Kanserde umut veren iki yeni alan: Alfa radyasyonu ve yapay zeka
Cerrahi onkoloji ve tümör immünolojisi konusunda çalışmalarıyla dünyadaki önemli bilim insanları arasında yer alan Prof. Dr. Dominik Ruettinger, Berlin'de düzenlenen uluslararası katılımlı basın toplantısı sonrası soruları yanıtladı. Prof. Dr. Ruettinger, agresif prostat kanseri vakalarında umut vadeden 'hedefe yönelik alfa terapisinin' kemiğe sıçramış kanser hücresinin çekirdeğine kadar ulaşarak DNA'sına geri dönülmez şekilde hasar verdiğini, böylece sağlıklı dokuya zarar vermeden hedefi 12'den vurabildiğini kaydetti. Prof. Dr. Rettinger, yapay zekanın da kanser tedavilerinde çok önemli bir oyun değiştirici olduğunu vurgulayarak "Sadece bir tomografi taramasını inceleyerek artık belirli mutasyonlar için test edilmesi gereken hastaları belirleyebiliyoruz" dedi
ABONE OLLudwig Maximillians Münih Üniversitesi'nde tümör immünolojisi alanında baş araştırmacı olarak kanser üzerine pek çok çalışmaya imza atan ve ardından Amerika'da cerrahi onkoloji alanında çalışmalar gerçekleştiren Prof. Dr. Dominik Ruettinger, kanser tedavilerinde umut vadeden yeni yöntemleri anlattı. Kanser tedavilerinin geliştirilmesinde yapay zekanın da artık oyun değiştirici özellikte etkisinin olduğuna değinen Prof. Dr. Ruettinger, 31 Mart-1 Nisan tarihleri arasında Berlin'de gerçekleştirilen ve 15'ten fazla ülkeden basın mensupları ile bilim insanlarının yer aldığı uluslararası katılımlı toplantıda önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Ruettinger, onkolojide yeni stratejinin 'hassas ilaç geliştirme' olduğunu vurguladı ve bilim dünyasının kanser hastaları için 'daha nazik ilaçlar' üzerinde çalıştığını kaydetti.
Prof. Dr. Ruettinger, radyasyon tedavisinin ilaç şeklinde verilebilmesi olarak da özetlenebilecek hedeflenmiş alfa terapisinin 'akıllı molekül' olarak dizayn edildiğini ve özellikle uzak yayılım gösteren agresif prostat kanseri olgularında, radyasyon izotoplarının, hedeflenmiş molekül olarak kemiğe sıçramış kanser hücresine 'kilitlendiğini' söyledi. Prof. Dr. Ruettinger henüz sadece agresif prostat kanserleri için kullanım onayı alan alfa terapinin bunu, tümörden kaynaklı kalsiyum kaybının olduğu yeri bularak gerçekleştirdiğini ve sağlıklı dokuya neredeyse zarar vermeden yapabildiğini ifade etti. Sigara dışı akciğer kanseri için de erken dönem çalışmaların sürdüğünü ve bu çalışmalarda daha yolun başında olunduğunu belirten Prof. Dr. Ruettinger, hedefli alfa moleküllerinin kanser hücresinin çekirdeğine ulaşarak DNA'sını geri dönülmez şekilde tahrip ettiğini, bunu da tümöre yüksek hassasiyetle odaklanıp DNA'sını hedef alarak gerçekleştirdiğini, bu sayede sağlıklı dokulara minimum düzeyde zarar verdiği için bu yeni terapiler sayesinde yakın gelecekte, belki de kanser tedavilerine gelişen direncin de önüne geçilebildiğini vurguladı.