AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, hafta başında “Yeni Ekonomi Paketi”ni açıkladı. Pakette, klonlanmış diğer deyişle Uluslar arası Mobil Cihaz Kimliği (IMEI) bilgisi değiştirilen cep telefonlarıyla ilgili de düzenleme yer aldı. Buna göre, klonlanmış telefonlar, 4 ay içinde kullanıma kapatılacak. Vatandaşlar, 1 yıl içinde başvurup 250 TL yatırmaları halinde, bu telefonlar sisteme entegre edilecek.

SEKTÖRDEN DESTEK VE UYARI

Sektör, düzenlemeye koşullu destek verdi. MOBİSAD Başkanı Turnacı, HABERTÜRK’ün, bu konuya ilişkin sorularını şöyle yanıtladı:

- Düzenlemeyi nasıl karşıladınız?
Klonlanmış cihazlar uzun süredir gündemimizde olan sektörümüze ve ülkemize istihdam kayıplarına, vergi kayıplarına yol açmış bir konudur. Öncelikle yıllardır gündeme getirdiğimiz talebimiz gündeme alındığı için mutluyuz ve bu düzenlemeyi destekliyoruz ve teşekkür ediyoruz.
Fakat düzenlemenin detaylarının netleşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Aksi takdirde kısa vadede zaten birçok olumsuzluk ile mücadele eden mobil iletişim sektörüne ciddi zarar verebiliriz.

- Zarardan kastınız nedir?

Maalesef çıkan haberleri yorumlayan vatandaşlarımız düzenleme yapılana kadar kayıt dışılığa yönlenebilir. Bu durum zaten daralma ile mücadele eden iç piyasayı olumsuz etkiler. İstihdam ve vergi kayıpları yaşayabiliriz.

- Öneriniz nedir?

İvedilik ile affedilecek cihazların tarih aralıklarını belirlememiz ve bu algıyı ortadan kaldırmamız gerekir. Sektörümüzün paydaşlarının bu kaygılarını gidermeli, vatandaşlarımızın da mağdur olmasını engellemeliyiz.
Aslına bakarsanız klonlanan cihazların 250 TL ödeme yapılarak legalleşmesi bizim açımızdan doğru değildir. Yasa dışı yollardan cihaz alan insanlarımızı ödüllendirmiş oluyoruz. Fakat ülkemizden cihaz edinmenin yüksek vergi, taksit kısıtlaması gibi konular nedeniyle zor olduğu ortada. Bu durum maalesef insanları kayıt dışılığa itmektedir. Bu sorumluluk ve bakış açısı ile biz de bu cihazların ekonomimize kazandırılmasını ülkemizin içinde bulunduğu şartları göz önüne alarak destekliyoruz.
Fakat atılan bu olumlu adımı doğru uygulamalıyız. Tabiri caizse “kaş yaparken göz çıkartmamalıyız”. Düzenlemenin yansıyan boşluklarını doldurmalı, tarih aralığını hızlıca belirterek sektöre zarar verilmemelidir.

- Sektörün dile getirmek istediği başka bir konu daha var mı?

Evet. Elektronik Haberleşme Kanunu’nda yer alan bir maddede GSM abonelik sözleşmesinden kaynaklı ceza hukuku ihtilaflarında sorumluluğun sözleşmeyi bizzat imza altına alan kişilerde olduğu açıkça belirtiliyor. Buna rağmen kanun lafzının tam olarak anlaşılmaması sebebiyle yargı mercileri tarafından doğrudan şirket yöneticileri cezalandırılmakta ve bu durum yüz binlerce kişinin mağduriyetine neden olmaktadır. Adliyelerde yüz binlerce dosya bu nedenle işlem görmekte ve yoğun iş yüküne neden olmaktadır. Bu yasa maddesinin yorumundan kaynaklı alınan cezalar adli sicil kayıtlarına yansımakta ve mağdurların günlük hayatını olumsuz yönde etkilemektedir.
Şehirlerinde itibarlı iş insanlarının sicilinde problem yaşanmaması ve adliyelerin de meşgul edilmemesi gerekir. Bu mağduriyetin önüne geçmek adına, söz konusu yasa maddesinden kaynaklı geçmiş dönem alınan cezalara ilişkin adli sicil affı düzenlemesine ihtiyaç bulunuyor. Kamuoyuna yansıdığı şekliyle, bugünlerde hazırlık aşamasında olduğu öğrenilen sicil affı düzenlemesi kapsamına bu hususun da eklenerek, yaşadığımız büyük mağduriyetin ortadan kaldırılmasını talep ediyoruz.

- Teşekkür ederim.
Ben, teşekkür ederim.