Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Sinema 25. Ankara Uluslararası Film Festivali, Kerem Akça, Ankara Uluslararası Film Festivali 2014 ödül alanlar

        KEREM AKÇA / keremakca@haberturk.com

        5 Haziran’da start alan 25. Ankara Uluslararası Film Festivali, başkentin kültürle nefes alan halkına ve gençlerine yaraşır 10 günlük bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 15 Haziran’da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Salonu’nda düzenlenen ödül töreninde “Daire” zafere ulaşırken, “Şarkı Söyleyen Kadınlar”ın beş, “Cennetten Kovulmak”ın dört ödülle geceden memnun ayrıldığı söylenebilir. Organizasyon, sinemanın unutulmaz klasikleri ile yeni filmler arasında köprü kuran programıyla her türlü ustayı bağrına basarken, umut vaat eden yetenekli yönetmenlere de alan açtı. Sundance, Berlin ve Cannes’da prömiyerini yaptıktan sonra Türkiye’deki ilk gösterimini gerçekleştiren eserler ise Ankara izleyicisi için bir şanstı.

        Ayakları üzerinde duran ve yıllara meydan okuyan her festival için spesifik seneler değerlidir. 25. yıl da Ankara Uluslararası Film Festivali için önem arz ediyor. Zira 2013’te istenmeyen koşullar sebebiyle zor günler yaşadı etkinlik. Ama İrfan Demirkol ve İnci Demirkol’un katkılarıyla toparladı. 2014 için bomba gibi hazırlandı. Şubat’ta başlayan SineBellek etkinlikleri de, -duyduğumuz kadarıyla- ‘sinema hazinesi’ olarak başucumuzu konulacak derecede arşivlikti. Sonunda esas festival geldi çattı…

        RENKLİ PROGRAMDA TÜRKİYE PRÖMİYERLERİ DE VARDI

        5-15 Haziran arasında düzenlenen festivalde, video-art’ın 50. senesine özel seçkinin yanı sıra eskiler ile yenileri aynı potada eriten incelikli bir program vardı. Bertrand Tavernier’den Lucian Pintilie’ye, Margarethe Von Trotta’dan Terry Gilliam’a, Jean Renoir’dan Orson Welles’e uzanan bir yoğunlukla yüzleştik. Bunlar Sinemanın Yeni Yıldızı: Romanya Sineması, Orson Welles’in İzinde, 1. Dünya Savaşı’nın 100. Yılı, Güney’den, Usta İşi, Çocukların Festivali, Dünya Festivallerinden, Avustralya Genç Sineması gibi bölümlerden destek aldı.

        Albert Lamorisse’in 34 dakikalık balonlu çocuk filmi mucizesi “Kırmızı Balon”un (“Le Ballon Rouge”, 1956) araya sıkıştırılması bir armağandı. Kırmızı ile mavi balonun cinsiyet farklılıkları ve sinemanın diyalogsuz dert anlatırken Paris sokaklarını kullanma becerisi, Fransız Şiirsel Gerçekçiliği kokuyordu. “İkinci Oyun” (“Al Doilea Joc”, 2014), “Gençler” (“Young Ones”, 2014), “Evden Eve – Bir Hayalin Kronolojisi” (“Die Andrere Heimat – Einer Sehnsucht”, 2013), “Sadece Bir İç Çekiş” (“Le Temps de l’Aventure”, 2013) ve “Welcome to New York” (2014) gibi filmlerin Türkiye prömiyerleri de unutulmadı. İlk gösterimi Cannes, Sundance, Venedik ve Berlin gibi önemli festivallerde yapılan bu eserler, başkenti onurlandırdı.

        MECBURİ BİR GÜNAH ÇIKARMA

        Bunlardan Romen Yeni Dalgası’nın en önemli auteur’ü Porumboiu imzalı ilki, aslında ‘deneysel bir deneme’ olarak ilginç bir ‘futbol belgesi’ bıraktı. Ancak yönetmen adına bir hayal kırıklığı idi şüphesiz… Öte yandan 70’lerde komünist rejimle yüzleşme yıllarında üreyen “Taş Düğün” (“Nuna de Piatra”, 1973), hem Herzog’la hem de Kusturica ile akrabalık kuran ‘pastoral bir masal’ kıvamındaydı. Ülke sinemasının kilometre taşlarından birini deneyimlememizi sağladı.

        Öte yandan “Pamuk Prenses” (“Blancanieves”, 2012), “Vecide” (“Wadjda”, 2012) ve “Tabu” (2012) gibi 2012-2013, “Körlük” (“Blind”, 2014), “Tatlı Biber Diyarım” (“My Sweet Pepper Land”, 2013), “Ida” (2013), “Tom Çiftlikte” (“Tom à la Ferme”, 2013), “3x3D” (2013), “Kulüp Sandviç” (“Club Sandwich”, 2013) gibi 2013-2014 sezonunun önemli filmleri unutulmadı. Geçen yılın ‘yeni filmler’ adına es geçilen programı adına bir ‘günah çıkarma’ yaşandı.

        “Ölümü Beklerken” (“La Mort en Direct”, 1980), “Brazil” (1985), “Oh! Bu Ne Güzel Savaş” (“Oh! What A Lovely War”, 1969), “Harp Esirleri” (“La Grande Illusion”, 1937), “Kadın ve Yabancı” (“Die Frau und der Fremde”, 1985), “Othello” (1952) gibi sinema tarihinin çeşitli bölümlerinden önemsenen filmleri yakalamak ise bir fırsattı. Bir karma oluşturma adına özellikle…

        ÖDÜLE ULAŞAN ‘DAİRE’ YAPMA BİR FESTİVAL FORMÜLÜ FİLMİ

        Tayfun Pirselimoğlu, Belçim Bilgin, Mert Fırat, Ali Karadoğan ve Andreas Sinanos’tan oluşan jüri ise merakla beklenen uzun metrajlı Türk filmi yarışmasının ödüllerini belirledi. Bana kalırsa, minimalizmi ‘şov dünyası’ olarak gören yapma “Daire”nin ödüle ulaşması hiç de hakkaniyetli değildi. Nuri Bilge Ceylan, Semih Kaplanoğlu, Zeki Demirkubuz gibi isimlerin eserlerinin oksijen tüpüne ihtiyaç duyan karakterlerle yürüyen, pespaye ve planlı bir kopyası olan bu yapıtla Atıl İnaç’ın zaferine yorumsuz kalmak en iyisi...

        Bunun yanında ‘ilk film’ olarak “Mavi Dalga”, “Üç Yol” ve “Cennetten Kovulmak” gibi yılın umut vaat eden filmlerinin aralara sıkıştırılması ve bir dağılımın içinde yer alması sevindirici. “Daire”nin oyuncularına da ödül getirmesi ise Farah Zeynep Abdullah, Esra Bezen Bilgin, İpek Türktan Kaynak ile Güven Kıraç adına isyan edilesi bir şeydi. Zira emirle durup ‘heykel’ pozisyonuna geçen, bunu da bir entelektüel ruh hali zanneden oyuncu geleneği “Daire”yi uçurumdan aşağı sürüklüyordu. Yine de Nazan Kesal filmin üzerindeydi.

        Reha Erdem’in iş kazası “Şarkı Söyleyen Kadınlar”ın ‘En İyi Yönetmen’, ‘En İyi Görüntü Yönetimi’, ‘En İyi Sanat Yönetimi’ ve ‘En İyi Ses Tasarımı’ ödüllerinden özellikle ilki sakıncalı. Ama diğerleri toplama bakınca anlaşılabilir. “Bi Küçük Eylül Meselesi” gibi alanında özgün şeyler deneyen verimli bir eserin ‘popüler’ diye dışlanmasını da anlayabiliyorum. Bu film ‘En İyi Müzik’te zaten rakipsizken, “Kusursuzlar”ın senaryo ödülüne ilk kez ulaşması ‘trajik’ ama ‘anlamlı’ idi. “Bir Varmış Bir Yokmuş” ‘Seçici Kurul Özel Ödülü’ ile Kazım Öz’e haklı bir gurur yaşatırken, yarışmanın en iyisi “Gözümün Nûru” ‘En İyi Kurgu’ ödülü ile yetindi.

        15 Haziran gecesi yapılan ödül töreninde belgesel ve kısa film ödülleri de sahiplerini buldu. Festival pratik son dakika çözümleriyle kotarılan sallantıdaki 24. yılının ardından, Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı’nın ayaklanıp silkelenmesiyle yoluna hasarsız devam etti. Ufak tefek sıkıntılar ise son derece normal…

        25. Ankara Uluslararası Film Festivali ödülleri

        En İyi Film: “Daire”

        SİYAD En İyi Film: “Kusursuzlar”

        Seçici Kurul Özel Ödülü: “Bir Varmış Bir Yokmuş”

        Mahmut Tali Öngören Özel Ödülü: “Cennetten Kovulmak”

        En İyi Yönetmen: Reha Erdem (“Şarkı Söyleyen Kadınlar”)

        En İyi Kadın Oyuncu: Nazan Kesal (“Daire”)

        En İyi Erkek Oyuncu: Fatih Al (“Daire”)

        En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Deniz Hasgüler (“Şarkı Söyleyen Kadınlar”)

        En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Erol Babaoğlu (“Daire”)

        Onat Kutlar En İyi Senaryo: Emine Yıldırım (“Kusursuzlar”)

        En İyi Görüntü Yönetmeni: Florent Herry (“Şarkı Söyleyen Kadınlar”)

        En İyi Sanat Yönetmeni: Ömer Atay (“Şarkı Söyleyen Kadınlar”)

        En İyi Özgün Müzik: Toygar Işıklı (“Bir Küçük Eylül Meselesi”)

        En İyi Kurgu: Ali Aga (“Gözümün Nûru”)

        En İyi Ses Tasarımı: Reha Erdem (“Şarkı Söyleyen Kadınlar”)

        Umut Veren Yeni Yönetmen: Faysal Soysal (“Üç Yol”)

        Umut Veren Yeni Kadın Oyuncu: Ayris Alptekin (“Mavi Dalga”)

        Umut Veren Yeni Erkek Oyuncu: Mirza Metin (“Cennetten Kovulmak”)

        Umut Veren Yeni Senaryo Yazarı: Ferit Karahan (“Cennetten Kovulmak”)

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ