"Ve sonra polis her şeyi kapatıyor!"
Sıradan bir sokak müzisyeniyken yeteneğiyle milyonlarca kişinin dikkatini çekip, bir yıldız haline gelen Dub FX'le geçen Çarşamba günkü garajistanbul konseri öncesi buluştuk...
Özge Mine SARIÇAM / HABERTURK.COM
osaricam@haberturk.com
Röportaj fotoğrafları: Volkan Cagalı / Konser fotoğrafları: Gözde Gün
Kimileri ona "dahi" diyor. O ise dahi olmadığını ve sadece çok çalıştığını söylüyor. Ticarileşmeden, tamamen sevdiği müziği yaparak milyonlara ulaşan nadir insanlardan. Dubstep'i sokağa taşımayı başaran ve günümüz müzik dünyasına katkıları azımsanmayacak, elde ettiği başarıyla egosu ters orantılı giden bir sanatçı. Dub FX'ten bahsediyorum...
40'tan fazla ülkede sokak performansı sergiledi, 100,000 kopyanın üzerinde albüm sattı, Youtube'da 100,000,000'un üzerinde izlenme sayısına ulaştı, Coachella, Sziget, Glastonbury, Woodstock ve ülkemizdeki Rock'n Coke gibi festivallerde sahne aldı... Üstelik bunların hepsini 5 yıl gibi kısa bir süre içinde hiçbir plak şirketine bağlı olmadan gerçekleştirdi!
Avustralya'nın Melbourne kentinden çıktığında ülkesinde tanınmayan sıradan bir sokak müzisyeniyken, bir gün sokak performansı gerçekleştirdiği sırada çekilen video ile internette virüs gibi yayılarak milyonlarca hayranı olan bir yıldız haline gelmeyi başardı.
Benjamin Stanford, nam-ı diğer Dub FX, yeni albümü "Theory of Harmony"nin dünya turnesi kapsamında 26 Kasım çarşamba gecesi Easternbull Entertainment ve Mood Live organizasyonuyla garajistanbul sahnesinde sevenleriyle buluştu. Klavye ve üflemelilerde kendisine eşlik eden Andy V ile yine hafızalara kazınan bir performans sergiledi.
Biz de konser öncesi kuliste biraz lafladık.
Günün nasıl geçti?
Benjamin Standford: Fena değildi. Soğuk algınlığımı atmaya çalışıyorum biraz, gözlerimin altından da anlayabilirsin. Bir gece önce geldim ve dinlenmeye vaktim kaldığı için memnunum. Gündüz de etrafta takılma fırsatım oldu.
Artık gerçekten ünlüsün ve dünyanın dört bir yanında büyük hayranların var ancak hala “sokak sanatçısı” tarzından ödün vermedin. Müzik videoların da milyonlarca kez izlenmesine rağmen sadeliğini korumaya devam ediyor. Bir gün daha yüksek bütçeli klipler çekmeye başlayıp, kendini de sokaktan soyutlayacağını düşünüyor musun?
B.S. : İlginç bir soru… Kendimi ve kariyerimi sınırlandırmak istemiyorum. Yapmak istediğimi yapmak ve eğlenmek istiyorum. Yüksek bütçeli müzik videosu yapacağımı sanmıyorum çünkü bence bu artık “old school” (demode) ve artık yapılması gerektiğini düşünmüyorum. Ama başka türde bir şey yapabilirim, bir filmde oynamak gibi. Ancak ben her zaman istediğim müziği ve sokak performansı yapacağım. Daha ticari biri olabilir miyim emin değilim. Aslında insanlar kendilerini değiştirdikleri için değil ana akım onlara geldiği için ticari oluyor. Ben de buna ulaşabilirsem gerçekten mutlu olurum. Bu, yaptığım şeyi değiştirmek zorunda olmadığım ve insanların yapmaktan zevk aldığım şeye geldiği anlamına gelir.
“BİR SÜRÜ İNSAN GELİYOR VE SONRA POLİS HER ŞEYİ KAPATIYOR”
Yaratıcılığın kelime anlamı senin için nedir?
B.S. : Ruhunu özgürce ifade etmek… Yaratıcı bir ruha büründüğüm zamanlarda, daha yüksek bir yerlerden bir bilgi kanalına dönüştüğümü düşünüyorum. Sanki yukarılardan bir yerlerden- buna istersen hayalet, ruh veya uzaylılar de- yaratıcılık bana kanalize oluyor gibi hissediyorum. Kolayca yaratıcı birine dönüşüyorum. Elime gitarı alır almaz yeni bir şarkı yapabilirim.
Müzik yaparken kullanmayı en sevdiğin aletin hangisi, loop station haricinde?
B.S. : Sanırım gitar. Fikirler, sesler ve aklıma ne gelirse gelsin gitar kullanıyorum. Bazen sokak performansı yaparken loop station ve jammy loop ile şarkı yazıyorum, bazen de farklı türde müzikler dinlerken o sırada şarkı söylüyorum.
Bu arada neden hiç Türkiye’de sokak performansı yapmadın? “Eğer para kazanmayacaksam Türkiye’de çalmam” gibi mi düşünüyorsun?
B.S. : Hayır, sokak performansı gerçekleştirmeyi cidden seviyorum ama bu gerçekten çok fazla organizasyon gerektiriyor. Eskiden bir karavanda yaşıyordum ve canım nereye isterse oraya gidip sokakta müzik yapıyordum, her şey daha kolaydı. Ama şimdi uçuyorum ve farklı ülkelerde işleri organize etmek daha zor oluyor. Hoparlör sistemi satın almam veya kiralamam ve kurmam gerek, gerekli izinleri almam gerek. Polis tarafından vurulmak istemem. Ama dediğim gibi bu iş çok fazla organizasyon gerektiriyor. Organizatörler beni iyi iş yapan mekanlara kiralıyor, para veriyorlar. Ancak sokak performansımdan bilet geliri elde edemezler. Bu sene Berlin,Hamburg, Bologna, Yeni Zelanda, Avustralya, Budapeşte, New York, Los Angeles, Brezilya-Sao Paulo gibi yerlerde sokak performansı gerçekleştirdim. İşin özü şu, ne zaman sokak performansı gerçekleştirecek olsam bunu Twitter’dan arkadaşlarıma duyuruyorum ve bir sürü insan geliyor. Sonra da polis gelip her şeyi kapatıyor.
“BEN PARA KAZANIRDIM, O DA EVİ TEMİZLER, YEMEK YAPARDI”
İstanbul’da yeterince kitlen yok mu sence?
B.S. : Var ama zamanlamayla ilgili biraz da. Ayrıca hava yağmurlu.
Umarım yazın burada da sokak performansı gerçekleştirirsin.
B.S. : Bunu ben de çok isterim. Organizatörleri de memnun edecek bir şey ayarlayabiliriz.
İlk çıkış yaptığın videolu sokak performansından beri nişanlın Flower Fairy de seninle birlikte turladı ve cd satışlarına yardım etti. İyi bir ekip gibi görünüyordunuz. Eğer o olmasaydı hayatın daha farklı olur muydu? Sana ne kattı?
B.S. : Bu da oldukça ilginç bir soru... O, 2 yıldır benimle turlamıyor. Kendi hayallerinin peşinden gidiyor ve beslenme uzmanı olmaya çalışıyor. Sanırım son 8 yıl içinde benim için mükemmel bir destek kaynağı oldu. 4 saatlik bir sokak performansından sonra eve geldiğimde harika yemeklerle karşılaşmak iyi geliyordu. Ayrıca komik ve serin yapılı bir insandı. Eğer hayatımda olmasaydı nasıl olurdu bilmiyorum ama bana fazlasıyla destek oldu. Arada bir benimle birlikte sahneye çıkıp kadın seyircileri coşturduğu da oldu ama bana daha çok ev hayatımda destek oluyordu. Ben gidip para kazanıyordum o da evi temizleyip, yemek yapıyordu. Oldukça klasik bir ilişkimiz vardı.
“DAHİ OLDUĞUMU SANMIYORUM”
Peki insanların sana “dahi” demesiyle ilgili ne düşünüyorsun?
B.S. : Dahi olduğumu sanmıyorum. Dahi olmaya hatta yetenekli olmaya bile inanmam. Bence yetenek, çok fazla çalışma, pratik yapma ve özverinin bir diğer adı. Hala bir şeyler öğrenmeye devam ediyorum. Mükemmel bir söz yazarı, beat box’çı veya rapçi değilim. Sokak performansına başlamadan önce idare ederdim ancak sokak performansı yapmaya başlayınca kendimi geliştirmek için çok çalıştım. Şimdi insanlar dahi olduğumu düşünüyor ama bunun arkasında çok çalışma ve tecrübe var.
Ama her çalışkan insan yetenekli değildir. Yaratıcılık da gerektirir...
B.S. : Şarkı yazmaya çalışan diğer insanlar için süreç nasıl işliyor bilmiyorum ama ben oldukça kolay bir şekilde şarkı yazıyorum. Bazen mükemmel, bazen idare eder bazen de işe yaramaz oluyorlar. Bence gerçekten iyi müzik dinlemek ve müzikte hoşuna giden şeyi bulmak gerçekten yardımcı oluyor. Birçok insan “Bunu seviyorum” diyor. Peki neden bunu seviyorsun? Neden sevdiğini bilmeden bu müziği nasıl sevebilirsin? Müziği gerçekten anlamak çok önemli. Ben müziği iyi anladığımı düşünüyorum. Farklı müzik türlerine karşı da açık fikirliyim. Örneğin iyi bir samba parçası dinlediğimde bu hoşuma gidiyor ve bir drum&bass şarkısı yazmam için bana fikir veriyor. Drum&bass dinleyince de, reggae yazmama ilham veriyor.
Son dönemlerde en sık kimleri dinliyorsun?
B.S. : Oldukça fazla ancak en çok dinlediklerim arasında Fat Freddies Drop, Hiatus Keyote ve Kingfisha var. Bunların dışında birçok prodüktörü de takip ediyorum. Jazz ve soul da dinlerim. Sanırım müzikte soul olduğu sürece mutlu oluyorum.
“ÇÜNKÜ BAĞIMSIZ OLARAK ÇOK ŞEY YAPTIM”
Senin için mutluluğun sesi nedir?
B.S. : Sessizlik.
Sadece sessizlik mi?
B.S. : Yağmur, rüzgar gibi doğal sesler aslında. Benim için kesinlikle mutluluğun sesi. Ama çok güzel vakit geçirmişsem mutluluğun sesi bass de olabiliyor.
Sence şu an zirvede misin yoksa daha büyük planların var mı?
B.S. : Bak, hiçbir zaman ne olacağını bilemezsin. Ben bir yoldayım ve onu takip ediyorum. Eğer yol büyürse üzerinde sörf yapmaya devam ederim. Eğer yol ortadan kaybolursa bugüne kadar yaptıklarım için mutlu olurum. Ben kaygısız bir insanım ve kendimi akışına bırakırım. Engellerle karşılaşırsam onlara meydan okurum. Kişisel olarak kendimi geliştirmeye çalışıyorum ve endüstrideki büyük isimlerle çalışmaya başladım. İnsanlar beni fark etmeye başladı çünkü bağımsız olarak çok şey yaptım ve sadece sevdiğim şeyi yaparak çok fazla hayran edindim. Ve endüstrideki insanlar yardım etmek için bana gelmeye başladı. Evet, işler büyümeye başladı ama eğer olmazsa da bu beni üzmez.
Gelecek albüm ne zaman çıkıyor?
B.S. : Umarım gelecek sene Ekim'de çıkacak. Ekim’de bitirip Ekim-Kasım boyunca turlamak istiyorum. Ve tabii 2016 yazında da.
“YENİ ALBÜMLE TİCARİLEŞTİĞİMİ DÜŞÜNECEKLER”
Diğerlerinden farklı mı olacak?
B.S. : Evet, her zamanki gibi. Her albümümde farklı öğeler var. İnsanlar büyük ihtimalle daha ticarileştiğimi düşünecek ama yine sadece sevdiğim şeyi yapacağım. Örneğin Disclosure’u çok seviyorum. Normalde house müziği pek sevmem ama Disclosure’ı seviyorum. Rudimental’ı da öyle. Yani Disclosure ve Rudimental arası bir şey olacak ki bu da biraz ticari görülebilir.
Ama house iyidir!
B.S. : Hepsi değil. Gerçekten çok kötü house parçalar var. “Soulful” olduğu sürece güzel. Eğer iyi bir bassline ve snare drum (trampet) ve “ouuu” diye şarkı söyleyen bir siyahi varsa iyidir, değil mi? Sürekli “duppi duppi duppi duppi” diye giden bir şarkıyı dinlemem! Kafan iyiyken dinleyince güzel gelebilir ama bu çok kötü bir müzik olduğunu değiştirmez. Aslında çok farklı türlerde müzik dinleyen biriyim ama neyse…
Cevapların için teşekkür ederim! Eklemek istediğin bir şey var mı?
B.S. : Evet, bu aralar Andy V adlı bu mükemmel müzisyenle turluyorum. Yeni albümde piyano,saksafon ve klavye var ve Andy de sahnede o boşlukları dolduruyor. Onunla çalışmak benim için çok heyecan verici ve bana ekstra bir boyut katıyor. Gelecek yıl yeni bir müzisyen daha ekleyeceğim ve belki her sene yeni bir müzisyen katmaya devam edip 10 yıl sonra sahneye kocaman bir grupla çıkabilirim!
Belki de adını “Dub FX Quartet “olarak değiştirirsin!
B.S. : Dub FX& The Sound Waves de olabilir. (Gülüşmeler...)