Ekranda aşık görünen ancak sette tartışan ünlü oyuncular
Bazen ekran yıldızları arasındaki kimya o kadar kuvvetlidir ki bu gerçek hayatta da çift olmalarına kapı açar. Ancak ekranda rol gereği çift olup gerçekte birbirinden hiç hoşlanmayan ünlü çiftler de var. İşte birbirinden hoşlanmayan 5 ünlü çift...
Vivian Vance ve William Frawley - "I Love Lucy"
Ekran önünde fazla romantik olmasalar da ekran arkasında da birbirlerine köpürüyorlardı. Söylentilere göre bunun nedeni ikilinin arasındaki 22 yaş farkı da olabilirdi. Vivian Vance, William Frawley ile ilk provalarda tanıştığında bundan memnun olmamıştı.
Şovun yapımcısının oğlu ve baş yazarı “Bu gerçekten onu rahatsız etti” diye açıklıyor. “Bu yaşlı adamla evlendiğime kim inanır?” diyen Vance'in şikayetlerini duyan Frawley'in kendini küçük düşürülmüş hissettiği söyleniyor.
İkili sette sık sık tartıştı ve araları hiçbir zaman ısınmadı. Nihayet dizi bittiğinde Frawley; “O Kansas'tan gelen en güzel kadınlardan biri ancak sık sık oraya geri dönmesini diledim. Şimdi nerede bilmiyorum, o da benim nerede olduğumu bilmiyor ve bu tam da istediğim şeydi” diye itiraf ediyor.
Pierce Brosnan ve Teri Hatcher - "Tomorrow Never Dies"
James Bond kimseyi beklemez-onu oynayan Pierce Brosnan da yardımcı oyuncusu Teri Hatcher ile sette iyi anlaşamıyordu. Brosnan, Hatcher'la oynamaktan oldukça mutsuz olduğunu çünkü onun kendisini saatlerce beklettiğini açıklamıştı.
Ancak Brosnan daha sonra bunun nedeninin Hatcher'ın hamileliğinin ilk evrelerinde olmasından ve kendini iyi hissetmemesinden kaynaklandığını sonradan fark ettiğini açıkladı.
Jennifer Grey ve Patrick Swayze - "Dirty Dancing"
Ekrandaki tutku denildiğinde Baby ve Johnny'nin aşkından daha tutkulusunu bulmakta zorlanabiliriz. Ancak Jennifer Grey ve Patrick Swayze tarafından sergilenen güçlü karakterler, kameralar kayıttan çıktığında birbiriyle çatışıyordu.
"Time Of My Life" adlı otobiyografisinde Swayze, “Tüm gün süren bir çekimin ardından yorgunken birkaç kez sürtüştük. Özellikle o, çok duygusal görünüyordu ve bazen biri onu eleştirdiğinde gözyaşlarına boğuluyordu. Diğer zamanlarda ise saçma durumlara giriyor ve güldüğü için çekemediğimiz sahneleri tekrar tekrar çektiriyordu” diye itiarf ediyor.
Laurence Olivier ve Marilyn Monroe - "The Prince And The Showgirl"
"Aşkta reddilmiş bir kadının gazabı cehennemde bile görülmez" sözü doğru, hatta Laurence Olivier'e uyacak kadar doğru. O ve Marilyn Monroe, 1975'te Olivier'in aynı zamanda yapımcısı olduğu "The Prince and The Showgirl" filminde başroldeydi.
Anlatılanlara göre bir keresinde Monroe'ya, bir daha kafasından atamadığı “seksi olmayı dene” tavsiyesinde bulundu. Sözde düşmanlığı ilk kimin başlattığı belirsiz olsa da Olivier, Monroe'nun ekiple yeterince kaynaşmadığını hissettiğini ve hatta Monroe'nun özgüvenini kırmak için sete güzel karısı oyuncu Vivien Leigh'i getirdiği söyleniyor.
Marlon Brando ve Sophia Loren - "A Countess From Hong Kong"
Tartışmacı İtalyan bombası, Marlon Brando'yu 1967 yapımı "A Countess From Hong Kong" filminin setinde neredeyse tokatlıyordu.
“Onu gerçekten tanımak için hiç fırsatım olmadı. Marlon tanıması oldukça zor bir insandı” diyor Sophia Loren bir röportajında. “Bir gün filmde bir sahneyi canlandırıyorduk...ve sırtımı okşaması gerekiyordu. Ben de çekimden önce, bunu yapmamasını çünkü bundan hoşlanmadığımı söyledim.O da tam çekim sırasunda bunu yaptı. Ben de bunu bir daha yaparsan suratına tokadı basarım dedim. Bundan dolayı oldukça üzülmüştü” diye ekliyor.
Söylenenlere göre ikili ilişkilerine, Brando bir sahneyi çekerlerken Loren'e burun kıllarını gördüğünü söylediği için baştan kötü başlamıştı.