Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat

        GAZETE HABERTÜRK / ÖZNUR GÜZEL KARASU

        “Yeşilçam’ın Erkekleri” geçtiğimiz yıl düzenlediğiniz serginizle paralellikler içeriyor.

        Bir önceki sergimi bir Yeşilçam repliğinden yola çıkarak oluşturmuştum. Yine Yeşilçam’ın tanıdık simalarının portreleri vardı ama aynı zamanda üç boyutlu çalışmalarım ve bir de video çalışmam vardı. Şimdi ise her ne kadar birkaç resimde kadın oyuncular görünse de ağırlıklı olarak erkek karakterleri ele aldım. Bu sergide portre ve film sahneleri dışında bir de video çalışmam yer alıyor. Resimlerimin merkezi Yeşilçam olunca konu da birbirine eklemlenerek devam ediyor. Bu sergi, kasım ayı içinde Anatolian Film Festivali içinde de yer alacak ve yetiştiremediğim diğer resimler orada sergilenecek.

        Neden erkek figürleri üzerinde yoğunlaştınız?

        Geçen sergide kadın figürleri yoğun olarak görülüyordu. Bu sergimde de erkek figürlerini ön plana almak istedim. 2005 senesinde bir video art sergisi düzenlemiştim. Adı “İstanbul ve İstanbul’un Erkekleri” idi. Madem ki bu sergide erkek figürleri ön planda olacaktı, serginin adını da geçmişte düzenlediğim bu sergiden esinlenerek “Yeşilçam’ın Erkekleri” koydum.

        Sinemayı, sanatın farklı disiplinleri aracılığıyla yeniden ele alıyorsunuz. Neden işlerinizin odağında sinema var?

        Sinema toplum üzerinde direkt etkisi olan ve izleyiciye direkt ulaşan bir sanat. Çalışmalarımda sinemaya yönelmem son dört yıllık bir süreçte gelişti. Daha önce inşacı bir anlayışla yaptığım soyut resimler ve üç boyutlu işler vardı. 2000’li yıllarda düzenlediğim birkaç video ve posta sanat projesi var. O süreçte ve sonrasında proje geliştirirken, kendi yaptığım işlerin, geliştirdiğim projelere yetişemediğini gördüm. Yani bir konu etrafında bir şey yapmak istediğimde, bir türlü o zamanki resimsel yaklaşımım ve tekniğimle konuya yaklaşamıyordum. İşte o anda bir sorgulama sürecine girdim. Gerçekten ben ne yapmak istiyordum? Yaptığım şeyde ne kadar samimiydim? Araştırmalar ve çeşitli deneyler yaptığım süreçte bir sergi teklifi aldım. 2010 Taşınabilir Sanat kapsamında Fatih Balcı’nın küratörlüğünde yapılan “Çok Güzel” konseptli bir sergi projesinden. Bu proje için ne yapabilirim düşüncesi, beni bu çalışmalara ulaştırdı diyebilirim. Ancak şunu da eklemeliyim: Hayat insanı yeterince sıkıştırabiliyor; sanırım biraz bunun da etkisiyle sinemanın büyülü atmosferine ve güzel insanlarına bakmak istedim...

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ