Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Koronavirüs salgını kürüsel ölçekte enerji talebini önemli ölçüde azattı. Brent petrol fiyatı, bugüne dek görülmemiş düzeylere geriledi. 20 doların altına indi.

Halen, 20 dolarlar düzeyinde seyrediyor. Brent petroldeki düşüş ve bu düşüşün devam edebileceği yönündeki tahminler, doğal gaz alım fiyatlarıyla ilgili hesaplamaların da yenilenmesine yol açtı. Brent petrolün 20-25 dolar aralığında bir süre daha kalabileceği öngörüseyle yapılan hesaplamalar, Türkiye’nin doğal gaz ithalat fiyatlarının yarı yarı azalması olasılığını güçlendirdi.

BRENT PETROL VE GAZ İLİŞKİSİ

Türkiye; Rusya, Azerbaycan ve İran’dan boru hatları üzerinden uzun dönemli anlaşmalarla doğal gaz ithal ediyor. Sözleşmelere göre gaz fiyatı, petrol ve türevlerinde (yüzde 1 kükürt içerikli fuel oil, yüzde 3.5 kükürt içerikli fuel oil ve gasoilde) yaşanan hareke göre üçer aylık dönemler halinde yeniden hesaplanıyor. Brent petrolde yaşanan fiyat hareketi, gaz ithalat sözleşmesine 6-9 aylık gecikme ile fiyata etkide bulunuyor. 2019 yılındaki petrol fiyatları, halen ithal edilen gazın fiyatını belirliyor.

GAZ FİYATI YARI YARIYA DÜŞECEK

Peki, koronavirüs salgını sonrasında 20 dolar düzeyinde seyreden petrol fiyatları ne zaman gaz fiyatına yansıyacak? Doğal gaz ve petrol uzmanları, izleyen döneme ilişkin petrol tahmin ve öngörüleriyle desteklenen yeni normali dikkate alarak gaz fiyatını hesapladı. Brent petrol, 20-25 dolar düzeyini belli bir süre daha korursa Türkiye’nin doğal gaz ithalat maliyeti yarı yarıya düşecek. Türkiye, Rusya’dan ithal ettiği her 1000 metreküp gaza ortalama 230 dolar ödüyor. Fiyatın, 1 Temmuz’da 170-175 dolara, 1 Ekim’de 150 dolara kadar düşmesi bekleniyor. Yeni yılda da 120 dolara kadar inebileceği hesaplanıyor.

Türkiye, her yıl sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) dışında ortalama 30-35 milyar metreküp doğalgaz ithal ediyor. Petroldeki düşüşün, yeni yılda her 1000 metreküp doğal gazda ülke ekonomisine katkısı 110 dolar olacak. Milyarlarca dolar daha az para ödenecek.


Peki, petrol fiyatı bu düzeylerini korur mu? Bu soruyu, bir uzmana sorduk. Eski Bakü Tiflis Ceyhan (BTC) Boru Hattı ve STAR Rafinerisi Genel Müdürü Dr. İbrahim Palaz, “Önümüzdeki sürece bakıldığında petrole olan talep azaldığı için virüs ile ilgili gelişmelere bağımlı olarak petrol fiyatlarının düşük seviyelerde gitmesi beklenmeli” dedi.

Palaz’a sorularımız ve yanıtları şöyle:

- ABD ve Avrupa’da piyasalar ne durumda?

Paranın, petrolün ve elektriğin fiyatları ekside. Avrupa merkez bankası tasarrufun aşırı seviyelere gelmesi neticesinde mevduat sahiplerine eksi faiz uygulamaya başladı Yani bankaya para yatıranlar eksi faiz ile bankaya para ödeyecekler. Amerika’da Fed’in faizleri sıfırlaması sonrası benzer uygulamaların yakında ticari bankalarda yaygınlaşması söz konusu.

- Elektrikte de benzer bir durum var öyle değil mi?

Evet, mart ayında Belçika’daki elektrik üreticileri, ürettikleri elektriği alıcının alması için üste megavatsaat için 90 euro verdiler. Aynı şekilde mart ayında Almanya’da öğle vakti üretilen fazla elektriği tüketicilerin alması için üreticiler günlerce alıcılara elektriğin megavatsaati için 84 euro ödediler. Sebep hep aynı; üretilen emtia talepten fazla ise fazlasını atabileceğiniz bir yer arıyorsunuz. Benzer şeyler ülkemizde meyve ve sebze hallerinde daha sık olur. Hallere gelen aşırı fazla domates ya da başka bir sebze, meyve alıcısı olmayınca çöpe gider çöpe atması içinde birisine nakliye parası verilir.

- Petrolün ve elektrikte fazla olunca ne yapılır?

Domatesin fazlası çöpe gidebilir ama petrolün fazlası hiçbir yere dökülemez. Aynı şekilde üretilen elektrik ihtiyaç duyulan elektrikten fazla olunca elde fazla elektrik kalması ciddi bir kriz yaratır. Petrol gibi elektriği de bir çöpe atmak topraklamak kolay değildir, elektrik dağıtım sistemlerine zararlar vermeden. Bu nedenle üretim fazlasını alacak birisi bulunduğunda üste bedel vermek tek çıkar yoldur. Elektrikte de üretim santrallarını kesmek nükleer ve kömür santrallarında kolay değildir. Hidroelektrik santrallarda suyu kesmek çoğu zaman mümkün olsa da mevsimine göre mümkün olmayabilir.

Petrolün varilinin eksi 37 dolardan satılması bütün dünyada en geniş manşetlerde yer aldı. Dünya enerji pastasının yüzde 50’sini oluşturan hidrokarbonlar, petrol ve doğal gaz, önümüzdeki 20 senede pastadaki payını koruyacak görünürken bu girdiği krizde iki önemli faktör vardı. Birincisi, virüsün bir anda tüketimi kesmesi ve tüketimde yüzde 30’lara varan bir düşüşün olmasıdır. İkincisi de üreticilerin tüketimden fazla üretime kasıtlı olarak devam etmeleridir.

Yalnız eksi 37 dolar petrol olayında bir hatırlatma yapmak gerekir. Bu eksi fiyat, ABD’de olurken Avrupa ve Asya’daki petrol fiyatları (resmi) eksilere düşmedi. Brent, Avrupa’da 20 doların biraz altına indi ama daima artıda kaldı. Bunun nedenini temelde tüketim ihtiyacından fazla petrolün ABD’ye getirilmesidir.

- Peki aynı tüketim fazlası, diğer deyişle arz fazlası Avrupa’da neden eksi petrol fiyatı yaratmadı?

Amerika ile Avrupa arasındaki petrol ticaretindeki farklılıklardan kaynaklanıyor. Aslında Amerika’daki emsal petrol olan West Texas Intermediate (WTI) ile Avrupa’daki Brent arasında daima bir fiyat farkı vardır. Hatta WTI, Brent’ten kimyasal olarak daha kıymetli, daha yüksek kaloriye sahip olmasına karşı daima daha ucuza satılır. Bunları izah etmemiz gerekecek bütün dönen olayları anlatabilmek için.

Dünyada OPEC+ ülkeleri, çoğu zaman petrolü üretmeden kendilerinin daimi alıcılarına ya da spot piyasada alıcılara bazen açık artırma bazen ikili anlaşmalarla petrol satarlar. Belli bir tarihte belli bir limanda teslim edilmek üzere anlaşılan fiyat ile bir kontrat, bir sözleşme imzalanır. Bunlara petrol alım-satım anlaşması (Features Contract) denir ve bu anlaşma bu andan itibaren spekülatörlerin alıp sattığı bir ticaret unsuru olur. Spekülatörlerin tek bir amacı vardır petrol teslim noktasına gelmeden bir başkasına aldığı fiyattan daha fazla fiyata satarak kar etmek.

- Her zaman kar mümkün mü?

Kar etmek her zaman olmaz tabii ki, çoğu zamanda zarar ederler. Amerika’da bu alım satım işleri Chicago’daki Mercantile Exchange borsasında yapılır. Bir petrol alım satım kontratının onlarca defa el değiştirmesi çok olağandır.

Amerika’ya satılan bir petrol hangi limana varırsa varsın o limandan Oklahoma eyaletindeki Cushing şehrindeki petrol merkezine taşınır boru hatları ile ve oradan petrol dağıtılır. Oklahoma denize kıyısı olmayan Amerika’nın ortasından bir eyalettir, dolayısıyla gelen petrolün buraya taşınması için limandan oraya taşınması için hattın müsait olması gerekir.

Cushing her ne kadar büyük bir petrol depolama kapasitesine sahip olsa da gelen petrol alındıktan sonra buralarda nihai alıcısına gönderilmeden depolanması gerekebilir depo kapasitesinin olması gerekir. Bu boru hattında taşıma ve depolarda kısa ya da uzun depolama bunların hepsi masraftır bu masrafları ilave ederseniz WTI’nın fiyatı Brent ile daha dengeli bir hale gelir. Bütün gelen ithal petrolün bir merkezde toplanması ve buradan dağıtılması konusunda ABD’de uygulamanın aslında mantıki izahatları vardır. Rafinerilerin kullanması için daha ideal bir karışımı sağlayarak rafinerilere işlerini daha kolaylaştırıcı bir ham petrolü dağıtmaktır.

- OPEC+ ülkelerin üretim kısıtı kararına karşın neden fiyatlar düştü?

Nisan ortasındaki OPEC+ toplantısında alınan kararla 1 Mayıs’tan itibaren 9.7 milyon varil üretim kesintisi yapılacak. İlginç olan bu hemen yapılmadı. Yani iki hafta daha yüksek miktarda üretim yapıldı. Bu ihtiyaç fazlasını da satmak için petrol spekülatörlere çok cazip fiyatlardan satıldı ya da bedava verildi. Spekülatörler bu petrolü mayıs teslimatı için aldılar ancak daha mayıs gelmeden Cushing’e giden gelen boru hatları ve oradaki depolarda yer kalmamıştı. Kısacası bedavada olsa petrolü koyacak yerleri yoktu. Bu nedenle fiziksel olarak mayıs teslimatını alabilecek her alıcıya üste para vererek petrolü verdiler. Birçok spekülatör çok ciddi zarar etti.

Şimdi burada bir detay var bunu belirtmeden geçmemek gerekir. Son yıllarda ABD’nin Arabistan’dan spotta aldığı petrol ortalama olarak günde 500 bin varilken, mayıs teslimatı için Arabistan birdenbire ABD’ye günde 2 milyon varil sattı. Petrolün mayıs teslimatı için eksi 37 dolara düştüğü zamanda zaten Oklahoma’da depolarda yer kalmamıştı; boru hatları tamamen dolmuştu. Ama aç gözlü spekülatörler alışık olmadıkları ucuzluktaki ya da bedava petrolü nasıl olsa satarım derken birdenbire ellerinde kalıverdi ve bundan kurtulmak içinde üste para verdiler.

ABD’de eksi 37 dolardan petrol işlem gördüğü gün, Brent petrolü Avrupa’da 18 dolardan işlem gördü. Avrupa’nın ABD’den farkı petrolün birçok yerden girebilmesi ve bir merkezde toplanmadan alıcı rafinerilere dağıtılabilmesi. Yani Rotterdam’dan ya da Hamburg’dan giren ithal petrol direkt olarak ilgili rafineriye gönderiliyor farklı bir süreçten geçmeden. Burada, ABD’deki bu regülatör uygulamasının bir gün gözden geçirileceğini düşünüyorum.

-Arabistan’ın pozisyonunu nasıl okumak gerek?

Bu kargaşada Arabistan durumu iyi okuyarak amaçladığı kaya petrolünü vurma olayı hayata geçmiş oldu. Kaya petrolü üreticileri iflas etmek üzere ve onlara borç veren bankalarda aynı akıbeti paylaşmaktalar. ABD Başkanı Trump, Arabistan’ın mayıs ayında 50 milyon varil petrol göndermesine sessiz “Evet” demeden önce büyük petrol şirketleri CEO’ları ile toplandı ve varılan noktada ABD’li büyük şirketler hükümetin herhangi bir hamle yapmasını istemedi. Aşırı hacimde petrol geldi daha da gelecek, ABD’de petrol dibe vurdu. Bu 9 bin bağımsız petrol üreticisinin çoğunu batırdı ve Amerikan petrol sektörü şu an hızlı bir konsolidasyon hazırlıklığı içerisinde, yıl sonuna kadar bu süreç tamamlanmış olacaktır ve ABD kaya petrolü ve benzer üretim maliyeti yüksek derin deniz petrol sahalarını rafa kaldıracak.

- Hangi sahaları etkiler?

Örneğin Doğu Akdeniz gibi yerlerde petrol aramak uzun bir süre askıya alınacak. Doğu Akdeniz’den önümüzdeki süreçte petrolü çıkarmak serbest piyasada petrolü satın almaktan çok daha pahalıya mal olacak. Petrol varilinin 100 dolar olması gerekir Doğu Akdeniz petrolünün ticari olabilmesi için. Burada belki bahsedilmesi gereken bir başka konu petrol üreticisi ülkelerin petrol kuyularında üretimi kesmekte neden bu kadar isteksiz davrandıkları. Bir petrol kuyusunda üretimi durdurursanız daha sonra açtığınızda kaldığı yerden üretim devam etmeyecektir. Öncelikle bu üretimi durdurmanın bir prosedürü vardır bu da yeraltındaki rezervuara ve petrol niteliğine göre değişir. Bir çok petrol sahasında şu anki üretim seviyelerine diyelim yüzde 20 kestik daha sonra aynı kuyuları açtığımızda eski seviye aynı olmayacaktır. Bu da üreticileri kesinti yapmakta isteksiz kılmaktadır.

Petrol rezervuarında 3 boyutlu gözenekli bir ortamda birden fazla sıvı; petrol, su, doğal gaz, LPG lineer olmayan ve değişen bir denge içerisinde akım halindedir. Bunu durdurup yeniden başlatırsanız kaldığınız yerden devam etmeniz mümkün olmayacaktır. Bunu anlayınca üretici ülkelerin kalıcı bir üretim kapasite kaybı korkusunu da anlamak gerekir.

- Petrolde izleyen dönem için öngörüleriniz nedir?

Önümüzdeki sürece bakıldığında petrole olan talep azaldığı için virüs ile ilgili gelişmelere bağımlı olarak petrol fiyatlarının düşük seviyelerde gitmesi beklenmeli. Tabii ki OPEC+ ülkelerinin üretim kesintisini 9.7 milyon varilden 15-20 milyon varile çıkarmasını beklemek de normal olmalı ancak bu yaz bunun olmayacağını düşünmek doğru olur.

- Ucuz petrolün Rusya, ABD’nin dışındaki ülkelere etkisi ne olur? Örneğin İran ve Venezuela…

Bu ülkeler şu anda dünyada üvey evlat muamelesi görüyor. Bu iki ülkede inanılmaz krizler yaşanmaktadır ve bu krizler ülke yönetimlerini son derece zor duruma sokmuştur. Ucuz petrol, 20 dolarlarda hatta altında hiçbir petrol üreticisi ülkeye hizmet etmiyor. OPEC+ ülkelerinin beklentisi en az 50-60 dolar arasıdır, bu aralığa yıl sonundan önce ulaşılması virüs için bir çözüme, OPEC+’nın yapacağı ilave kesintilere ve hayatın ne kadar hızla normale dönmesine bağlı olacak ama her hâlükârda zor görünüyor.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri