HABERTURK.COM

KKTC Başbakanı Ersin Tatar, Habertürk'ten Didem Arslan Yılmaz'ın sorularını yanıtladı.  Kıbrıs'ta eşitlikçi bir çözüm istediklerini karşı tarafın 'sıfır asker sıfır garanti' dayatmalarını asla kabul etmeyeceklerini söyledi. Tatar, Türkiye ile ilişkilerinin önemine değinerek, "

Yıllardan beri olayları yoğunluklu yaşıyoruz. Bu hafta 1963 olaylarının 56. yıldönümü. Şehitlerimizi anıyoruz. Dolayısıyla bu gerginlikleree çok alışkın bir halkız. Şu anda elbette çok önemli gelişmeler var. KKTC pozisyonunu ve duruşunu devam ettirmektedir. Kıbrıs'ta iki halk var. Kıbrıs Cumhuriyeti anayasası da bunu gerektiriyor. Rum kesimi Kıbrıs Türkünü dışlayarak haklarımıza tecavüz etmişlerdi. KKTC, Türkiye tarafıyla yaptığı anlaşmalarla Ekonomik Münhasır Bölge ve Türkiye'nin cesaretle aldığı kararla sondaj çalışmaları gibi pozisyon ortaya çıkmıştır. Mavi vatan dediğimiz hak ve çıkarların korunmasında çok önemli işbirlikleri oldu. Deniz hukukunda temeli olan, uluslararası teamüllerde temeli olan bir durum. Türkiye Cumhuriyeti ana aktördür. Libya'yla varılan bu anlaşma ezberi bozmuştur.

"RUM-YUNAN İKİLİSİ AB'Yİ DAHİL ETMEYE ÇALIŞIYOR"

Kıbrıs Türk halkı, KKTC bu coğrafyada yalnızlaştırılmıştır. Doğu Akdeniz'deki önemli zenginliklerin ortaya çıkacağı 20 sene evvel bilinmekteydi. Neden AB, Kıbrıs Anayasası'na aykırı bir şekilde tavra girmiştir. Rum-Yunan ikilisi bu şekilde hareket ederek meseleyi AB'ye dahil etmeye çalışıyor. KKTC'nin zaten Türkiye ile yakın ilişkilerimiz daha da yakınlaştırmıştır. Bu bölgede haklarımızı alabilmek için bölgenin garantörü ile birlikte haraket etmek durumundayız.

"KKTC BARIŞ PINARI HAREKATI'NI DESTEKLEMİŞTİR"

Ben Başbakan olarak ilk açıklama yapanlardanım. Barış Pınarı Harekatı'nın hayırlara vesile olmasını diledim. Bu harekatın teröre karşı yerinde olacağını söylemiştim. Nitekim öyle olmuştur. Bu planı destekledik. Suriye olaylarından sonra coğrafi olarak ne kadar önemli bir bölgede yaşamakta olduğumuzu biliyoruz. Türkiye'nin bu bölgede bölge lideri olarak yoluna devam etmektedir. Barış Pınarı, Fırat'ın Doğusu Harekatı Türkiye'nin iç huzuru, barışı ve terör örgütüne karşı yürütülen harekattır. Türkiye bölgede liderdir.

CUMHURBAŞKANI  MUSTAFA AKINCI'NIN SÖZLERİ...

İdeolojik farklılıklar vardır. Bizim pozisyonumuz bellidir ve nettir. 1974'de Mehmetçiğin adaya gelmesiye barışın geldiğini ifade ederiz. O açıklamada 1974'e atıf yapılmıştır. Biz bunu kabul etmeyiz. 1974'de mekânları cennet olsun hem Ecevit hem Erbakan. Türk askeri adaya basar basmaz barış gelmiştir. Biz kesinlikle bunu böyle düşünüyoruz. 1974'de Kıbrıs'a barış gitti, Barıp Pınarı Harekatı'yla Suriye'ye barış geldi. Cumhurbaşkanı seçimleri geliyor şimdi ideolojik olarak farklı kesimlere, avantaj yaratmak için söylenmiş sözler olarak değerlendirilebilir. Kıbrıs Türk halkının çoğunun Türkiye ile beraber hareket etmektir. Bizim kader birliğimiz vardır. Her vesile ile Türkiye'nin yanındayız.

"TÜRKİYE İLE ANLAŞSALARDI KÂRLI ÇIKACAKLARDI"

Bu konuda sayın Cumhurbaşkanı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin değerli yetkileri ve TSK'nın değerli yetkilileri değerlendirme yapar. Türk askeri Libya'ya onların daveti üzerine gidecek. Orada tansiyonun düşmesine vesile olacaksa. Türk Hükümetinin bu işi en iyi şekilde yöneteceğine inanıyorum. Libya'nın menfaatinedir. Daha da ileri gideyim İsrail ve Mısır da esasında Rum-Yunan ikilisiyle yaptığı anlaşmalarda çok alan kaybetmişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti'nin de içinde olacağı anlaşmalara girselerdi çok daha kârlı çıkacaklardır.

"TÜRKİYE VE KKTC'NİN HAKKI ORTAYA ÇIKMIŞTIR"

Münhasır Ekonomik Bölge meselesinde Türkiye gecikmedi, onlar erken başlattı işi. Bu zenginlikler bir gün ortaya çıkacak, ne zaman ortaya çıkacak kimse bilemez. Bunun zamanı henüz gelmedi. Türkiye geç kalmadı, onlar erken davrandı, bu pozisyonu istismar etmek için. Türkiye'nin ana kıta olması, 82 milyonuyla, sahil şeridindeki uzunluğuyla ana aktördür. Burada Türkiye'nin ve KKTC'nin çok daha fazla hakkı olduğu ortaya çıkmıştır. Meis adası güya bir ülkeymiş gibi hayal haritaları çizmek son derece haksız ve hukuksuzdur.

"TÜRKİYE DOĞU AKDENİZ'DE İŞİN İÇİNDEDİR"

Uluslararası şirketlerin açıkladığı belgeler var. Gerçekten yıllardan beri bu işin araştırması yapılmaktadır. Yapılan anlaşmalar, birtakım görüşmeler böyle bir zenginliğin bilinmesidir. Etraftaki gemilere, çalışmalara baktığınızda bayağı bir yoğunluk vardır. Dolayısıyla Türkiye'de bu işin içindedir.

"RUM-YUNAN İKİLİSİNİN EZBERİ BOZULMUŞTUR"

Libya'yla imzalanan anlaşma Rum-Yunan ikilisinin ezberini bozmuştur. Hukuksuzluk temelinde Rodos, Girit ve Meis'i kullanarak harita ortaya çıkarmaları hukuksuzluktur. Türkiye'nin güneyinde, cephede Libya ile yaptığı anlaşma hem batı koridorunu düzenlemektedir. Türkiye ile her zaman aynı gemide olduk, bundan sonra da aynı gemideyiz. Kıbrıs'ın kendisi Doğu Akdeniz'de uçak gemisi gibidir.

"İHA'LARI RUM TARAFI DA KULLANIYOR! MÜTEKABİLİYET VAR"

Geçitkale olayında TSK ve Türk hükümetinin talebi üzerine İHA'larımız oradaki güvenliğin sağlanması, gözetlemeler ve istihbarat çalışmalarında Dalaman'dan kalkıp 4 saat gidip 4 saat geri geliyordu. Zaman kaybının önlenmesi bakımından Geçitkale'nin kullanılması fevkalade önemlidir. İHA'ları Rum tarafı da kullanıyor. Mütekabiliyet çerçevesi içerisinde KKTC olarak derhal aldık ve Türkiye'ye bildirdik.

"ONLARIN NİYETLERİ HEP SIFIR ASKER SIFIR GARANTİ OLDU"

50 yıldır bu federal temelde anlaşma için çok büyük uğraş verilmiştir, Annan Planı da öyleydi. Rum tarafı bizim anladığımız şekliyle ortaklık, eşitlik temelinde anlaşmaya yanaşmamıştır. AB'ye girdikten sonra kendilerine çekmiştir. Niyetleri hep sıfır asker, sıfır garantidir. Barış 1974'de gelmiştir Kıbrıs'a. Şu anda eksik olan bir anlaşmadır. Kıbrıs Türkü uluslararası hukukun içine girmesi, direk uçzuşların olabilmesi, izolasyonların kaldırılması gerekir. Onların federal anlayışı üniter bir yapı. Onlar KKTC'yi sulandırma ve ortadan kaldırılması gibi hedefleri vardır. Biz asla böyle bir oyuna gelmeyeceğiz. Kıbrıs Türk halkı Türkiye'nin garantörlüğüne önem veriyor. Güvenliğimiz için Türkiye'nin orada garantör olması gerekir. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Savunma Bakanımız Hulusi Akar da bunu ifade etmektedir. Türkiye'yi dışlayarak çözüm bulacağını düşünenler yanılıyorlar.

"BİZ TÜRKİYESİZ BİR MACERAYA ASLA GİRMEYİZ"

Konfederal bir yapı olabilri. AB içerisinde yanyana yaşayan, işbirlikleri olan iki ayrı devlet. Birtakım uluslararası alanda tek kimlik de olabilir. Eğer iyi niyetle olursa. Günün sonunda Kıbrıs Türk halkı kendi devletinin ortadan kalkmasını asla kabul etmez. Bir maceraya Türkiyesiz asla girmez, tuzağa düşmez. AB çatısı altında konfederal yapı olabilir. Bütün bunlar müzakare masasında Kosova'da olduğu gibi tartışılabilir. Rumların sadece ve sadece federal temelde anlaşma olması gerektiği söylemlerine asla katılmıyorum. Çünkü orada belli tuzaklar vardır.

"KKTC'NİN NE KADAR İSABETLİ OLDUĞU ORTAYA ÇIKMIŞTIR"

Kalıcı çözüm yavaş yavaş oluşmaktadır. Bugün dünya kabul etse de etmese de Kıbrıs'ta iki devlet vardır. Anayasal düzeniyle, toprak bütünlüğüyle. Türkiye'nin de desteğiyle bir devlet olarak KKTC kökleşmiştir. Doğu Akdeniz'deki gelişmelere baktığımızda KKTC'nin ne kadar isabetli bir devlet olarak ortaya çıktığını görüyoruz. Burada büyük bir başarı öyküsü vardır. Bu vesile ile bütün şehitlerin mekânı cennet olsun, ruhları şad olsun diyorum. Bu başarı için bir bedelin ödenmesi lazımdı, bu bedeli de şehitlerimiz ödedi. 1974'e kadar binlerce Türk evlerinden alınıp, canlı canlı toprağa gömüldü. Kimsenin bunları küçümseme hakkı yoktur. Biz de bunları haykırarak dünyaya anlatmaya çalışıyoruz, insanımıza da geleceğe umut vermeyi düşünüyoruz. 1960 evveli bayrağı çeken, mücadeleyi tetikleyen Dr. Fazıl Küçük ve arkadaşlarıdır. Sayın Denktaş 'Ben bayrağı sayın Fazıl Küçük'ten devraldım' demiştir. Kıbrıs'ta destan yazmış çok sayıda kahramanlar vardır. Ve tabii ki Türkiye'nin gerçekten büyük kahramanları.

BERLİN'DE YAPILAN AKINCI-GUTERRES GÖRÜŞMESİ...

Orada gayriresmi temastır Berlin'de. Bu temas seçimlere 3-4 ay kala yapılmış. Oradan bir sonuç alınamayacağı belliydi. Yemek yenildi konuşuldu. Bir müzakere olacaksa eşitlik temelinde olduğu söylediler. Bütün bunlar önceden de söylediler. Mutlaka eşitlik temelinde olacaktır. Sıfır asker, sıfır garanti hala ana tema mı? Evet denince, bizim kabul edeceğimiz bir durum olmaz bu. Hem Kıbrıs Türk halkı için hem Türkiye Cumhuriyeti için bu böyledir. Rumlar 'Türkiye sondaj çalışmalarından vazgeçmedikten sonra masaya oturmayız' diyorlar. Demek ki olayları, gelişmeleri izleyemiyorlar. Sayın Akıncı'nın zaman zaman söyledikleri vardır. Bu gelişmeler o söylemleri geride bırakmıştır. Kıbrıs'ta daha gerçekçi, daha ayakları yere basar bir uzlaşma süreci başlayacaksa o şekilde başlayacaktır. Rum tarafı ve Yunanistan artık Türkiye'nin bölgede yetkili ve etkili aktör olarak ortaya çıktığını bilmelidir.

"SAYIN AKINCI'NIN BİZİM BİLMEDİĞİMİZ HARİTASI ÇIKTI"

Akıncı-Guterres görüşmesinde bizim lehimize pek bir şey yoktur. Türkiye'nin güvenliğini kaybettikten sonra beni kim koruyacak? Öylesine konuşulup zaman kaybedilmiştir. Sayın Denktaş'ların ta zamanından beri global takasla tapu meselesi çözülebilir. Taşınmaz Mal Komisyonu'nun yaşayabilmesi önemlidir. Toprak dedikleri sayın Akıncı'nın karşı tarafa bizim de bilmediğimiz harita vardır. Güya geri aldım dedi ama. O haritaya göre bazı bölgelerin karşı tarafa verilmesi sözkonusuydu. İsimlere girmiyorum spekülasyon olur, orada yaşayan vatandaşlarımız tedirgin olur. O haritaya göre 70-80 bin insanın kuzeyde azalacak topraklarımıza gelip yerleşmeleri, bazı Rumların evlerine geri gelme hakları, sıkıştırılmış KKTC sözkonusu olur. Bunlar bizim kaybedeceğimiz şeyler değildi.

"MARAŞ'IN KKTC'YE AÇILMASI GEREKİYOR"

Maraş bildiğiniz gibi Gazi Magosa'nın içindedir, bir tel ayırıyor. Hepsi Türklere ait yerlerdi, Osmanlı ve vakıf malları. İngiltere döneminde maalesef bu pozisyon ortaya çıktı. Oranın iadesi sözkonusu değil. Bu saatten sonra KKTC'ye açılması lazım. Zaten KKTC sınırları içerisindedir. Eski sakinlerinin de oraya gelmesi şartıyla. Taşınmaz Mal Komisyonu'na başvuracaklar, kendi malına gelebileceklerdir. Bu da İnsan Hakları'na uygun şekilde. Parça parça açılması için bir çalışma sürdürülmektedir. Maraş'ın çoğu açıktır ve binlerce insanımız orada yaşamaktadır. Kapalı olan sahil şerididir. Eski oteller vardır. Buranın KKTC'ye kazandırılması ekonomik bakımdan çok yerinde olacaktır. Güney Kıbrıs'ın bizi tamamıyla dışlamaları bizde bu hakkı doğuruyor.

TATAR KKTC CUMHURBAŞKANLIĞI'NA ADAY OLACAK MI?

Benim partim ülkemizin en köklü partisi. Birtakım arayışlar, değerlendirmeler yapıldıktan sonra teşkilat ve yetkili kurullardan gelen mesaj o ki, 'Bu yarışı genel başkanımızla kazanalım'. Günün sonunda Ulusal Birlik Partisi Cumhurbaşkanlığı gibi önemli makamı kazanmak ister. Dünya başkentlerinde Kıbrıs meselesini bizim perspektifinden, Kıbrıs'ın gerçekleri üzerinden anlatmak için seferberlik, vizyon ve yeni anlayışıyla dünyaya KKTC gerçeğini anlatmak, elbette bir çözüm olacaksa bizim kabul edeceğimiz şartlarda olabileceğini söyleyerek. Gelecek nesillere umut ortaya çıkarmak için, Doğu Akdeniz'deki son gelişmelere göre siyaset geliştirmek için bu makamı kazanmamız gerektiğine inanıyoruz. Hayırlısı olsun inşallah.

"BİZİM İÇİN TÜRKİYE VE DÜNYA İLE İLİŞKİLER ÖNEMLİDİR"

Bu bir demokratik yarıştır. Epey bir aday sayısı olacak. 19 Nisan 2020'de olacak seçimler. Ocak'tan sonra hazırlıklar başlayacaktır. Şu anda hükümetteyiz. Hükümetin görevleri vardır, hizmet çalışmaları vardır. Bütün bunların aksamadan çalışmalıdır. Kendi görüşlerimizi, fikirlerimizi, düşüncelerimizi paylaşacağız. KKTC'nin gelişmesi, kalkınması için ben ekonomist ve maliyeciyim. Bizim için önemli olan Türkiye ve dünyayla olan ilişkiler. Dünyaya Kıbrıs gerçeğini en iyi şekilde anlatabilmek. Kıbrıs Türk halkının beklentileri. Bu büyük mücadelede artık gerçekten eşitlik temelinde bir anlayışı olabilmesi için yanyana yaşayabilen, uluslararası kimlikte belki tek, komşu ilişkilerin geliştirildiği, herkesin kendi bölgesinde hakimiyle barışın geliştirilmesi. Aksi takdirde zorlanan evliliğe itilirsek Kıbrıs'ta o zaman barış sıkıntıya girer. Barışın devam etmesi için akıl yolu, eşitlik temelinde bir gelecek vaadedebilmek için çoluk çocuğumuzun Kıbrıs'ta varolabilmeleri için Kıbrıs'ın gerçeklerini daha iyi anlatabilmek ve dünyayı inandırmak. Ben Kıbrıs davasına inanmış bir kişiyim. Bu saatten sonra bu anlayışın gelişmesi için dünyanın her yanında bu çalışmaları sürdürmek durumundayız.