Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Bilgi Yaşam Kuduz aşısını kim icat etti, kim buldu? Kuduz aşıs ne zaman, nerede icat edildi?

        Kuduz hastalığının en tehlikeli yönü, virüsün merkezi sinir sistemine ulaşarak beyne ilerlemesidir. Belirtiler ortaya çıktıktan sonra tedavi etkisiz hâle gelir. Bu yüzden aşının belirtiler başlamadan uygulanması hayati önem taşır. Aşı, iki farklı senaryoda uygulanır. İlki, kuduz riski taşıyan meslek gruplarında veya bölgesel olarak riskli alanlarda yaşayan bireylerde önceden koruma sağlamak amacıyla yapılan profilaktik uygulamadır. Veterinerler, laboratuvar çalışanları, yaban hayatı gözlemcileri gibi yüksek risk grubunda yer alan kişilere periyodik olarak uygulanır.

        İkinci ve daha yaygın durum ise temas sonrası uygulamadır. Kuduz olduğu bilinen ya da şüpheli bir hayvan tarafından ısırılan, tırmalanan ya da salyasına maruz kalan kişilere ivedilikle yapılır. Kuduz şüphesi bulunan her durumda, hayvanın sağlık durumu ne olursa olsun, vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurularak aşılama süreci başlatılmalıdır. Kuduz aşısının etkinliği, erken müdahale edildiğinde son derece yüksektir ve ölümcül seyreden bu hastalığın önlenmesinde en güvenilir yoldur. Bu yönüyle hem bireysel sağlık korumasında hem de halk sağlığı politikalarında kritik bir rol oynamaktadır. Peki, kuduz aşısını kim icat etti? Kuduz aşısının mucidi kim?

        REKLAM

        KUDUZ AŞISINI KİM BULDU?

        Kuduz aşısı, 19. yüzyılda yürütülen bilimsel çalışmalar sonucunda geliştirildi ve bu gelişme, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede büyük bir dönüm noktası oldu. O dönem kuduz, hayvan ısırıklarıyla bulaşan ve neredeyse her zaman ölümle sonuçlanan bir hastalık olarak biliniyordu. Kuduz virüsünün sinir sistemine yerleşerek ilerlemesi ve belirtilerin ortaya çıkmasından sonra hastalığın geri döndürülemez hâle gelmesi, bilim dünyasını bu hastalık üzerinde yoğunlaştırdı. Bu süreçte yapılan araştırmalarda, hastalığın bulaşma ve ilerleme şekli detaylı biçimde incelendi.

        Aşının geliştirilme sürecinde hastalığa neden olan etkenin canlı yapısını koruyarak zayıflatılması ve bağışıklık sistemine tanıtılması fikri benimsendi. Uygulanan yöntemle enfekte hayvanlardan elde edilen virüs, belirli işlemlerden geçirilerek etkisi azaltıldı ve vücuda verildiğinde bağışıklık sistemi tarafından tanınarak korunma sağlandı. İlk etkili sonuçlar laboratuvar ortamında elde edildikten sonra, aşı insanlar üzerinde denenmeye başlandı. Bu sayede kuduzun ölümcül etkisinin önüne geçilebildi. İlk başarılı uygulama, bir çocuğun kurtarılmasıyla tarihe geçti.

        REKLAM

        Bu gelişme, kuduz hastalığının tedavisinde değil, genel anlamda bağışıklık sistemini uyaran önleyici tıp uygulamalarında da yeni bir dönemi başlattı. Kuduz aşısının bulunması, salgınlarla mücadele konusunda bilimsel yöntemin gücünü ortaya koymuş ve aşı teknolojisinin yaygınlaşmasına öncülük etmiştir.

        KUDUZ AŞISI NEREDE İCAT EDİLDİ?

        Kuduz aşısı, 19. yüzyılın sonlarında Avrupa’da geliştirildi ve ilk olarak bilimsel araştırmaların yoğunlaştığı bir laboratuvar ortamında uygulandı. O dönemde kuduz, hayvanlar yoluyla insanlara bulaşan ve belirtiler başladıktan sonra ölümle sonuçlanan son derece tehlikeli bir hastalık olarak tanınıyordu. Bu nedenle çeşitli Avrupa merkezlerinde araştırmalar yürütülüyordu. Kuduz virüsünün merkezi sinir sistemi üzerinde etkili olduğu bilinse de hastalığın bulaşma süreci ve korunma yolları hakkında kesin bilgiler sınırlıydı. Bu dönemde yapılan deneylerde, virüsün etkisinin zayıflatılarak bağışıklık sistemine tanıtılması yöntemiyle korunmanın mümkün olup olmadığı test edildi.

        Çalışmalar, modern tıbbın şekillendiği Paris merkezli laboratuvarlarda yürütüldü. İlk başarılı aşı uygulaması da burada gerçekleştirildi. Geliştirilen yöntemle enfekte edilmiş hayvanlardan elde edilen virüs, kurutma ve kimyasal işlemlerle zayıflatıldıktan sonra deneklere enjekte edildi. İlk başarılı uygulama, kuduz bir köpek tarafından ısırılan bir çocuğun aşılanmasıyla sonuçlandı ve bu gelişme tüm dünyada büyük yankı uyandırdı. Aşı, sadece hayatta kalma şansı olmayan bir çocuğun yaşamını kurtarmakla kalmadı; aynı zamanda mikrobiyoloji ve immünoloji alanında yeni bir dönemin başlamasını sağladı.

        REKLAM

        Kuduz aşısının bu şekilde Avrupa’da, bilimsel altyapısı güçlü bir merkezde geliştirilmiş olması, o dönemin tıp tarihine damga vuran olayları arasında yerini almıştır. Bu icat, yalnızca bir hastalığa çare sunmakla kalmayıp, modern aşı biliminin temellerini atan gelişmelerden biri olarak kabul edilmektedir.

        KUDUZ AŞISI NE ZAMAN İCAT EDİLDİ?

        Kuduz aşısı, 1885 yılında geliştirildi ve bu tarih, tıp tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilir. O dönemde kuduz, hayvanlar yoluyla insanlara bulaşan ve ölümcül seyreden bir hastalık olarak biliniyordu. Özellikle köpek ısırıkları sonrası ortaya çıkan vakalarda, belirtiler başladıktan sonra hayatta kalma ihtimali yok denecek kadar düşüktü. Bu nedenle bilim insanları, hastalıkla mücadele edebilmek amacıyla deneysel çalışmalar yürütmeye başladı. Yapılan araştırmalarda virüsün, merkezi sinir sistemi üzerinde etkili olduğu anlaşıldı ve bu virüsün vücuda girişinden sonraki ilerleme süreci detaylı biçimde incelendi.

        Çalışmalar sonucunda virüsün laboratuvar ortamında zayıflatılarak bağışıklık sistemine tanıtılabileceği ortaya kondu. Bu yöntemle geliştirilen aşı, 1885 yılında kuduz bir köpek tarafından ısırılmış bir çocuk üzerinde uygulandı. Çocuğun hayatta kalması, geliştirilen aşının etkili olduğunu gösterdi ve tüm dünyada yankı uyandırdı. Aşı biliminin gelişmesinde de önemli bir kilometre taşı oldu.

        1885 yılında yapılan bu ilk başarılı deneme, sonrasında aşı üretiminin sistematik hâle gelmesini sağladı ve bağışıklama yöntemlerinin diğer hastalıklara karşı da uygulanabileceği fikrini güçlendirdi. Kuduz aşısının bu tarihte bulunması, halk sağlığı açısından büyük bir kazanım olarak kabul edildi ve günümüzde hâlâ kullanılan pek çok aşı teknolojisinin temelini oluşturdu.

        ÖNERİLEN VİDEO

        29 Temmuz 2025: Bugün ne oldu? İşte günün öne çıkan haberleri

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ