Kanala yaklaşık 7 bin litre zehir döktüler, kanaldan istilacı bir sazan çıktı
2009'da Illinois, Asya sazanını Michigan Gölü'nden uzak tutmak için Chicago'daki bir kanalı kırmızı boyalı zehirle doldurdu. Büyük bir balık ölümünden geriye çıkan tek istilacı balık, beklenmedik bir tablo ortaya koydu.
Illinois eyaleti, 2009'un aralık ayında Michigan Gölü'ne açılan bir kanalın yaklaşık on kilometrelik bölümünü baştan sona zehirledi. Amaç, Mississippi havzasındaki su yollarını izleyerek Büyük Göller'e ilerleyen istilacı bir balığı, Asya sazanını durdurmaktı. Suya salınan zehir çok sayıda balığı öldürdü. Ama ekipler ölü balıkları toplarken, durdurmaya çalıştıkları Asya sazanından geriye yalnızca tek bir koca kafa sazanı kaldı.
Elektrikli bariyer bakıma girince açılan boşluk
Kanalı zehirleme kararı bir zorunluluktan doğdu. Chicago Kanalizasyon ve Gemi Kanalı'nda, balıkları akıntıya karşı yüzmekten caydıran elektrikli bir bariyer sistemi çalışıyordu. Bariyerlerden biri planlı bakıma alınmak zorunda kalınca sistemin koruması geçici olarak zayıflayacaktı. Tam o sırada bölgede Asya sazanına ait DNA saptanınca, yetkililer kanalı korumasız bırakmanın fazla riskli olduğuna karar verdi.
Bu kanal aslında insan eliyle açılmış bir bağlantı. Mississippi Nehri ile Büyük Göller'in su sistemlerini birbirine bağlamak için mühendislikle kurulmuş, fakat tarihsel olarak ayrı kalmış iki ekosistem arasında istilacı türlere de bir geçit yaratmıştı.
Asya sazanı, özellikle koca kafa sazanı ve gümüş sazan, bu geçidi kullanmasından çekinilen türlerdi. İkisi de çok miktarda besin tüketiyor ve hızla üreyebiliyordu. Gümüş sazan tekneler yaklaştığında sudan zıplamasıyla, koca kafa sazanı ise ulaştığı iri boyutlarla biliniyordu. Büyük Göller'e yerleşirlerse yerli balıklarla rekabete girip besin ağını bozacaklarından korkuluyordu.
Zehri kırmızıya boyamalarının nedeni
Kullanılan madde rotenon adlı bir balık zehriydi. Rotenon, balığın oksijeni kullanma yeteneğini bozarak öldürür. ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu'nun kayıtlarına göre ilaçlama 2 Aralık 2009'da başladı ve yaklaşık on kilometrelik kanal boyunca birden çok noktadan yaklaşık 7 bin litre zehir suya verildi.Zehrin içine Rhodamine WT adlı kırmızı bir boya karıştırıldı. Böylece ekipler kimyasalın kanal boyunca nasıl ilerlediğini gözle izleyebiliyordu. Bu izleme önemliydi, çünkü rotenon etkisiz hâle gelmeden belirlenen alanın dışına, komşu su yollarına ulaşmamalıydı. Kurum, operasyonu gerçek zamanlı zehir takibinin alışılmadık ölçüde karmaşık bir örneği olarak kayda geçirdi.
Neden yalnızca tek bir sazan bulundu?
Zehir kanal boyunca ilerledikçe ölü balıklar büyük miktarlarda yüzeye çıkmaya başladı. Dönemin kayıtlarına göre 90 tondan fazla balık toplandı ve bunların çoğu adi sazandı. Ne var ki toplanan miktar, ölen balıkların yalnızca bir bölümüydü. İlaçlama soğuk aralık suyunda yapıldığı için pek çok balık yüzeye çıkmak yerine dibe çöktü ve hiç toplanamadı.
Kanaldan yalnızca o tek koca kafa sazanı çıktı. Bu tek balık, bölgede kaç sazan olduğunu kanıtlamıyordu. Toplananların arasından başka Asya sazanı çıkmaması, o kesimde sayıların görece düşük olma ihtimaliyle tutarlıydı. Yine de tek bir örnek bile önemliydi, çünkü suda sazan DNA'sı bulmakla canlı bir sazan bulmak aynı şey değildi.
Olay koruma stratejisini baştan düşündürdü
Operasyonu inceleyen bir çalışma sonradan Environmental DNA adlı dergide yayımlandı. İnceleme, çıkarılan tek balığın daha önce aynı kesimde yapılan çevresel DNA tespitlerini desteklediğini doğruladı. Yine de o tek sazan, yetkililerin karşılık verdiği tehdidin gerçek olduğunu gösterdi.
Zehirlemenin ardından tarama durmadı. İlerleyen haftalarda ekipler, Chicago çevresindeki su yollarının başka kesimlerini de kontrol etti. Cal-Sag Kanalı'nda elektrikle yapılan balık avlama çalışmalarında yüzlerce balık çıkarıldı, ancak yeni bir Asya sazanına rastlanmadı.
2009 operasyonu, tek bir bariyere güvenmenin sınırlarını da ortaya koydu. Elektrikli bariyer stratejinin merkezinde kalıyordu, fakat bakım gerektirdiği için kesintisiz çalışamıyordu. Yetkililer kanal sistemini yalıtılmış bir bölge gibi değil, türlerin dolaşabileceği geniş bir ağ olarak düşünmek zorunda kaldı. Fiziksel bariyerin tek başına yetmediği, sürekli gözetimle desteklenmesi gerektiği anlaşıldı.
Tek bir sazan tehdidin varlığını doğruluyordu, ama sazanların nereye kadar yayıldığını ya da kanalda üreyen bir popülasyon oluşup oluşmadığını göstermiyordu. Yetkililer bu soruların peşini bırakmadı ve bölgeyi izlemeyi sürdürdü.
Görseller temsilidir