Avcılar Yeşilkent Mahallesi... Megakent’in ortasında bir mahrumiyet bölgesi... Binlerce bina, 100 bin nüfus, mahallenin orta yerinden akan bir kanalizasyon deresi...

Hiç akıl almıyor ama İstanbul’un göbeğinde böyle bir mahalle olduğunu ilk kez 10 yıl önce fark etmiştim. Mahalle sakinlerinden aldığım bir telefonun ardından Yeşilkent’e gittiğimde gördüklerime inanamamıştım. Mahallelinin, özellikle de çocukların yaşadığı perişanlık anlatılacak gibi değildi. İmarsız olduğu için tamamı kaçak bu mahallenin ortasından geçen dereye altyapı da olmadığından kanalizasyon boşalıyordu ve çoluk çocuk işte o mikrop saçan derenin etrafında oynuyordu.

Adı yeşil bahtı kara bu mahalleyi Gazete Habertürk’te gündeme taşıdığımda yıl 2009’du...

Yeşilkentlilerin çilesini yansıttığım bir dizi haberin ardından kanalizasyon deresinde ıslah çalışması başlatıldı. Proje yıllar sürdü, derenin etrafına duvar örüldü, ne var ki dereye kanalizasyon akışı tam anlamıyla engellenemedi. Anlayacağınız aradan geçen 10 yıla rağmen Yeşilkent’te pek de değişen bir şey olmadı. En son geçen yaz Yeşilkent’e yeniden gittiğimde manzara yine aynıydı, yani içler acısıydı...

Çöp ve pislik içindeki dereden yayılan koku tahammül edilir gibi değildi, öyle bir sivrisinek istilası vardı ki gözünüzü açmanız mümkün değildi. Dereden çıkan haşereler, fareler sokaklarda cirit atıyordu. Anneler, babalar çocuklarının enfeksiyon hastalıklarıyla mücadele ettiğini söylüyor, "İnsanca yaşamak istiyoruz" diye haykırıyordu. Son bir yılda da imarsız olduğu için tamamı ‘kaçak’ durumundaki Yeşilkent’in akıllara zarar durumunu sık sık gündeme getirdim, gelin görün ki 100 bin nüfuslu bu mahallenin kurtuluşu için imar planlarının çıkması mümkün olmadı. Ve birkaç gün önce Yeşilkent ‘Batı Nil Virüsü’ hastalığıyla gündeme taşındı.

Yeşilkent’te yaşayan 8 kişide görülen ateşlenme, halsizlik, üşüme ve titreme bulguları üzerine yapılan araştırmada, hastalarda ‘Batı Nil Virüsü’ne rastlandı. İstanbul’da ilk kez rastlanan hastalığın sivrisineklerden geçtiği tespit edildi...

 

Yeşilkent Mahallesi'nin ortasından etrafa mikrop yayan dere akıyor...
Yeşilkent Mahallesi'nin ortasından etrafa mikrop yayan dere akıyor...

Batı Nil Virüsü’nün tespitiyle birlikte Yeşilkentlilerin yıllardır süregelen "Hasta oluyoruz" feryatlarının nasıl da haklı olduğu, bu isyanların nasıl da göz ardı edildiği görülmüş oldu.

Peki şimdi ne olacak? Öldürücü olmayan fakat bulaşıcı bir hastalık olan Batı Nil Virüsü’nün Yeşilkent ve çevresinde yayılması nasıl engellenecek? En önemlisi Yeşilkent’in makus talihi değişecek mi? İşte bu soruları Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli’ye sordum…

Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli, Batı Nil Hastalığı'nın nasıl ortaya çıktığını Habertürk yazarı Esra Boğazlıyan'a anlattı...
Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli, Batı Nil Hastalığı'nın nasıl ortaya çıktığını Habertürk yazarı Esra Boğazlıyan'a anlattı...

 

"BİR DOKTOR ŞÜPHELENİP ANKARA’YA KAN ÖRNEĞİ GÖNDERDİ"

Başkan Hançerli, Batı Nil Virüsü’nün Yeşilkent’te nasıl ortaya çıktığını anlattı önce… “Bölgedeki bir hastanenin doktoru, kendisine başvuran hastaların kan örneklerini Ankara’ya göndermiş ve bu vakalarda virüs tespit edilmiş. Göçmen kuşların güzergahında rastlanan bir hastalık. Türkiye’de birçok noktada tespit edilmişti daha önce. Dereden kaynaklanan özel bir hastalık değil çünkü virüs dereden değil, virüs göçmen kuşlardan. Göçmen kuşların bulunduğu her bölgede olabilir. Dereler tabii sivrisinek üreten merkezler. Bazen dereler bazen durgun sular sivrisinek üretir. Sineğin üremesi için özel bir kirlilik olması gerekmiyor. Çok şükür bu virüs hayati bir tehlikeye yol açmıyor.”

Çocuklar, lağım sularının aktığı derenin etrafında oynuyor...
Çocuklar, lağım sularının aktığı derenin etrafında oynuyor...

"GÖÇMEN KUŞLAR GETİRDİ, SİVRİSİNEKLER BULAŞTIRDI"

Başkan Hançerli, Batı Nil Hastalığı’nın Yeşilkent’teki dereden kaynaklanmadığını, göçmen kuşlarla hastalığın geldiğinin altını çizdi: “Sivrisinekten bağımsız o derede sorun olduğunu bildirdik. Asıl tehlike lağım suyu girişi. O dereye sadece yağmur suyunun akması lazım. Ancak Esenyurt’tan başlamak üzere lağım girişi var. Çözmesi gereken de İSKİ. 2-3 kez yazı yazdık. İSKİ çalışmaya başladı. Öncelikle o lağım kaçaklarını bulacaklar ve kanalizasyon akışını kesecekler. Sinekle, larvayla mücadele İBB’nin sorumluluğunda. Bahar aylarında yapılması gerekiyor bu mücadelenin ancak bu yıl seçim nedeniyle İBB bu mücadeleyi yapmadı. Şu an İBB ile eşgüdümlü çalışıyoruz. Derede ve göl çevresindeki sazlık alanlarda larvayla mücadele yapılıyor. Batı Nil Hastalığı’nın gelmesini sağlayan göçmen kuşlar. Ama bunu insanlara bulaştıran sivrisinekler. Çünkü bu hastalık sadece kan yoluyla bulaşıyor. İstanbul genelinde bir çalışma yapılsa başka yerlerde de çıkabilir. Sadece dere değil, o bölgede dere etrafında sazlıklar da var. Karantinaya gerek yok. Bu hastalık insandan insana bulaşmaz. Tek istisna bu hastalığı taşıyanın kan vermesi.”

Yeşilkent'in ortasından akan dere, 2009 yılında böyleydi...
Yeşilkent'in ortasından akan dere, 2009 yılında böyleydi...

"YEŞİLKENT’E İVEDİLİKLE İMAR GELECEK"

Peki ya ne olacak bu Yeşilkent’in hali? Başkan Hançerli, bu soruma da şöyle yanıt verdi: “İmar gelecek. İBB Meclisi’nden 1/5000’lik planın geçmesi gerekir. Daha önce bir planlama yapılmış ama oranın gerçekleriyle örtüşmediği için ölü doğmuş. Yeşilkent’teki arazilerin tamamı tapulu. Kendi yerleri ama imar yok. En kısa sürede ivedilikle Yeşilkent’e imar getirmek için çalışma başlattık.” 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri