30. İstanbul Tiyatro Festivali 22 Ekim'de başlıyor
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen İstanbul Tiyatro Festivali 30. kez perdelerini açmaya hazırlanıyor. 22 Ekim - 3 Aralık tarihleri arasında, Mehmet Birkiye küratörlüğünde izleyiciyle buluşacak festival, Türkiye'den ve yurtdışından toplam 17 tiyatro, performans ve dans gösterisine evsahipliği yapacak. Biletler 11 Eylül Cuma günü satışa çıkacak
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Entek, Opet ve Tüpraş sponsorluğunda düzenlenen 30. İstanbul Tiyatro Festivali, 22 Ekim'de perdelerini açmaya hazırlanıyor.
Mehmet Birkiye küratörlüğünde gerçekleştirilecek festival, altı uluslararası, on bir yerli gösteriden oluşan bir programla tiyatroseverlerle buluşacak. 3 Aralık'a kadar sürecek festivalde bu yıl iki yapım İKSV Genç Sanatçı Fonu ile desteklenecek.
Hafıza, bu yılki programda en çok üzerinde durulan meselelerden biri. Murat Gülsoy'un yazdığı Mehmet Birkiye'nin yönettiği Ve Ateş Bizi Tüketiyor, kayıp birini ararken kendini, benliğini, geçmişini bulma yolculuğunu anlatıyor. Çiğdem Erdöl'ün yazdığı Elif Sözer ve Zeynep Özden'in yönettiği Sanatçısı Belirsiz *İvi Buradaydı, 1964 sürgününden sonra kentin kültürel hafızasından silinen bir ressamı adıyla geri çağırıyor. Elif Özge Maltepe'nin yazdığı Mehmet Birkiye'nin yönettiği Bir Çeyiz Sözleşmesi'nde arşivden çıkan 129 yıllık bir çeyiz senedi, yazıldığı Yeniköy'deki bir kilisede yeniden okunuyor. Taldans'ın koreografiyle hazırlanan En Son Neyi Unuttuğumu Hatırlamıyorum ise otuz yıl önce arşivlenmiş bir sahne çalışmasını bugünün bedenleriyle temasa geçiriyor.
Dil ve iletişim, programın izleyicileri üzerine düşünmeye davet ettiği diğer önemli meseleler. Marah Haj Hussein'in projesi Dil Broblem Değil, işgal altında yaşayan bir ailenin ses kayıtlarından yola çıkarak anadilin kuşaktan kuşağa dönüşümünü gözler önüne seriyor. Ramesh Meyyappan ve George Mann'ın birlikte ürettikleri Veda Ritüeli'nde doğuştan sağır bir adam, işaret dilini hiç öğrenmemiş ilgisiz babasının ölümünün ardından ona kendi ritüeliyle veda ediyor. Caroline Guiela Nguyen'in yazıp yönettiği, festivalin ilk oyunu Lacrima ise Fransızca, Tamilce, İngilizce ve Fransız işaret dilindeki sahnelerinde Paris'teki bir modaevinden Mumbai'deki nakış atölyelerine uzanan bir emek zincirini deşifre ediyor.
Festival sahnesine taşınan bu meseleler, farklı zaman ve coğrafyalardan bugüne uzanıyor; içinde yaşadığımız dünyada yeni karşılıklar buluyor. Usta yönetmen Dmitry Krymov'un yazıp yönettiği Requiem, Rusya-Ukrayna savaşının gölgesinde yazılan; Suzie Miller'ın kaleme aldığı Nagihan Gürkan'ın sahnelediği Anna K, bir kadının özel hayatının sosyal medyada bir hashtag'e dönüşmesini konu alan yapımlar. J.M. Coetzee'nin romanı Romancının Romanı'ndan Saim Güveloğlu'nun uyarladığı Elizabeth Costello edebiyat, etik ve insanın dünyayla kurduğu ilişki üzerine bir sorgulama. Yeşim Özsoy'un yazıp yönettiği Aksak Deliryum'da ise adı konmamış bir felaket yavaş yavaş gündelik hayata sızıyor. Kadınların deneyimleri ve üretimleri, programın farklı noktalarında birbirine bağlanıyor. Yngvild Aspeli, Paola Rizza'ın kukla anlatısına başvurak uyarladığı Bir Bebek Evi, festivalin bu hattındaki ilgi çekici duraklardan biri.
Dans yapımları, her zaman olduğu gibi festivalin önemli bir parçasını oluşturuyor. Nederlands Dans Theater'ın festivaldeki programı, Jiří Kylián ve Marco Goecke'nin NDT repertuvarından iki yapıtını Noé Soulier'nin yeni eseriyle yan yana getirerek topluluğun farklı kuşaklardan koreograflarından bir seçki sunuyor. Otuzuncu festivale özel olarak koreograf Fernando Melo'ya sipariş edilen Rüzgâr Ağacı ise İstanbul Devlet Opera ve Balesi işbirliğiyle MDTistanbul dansçıları tarafından hayata geçiriliyor.
Beş yıl önce İstanbul'a yazılmış bir aşk hikâyesi olarak yolculuğuna başlayan İstanbul Mon Amour, bu yıl Aşk > Nefret < Aşk alt başlığıyla, Murat Mahmutyazıcıoğlu'nun yazdığı hikayelerle Kadıköy'e uğrayarak kentle kurduğu ilişkiyi yeni duraklar, karşılaşmalar ve anlatılarla sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl başlayan Reşad Ekrem Koçu uyarlamaları, Silahşör Kızı Rabia Hanım ile bu kez başka bir İstanbul öyküsünü izleyiciyle buluşturuyor. Oscar Wilde'ın zamana meydan okuyan eseri Dorian Gray'in Portresi'ni festival küratörlüğünün son yılında Mehmet Birkiye yönetiyor ve oyun, festivalin kapanışını yapıyor.
Festival, bu yıl ücretsiz etkinlikler programını yeni bir başlık altında, Festival Artı adıyla daha geniş bir çerçevede izleyiciyle buluşturuyor. Eylül ayında başlayacak program, festival dönemine hazırlık niteliği taşıyan söyleşiler ve ustalık sınıflarıyla açılacak; 30. İstanbul Tiyatro Festivali boyunca farklı ücretsiz etkinliklerle devam edecek. Festival Artı programına ilişkin ayrıntılı bilgiye tiyatro.iksv.org adresinden ulaşılabilir.
Tüm şehre yayılacak 30. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında, İstanbul'un iki yakasında; AKM Tiyatro Salonu, Alan Kadıköy, Arter, DoubleTree by Hilton Kadıköy, Fiba Salon İKSV, İBB Şehir Tiyatroları Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi, İstanbul Manifaturacılar Çarşısı, İstanbul Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi, Komünite, Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi, Panayia Kilisesi, Paribu Art, Phebus Müzayede Evi, Tarih Edebiyat Sanat Kütüphanesi (TESAK), Yeldeğirmeni Sanat, Zorlu PSM olmak üzere 17 farklı mekân festival izleyicilerine kapılarını açacak.
Festival biletleri, İKSV Lale Kart üyeleri için 7 Eylül Pazartesi saat 10.30'da başlayan ön satış döneminin ardından 11 Eylül Cuma saat 10.30'da Passo'da genel satışa açılacak.
Eczacıbaşı Genç Bilet projesi kapsamında, sınırlı sayıda öğrenci bileti 50 TL'den satışa sunulacak.
Engelli izleyiciler ve refakatçileri %50 indirimli biletlerini web sitesindeki Engelsiz Bilet Al seçeneklerini kullanarak alabiliyor.
FESTİVALİN ÖDÜL TÖRENİ SALİH BADEMCİ'NİN SUNUMUYLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ
30. İstanbul Tiyatro Festivali'nin ödül töreni 9 Eylül Çarşamba akşamı The Marmara Otel Taksim'de Salih Bademci'nin sunumuyla gerçekleştirildi.
Toplantıda konuşan İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, "İstanbul Kültür Sanat Vakfı olarak 1989’dan bu yana sürdürdüğümüz İstanbul Tiyatro Festivali, yıllar boyunca Türkiye’den ve dünyadan sanatçıları İstanbul’da bir araya getirdi. Farklı kuşakların tiyatro sanatıyla tanışmasına ve İstanbul’daki kültür-sanat yaşamının zenginleşmesine önemli katkılarda bulundu. Tüm İKSV etkinliklerinde olduğu gibi İstanbul Tiyatro Festivali de genç sanatçıları destekledi, yeni arayışlara ve yenilikçi üretimlere alan açtı; genç izleyicileri yeni sahne dilleriyle ve dünyadan özgün örneklerle buluşturdu. Bu konuda attığımız adımları son yıllarda Eczacıbaşı Genç Bilet ve İKSV Genç Sanatçı Fonu gibi programlarla çeşitlendirebilmekten, İKSV Genç Sanatçı fonuyla geçtiğimiz dört yıl içinde 13 yeni yapımı destekleyebilmekten mutluluk duyuyoruz. 1989’dan bu yana devam eden bu uzun soluklu yolculuğun sürdürülmesi, kalıcı işbirlikleriyle mümkün oluyor. Festival eş sponsorlarımız Koç Holding Enerji Grubu şirketleri Aygaz, Entek, Opet ve Tüpraş 20 yılı aşkın süredir İstanbul Tiyatro Festivali’nin yanında. Kendilerine uzun yıllardır sürdürdükleri bu değerli işbirliği için, içtenlikle teşekkür ediyorum. Tüm sponsorlarımıza, kamu kurumlarına ve uluslararası kültür kurumlarına, Lale Kart üyelerimize, bu programın hazırlanmasında emeği geçen tüm arkadaşlarımıza, festivalin bir parçası olan değerli sanatçılara ve festivali geniş kitlelere ulaştıran basın mensuplarına teşekkürlerimi sunuyorum. 30. İstanbul Tiyatro Festivali’nin İstanbul’un kültür-sanat yaşamına yeni karşılaşmalar ve benzersiz deneyimler kazandırmasını diliyorum” dedi.
30. İstanbul Tiyatro Festivali Küratörü Mehmet Birkiye, “Küratörlüğüm sırasında desteğini eksik etmeyen İKSV Yönetim Kurulu’na, Sayın Bülent Eczacıbaşı’na, Görgün Taner ve Yeşim Gürer Oymak’a, bu üç yıl zarfında her şeyi inanılmaz kolaylaştıran mesai arkadaşım Handan Uzal Dündar’a içten katkılarından dolayı Ferhat Asniya ve Defne Epikmen’e çok, çok teşekkür ederim. Bu kürsüye ilk çıktığımda ‘Sponsorlarımıza şükran duyuyorum, ama daha çok şükran duymak istiyorum’ demiştim. Daha çok şükran duymama fırsat verdikleri için sponsorlarımıza içtenlikle teşekkür ederim. Ve tabii ki bu üç yıl boyunca İstanbul Tiyatro Festivali’ni hiç yalnız bırakmayan seyircilerimize sonsuz teşekkürler. Tennessee Williams’ın Sırça Kümesi oyununda; Tom kardeşi Laura’ya şöyle seslenir: ‘Değil mi ki dünya yıldırımlarla aydınlanıyor, en iyisi mi sen mumlarını bir an önce söndür.’ Dünya şimdilerde de yıldırımlarla aydınlanıyor ne yazık ki. Ama biz tiyatrocular Tennessee Williams’ı dinlemeyi reddediyoruz. Mumlarımız hep yanacak, onların zarif ve masum ışığından asla vazgeçmeyeceğiz, bu korku dolu yıldırımların parçası olmayacağız. Allahaısmarladık,” dedi.
Toplantıda daha sonra söz alan İstanbul Tiyatro Festivali Programlama Yöneticisi Handan Uzal Dündar festival programıyla ilgili ayrıntıları aktardı.
FESTİVALİN ONUR ÖDÜLÜ TİLBE SARAN’A SUNULDU
İstanbul Tiyatro Festivali Onur Ödülü, 9 Eylül Çarşamba akşamı The Marmara Otel Taksim’de düzenlenen bir törenle oyuncu Tilbe Saran’a sunuldu.
Tilbe Saran konuşmasında, “Onur ödülü alacağımı öğrendiğimde tahmin edersiniz ki içimde kelebekler uçuştu. Ve o kelebekler nice anıyı zihnime çağırıverdi. Hangi birinin peşine takılacağımı şaşırdım. 1989’dan bu yana geçen 37 yılda, İstanbul Tiyatro Festivali’nin 636 işinden kimbilir kaçını görmüş kaçını unutmuştum. Ama Dikmen hocanın bir yazısında dediği gibi ‘hayatımızın akışını değiştiren bazı anlar vardır’. Benim de bu ödül haberiyle belleğimin denizinde hayatımın akışını değiştiren bazı oyunlar, bazı oyuncular, bazı tasarımlar, bazı mekanlar, bazı sesler, görüntüler su üzerine çıkmaya başladı. 37 yıl boyunca İstanbul Tiyatro Festivallerinde izlediklerim kadar festivalin parçası 14 oyunumun aklımda kalan nice anısı doluşuverdi belleğime. Daldım hayallere. Hatırladıkça listem kabardı. Hangi birini saysam bir sonrakinin hatırı kaldı. Derken yitirdiklerim de hafızamın derinliklerinde belirmeye başladı. Hocalarım…dostlarım…ustalarım… işlerinin peşinde hayranlıkla koştuklarım… ve İstanbul’un dehlizlerine gömülüp silinen nice seyir mekanı içimi dağladı. Bu kayıplarla yüzleşmek pek kolay olmadı. Sonra tanıdık bir his geldi oturdu yüreğime: umut. İstanbul Tiyatro Festivali galiba bana en çok ‘umut’ verdi. Gündelik hayatın gelgeç dertlerinin karanlığında nefes aldırtmaktan söz etmiyorum. Havel’in tanımladığı “umut”tan söz ediyorum. İyimserlikle aynı şey olmayan umuttan. Sonucun ne olacağından bağımsız olarak bir şeyin anlamlı olduğuna duyulan kesinlik duygusundan. İlk yıllarından bugüne dünya ile aramızda köprüler kuran, izleme ezberlerimizi bozan, bazen ‘ne bu’ dedirten bazen birinin düşüne girmiş kadar büyülü dünyalar kuran nice iş benim hayatıma ‘anlam’ kattı. Meltem gibi bir hafiflik ve umut taşıdı. Bugün hayranı olduğum onca usta ile aynı satırda anılmak ve bir gün öğrencilerimle de aynı satırda buluşabilme ümidi beni kelebekler kadar sarhoş etti. Her daim kendini yıkarak yeniden var eden tiyatro sanatına, umuda, anlama hayata, kelebeklere ve İKSV’ye teşekkür ederim” dedi.
FESTİVAL LACRİMA İLE AÇILACAK
Festivalin açılışı, Fransız yönetmen Caroline Guiela Nguyen'in imzasını taşıyan Lacrima ile yapılacak.
Theatre National de Strasbourg'un ilk kadın direktörü olan Nguyen'in yazıp yönettiği oyun, 22-23 Ekim'de Zorlu Performans Sanatları Merkezi (PSM) Turkcell Sahnesi'nde sahnelenecek.
Fransızca, Tamilce, İngilizce ve Fransız işaret dilinin kullanıldığı yapım, Paris'teki bir modaevinden Mumbai'deki nakış atölyelerine uzanan emek zincirini konu alıyor.
Festival kapsamında İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) ile MDTistanbul işbirliğiyle hazırlanan Rüzgar Ağacı da izleyiciyle buluşacak. Fernando Melo'nun koreografisini hazırladığı eser, 24-25 Ekim'de AKM Tiyatro Salonu'nda sahnelenecek.
DÜNYACA ÜNLÜ DANS TOPLULUĞU İSTANBUL'DA
Dünyanın önde gelen çağdaş dans topluluklarından Nederlands Dans Theater (NDT 2), uzun bir aranın ardından festival kapsamında İstanbul'a gelecek.
Topluluğun farklı kuşaklardan koreografların eserlerini bir araya getiren üç bölümlük gösterisi, 27-28 Kasım'da Zorlu PSM Turkcell Sahnesi'nde sanatseverlerle buluşacak.
Festivalin uluslararası programında ayrıca Rus yönetmen Dmitry Krymov'un yazıp yönettiği Requiem ile Filistinli sanatçı Marah Haj Hussein'in Dil Broblem Değil adlı çalışması yer alıyor.
Requiem, 11-12 Kasım'da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde, Dil Broblem Değil ise 28-29 Kasım'da Alan Kadıköy'de sahnelenecek.
Ödüllü topluluk Ad Infinitum'un Veda Ritüeli adlı sözsüz solo performansı ise 7-8 Kasım'da Paribu Art'ta izlenebilecek.
İSTANBUL HİKAYELERİ SAHNEYE TAŞINACAK
Festivalin İstanbul'a odaklanan yapımları arasında "İstanbul Mon Amour: Aşk > Nefret < Aşk" da bulunuyor. Murat Mahmutyazıcıoğlu'nun yazıp yönettiği yapım, 21-22 Kasım'da Kadıköy'ün farklı mekanlarında izleyiciyle buluşacak.
İstanbul tarihçisi Reşad Ekrem Koçu'nun anlatılarından hareketle hazırlanan Silahşör Kızı Rabia Hanım ise 24-25 Ekim'de Phebus Müzayede Evi'nde sahnelenecek.
Elif Özge Maltepe'nin yazdığı, Murat Daltaban'ın yönettiği Bir Çeyiz Sözleşmesi, 30-31 Ekim ve 1 Kasım'da Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi'nde sanatseverlerin karşısına çıkacak.
KADINLARIN ÜRETİMİ FESTİVAL PROGRAMINDA ÖNE ÇIKIYOR
Festivalde kadın yazar, yönetmen ve oyuncuların üretimlerini görünür kılmayı amaçlayan Bu İşte Bir Kadın Var seçkisi de devam edecek.
Henrik Ibsen'in klasik eseri Nora, Bir Bebek Evi, Norveçli yönetmen, oyuncu ve kukla sanatçısı Yngvild Aspeli'nin yorumuyla 14-15 Kasım'da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde sahnelenecek.
Sanatçısı Belirsiz: İvi Buradaydı ise İstanbul doğumlu Rum ressam İvi Stangali'nin izini sürüyor. Yapım, 3-4 Kasım'da Arter Karbon'da, 17 Kasım'da ise Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi'nde gösterilecek.
Festival programında ayrıca Suzie Miller'ın yazdığı, Nagihan Gürkan'ın yönettiği Anna K, Saim Güveloğlu'nun uyarlayıp yönettiği Elizabeth Costello"ve Yeşim Özsoy'un yönettiği Aksak Deliryum gibi yapımlar yer alıyor.
GENÇ SANATÇILARA VE YENİ ARAYIŞLARA DESTEK
Üç yıl önce başlatılan Yeni Arayışlar bölümü bu yıl En Son Neyi Unuttuğumu Hatırlamıyorum ve Aksak Deliryum ile devam edecek.
Taldans'ın hazırladığı En Son Neyi Unuttuğumu Hatırlamıyorum, yaklaşık 30 yıl önce Tiyatro Araştırma Laboratuvarı (TAL) tarafından arşivlenen Troya İçinde Vurdular Beni çalışmasından hareketle sahneye taşınıyor. Yapım, 13-14 Kasım'da Alan Kadıköy'de izlenebilecek.
FESTİVAL DORIAN GRAY'İN PORTRESİ İLE KAPANACAK
İstanbul Tiyatro Festivali'nin kapanışı ise Oscar Wilde'ın Dorian Gray'in Portresi adlı eserinin uyarlamasıyla yapılacak.
Mehmet Birkiye'nin yönettiği, Kerem Kurdoğlu'nun sahneye uyarladığı yapım, 3 Aralık'ta Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi'nde seyirci karşısına çıkacak.
Salih Bademci, Engin Hepileri ve Yiğit Sertdemir'in rol aldığı oyun, aynı zamanda Birkiye'nin üç yıllık festival küratörlüğünün son çalışması olacak.
FESTİVAL ARTI İLE ÜCRETSİZ ETKİNLİKLER
Festival kapsamında bu yıl Festival Artı başlığı altında ücretsiz söyleşi, ustalık sınıfı, atölye ve kitap kulübü etkinlikleri de düzenlenecek.
Programda Fernando Melo ve Caroline Guiela Nguyen'in ustalık sınıflarının yanı sıra İvi Stangali, Reşad Ekrem Koçu ve çağdaş dans üzerine söyleşiler, çocuklara yönelik kukla atölyeleri ve çeşitli kitap kulübü buluşmaları gerçekleştirilecek.
İKSV Alt Kat işbirliğiyle çocuklar için de ücretsiz kukla atölyeleri düzenlenecek. 4-6 yaş grubuna yönelik Soyut Kukla Atölyesi ile 7-9 yaş grubuna yönelik Kuklayla Doğaçlama Atölyesi çocuklarla buluşacak.
FESTİVAL DIŞI PRÖMİYERLER
İstanbul Tiyatro Festivali, geçen yıl başlattığı Festival Dışı Prömiyerler çağrısını 30. edisyonunda da sürdürüyor. Festival, programında yer almayan ancak 22 Ekim–3 Aralık 2026 tarihleri arasında İstanbul’da prömiyer yapacak yerli yapımları festival izleyicisine duyurmayı amaçlıyor. Bu tarihler arasında İstanbul’un farklı sahnelerinde ilk kez izleyici karşısına çıkacak yeni prodüksiyonlar, web sitemizde “Festival Dışı Prömiyerler” başlığı altında özel olarak hazırlanan bir sayfada festival izleyicisinin dikkatine sunulacak. Ayrıca İstanbul Tiyatro Festivali Instagram hesabında, izleyicileri web sitesindeki bu ajandaya yönlendiren bir duyuru paylaşılacak. Formda istenen tüm bilgileri eksiksiz içeren ve 9 Ekim 2026 tarihine kadar ulaştırılan başvurular web sitesinde yayımlanacak. İşte program...
AÇILIŞ GÖSTERİSİ: LACRIMA
22 Ekim Perşembe, 20.00, Zorlu PSM Turkcell Sahnesi
23 Ekim Cuma, 20.00, Zorlu PSM Turkcell Sahnesi
KAFES ARKASI GÜNAHKÂRLARI: SİLAHŞÖR KIZI RABİA HANIM
24 Ekim Cumartesi, 15.00 | 20.30, Phebus Müzayede Evi
25 Ekim Pazar, 18.00 | 20.30, Phebus Müzayede Evi
RÜZGÂR AĞACI
24 Ekim Cumartesi, 20.30, AKM Tiyatro Salonu
25 Ekim Pazar, 15.00, AKM Tiyatro Salonu
BİR ÇEYİZ SÖZLEŞMESİ
30 Ekim Cuma, 18.00 | 20.30, Panayia Rum Kilisesi, Yeniköy
31 Ekim Cumartesi, 18.00 | 20.30, Panayia Rum Kilisesi, Yeniköy
1 Kasım Pazar, 18.00 | 20.30, Panayia Rum Kilisesi, Yeniköy
VE ATEŞ BİZİ TÜKETİYOR
31 Ekim Cumartesi, 20.30, Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi
1 Kasım Pazar, 18.00, Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi
SANATÇISI BELİRSİZ: İVİ BURADAYDI*
3 Kasım Salı, 20.30, Arter Karbon
4 Kasım Çarşamba, 20.30, Arter Karbon
17 Kasım Salı, 20.30, Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi
ELIZABETH COSTELLO
4 Kasım Çarşamba, 20.30, Paribu Art
5 Kasım Perşembe, 20.30, Paribu Art
VEDA RİTÜELİ
7 Kasım Cumartesi, 20.30, Paribu Art
8 Kasım Pazar, 15.00, Paribu Art
REQUIEM
11 Kasım Çarşamba, 20.30, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi
12 Kasım Perşembe, 20.30, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi
EN SON NEYİ UNUTTUĞUMU HATIRLAMIYORUM
13 Kasım Cuma, 20.30, Alan Kadıköy
14 Kasım Cumartesi, 20.30, Alan Kadıköy
BİR BEBEK EVİ
14 Kasım Cumartesi, 20.30, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi
15 Kasım Pazar, 18.00, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi
ANNA K
18 Kasım Çarşamba, 20.30, Alan Kadıköy
19 Kasım Perşembe, 20.30, Alan Kadıköy
İSTANBUL MON AMOUR: AŞK > NEFRET < AŞK
21 Kasım Cumartesi, 15.00 | 17.00, Kadıköy (İstanbul Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi, Yeldeğirmeni Sanat, Komünite)
22 Kasım Pazar, 15.00 | 17.00, Kadıköy (İstanbul Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi, Yeldeğirmeni Sanat, Komünite)
AKSAK DELİRYUM
24 Kasım Salı, 20.30, Alan Kadıköy
25 Kasım Çarşamba, 20.30, Alan Kadıköy
NEDERLANDS DANS THEATER (NDT 2)
27 Kasım Cuma, 20.30, Zorlu PSM Turkcell Sahnesi
28 Kasım Cumartesi, 20.30, Zorlu PSM Turkcell Sahnesi
DİL BROBLEM DEĞİL
28 Kasım Cumartesi, 20.30, Alan Kadıköy
29 Kasım Pazar, 15.00 | 18.00, Alan Kadıköy
DORIAN GRAY'İN PORTRESİ
3 Aralık Perşembe, 20.30, Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi