İYİ Parti Lideri Meral Akşener'den Habertürk'e açıklamalar
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'den Habertürk'te Serap Belet ve Kürşad Oğuz'a açıklamalar. Akşener, 6'lı Masa'da çıkan krizin arka planıyla ilgili olarak şunları söyledi: Ben o masada 3 Mart'ta bir teklif sundum. Diğer 4 arkadaşımız Kemal Bey'i önerdi. 5 arkadaş bir araya gelmiş oldu. Benim teklifim kayda değer bulunmadı. Sonra partide arkadaşlarımla bir araya gelip, görüştüm. Her kelimesini kendim yazdığım sert bir konuşma yaptım. Acaba Meral Akşener'in ekstra kendine bir talebi mi vardı? Her kelimesi kendi yazdığım konuşma yaptım. Sonra bu işin ciddiyeti anlaşıldı. Bu sefer 'Buyur kardeşim ne yapacağız? dendi. Bu da bir müzakere. Ben Batı düşünce tarihini okumuş, okutmuş bir akademisyenim. Batılılar bu coğrafyadaki her devlet insanına 'çok iltifat etmemiz lazım' der. Ben uluslararası sevgi işlerinden midem bulanıyor. Ben Lozan'ı uyguladım. Masada şu ortaya çıktı, kişisel hiçbir hesap kitap yapmadım, hakikaten bu seçimin son seçim olduğuna; yani parlamenter sisteme geçiş açısından son seçim olduğuna inandım.
ABONE OLİYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'den Habertürk'te Serap Belet ve Kürşad Oğuz'a açıklamalar...
Akşener'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
Bugünkü miting çok coşkuluydu. Önce Zeydan Bey daha sonra Mansur Bey daha sonra Ekrem Bey sonra ben ve Kemal Bey konuştuk. Millet İttifakı'nın verdiği görüntü gerçekten millete güven veriyor. Ben tam ortada duran kişiyim, partim de aynı. Bir taraf CHP'nin temsil ettiği seçmen kitlesi var bir tarafta da sağın çeşitli renklerinde insanlar var. Muhafazakârlık da çeşitli renklerde. Bizim bulunduğumuz yer tam ortada. Bizim seçmenimiz böyle bir kitle. 'Bir Kemal'e bir Meral'e oy' dediğim zaman, parti olarak yaptığımız toplantılarda alkış oranının yüksekliğinden anlıyorum. Kalabalığımız çok iyi. 2018'le bugünü mukayese ettiğimiz zaman durum çok farklı. Temel bir bıkkınlık var. Tencere kaynamıyor ondan bıkılmış. Bu kadar uzun gezen kimse yok. Dolayısıyla ilginç bir veri tabanı oluşturdu bende. Sorular, talepler. Ev kadınlarının temsilcisi, kahvecilerin temsilcisi gibi insanlar da çıkıp bire bir dertlerini anlattılar. Milletin patron olduğunu, seçmenin velinimet olduğunu söyleye söyleye geziyorum, bu satın alınmış. Kim küfür ediyorsa, hakaret, tehdit ediyorsa bu gerilimden bıkmış.
İMAMOĞLU İLE YAVAŞ'IN BELEDİYELERDE PERFORMANSI
Sayın Mansur Yavaş seçilirken denildi ki, 'Ankara'da su sayaçlarını PKK'lılar, DHKP/C'liler okunacak' dendi. Böyle bir şey yapılmadı. Sosyal devlet bir haktır. Öğrencisinden et almaya, doğalgaz parasından çiftçiye tohum vermeye kadar. 4 yılda 4,5 milyar TL Ankara çiftçisine para kazandırdı. Sayın Ekrem İmamoğlu da benzerlerini İstanbul'da yaptı. Devamlı tekme atılan, bütçesi problemli hale gelen duruma rağmen israj yapmayınca, ihalelerde şeffaflık olunca, liyakata da değer verince yapılıyormuş. Mesela herkese yapılan iftira herkesi işten atacaklar olmuştu. Bunlar da doğru çıkmadı.
"BEN MASADA LOZAN'I UYGULADIM"
Ben 30 yıllık siyasi hayatımda gizli saklı işi olmayan vatandaşım. Kişisel sırrınız olmaması lazım bu işlere giriştiğinizde. Devletinizin sırrı olabilir, saklayabilirsiniz. Ben o masada 3 Mart'ta bir teklif sundum. Diğer 4 arkadaşımız Kemal Bey'i önerdi. 5 arkadaş bir araya gelmiş oldu. Benim teklifim kayda değer bulunmadı. Sonra partide arkadaşlarımla bir araya gelip, görüştüm. Her kelimesini kendim yazdığım sert bir konuşma yaptım. Acaba Meral Akşener'in ekstra kendine bir talebi mi vardı? Her kelimesi kendi yazdığım konuşma yaptım. Sonra bu işin ciddiyeti anlaşıldı. Bu sefer 'Buyur kardeşim ne yapacağız? dendi. Bu da bir müzakere. Ben Batı düşünce tarihini okumuş, okutmuş bir akademisyenim. Batılılar bu coğrafyadaki her devlet insanına 'çok iltifat etmemiz lazım' der. Ben uluslararası sevgi işlerinden midem bulanıyor. Ben Lozan'ı uyguladım. Masada şu ortaya çıktı, kişisel hiçbir hesap kitap yapmadım, hakikaten bu seçimin son seçim olduğuna; yani parlamenter sisteme geçiş açısından son seçim olduğuna inandım.