GYODER'den kiralık konut krizine karşı 'Yeni Konut Modeli'
Gyoder Başkanı Mehmet Kalyoncu, 'Yeni Konut Modelinin' detaylarını ve projedeki son gelişmeleri açıkladı. Devlet arazilerinde uygun fiyatlı kiralık konut üretimini esas alan projeyle ilgili olarak İstanbul'da 5 ilçe belediyesiyle görüştüklerini söyleyen Kalyoncu finansman konusunda da önemli adımlar attıklarını belirtti. Finansman noktasında Hollanda, Çin, Suudi Arabistan ve BAE'den bakanlıklar ve finans kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyleyen Kalyoncu "Çin'den büyük taahhüt şirketlerinden China State Construction Engineering ile görüşüyoruz. ENR dünya listesinde birinci olan Çinli firma…. 12 kişilik ekiple geldiler. ICBC aracılığı ile neler yapılabilir konuşuyoruz. Bu şirket yeni Kahire şehrini yapıyor. Hem de kiralık modelle. Kahire'nin yaptığını biz nasıl yapamayız. Hollandalı NHG Dutch Foundation Homeownership Guarantee Fund ile İstanbul'da görüştük, görüşmeler çok iyi geçti modelimizi anlattık" ifadelerini kullandı
Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Başkanı Mehmet Kalyoncu özellikle büyük şehirlerde son dönemde vatandaşların en büyük sorunu haline gelen 'kira' ve 'barınma' krizinin çözümü için oluşturdukları 'Yeni Konut Modelinin' detaylarını düzenlenen sohbet toplantısında paylaştı.
GYODER'inGYODER'in modeli, kamuya ait arsalarda özel sektörün kiralama amaçlı konut üretmesini esas alıyor. Bu sayede arsa maliyetinin düşmesi, konut arzının artması amaçlanıyor. Söz konusu model ayrıca kira için üst limit belirlenmesini, bu limitin uygulanması için devletin denetim yapmasını içeriyor. Seçili alanlarda uygulanacak projeyle sadece proje kapsamında uygun fiyatlı kiralık ev üretilmesi değil, projenin uygulandığı bölgelerdeki diğer konutlarda da kiraların daha makul seviyelerde tutulması hedefleniyor.
"ARSANIN DEĞERDEN ALDIĞI PAY YÜZDE 50"
Türkiye’de arsanın geliştirme sürecinde oluşturulan toplam değerden aldığı payın yüzde 50 olduğuna dikkat çeken Kalyoncu "Dünyanın çoğu yerinde, özellikle Avrupa’da bu oran yüzde 20. Ülkemizde karşılaştığımız hakkaniyetten uzak kira artışları, arsa fiyat artışları barınma sorununun önünde büyük bir engel teşkil ediyor. Bu sebeple biz GYODER Erişilebilir Konut Komitesi olarak, sektör temsilcileri ile konuya vicdanen yaklaşıp bu soruna nasıl çözüm getiririz diye 2022 Ocak ayından beri bir çalışma yürütüyoruz" ifadelerini kullandı.
'KİRACI OLMANIN GERÇEKLERİNİN DEĞİŞMESİ LAZIM'
Satışa yönelik değil insanların barınma ihtiyacını karşılayabileceği kiralık konutları nasıl üretebileceklerine kafa yorduklarını vurgulayan Kalyoncu şunları söyledi:
"Türkiye’de yüksek arsa maliyetleri yüzünden israf edilen kaynaklarımızın daha adaletli bir şekilde mekan üretme sürecindeki aktörler tarafından paylaşılmasıyla devrim olacak erişilebilir kiralık konut üretme odaklı bir model geliştirdik. Temmuz ayında GYODER Yeni Konut Modeli’ninModeli’nin lansmanınılansmanını yaptık. Bu modeli anlatırken ‘kiracı olmanın’ kötü olmadığını da anlatmamız gerekiyor. Ama bunun için kiracı olmanın gerçeklerinin değişmesi lazım. Nitekim Türkiye’de kimse kiracı olmak istemiyor herkes ev sahibi olmak istiyor çok doğal bir şey. Ev sahibi ile problem yaşayan, hızlı kira artışları vsvs haklı gerekçeler oluşturuyor. Ama burada düzen sağlanırsa kiracılığa tıpkı Avrupa’daki gibi olumlu bakabiliriz. Ev sahibi olmak ile mutluluk arasında bir bağ yok. Ev sahipliği oranı Çin’de yüzde 89, Rusya’da yüzde 88, İsviçre’de yüzde 34."
ÖZEL SEKTÖR-KAMU İŞBİRLİĞİ
Mehmet Kalyoncu GYODER'inGYODER'in ortaya koyduğu Yeni Konut Modeli’ndeModeli’nde kamu ve özel sektör iş birliği yöntemiyle, bireysel değil kamusal kiraya veren yapısını oluşturuyoruz ve kiracıyla kiraya veren arasındaki problemleri ortadan kaldırmayı hedeflediklerini belirtti.
Söz konusu modelle vatandaşların piyasa dalgalanmalarından etkilenmeden kiracı kalabileceğini ifade eden GYODER Başkanı Kalyoncu "Hane halkı gelirinin yüzde 30’unu barınmaya ayıracak, yaşam standartları yükselecek. Düşük kira rakamlarıyla çevredeki yerleşim yerlerinin de ucuzlaması hedefleniyor. Halkın faydalandığı halkçı bir model ve aynı zamanda kamunun başta mülkiyet olmak üzere haklarının korunduğu devletçi bir model. Biz İstanbul’da da en az yüzde 10 kurumsal kiraya verenin olduğu bir kiralık konut stoku olması gerektiğini düşünüyoruz. Yani 500 bin kiralık konuttan söz ediyoruz" dedi.
"KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ HIZLANDIRIR"
Kentsel dönüşümün önünde en büyük engelin, kiralık konut bulunamaması olduğuna dikkat çeken Kalyoncu "İnsanlar evlerinden çıkacak, kiralık konut bulacak ki o binalar yıkılabilsin. TÜİK’eTÜİK’e göre bir binada yaklaşık 4 konut var. Dolayısıyla 500 bin konut üretimi, 125 bin eski binanın yeniden inşası demek. İstanbul’da 262 bin binanın 1980 öncesi yapıldığını düşündüğümüzde bu hayati öneme sahip oluyor. Nitekim Kandilli Rasathanesi’nin araştırmasına göre 7,5 şiddetinde bir depremden yaklaşık 40 bin bina ağır hasar, 136 bin bina orta hasar, 300 bin bina ise hafif hasar alacak. 2024 yılında bu modeldeki ilk konutların üretimini ülkemizde göreceğimizi düşünüyoruz" açıklamasında bulundu.
"İSTANBUL’DA 5 İLÇE İLE GÖRÜŞÜYORUZ"
Kalyoncu oluşturdukları modelle ilgili olarak Bugüne kadar bütün İstanbul’daki ilçe belediyelerine, büyükşehirlere ve ilgili kuruluşlara başvurarak randevu talep ettiklerini belirtti. Üsküdar, Ümraniye, Şişli, Avcılar ve BaşakşehirBaşakşehir belediyeleri ile görüştükleri bilgisini veren Kalyoncu ."İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden de randevu bekliyoruz. İlçelerin de en büyük problemi arazi üretmek. En uzun toplantıyı Şişli Belediyesi ile yaptık, Yayla bölgesinde yeni planlar yapılıyormuş orada da belediyenin donatı alanı içerisinde bunun olabilme ihtimali var ama tabii çok küçük metrekareler" ifadelerini kullandı.
FİNANSMAN İÇİN GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR
Söz konusu modelin hayata geçmesinde finansman koşulları da büyük önem arz ediyor. Bu konuda görüşmelerinin sürdüğü bilgisini veren Kalyoncu şunları söyledi:
"Devlet, özel sektör, finans kuruluşları, sermaye piyasaları, emeklilik fonları bu modelin fonlanmasıyla ilgili çözüme katkı sağlayabilir. "Beş banka ile bir noktada yürüyoruz öte yandan Merkez Bankası Başkanına da anlattık onlar da kendi içlerinde bunu gündeme aldılar. SPK ile de toplantılar yaptık, Gayrimenkul sertifikası ve gayrimenkul fonları ile ilgili tebliğ önerilerimizi haftaya iletmiş oluruz, son aşamadayız."
GYODER'inGYODER'in finansman konusunda yaptığı çalışma ve görüşmeler yurt içiyle sınırlı değil. GYODER Başkanı Kalyoncu'nunKalyoncu'nun verdiği bilgiye göre finansman noktasında Hollanda, Çin, Suudi Arabistan ve BAE’den ilgili bakanlıklar ve finans kuruluşlarıyla görüşmeler devam ediyor.
"KAHİRE'NİN YAPTIĞINI BİZ NASIL YAPAMAYIZ"
Arabistan’da ilgili bakanlar, oranın TOKİ’si ve büyük şirketlerle görüştüklerini söyleyen Kalyoncu son gelişmelerle ilgili olarak şu bilgileri paylaştı.
"Çin’den büyük taahhüt şirketlerinden ChinaChina StateState Construction EngineeringEngineering ile görüşüyoruz. ENR dünya listesinde birinci olan Çinli firma….12 kişilik ekiple geldiler. Başlarında gelen firmanın 3 numarası olan kişinin 1 milyar USD’yeUSD’ye kadar anlaşma yetkisi vardı, hatta niyet mektubu alma ve iş birliği protokolü aşamasına geldik. ICBC aracılığı ile neler yapılabilir konuşuyoruz. Bu şirket yeni Kahire şehrini yapıyor. Hem de kiralık modelle. Kahire’nin yaptığını biz nasıl yapamayız. Hollandalı NHG DutchDutch Foundation HomeownershipHomeownership GuaranteeGuarantee FundFund (NHG Hollanda Vakfı Ev Sahipliği Garanti Fonu) ile geçen salı İstanbul’da görüştük, görüşmeler çok iyi geçti modelimizi anlattık.
Eğer döviz riski yönetilirse, yeni konut modelinin kaynağı Hollanda’dan gelebilir. Aynı Suudi Arabistan ve Çin’den gelebileceği gibi. Çok kalabalık toplantılar yaptık, tek dedikleri ‘kur riski’… Kur riskini ne bankalar ne de özel sektör almak istemiyor."
"GYODER ZİRVESİNİN YÜZDE 60'I DEPREM ODAKLI"
Deprem gerçeğini İstanbul'un unutması durumunda Türkiye'nin unutcağınıunutcağını belirten Kalyoncu sözlerini şöyle tamamladı:
"İstanbul unutmak üzere. 25-26 Ekim’deki GYODER 18. Gayrimenkul Zirvesi’nde depremi unutturmamak için İçeriğin yarısından fazlasını deprem üzerine kurguladık. Zirvenin yüzde 60’ı deprem odaklı. Mottomuz şöyle: ‘Şehrini Vicdanla Tamamla’ Zirvede çıkış noktamız ‘akıllı şehirleri’ bırakalım bizi bir yere götürmedi, ‘vicdanlı şehirlere’ bakalım. Vicdanlı olmak ‘daha az kazanmak’ değil ‘kazancın adil paylaşılması’ ile olur."