Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
İstanbul'u bekleyen asıl tehlike: Kalitesiz su
0:00 / 0:00

Kuraklık tehdidiyle karşı karşıyayız. Hatta bu tehditle burun burunayız. Yağmur yok, kar yok. Üstelik bu 2. kurak yıl. Barajlarda su seviyesi son 25 yılın en dip noktasında. 90’lı yılların başındaki kuraklığı, susuzluğu yaşayanlar hatırlar. İşte şimdi, 1994'ten bile kritik bir eşikteyiz.

Yağışlar tüm Türkiye'de mevsim normallerinin altında ama asıl risk tabii ki İstanbul'da. İstanbul'a su sağlayan 10 barajın ortalama doluluk oranı yüzde 19'lara düştü. Hal böyle olunca tehlike çanları çalıyor İstanbul için. 16 milyon İstanbullunun aklı fikri de 'Susuz kalacak mıyız?' sorusunda.

Geçen hafta, İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu'yla konuşmuş ve 'Susuz mu kalacağız? Kesinti olacak mı?' diye sormuştum. İSKİ Genel Müdürü Mermutlu, "İstanbul'u susuz bırakmayız, B, C planlarımızı hazırlıyoruz" demişti ve tasarrufun çok önemli olduğunu söylemişti. Hatta tasarruf için hazırladıkları musluk aparatı 'perlatör'ü de yüksek su kullanımı olan hanelere dağıtmayı planladıklarını ilk kez açıklamıştı.

SON 10 YILIN EN DÜŞÜĞÜNÜN YARISI

İstanbul barajlarının doluluk seviyesi kritik seviyenin bile çok çok altına düştü. İSKİ istatistiklerine bakarsak bugün barajların durumu, son 10 yıllık en düşük doluluk oranının yarısının da altına düşmek üzere. Aslında bugün gündemimizde olan kuraklık, tabii ki bugünün meselesi değil.

Yarı kurak bir iklim koşulunda bulunan Türkiye'de birkaç yıl üst üste yağmur yağmaması krize neden oluyor. Yakın geçmişte, 90'ların başında yaşadığımız kuraklığın bir benzerini 2007'de, 2014'te ve 2017'de de yaşamıştık. Belki 90'lardaki ölçekte bir sıkıntı ortaya çıkmamıştı ama neticede bölgesel su sorunları yaşanmıştı. Yani bugünkü tablo bir nevi bağıra bağıra geldi. Peki şimdi neyle yüz yüzeyiz? Meteorolojik verilere göre; ocak ve şubat aylarında da beklenen yağışlar görülmeyecek. Ancak mart ayında mevsim normallerinin üzerinde yağış alabilecek gibiyiz. Bu durumda İstanbul'u ne bekliyor?

‘SU KALİTESİ RİSKİ’

İstanbul'un suyunu, olası bir krizi, Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız'la konuştum. Su politikaları uzmanı Dursun Yıldız, geçen hafta, İstanbul'un Yağışları ve Türkiye'de Kuraklık Raporu'nu tamamladı. Çarpıcı tespitlerle dolu raporun ayrıntılarını sorduğum Dursun Yıldız, İstanbul'un su sorununun azalan su miktarı kadar suyun kalitesi sorununa dönüşmek üzere olduğunu söyledi.

Bu, çok dikkat çekici bir tespit. Zira biz susuzluğu konuşurken Su Politikaları Uzmanı Dursun Yıldız, karşı karşıya olduğumuz asıl sorununun kalitesiz su olduğunu anlattı:

"İstanbul'da suyun miktar olarak değil ama yakın gelecekte kalite olarak bozulma riski yüksek. Su seviyesi çok azaldığı için dipte kirli su var. Ayrıca ilave su kaynaklarından destek alındığında daha önce 2014'te yapıldığı gibi Sakarya nehrinden su sağlanabilir. Sakarya nehrinin düşük kaliteyi suyunun İstanbul'a zorunlu transferi olabilir. 2014'te yapıldı. Mecbur kalınacağı için Sakarya Nehri'nden su alınabilir fakat Sakarya Nehri'nin su kalitesi düşük. Böyle bir durumda İstanbul'un su kalitesinde düşüş olabilir."

ŞU ANDA NE YAPILMALI?

Dursun Yıldız'ın hazırladığı Su Raporu'nda; Melen Projesi'yle hedeflenen su temininin tamamlanamaması üzerine Temmuz 2014'te Sakarya Nehri'nden İstanbul'a su basıldığını fakat Sakarya Nehri'nin 3. Sınıf (kirli) su özelliğinde olduğu belirtiliyor. Nitekim İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da birkaç gün önce yaptığı açıklamada, "Sakarya'dan su basarsak içme değil kullanım suyu olur" açıklamasını yapmıştı.

Su Politikaları Uzmanı Dursun Yıldız, şu anda yapılması gereken en önemli şeyin mevcut kaliteli suyun en verimli şekilde en az oranda kullanılması olduğunu, İstanbul'un su kalitesindeki bozulma riskinin en aza indirilmesi gerektiğini söyledi.

AVRUPA YAKASI'NDA SU KESİNTİSİ ÖNERİSİ

Su Politikaları Uzmanı Dursun Yıldız, tasarruf için şu önerilerde bulundu...
• Bu dönemde tasarruf eksenli bir çözüm uygularken İstanbul suyunun geleceği için de en uygun ve en ekolojik en ekonomik stratejik planları katılımcı bir anlayışla yürürlüğe koymamız lazım. Burada öncelikle su kayıplarının şebekelerdeki kayıpların en düşük seviyeye çekilmesi...
• İstanbul'da kentsel dönüşüm projelerinde çift tesisatlı su kullanımının zorunlu hale getirilmesi, temiz su ve kullanılmış su ayrı tesisatlarda yer almalı.
• Yağmur suyu hasadının yapılması, çatılara düşen suyun toplanarak en uygun yerde kullanılması gerekli. (Bahçe sulamada, araba yıkamada) Belediyenin imar yasasında, imar mevzuatında yağmur suyu kullanımı var.
• Avrupa Yakası'nda suyun kısıtlamalı olarak temini programına geçilmesi su yönetiminde değerlendirilmelidir. Talep yönetimi için kısıtlamalı su temini de dahil tüm tedbirlerin Avrupa Yakası'ndan başlayarak uygulanabilir.
• İstanbul'da park ve bahçeler ile araç yıkama istasyonlarında kullanılan su, su tüketimi fazla olan tesislerde kullanılan suların daha fazla denetlenip bunların azaltılması veya yasaklanması gerekli. Toplumsal farkındalık yaratarak su kullanımında azalma gerçekleştiremezsek bölgelere farklı günlerde su verilmesi ve su kesintilerinin yaz sonuna doğru yaşanması kaçınılmaz olur. Tıpkı koronavirüste olduğu gibi kendi tedbirlerimizi alma konusunda hassas davranmazsak kısıtlamaya mahkum oluruz.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.