Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Ümran Avcı - AHT

        Irak'ta patlayan bombalardan yaralananların fotoğraflarının yer alacağı sergi, Türkiye'de ve dünyada eş zamanlı olarak 23 Mart'ta açılacak. Sergide savaşın sivillerin hayatını nasıl etkilediğini gösterilecek.

        Serginin amacı "Savaşa hayır, barışa evet!" demek. "Savaş karşıtı" bu projenin liderliğini yürüten fotoğraf sanatçısı Niko Guido, 2010 ve 2011 yıllarında Ürdün'ün başkenti Amman'a giderek, savaş sonrası plastik cerrahi ameliyatları geçirmiş Iraklıların portre fotoğraflarını çekti. Sergi konsepti uyarınca, fotoğrafı çekilen savaş mağduru Iraklılar 5'er dakikalık ses kayıtlarıyla ile kendilerini tanıttılar; bombadan önceki ve sonraki hayatlarını anlattılar. Sergiyi gezenler mağdurların hikayesini, çeviriyi seslendiren savaş karşıtı bir tiyatrocunun sesinden dinleyecek.

        Bu proje için 300 yakın gönüllünün çalıştığını söyleyen Niko Guido, "Her gün çoğalıyoruz ve bir çığ gibi büyüyoruz. Sesimiz gittikçe daha gür çıkıyor. Durmak yok, daha fazla çalışmalı, daha güçlü bir sesle bütün dünyaya 'Barışa evet!' diye haykırmalıyız" diyor. Niko Guido'nun sergisi İstanbul'da 23 Mart'ta Ataşehir Belediyesi Cemal Süreyya Kültür Merkezi'nde açılacak.

        'GÖZLERİMDEKİ YAŞLAR SENİ GÖREBİLDİĞİM İÇİN'

        Adı Suru... Yaşı 8. Yüzü de hayatı gibi henüz üç yaşındayken evinde oyun oynarken dışarıda patlayan bomba yüklü aracın neden olduğu yangınla dağıldı. Suru, büyük bir fotoğraf sergisinin "yüzü" oldu. Fotoğrafını çeken ve bu projeyi hayata geçiren fotoğraf sanatçısı Niko Guido ise Suru'ya şu sözlerle seslendi: "Gözlerimdeki yaşlar nihayet seni görebildiğim için. Bak, artık senin yüzüne bakarken gözlerimi kaçırmıyorum. Çünkü sen çok güzelsin, biz ise çok çirkiniz..."

        Suru Derviş Kerim anlatıyor

        'Bebeklerim çok güzel'

        Sekiz yaşındayım. Biz Kerküklüyüz. Üç kız kardeşim var, dört de erkek kardeşim. Ben küçükken yüzüm yanmış. O zaman üç yaşındaymışım. Evimizin yanında petrol tankı patlamış. Çok büyük yangın çıkmış. Ben evdeymişim. Her yer yanmış. Beni kurtarmışlar ama yüzüm yanmış gene de. Beni hemen Süleymaniye'ye götürmüşler. Orada doktorlar yüzümü düzeltmek istemişler ama yapamamışlar. Parçalanmış yüzüm. Bir türlü doğru yerlere koyamamışlar parçaları, hep yanlış yerlere koymuşlar. Onlar da düşmüş. Sonra buraya getirmişler beni. Burada yeniden tedavi ediyorlar, işte bu kadar yapabildiler. Ben en çok oyuncak bebeklerimle oynamaktan hoşlanıyorum. Bebeklerimin hepsi çok güzel, onları çok seviyorum

        "Hastaneler evim oldu"

        Hayat Muhammed:

        BİR gün kocamla bahçedeydik. Sokaktaki petrol varilleri isabet almış. Bir patlama oldu. Sokağa çok yakındık. Her yer alev aldı, cehennem gibiydi. Ağır yaralandık, her tarafımız yandı. Hem yaralı hem de hamile kalakaldım savaşın ortasında. Sadece yüzüm yanmakla kalmamış, iki elimi de kullanamaz hale gelmiştim. Sonra zor bir tedavi süreci başladı; hastaneden hastaneye, doktordan doktora. Bir anda hayatım değişti. Evim, mutfağım, ailem, kocam geride kaldı. Artık hastaneler evim oldu. En zoru da karnımdaki bebekle bu sürece dayanabilmekti.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ