15 Temmuz darbe girişimi sırasında köprüde yaşananların en önemli tanıklarından ve darbe karşıtı kahramanlardan biri olan İstanbul İl Emniyet Müdürü Doktor Mustafa Çalışkan Habertürk'ten Nihat Uludağ'a konuştu.

"DEAŞ OPERASYONU İÇİN TOPLANTI YAPIYORDUK"

Mustafa Çalışkan, “15 Temmuz günü makam odamda yapmayı planladığımız büyük bir DEAŞ operasyonu için toplantı yapıyorduk. Saat 21.30 sıralarında bir müdür yardımcım beni arayarak, “kendisini albay olarak tanıtan bir kişinin darbe yaptık bu darbe çerçevesinde de teslim olmanız gerekiyor, kan dökmek istemiyoruz” dediğini söyledi. Biz bunu ciddiye almadık, ilk önce bir meczup işidir diye düşündük…

"NE MİT’TEN NE JANDARMADAN NE DE POLİS İSTİHBARATTAN HİÇ BİR BİLGİ GELMEDİ"

Çalışkan, “Üstelik ne MİT’ten ne de Jandarma İstihbarattan darbe girişimiyle ilgili bize hiçbir bilgi gelmemişti” dedi.

"İLK SOMUT OLAY BEYLERBEYİ’NDE POLİSİN SİLAHINI ALMAYA ÇALIŞMALARI OLDU"

Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, “Darbe girişimiyle ilgili ilk somut bilgi Beylerbeyi’nden geldi. Saat 21.35 sıralarında Beylerbeyi Sarayı önüne gelen iki askeri araçtan inen 25-30 darbeci askerin yolu kapadığı, neler olduğunu soran polislerin de silahlarını zorla almaya çalıştıklarını öğrendik. Darbeci askerler havaya ateş açarak “Darbe oldu, TSK yönetime el koydu” ifadesini kullanmışlar bu duyduğum ilk somut bilgiydi.

"İLK TALİMATIM ‘KESİNLİKLE POLİS TESLİM ETMEYECEK' OLDU"

Çalışkan, “Bu haberi alır almaz makamdan fırladım ve ilk talimatım “Kesinlikle polis silahını teslim etmeyecek, gerekirse de silahını kullanacak” oldu.

"FARKETTİRMEDEN DARBECİLERİN YANINDAN GEÇİP GİTTİM…"

Çalışkan, “15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne hareket ettim. Whatsapp görüşmelerinde darbeci askerler benim köprüye doğru geldiğimi ve yakalanıp gözaltına alınmam gerektiğini yazıyorlardı. Ben darbeci askerlere fark ettirmeden yanlarından geçip karşıya geçtim.” dedi.

"ŞEHİT OLUNACAKSA GÜN BUGÜNDÜR"

Çalışkan, “Darbecilere karşı silahla kazanma şansımızın olmadığını farkındaydık, beni arayan tüm siyasi, sivil toplum üyeleri ve herkese halkın sokağa çıkması gerektiğini, “Şehit olunacaksa gün bugündür” dedim” dedi.

"EMNİYET MÜDÜRÜNÜ KORUYALIM"

Halk, bayraklarını alarak köprüye geldiğini söyleyen Mustafa Çalışkan, “Halkı motive etmek için bir otomobilin üzerine çıkıp konuşma yaptım, daha sonra yeniden halkla birlikte darbecilere doğru ilerlemeye başladık. Bu sırada bazı vatandaşlar ‘emniyet müdürüymüş onu koruyalım’ diyerek önüme geçmeye çalıştılar. Bende hayır siz arkamızdan gelin benim çelik yeleğim var dedim. O sırada darbeci askerler önce korkutmak için havaya ateş ediyordu, sonra ise direk halkın ve bizim üzerimize ateş etmeye başladı.” Dedi.

"KÖPRÜDE ÇANAKKALE RUHUNU GÖRDÜM"

Çalışkan, “mermiler kulaklarımızın dibinden geçiyordu. Bir korumam şehit oldu bir korumam da yaralandı. Darbeci askerlerin silahları hiç susmuyordu. Bir vatandaşımız vurulup yere düşüyordu hemen arkadan gelen başka bir vatandaşımız onun yerini alıyordu. Vatandaşlarımızın kurşunun üzerine korkmadan gittiğini gördüm. Aslında ben orada Çanakkale ruhunu gördüm. Bu ruh sayesinde de de halkımızın desteğiyle darbecileri etkisiz hale getirdik” dedi.

"KIYAMET KIYAMA DÖNÜŞTÜ"

Çalışkan, “Aslında darbecilerin o gece amacı sadece yönetime el koymak değildi, önce milleti korkutacaklar, bazı fay hatlarını kullanarak milleti birbirine düşürecekler daha sonra DEAŞ, PKK ve FETÖ gibi terör örgütleriyle kanlı bir iç savaşın fitilini ateşleyeceklerdi. 15 kıyamet gecesi kahraman insanlarımız sayesinde Türk Milleti’nin kıyamına dönüştü.” Dedi.

"BASIN VE ADLİYE GÖREVİNİ YAPTI"

Darbe gecesiyle ilgili değerlendirme yapan Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, “O gece umudumu hiç kaybetmedim, denge ve ölçülü olmaya dikkat ettim, basın ve adliye büyük oranda üzerine düşen görevi yerine getirdi” dedi.

"FETÖ İLE 36 YILDIR MÜCADELE EDİYORUM"

FETÖ ile ilk defa 1983’de koleje kayıt yaptırdıktan sonra tanıştığını söyleyen Çalışkan, “O zaman üst sınıftaki hemşeri olan FETÖ üyesi öğrenciler yeni gelenleri kapmaya çalışıyordu. Bana da Kayserili biri takıldı. Peşimden hiç ayrılmıyordu, bunun üzerine ben de FETÖ üyesi olan sınıf komiserime bu durumu şikayet ettim. Böylece peşimi bıraktılar ama 36 yıl süren bir mücadele dönemine de girmiş oldum.” Dedi.

"KOLEJDE FETÖ NÜFUZU YÜZDE 95’E ÇIKTI"

Çalışkan, “Ben koleje kayıt olduğumda okuldaki FETÖ nüfuzu yüzde 35’lerdeydi, 4 yıl sonra ben mezun olduğumda bu oran yüzde 95’e çıkmıştı.” Dedi.

"TAYİN KURASINDA BİLE HİLE YAPTILAR"

1991 yılında Polis Akademisi’nden mezun olduğum yıl, tayin kurası çekiliyordu. Kura çekmeye giden önümdeki FETÖ üyesi komiser yardımcısı, ‘Ben İstihbarat Dairesi’ni çekeceğim ya bismillah” diyordu, gidip çekiyordu gerçekten de ona İstihbarat Dairesi çıkıyordu. Başka bir FETÖ üyesi Komiser Yardımcısı, ‘ben Kriminal Dairesi’ni çekeceğim ya bismillah’ deyip kura çekiyordu, gerçekten de torbadan Kriminal Dairesi çıkıyordu. Ben bu işte bir hile olduğunu anladım. Bende kura çektim İstanbul çıktı. Emniyet Genel Müdürü Ünal Erkan kura çekilen yeri bastı. Hileli 5 adet kura torbası buldu. Bu defa yeniden kura çektik, bana yeniden İstanbul çıktı. Aslında ben Ankara’da çalışmak istiyordum ancak iki kura çekiminde de İstanbul çıkınca kader-kısmet deyip İstanbul’a geldim.

"28 ŞUBAT SÜRECİNDE FETÖ DOSYASI HAZIRLADIM TAYİNİM ÇIKTI"

Mutafa Çalışkan, “FETÖ üyesi olmayanlar genelde İstanbul’a tayin edildi. Bende İstanbul’da Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde komiser yardımcısı olarak göreve başladım. Daha sonra, İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde C Büro olarak bilinen dini ve azınlık örgütlerinin soruşturulduğu birimde çalışmaya başladım. 28 Şubat sürecinin yaşandığı bir dönemde, Fethullah Gülen’in yanında görev yapmış, ona hizmet etmiş 25 yaşlarında birisi geldi. FETÖ örgütünü, İstanbul ve eğitim yapılanmasını anlattı. Kapsamlı bir dosya hazırladım. Daha sonra hem o dosya ortadan kayboldu hem de ben İstihbarat Şubesi’nden tayin edildim” dedi.

"KAZANDIĞIM SINAVDAN BİLE BENİ ELEDİLER"

Çalışkan, “1997 yılında yurt dışı misyon koruma sınavı yapıldı. Ben 2000 kişi arasında 118’nci oldum. Yazılı, atış ve spor sınavlarını geçtim ancak mülakat sınavında beni elediler. Bir sonraki yıl yine girdim yine aynı şekilde elediler. Bu hak gaspı beni çok üzmüştü” dedi.

"15 TEMMUZ’UN GERÇEK KAHRAMANI HALKTIR"

Emniyet Müdürü Doktor Mustafa Çalışkan, 15 Temmuz darbe girişiminin gerçek kahramanı vatandaşlarımızdır derken, “Biz 15 Temmuz günü bir polis olarak görevimizi yaptık, korkmadık, karamsarlığa kapılmadık, bir an olsun tereddüt etmedik, disiplinimizi hiç kaybetmedik. Ancak o gecenin gerçek kahramanı halktır. Onlar olmasa bizim o gece başarılı olmamız mümkün değildi. Darbeci askerler tanklarla, helikopterlerle, uçaklarla, zırhlı araçlarla ve otomatik silahlarla halka yaylım ateşi açtı. Ancak bu millet canı pahasına bir adım dahi geri gitmeyerek darbecilerin üzerine yürüdü. Bu anlamda 15 Temmuz’un gerçek kahramanı bizim aziz milletimizdir” dedi.