Mehmet Çalışkan

Merve Şen, SHOW TV'nin fenomen dizilerinden 'Kuzey Yıldızı'nda 'Nahide Kadıoğlu' karakterini canlandırıyor. Şen, her cumartesi günü saat 20'de izleyicileri ekran başına toplayan 'Kuzey Yıldızı'nın ve oyunculuğun kendisi için ne ifade ettiğini anlattığı röportajda dizi ve kendisi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

'Kuzey Yıldızı'nı fenomen yapan özellikleri nelerdir?
Ekranda komedi dizilerine az rastladığımız bir dönemde izleyiciye bir komedi alternatifi sunmasının yanı sıra; hem çok güçlü bir aşk, hem de çok güçlü bir aile hikâyesi anlatması.

Çalışma ortamınızdan söz edebilir misiniz? Bir gününüz nasıl geçiyor?
Şehir dışı olmasının avantajlarını yaşadığımız bir çalışma ortamımız var. Aile ortamının ve arkadaşlıkların hemen kurulmasını avantajım olarak görüyorum. Tempolu ve yoğun bir çalışma sistemi var. Sürekli koşturmaca içinde olsam da, işimi severek ve elimden gelen özveriyle yapıyorum. Önceki geceden repliklerime çalışarak sete geliyorum. Açıkça söylemek gerekirse, boş günlerim dışında günümün neredeyse tamamını sette geçiriyorum. Gün içinde vaktim olursa, yoga yapmaya çalışıyorum. Boş günlerimde ise, Ordu'nun tadını çıkarmaya çalışıyorum. Hâlâ yeni yerler keşfediyorum. Sahilde yürüyüş yapmayı seviyorum. Sevdiğim mekânlarda kitap okuyup kahve içiyorum.

Oyunculuk size ne ifade ediyor?
Çok zor bir soru. Oyunculuğu aktrislikle sınırlı bir alan gibi görmüyorum. Oyunbaz bir insanım ve hayatımın her alanında oyun alanları yaratmaya çalışırım. Kendimi çabuk keşfettim. Hayatımın her alanını kapsayan oyunbazlığı mesleğe çevirmeye on yaşımdayken karar verdim. Mizahı oldum olası sevdim. Ortaokulda lisede yazdığım şeyleri oynamaya başladık arkadaşlarımla. Bunları videolara çekerdik. Lisede karikatür çizerdim, bir sürü karakter... O karakterleri konuşturmayı çok severdim. Taklit yapmayı severdim. Annemin arkadaşlarının, aileden birilerinin taklidini yapardım. Kostümler giyip karakter yaratmak hoşuma giderdi. Karakterler yaratmak ve onları canlandırmaktan çok keyif alıyorum. Hayatta kendimi bu şekilde oyalıyorum ben.

'Kuzey Yıldızı'nın kadrosuna dahil olma sürecinden söz edebilir misiniz?
Yönetmenimiz ve senaristimiz Ersoy Güler'le, 'Yeni Gelin' dizisindeki bir karakter için görüşmüştük. Ancak o zamanın şartlarında benim başka bir projede yer almam gerekti. Kısmet olmadı. Ama Ersoy Hoca'nın taa o zaman 'Sende Karadeniz castı var. Bir Karadeniz karakteri oynasan ne güzel olur' dediğini hatırlıyorum. Sonra 'Kuzey Yıldızı'nın başlayacağı dönemde 'Nahide' karakteri için bir deneme çekimi verdim.

Hangi özellikleri sizi cezbetti için 'Ben bu işte varım' dediniz?
Hocayla tekrar görüştük. Bana karakteri anlattı. Senaryoyu da okudum. Önce hikâyeye sonra karaktere vuruldum. Zaten Ersoy Hocam ile çalışmayı çok istiyordum. Ama "Bu işte olmalı ve 'Nahide'yi oynamalıyım" dediğim an deneme çekiminin sonuydu. Bir gün boyunca 'Nahide'yi oynadım. Karakterin farklı sahnelerini tek başıma oynayıp durdum. Annemin kıyafetlerinden kostümler uydurdum, dışarı çıkıp 'Nahide'ye uygun takılar aldım. Çok iyi vakit geçirdim. Eşime ve arkadaşlarıma oynadım. Çok eğlendiler. İlk aşamada 'Nahide'nin özelliklerinden ziyade, 'Nahide'yi oynamaktan aldığım hazza vuruldum diyebilirim.

Teklif aldığınızda neler hissettiniz?
Bir projede yer almaya (ruhen) çok ihtiyaç duyduğum bir dönemde geldi teklif. Dolayısıyla çok sevindim. Hele de böylesine renkli bir karakter gelince, bütün enerjimin ve ruh halimin pozitif yönde değiştiğini söyleyebilirim.

'Nahide Kadıoğlu'nu anlatabilir misiniz?
Anlatması çok kolay bir karakter çünkü çok açık ve net. Sözünü sakınmadığı gibi, söylediği her kelime gerçekten kendi düşüncelerini yansıtır. Rol yapmaz (tabii aşk oyunları hariç ) Kısacası kendi kendini anlatan bir karakterdir. Narsist görünümünün altında, sempatik, eğlenceli ve şefkatli bir anne ruhu yatar. Burcu yengeç, yükseleni kesinlikle akreptir bence Libidosu yüksek bir dişidir kendisi. Sadakate önem verir. Kocası ile olan ilişkisi de bir yönüyle anne oğul ilişkisi gibi görülebilir. Bu açıdan Freud vari bir çözümlemeye açık bir karakter

'Nahide Kadıoğlu'nun 'Kuzey Yıldızı' hikâyesinin içindeki önemi nedir?
Hem 'Kuzey'in hem de 'Yıldız'ın çok güvendiği ve iki karakteri de çok iyi tanıyan bir karakter olması sebebiyle çok özgün bir konuma ve özgül bir ağırlığa sahiptir. Dolayısıyla bu ikilinin aşk yolculuğundaki yardımcıları ve ileride Kuzey Yıldız ilişkisi sağlam temellere oturacaksa, o temelin çimentosudur, tutkalıdır, çivisidir.

Karakteriniz için nasıl bir çalışma dönemi geçirdiniz?
Rolü aldığım belli olduktan sonra, bir haftamı Ordu ve Giresun'da geçirdim. Bazı evlere çat kapı misafir oldum. Yalan değil, gerçekten yaptım bunu. Videolarım var Şiveye çalışmamın en doğru yolu buymuş gibi görünmüştü. Çünkü Ordu şivesi farklı bir şive. Az bilinen bir şive. Çoğu kişi Karadeniz Bölgesi'nde olduğu için Laz şivesine / ağzına yakın olduğunu zanneder ama aslı böyle değilmiş. Ben de rol için araştırma yaparken öğrendim. Giresun Bulancak'tan Yomalı Teyze (aile içinde böyle bir lakabı vardı) ile şive çalıştık. Doğaçlamalar yaptık. Bence o da oyunbaz bir insandı ve çok çok çok komik bir kadındı. Şiveyi onunla oturttum diyebilirim. Bütün bu şive seyahatim süresince elimde kalem kağıtla sürekli notlar aldığımı da belirteyim. Başka türlü olmazdı bence. Her kelimenin Ordu şivesindeki karşılığını, uzatılan harflerin hangileri olduklarını ve ne durumlarda uzatıldıklarını tek tek not almam gerekti. Mesela çocuklar yanıma "Seeeeferim" diye "e" harfini uzatarak geliyorlar. Bunu notlarımdan çıkardım ben.

Karakterinizin sevdiğiniz ve sevmediğiniz yönleri nelerdir?
Oynamasını sevmediğim hiçbir yönü ve anı yok. Ama bir izleyici gözüyle, benim de 'Nahide'de sevdiğim ve gıcık olduğum yanları var. Kendini seven ve beğenen biri olmasını, öz güvenini, yaratıcı zekasını ve merhametini seviyorum. Kıskançlığını ve kibrini sevmiyorum. Bir de bazen kinciliğin dozunu kaçırabiliyor.

Canlandıracağınız karakterin özellikleri bir projeye dahil olmanızda ne kadar etkili?
En etkili olan unsur bu.

Kariyerinizin hangi döneminde olduğunuzu düşünüyorsunuz?
Popüler mecralardan uzakta (tiyatroda ve dijital mecralarda) uzun bir hazırlık dönemi geçirmiştim. Şu an bu mecrada çıraklık dönemimi yaşıyorum. Umarım ileride de istediğim projelerde yer alırım.

Oyunculuk adına edindiğiniz en önemli öğreti nedir? Hayat adına edindiğiniz en önemli öğreti nedir?
Oyun anında düşünme. Bunu samimi bir yerden söylüyorum: Hayallerimin peşinden gitmekten hiçbir zaman vazgeçmedim. Ara ara şüpheye düşsem de, kendime inandım ve güvendim. Sahip olduklarım için de şükrettim. Buradan nasıl bir öğreti çıkar, bilmiyorum ama okuyuculara güveniyorum