Thomas Hoepker: Muhammed Ali’yi 2 dakikada çektim

25.03.2017 - 05:00 | Güncelleme:

Magnum fotoğrafçısı Thomas Hoepker’in ilk kişisel sergisi ‘Ani Bir Zafer’, Leica Gallery’de açıldı

Magnum fotoğrafçısı Thomas Hoepker’in ilk kişisel sergisi “Ani Bir Zafer” Leica Gallery’de açtı. Hoepker, Muhammed Ali’nin meşhur yumruk fotoğrafının hikâyesini Gazete Habertürk'ten Ece Ulusum'a anlattı...

Muhammed Ali vefat ettiğinde ‘doğru’ fotoğrafı bulmak için gazetede bir arayış başlamıştı. Bir sürü fotoğraf vardı ama hiçbiri Ali’yi tam anlatmıyordu. Arayış çok basit bir fotoğrafla sona ermişti, Thomas Hoepker’in fotoğrafıyla... Gerçekten çok etkiliydi, bu fotoğraf nasıl çekilmişti? Şanslıyım ki Hoepker ülkemizdeki ilk kişisel sergisi için İstanbul’a geldi ve bizzat kendisinden o fotoğrafın perde arkasını dinledim.

Sergi turuna biraz erken gitmiştim, Leica Gallery’nin yanındaki kafede oturmuş çay içip ağır ağır konuşuyordu. Daha çok dinliyordu ama gözü sürekli etraftaki insanlardaydı. 80 yaşındaydı, ömrü boyunca fotoğraf çekmişti ama belli ki dinlenmeye niyeti yoktu zira boynunda yine bir fotoğraf makinesi asılıydı. Sonunda zaman geldi, sergi alanına gittik. Ağır adımlarla sergiyi dolaşmaya başladık. Girer girmez bizi Muhammed Ali fotoğrafları karşıladı.

Ani Bir Zafer” sergisi 3 Hazirana kadar Leica Gallery’de. Üstelik ücretsiz!

“Hayatım boyunca milyonlarca fotoğraf çektim, hayatımı buna adadım. Ve bu sergide bir bölümü var sadece. Bu seçkiyi hazırlamak kolay değil, Yasemin’i (Elçi) tebrik etmeliyim. Çünkü her biri farklı zamanlarda çekilmiş olmasına rağmen birbirleriyle bağlantılı” deyip daldı gitti. Serginin bu galeride olmasının elbette bir sebebi var, fotoğraflarının birçoğunu Leica ile çekmiş. Bir kısmı da 15 yaşlarındayken dedesinin verdiği küçük bir fotoğraf makinesiyle.

‘O FOTOĞRAF KARIŞIK BiR YIĞININ İÇİNDEN ÇIKTI’

Sonunda Muhammed Ali’nin meşhur yumruk fotoğrafının önüne geldik ama o bizi fotoğrafın çıktığı film seriye götürdü. Tam onun önüne geldiğimizde Thomas bana dönüp “Belki de sizin yaşınızdan büyüktür bu negatifler. Negatif filmlerin ne olduğunu biliyorsunuz değil mi?” dedi. (Gülüyor.) Sonra anlatmaya devam etti: “Aslında o fotoğraf karışık bir yığının içinden çıktı. Bakın evde birçok fotoğraf çektim, kimisi karanlık. Bu yumruk fotoğrafı da birden geldi ve ‘Selam’ deyip refleks olarak yumruk atıyormuş gibi yaptı. Sihir falan değildi, 2 dakikada ortaya çıktı. Arkada fon bile yok ama çok etkili. Çok ilginç biriydi...”

Sadece 2 dakika mı? Uzun süre düşünülmüş bir fikir gibi gelmişti oysa bana. Ancak bu birkaç dakika için de haftalarını ayırmış: “Boks nedir bilmezdim. Onunla birkaç seyahate gittim sadece. Çalıştığım dergi ‘Git ne kadar kalman gerekiyorsa kal, 1 hafta ya da 1 ay. İstediğin fotoğrafı çekmeden dönme’ demişti. Ben de onunla dolaşıyordum. Her şeye açıktı, ‘Tişörtünü çıkar’ diyordum, anında çıkarıyordu. Hiç ‘Neden?’ diye bile sormazdı.” (Gülüyor.)

Hoepker, fotoğrafçılığın önemli kurallarından birini her zaman yerine getirdi. Doğru zamanda doğru yerde bulunmayı başarmıştı. Mesela Doğu Berlin’e ilk giren fotoğrafçıydı, II. Dünya Savaşı’nda Japon işgali sonrasında bağımsızlığını yeni ilan eden Malezya’yı dolaştı, 11 Eylül saldırısında şans eseri oradaydı ve bakanı beyninden vuran bir fotoğraf çekmeyi başarmıştı. Hoepker’ın dergilerdeki işi aslında fotoğraflarla makale hazırlamaktı. Bunu deyince “Öyle ama şanslı olmak lazım, şans olmadan bu iş olmuyor. Basit şeyler her zaman daha önemlidir. Bunu unutmayın” diye konuştu.

HOEPKER: AYAKLARIMIN VE KAMERAMIN BENİ NEREYE GÖTÜRDÜĞÜNE BAĞLI!

- Fotoğraflarınızın genelinde sizce hangi duygu hâkim?

Çektiğim şeye bağlı. Bir gün güzel bir manzara, bir kadın ya da ilginç bir adam olabilir ve mesleğimde de şok edici ve korkunç bir şeye baktığım olur. Bu gerçekten ayaklarımın ve kameramın beni nereye götürdüğüne bağlı.

- Siz doğru zamanda doğru yerde olmayı başardınız. Şimdi nerede olmayı ve kimi fotoğraflamak isterdiniz?

Bu alışılmadık şehirde olduğum için mutluyum. Gerçekten dışarı çıkıp fotoğraf çekmek istiyorum. Işık çok ilginç ve güzel...

- Hiç ortaya çıkmamış daha doğrusu çıkarmaya cesaret edemediğiniz bir fotoğraf oldu mu?

Normalde kendime karşı çok sert davrandım ve beni mutlu etmeyen tüm fotoğrafları sildim. Özellikle bugün, dijital fotoğrafçılıktan beri çok fazla fotoğraf çekiyoruz ve aralarında iyi sonuçlar çıkmasını umuyoruz...

- Günümüzde Magnum Photos’un yeri sizce nedir? Haber fotoğraflarının telefon kameralarından çıktığı dönemde ajans nasıl bir duruş sergiliyor sizce?

Magnum bence fotoğrafçılık hakkında insanlara çok şey öğreten bir ailedir. Bunun için olgun ve bazen de meşhur fotoğrafçılar tarafından... Onların ne yaptığını görmek ve iletişimini seyretmek he zaman ilginçtir. Bu işi ancak onlar gibileri izleyerek öğrenebilirsiniz. Ve diğer konuya gelince, eğer telefon kameralarından daha iyi sonuç alıyorsanız kullandığınız kameranın önemi yoktur. Ancak basın ya da bir dergi için fotoğraf çekmek istiyorsanız, kamerayı daha iyi kontrol edebilmek için profesyonel makine daha iyi olur.

“10 Eylül 2001 günü New York’ta 12 fotoğrafçıyla bir Magnum toplantısına katılmıştım. Ertesi gün iki uçak Dünya Ticaret Merkezi’ne çakıldı. Arabama binip Queens ve Brooklyn’de dolaştım ama ‘Sıfır Noktası’na yaklaşamadım. O güne ait tüm fotoğraflarım karşı yakadandır.”

 

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ