Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

İstanbul Cuma namazı saati, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayınladığı haftalık ezan ve namaz saatleri tablosunda yer aldı. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın tüm camilerde okunması için yayımladığı Cuma Hutbesi'nin teması "Müslüman'ın Müslüman Üzerindeki Hakları" olarak duyurdu. İşte 23 Temmuz Diyanet Cuma Hutbesi ve il il Cuma namazı saati ile İstanbul Cuma saati...

İSTANBUL CUMA NAMAZI SAATİ - 23 TEMMUZ 2021

Diyanet İşleri Başkanlığı'na göre 23 Temmuz İstanbul Cuma namaz saati 13:16 oalrak belirlendi. İşte İstanbul'un haftalık ezan ve namaz saatleri takvimi ise şöyle;

Miladi Tarih İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
23 Temmuz 2021 Cuma 03:55 05:45 13:16 17:12 20:37 22:18
24 Temmuz 2021 Cumartesi 03:56 05:45 13:16 17:12 20:36 22:17
25 Temmuz 2021 Pazar 03:58 05:46 13:16 17:12 20:35 22:16
26 Temmuz 2021 Pazartesi 03:59 05:47 13:16 17:12 20:34 22:14
27 Temmuz 2021 Salı 04:01 05:48 13:16 17:11 20:33 22:13
28 Temmuz 2021 Çarşamba 04:02 05:49 13:16 17:11 20:32 22:11
29 Temmuz 2021 Perşembe 04:04 05:50 13:16 17:11 20:31 22:10

İL İL CUMA NAMAZI SAATLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

DİYANET CUMA HUTBESİ (23 TEMMUZ 2021)

MÜSLÜMAN’IN MÜSLÜMAN ÜZERİNDEKİ HAKLARI

Muhterem Müslümanlar!

Yüce Rabbimize hamd ü sena olsun ki böylesine güzel bir Kurban Bayramını daha idrak ediyoruz. Birlik ve beraberliğimizi perçinlediğimiz bayram namazımızı eda ettik. İslam’ın nişanelerinden biri olan kurbanlarımızı Cenâb-ı Mevla’mıza takdim ettik. Rabbim kabul buyursun.

Bayramlar, bir yandan Rabbimize kulluğumuzu arz etme, diğer yandan da birbirimizin gönlünü kazanma, kardeşliğimizi pekiştirme günleridir. Geliniz, bu Cuma günü Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in asırlar öncesinden tarif ettiği kardeşlik ahlakına kulak verelim.

Aziz Müminler!

Peygamber Efendimiz (s.a.s), Müslümanları birbirlerine bağlayan ve muhabbete dayalı ilişkiler kurmalarına vesile olan güzellikleri şöyle haber vermiştir: “Müslüman’ın Müslüman üzerindeki hakkı beştir: Selâmı almak, hastayı ziyaret etmek, cenazeye katılmak, davete icabet etmek ve aksırana dua etmek.”1

Evet, Peygamberimiz (s.a.s)’in öğütlediği ilk görev, Müslümanların birbirlerine selam vermesidir. Selam; gönülden gönüle muhabbet köprüsü kurmaya vesile olur. Güven ve huzuru gerçekleştirmenin, dostluk ve kardeşliği pekiştirmenin yoludur. İmanın gereği, güvenin teminatı ve sevginin kemalidir selam.

Kıymetli Müslümanlar!

Allah Resûlü (s.a.s)’in öğütlediği ikinci görev, hasta ziyaretidir. Sağlığımızı her an kaybedebileceğimizi ve birbirimize muhtaç olduğumuzu hatırlatan bu ziyaret, Yüce Rabbimizin sonsuz rahmetine ulaşmaya vesiledir. Allah rızası için hasta ziyaretinde bulunan müminler için melekler şöyle dua ederler: “Ne iyi ettin! Attığın adımlar hayırlı olsun, cennette bir yerin yuvan olsun.”2

Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in öğütlediği üçüncü görev, cenazeye iştirak etmektir. Kardeşimizin cenaze namazını kılmak, onun için hüsn-i şehadette bulunmak, defnetmek ve yakınlarına taziyede bulunmak hem dini hem de insani bir vazifedir. Ancak, bu vazifeyi yerine getirirken de günümüz şartlarının gerektirdiği sosyal mesafe ve maske gibi tedbirlere uymak, hem kendimiz, hem de çevremizdekilerin sağlığı açısından önem arz etmektedir. Her zaman olduğu gibi hüzünlü gününde de mümin, Rahman olan Rabbine sığınır. Yüce Allah’ı hoşnut eden şu ilâhi kelamla teselli bulur: إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ “Şüphesiz biz Allah’a aitiz ve muhakkak ki O’na döneceğiz.”3

Muhterem Müslümanlar!

Peygamber Efendimizin öğütlediği dördüncü görev, davete icabet etmektir. Bir Müslümanın, şartlar ve imkânlar ölçüsünde davet edildiği yere icabet edip kardeşinin gönlünü kazanması Peygamber ahlakındandır.

Sevgili Peygamberimizin öğütlediği beşinci görev ise, aksırdığında kardeşimize dua etmektir. Nitekim Allah Resûlü (s.a.s), aksıran bir mümin ile ona şahit olan diğer müminin karşılıklı olarak birbirleri hakkında sıhhat ve hidayet temennilerinde bulunmalarını şöyle öğütlemiştir: “Biriniz aksırdığı zaman اَْلْحَمْدُ لِلَّهِ desin. Mümin kardeşi da ona يَرْحَمُكَ اللَّه ‘Allah sana merhamet etsin’ diyerek karşılık versin. Aksıran, bu defa يَهْدِيكُمُ اللَّه وَْيُصْلِحُ بَالَكُمْ ‘Allah sizlere hidayet eylesin ve hâlinizi, işinizi de iyileştirsin’ desin.”4

Değerli Müminler!

Elbette kardeşlik hukukumuz bu beş görevle sınırlı değildir. Ailemize, komşumuza, akrabamıza iyilikte bulunmak, yetimlere kol kanat germek, ihtiyaç sahiplerini gözetmek gibi sorumluluklarımız da bulunmaktadır.

O halde geliniz, birbirimizden sevgimizi, şefkatimizi ve merhametimizi esirgemeyelim. Kardeşlerimizin sevinçlerini paylaşalım, hüzünlerine ortak olalım. Son nefesimize kadar kardeşlik ahlakına ve hukukuna riayet etmeye gayret gösterelim.

Hutbemi Rabbimizin Kur’an-ı Kerim’de bize öğrettiği şu dua ile bitiriyorum: “Rabbimiz, bizi ve bizden önceki iman etmiş kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma. Şüphesiz sen çok şefkatlisin, çok merhametlisin.”5

1 Buhârî, Cenâiz, 2.

2 Tirmizi, Birr, 64.

3 Bakara, 2/156.

4 Buhârî, Edeb, 126.

5 Haşr, 59/10.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü