Koronavirüs felaketi beraberinde pek çok acı, büyük korku, bilinmezlik ve yeni bir dünya düzeni getirmekle birlikte bu süreçte bir meslek grubuna adeta iade-i itibar kazandırdı. Son yıllarda gündeme sürekli şiddete maruz kalma, zorlu çalışma koşulları, paracılıkla suçlanma gibi konularla gelen doktor ve sağlık çalışanları fedakar çalışmalarının karşılığında hak ettikleri saygı ve sevgiyi ilk kez alkışlarla aldı. Hekim Hakları Derneği Başkanı Prof. Dr. Adem Akçakaya, konuyla ilgili olarak, “Sağlığın ve sağlık çalışanının önemi bu salgın nedeniyle ilk kez bu kadar iyi anlaşıldı” dedi ve sadece alkışlamanın yetmeyeceğine dikkat çekerek bu meslek grubunun sorunlarından söz etti.

EN ÖNEMLİ SORUN SAĞLIKTA ŞİDDET

Hekim haklarındaki kayıpların giderilmesinde meslek odaları ve sendikalar gerektiği kadar etkili olamayınca 2004 yılında kurulan Hekim Hakları Derneği, hekimlerin çözüme kavuşmayan sorunlarının giderilmesi anlamında önemli adımlar attı. Peki neydi doktorların çözülmesi istenen öncelikli meseleleri? TÜSEP’e bağlı olarak yapılan bir ankete katılan doktorlar 23 konu içinden kendileri için öncelikli olan 5 konuyu şöyle sıraladılar:

1.Sağlıkta şiddet

2.Sağlıkta özlük hakları

3.İade-i itibar

4.Malpraktis davaları

5.Emek sömürüsü

GÜNDE 50 SAĞLIK ÇALIŞANI ŞİDDETE MARUZ KALIYOR

Prof. Dr. Adem Akçakaya, anketin sonucundan da anlaşılacağı gibi hekimleri ve sağlık çalışanlarını en fazla rahatsız eden şeyin sağlıkta şiddet olduğunu, 23 Şubat 2020 tarihinde düzenledikleri “Sağlıkta Şiddet Çalıştayı” ile bu sorunun nedenlerini anlamaya çalışıp, “Şiddette kim ne kadar etkili” sorusuna bilimsel yanıt aradıklarını söyledi. 2012-2019 yılları arasında 91 bin 355 beyaz kod (Hastanede hasta, hasta yakını ve çalışanların başına gelebilecek olumsuz durumlarda güvenlik personelinin durumdan haberdar edilmesi ve olay yerine ulaştırılması için kurulan sistem) gönderildiğini söyleyen Akçakaya, “Bu bir günde 30 sağlık çalışanımızın şiddete maruz kalması demek. Şiddete maruz kalanların hepsinin beyaz kod vermedikleri düşünülürse bu sayının günde 50’yi bulduğunu varsaymak mümkün” dedi.

SON YILLARDA İTİBARIMIZI SARSTILAR

Toplumsal şiddetin her alanda arttığını söyleyen Akçakaya, “ Son yıllarda kadına, çocuğa, hayvana uygulanan şiddet sağlık çalışanlarına yönelik olarak da artış gösterdi ve doktorların meslek gerçeklerinden biri haline geldi” dedi. Bu noktada bazı siyasetçilerin hekime negatif bakışlarının, “paracı doktorlar” olarak ilan edilerek halkın gözünde itibarsızlaştırılmalarının da etkisi olduğuna dikkat çeken Akçakaya, sorunun artışında şiddeti normal gösteren dizi ve filmlerin de payı olduğunu söyledi.

İADE-İ İTİBAR ALMIŞ GİBİ HİSSEDİYORUZ

“Bana 24 saat nöbet tutup ardından hiç ara vermeden 8 saat mesai yapan başka bir meslek grubu gösteremezsiniz” diyen Akçakaya, bunca çalışma ve gayrete rağmen bu çabanın görmezden gelinmesi ben dahil mesleğini severek yapan pek çok doktoru işinden soğutup bu seçimi yaptığına pişman olma noktasına getirmiştir diyerek devam etti; Bugünkü alkışlar bizim için itibarsızlaştırmanın değişimi oldu ve hepimize iade-i itibar kazanmışız duygusu verdi.”

DÜRÜST BİR MESLEK GRUBUYUZ

Akçakaya’ya göre yapılan araştırmalar, bazı meslek gruplarında usulsüzlüklerle sık karşılaşılırken sağlık çalışanlarında bu oranın çok düşük olduğunu gösteriyor. Bunun dışında yapılan çoğu ankette tüm değersizleştirme çabalarına rağmen hekimler hala güvenilirlik açısından listenin birinci sırasında bulunuyor. Üstelik zor koşullara rağmen, Türkiye’de ailelerin çocuklarının doktor olması konusunda ki isteklerinde hala bir değişiklik yok.

“PARAGÖZ HEKİM” ALGISI YARATILMAYA ÇALIŞILIYOR

“Hekimler çok para kazanıyor inanışı da yanlışlar arasında” diyen Akçakaya, devam ediyor, “ Yaratılmaya çalışılan algının gerçekle ilgisi yok. Biz bir kongreye gittiğimizde ya da mesleğimizle ilgili bir kitap aldığımızda ham maaşımızın neredeyse yarısını veriyoruz. Döner sermaye hariç çıplak maaşlarımız diğer birçok meslek grubunun gerisinde. Performans sistemi doktoru çok hasta bakmaya zorluyor. Kaliteli bir hasta muayenesi için ise zamana ihtiyaç oluyor. Para kazanmak için kaliteden ödün vererek çok hasta bakmayı hiçbir hekim istemez.

EMEKLİ MAAŞLARIMIZ ÇOK DÜŞÜK

Biliyor musunuz ki hekimlerin emeklilik maaşları çok düşük. Bu nedenle çoğu hekim 65 olan emeklilik yaşının 70’e çıkarılmasını istiyor. 70 yaşına kadar çalışmak isteyen başka meslek grubu olduğunu sanmıyorum. Son zamanlarda bir iyileştirmeye gidildi ve doktorlara maaşlarının dışında 2 bin lira gelir yardımı yapılmaya başlandı ama bunda da sorunlar var. Örneğin emekli sandığından emekli olan hekim bu yardımı alırken SSK veya Bağkur emeklisi bu gelirden yararlanamıyor. Oysa bu ayrışmanın olmaması gerek. Artık tüm sigortalılar SGK çatısı altında birleştiğine göre bu hatadan en kısa zamanda dönülmesini talep ediyoruz.“

KORONAVİRÜS İÇİN ÇALIŞIRKEN HAK KAYBINA UĞRUYORUZ

Prof. Dr. Adem Akçakaya, konuyla ilgili bir başka noktaya daha dikkat çekerek, “Halkımız bilmez ama Koronavirüs felaketi nedeniyle doktorlar gelir açısından mağdur olmaktadır. Şu anda hekimlerin büyük bir özveri ve fedakârlıkla yaptıkları mücadele bile onların gelir kaybına yol açmaktadır. Hekimler gelir getirici işlemleri bıraktı ve koronavirüs ile mücadeleye yoğunlaştı. Bunun hem kamu hem de özel hastanede çalışan hekimler için aynı olduğunu düşünüyorum. Bu süreçte sağlık çalışanları mağdur edilmemeli. Halkımıza hekimliği eski saygın olduğu günlere döndürdüğü için teşekkür ediyorum ama sadece alkış yetmez. Bizleri mağdur etmesinler. Her alanda açıklanan tedbir paketleri içinde doktorların da yeri olmalı. Önerim meslektaşlarıma bir ay öncesi veya son 6 ayın ortalaması olan performans ve ek gelir ödeneklerinin verilmesidir.

HEKİM OLDUĞUM İÇİN PİŞMANLIK NOKTASINA GELMİŞTİM

Sağlık çalışanlarına yönelik bakış değişikliği ve manevi destek hepimiz için çok anlamlı olsa da aslında biz her zaman sahadaydık ve hep böyle çalışıyorduk. Riskli ortamları sadece Koronavirüs gündemi nedeniyle değil her zaman evimize taşıyorduk. Halkımızın bunun farkına varması bizim için büyük bir tatmin oldu. İşini çok seven bir hekim olmama rağmen olumsuzluklar nedeniyle, son 4 yıldır bu mesleği yaptığım için pişmanlık duyma noktasına gelmiştim. Son gelişmelerle şevk ve heyecanımı yeniden kazandım. Aynı şeyi sadece kendim için değil pek çok meslektaşım için de söyleyebilirim.

ALKIŞLAR SIRASINDA HANIM AĞLADI BENİM DE GÖZLERİM DOLDU

Sağlık çalışanlarının her gece 21.00’de alkışlanmalarının aile olarak kendilerini çok mutlu ettiğini söyleyen Akçakaya, “Duygulandınız mı” sorusu üzerine “Hanım ağladı benim de gözlerim doldu, biz de her gece bu alkışlara destek veriyor ve en çok doktor olan kızımızı alkışlıyoruz.” dedi.