile daire başkanlarından oluşacak. Başkanlar kurulu eksiksiz toplanacak, çoğunlukla karar verecek.
Danıştay daire başkanı ve üyeleri, istekleri üzerine HSYK'ca bölge idare mahkemesi başkanlığına veya daire başkanlığına dört yıllığına atanabilecek. Her daire, bir başkan ve 2 üyenin katılımıyla toplanacak. Görüşmeler gizli yapılacak, kararlar çoğunlukla verilecek.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, tasarının 13. maddesi üzerinde verilen önergenin yapılan iki yoklamasında da yeterli sayı bulunamayınca, 6 Haziran saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
GÖRÜŞMELER SÜRERKEN MECLİS'TE TARTIŞMA ÇIKTI
TBMM Genel Kurulu'nda, HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani'nin, "Kemalizm dediğiniz şey, bir parça Hitler bir parça Mussolini'dir" sözü tartışmaya neden oldu.
TBMM Genel Kurulu'nda, kamuoyunda "yeni yargı paketi" olarak bilinen, Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı'nın birinci bölümü üzerindeki görüşmeler sürüyor.
Partisinin önergesi üzerinde konuşan HDP'li Zozani, 20. yüzyılın başlarından itibaren Avrupa'da sosyalizm ve kapitalizm çatışması yaşandığını belirterek, "Türkiye'nin kurucu unsuru dediğiniz siyaset doktrini biraz Mussolini'dir, biraz Hitler'dir. Kuruluşundan bugüne kadar Türkiye'nin bütün kurucu temellerine dinamit koyan bu nasyonal siyasi anlayış, Türkiye'yi bölünme eşiğine getirdi. Cesaretini, ilhamını Hitler'den Mussolini'den aldı. Sizin bugün savunduğunuz Kemalizm dediğiniz şey, aslında bir parça Hitler'dir, bir parça da Mussolini'dir. Bunun dışında bir şey değildir. Türkiye'nin temellerine koyduğunuz bu dinamiği biz bugün çıkarmaya, Türkiye'yi bu tehlikeden kurtarmaya çalışıyoruz" dedi.
Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP'nin programı ve tüzüğünün belli olduğunu belirterek, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü Mussolini ile Hitler ile mukayese etmek aymazlıktır. Atatürk olmasaydı, Ağrı'nın yeni belediye başkanının 'tabelasını kaldıracağım' dediği Kazım Karabekir olmasaydı, Kürt halkı belki Ermenistan içinde Ermenilere karşı mücadele verecekti. 'Bin yıldır Kürt-Türk kardeşçe yaşıyor' diyeceksiniz, ama burada aymazca sapkınca laflar söyleyeceksiniz. Bunu size yakıştıramadım" diye konuştu.
HDP'li Zozani, Kürtlerin; "Erzurum Kongresi'nde, Amasya Genelgesi'nde ve Sivas Kongresi'nde desteklediği Anadolu halklarının bağımsızlık mücadelesinin verildiği döneme özlem duyduğunu" söyledi.
CHP'ye "Keşke sizin dediğiniz, adını andığınız Kemalist doktirin Erzurum Kongresi'nin resmini temsil ediyor olsaydı. Keşke Amasya Genelgesi'nin gereklerini burada söyleseydiniz" diye seslenen Zozani, CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz'a, "Size sataşıyorum, Sayın grup başkanvekilinin dediği o aymazlığı size doğrultuyorum" dedi.
Sataşma gerekçesiyle söz isteyen CHP'li Yılmaz, bugünün, HDP Grubu'nun CHP Grubu ile uğraşma günü olduğunu söyledi.
"CHP bu ülkede iktidar, o nedenle HDP Grubu her çıkışında bize sataşıyor" diyen Yılmaz, "HDP, bizim kurucu genel başkanımıza, Kurtuluş Savaşı'mızın büyük önderine bu şekilde hakaret ederek, kendisini aslında açıkça ifade ediyor" diye konuştu.
Yılmaz, HDP Muş Milletvekili Demir Çelik'in bir gazeteye verdiği röportajda, "Biz bu ülkede ayrı bir başkent, bayrak istiyoruz. Polis gücümüz, ayrı Meclisimiz olsun istiyoruz" dediğini kaydederek, "Bizim Kürt kardeşlerimizle bir sorunumuz yok, bizim üniter yapıyı bozmak isteyenlerle sorunumuz var" dedi. CHP'li Yılmaz, AK Parti Grubu'na da "Cumhurbaşkanlığı yolunda HDP ve İmralı ile nasıl işbirliği yaptığınızı biliyoruz" diye seslendi.
Tekrar kürsüye gelen Zozani, "Artık bölücü olmadığımızı ifade etmeyeceğiz" dedi.
Türkiye kamuoyunun kendilerine inandığını ve partilerini Ana Muhalefet Partisi olarak gördüğünü iddia eden Zozani, CHP'ye yönelik, "Siz kendi kafanızda bir getto oluşturdunuz, burada yaşamaya çalışıyorsunuz. Sizin ayaklarınızın altındaki halıyı çektiğiniz için çok sinirlisiniz, varlık gerekçeleriniz ortadan kalktığınız için böylesiniz" sözlerini kullandı.
CHP'li Altay da "Tertemiz, lekesiz, şaibesiz bir Cumhurbaşkanının peşindeyiz, sadece kendisi değil, ailesi, akrabası şaibeye bulaşmamış bir Cumhurbaşkanı'nın peşindeyiz. CHP'nin anlayışı budur" dedi. Altay, HDP Grubu'na, "Bu agresif siyasetinizden neyi amaçladığınızı anlamış değiliz. Bu topraklar Türklere de Kürtlere de yeter. Yeter ki bu coğrafyada sinsi emelleri olan dış odakların oyununa gelmeyelim" diye seslendi.
Ağrı Belediye Başkanı seçilen BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise Ağrı'nın göbeğinde, 1930'larda Ağrı'yı bombalayan uçağın pervanelerinin asılı olduğu abide bulunduğunu söyledi.
Bu abideden Kürtler'in rahatsız olduğunu belirten Sakık, "bu abidenin şehrin dışına çıkarılması gerektiğini" söylediğini kaydetti. Sakık, "Bir gazeteci, 'Kazım Karabekir'in ismi duracak mı?' diye sorunca, ben de 'militarizmi çağrıştıracak hiçbir isim burada olmayacak' dedim. Ben hiçbir değere asla hakaret etmedim" dedi.
AA