İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Türkiye'nin ekonomik ve finansal güvenliğini hedef alan eylem ve kişilere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 417 şüpheli hakkında İstanbul merkezli 40 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı. Yapılan operasyona ilgili soruşturma 13 Ağustos 2018’de başlatıldı. Soruşturmanın temelini kuryeler kullanılarak yurt dışına döviz çıkarılması oluşturuluyor. 417 şüphelinin 103’ünün çoğunluğu İran uyruklu yabancı şahıs olduğu ortaya çıktı. Hakkında yakalama kararı çıkarılan şüphelilerden 40’nın ise yüksek miktarlı transfer işlemi gerçekleştirdiği belirlendi.

Transfer işlemlerini 2017 yılından itibaren incelemeye aldı. Yapılan incelemede, transfer işlemlerin de 13 Ağustos’a yaklaşırken yoğunluğun arttığı gözlendi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar sonucunda 1 ocak 2017'den itibaren farklı zamanlarda değişik banka şubelerinden ve ATM'lerden 5 bin TL ve üzeri meblağlarda olmak üzere toplam 28 bin 88 adet yurt dışındaki hesaplara nakit gönderme işlemleri gerçekleştirildiği tespit edildi. Bu işlemlerin tarihi itibariyle döviz kurları üzerinden toplam 2 milyar 455 milyon 332 bin 141 TL olduğu tespit edildi.

KOMİSYON ALDIKLARI BELİRLENDİ

267 şahsın hesap hareketlerinin yapılan incelemesinde yurt dışında gerçekleştirdikleri transfer işlemlerinin hemen ardından veya öncesinde komisyon şeklinde ödemeler aldıkları belirlendi.

BİRBİRLERİYLE İLİŞKİLERİ TESPİT EDİLDİ

267 kişinin yurt dışı transfer işlemleri incelendiğinde, şahısların birbiriyle ilişkilerinin olduğu, bu ilişkilerin akrabalık, vekalet, para yatırma, çekme transfer talimatı ve transfere aracılık etme, yurt içinde transfer kaynağı sağlama, yurt dışında yerleşik aynı kişilere belirli tarihlerde belirli tutarlı aklama gibi birçok ağ üzerinden kurulduğu tespit edildi. Bu işlemlerin kişi bazlı olarak mali ve ticari profilleri ile uyumsuz olarak gerçekleştirildiği ve şahıslar arasında organize bir ilişkiyi gösterdiği belirlendi.

Gerçekleştirilen işlemlere yönelik yapılan araştırmalarda transfer sürecinin merkez noktasında yurt dışında yerleşik çoğunluğu İran uyruklu kişilerin olduğu, yurt içi işlemlerde de İran bağlantıları mevcut olduğu tespit edildi.

YÜKSEK MİKTARLI TRANSFERLER DİKKAT ÇEKTİ

Özellikle 2017 yılından itibaren Türkiye üzerinden ABD'de yerleşik ve çoğunluğu İran uyruklu şahıslara yönelik yüksek miktarlı transferler oldukça dikkat çekici olduğu, gerçekleştirilen işlemlerde herhangi bir ticari bağın kurulamadığı belirlendi.

BAZI ŞÜPHELİLER ÖRGÜTLERLE BAĞLANTILI

İşlem yapılan bazı şahısların hakkında daha önceden “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak, uyuşturucu ticareti yapmak veya sağlamak Suç işlemek için örgüt kurmak ve üye olmak gibi önemli suçlardan soruşturma yürütüldüğü, PKK, FETÖ/PDY, DHKP-C, Hizbullah gibi terör örgütleriyle irtibat veya iltisaklarının olduğu öne sürülüyor.