Murathan Mungan yüz nakli mi oluyor?
Ünlü yazar Murathan Mungan, Almanya'nın Köln kentinde 'face lift' (yüz gerdirme) operasyonu yaptırıyor. Operasyonla 57 yaşındaki Mungan'ın yüzündeki fazla deri kesilip çarşaf gibi gerilecek ve usta yazar genç bir görünüm kazanacak. İzzet Çapa yazdı...
Adam, on ciltlik bir kitap yazmış da önsözüne “Kısa yazacak kadar vaktim yoktu” diye not düşmüş. Bugüne kadar ‘ortaya karışık’ filan diye koca sayfayı dolduruyorduk ama affınıza sığınarak bu kez ben de “güç olanı” deneyip biraz dar tuttum bizim sofrayı. Yok öyle her gün bol kepçe... Zaten yerimiz yurdumuz da belli değil, göçebe gibi dolaşıyoruz sayfalar arasında. İyisi mi ben de nokta atışı yapayım dedim bu defa. İşte size az, öz ama çok keyifli bir mönü...
ANGELINA ALMODOVAR’A NEDEN YALVARDI?
Angelina Jolie artık güzelliğinden çok zekâsıyla da konuşturmaya başladı milleti. Senaryosunu 2 günde yazdığını söylediği ‘The Land of Blood and Honey’ filminin Saraybosna’daki galasında ölüm tehditleri aldığı her yerde yazılıp çiziliyor ama bir süre önce yaşadığı ilginç olay henüz yansımadı bizim cenaha. Efendim Angelina, Altın Küre Ödülleri çerçevesinde düzenlenen seminerlerden birinden çıkınca medya ordusu sarıyor çevresini. Onlarla son gördüğü Almodovar filmi üzerine konuşuyor ve yönetmene hayranlığını ifade ediyor. “Çok zeki bir adam, son filminin ardından iki gün, acaba ne anlatmak istemişti diye düşündüm, ama çok kızgınım ona” deyince muhabirler tabii mal bulmuş Mağribi gibi saldırıyorlar kıza. Jolie sözlerini şöyle tamamlıyor: “Çok kızgınım çünkü bu güne kadar bir tek filminde oynatmadı beni.” Tam bu sırada aynı kapıdan Pedro Almodovar çıkmaz mı? Tabii muhabirler bu kez onun etrafını sarıyor. “Angelina size çok kızgınmış” diye fiştekliyorlar adamı. Pedro şaşırıyor, derken bir bakıyor ki, Angelina da yanı başında bitivermiş. “Yalvarırım Pedro, beni bir filminde oynat” diye yarı şaka yarı ciddi bir diz çökmediği kalıyor. Sonunda kurt yönetmen anlıyor durumu; “Sen hem Angelina Jolie’sin hem daha çok gençsin. Sana kameralar önünde söz veriyorum, bir gün bir filmimde oynayacaksın” Aynen böyle gerçekleşiyor olay. Bana inanmayan varsa Youtube’dan bulup izlesin. Hollywood’u parmağında oynatan bu hatunun Almodovar’ın karşısında neredeyse “6 çocuğumun rızası için” diye adamdan zorla teklif alması işin asıl tarihi yanı. Bana sorarsanız Angelina bu işin peşini bırakmaz, yeni sezonda bir Almodovar-Jolie filmi izleriz; fena da olmaz hani.
SEVAN DÜNYAYA AÇILIYOR
‘YÜZÜKLERİN Efendisi’ Sevan Bıçakçı’yı dünya bizden daha iyi tanıyor desem yalan olmaz. Onun sanat eseri niteliğindeki yüzükleri Kraliçe II. Elizabeth’ten Brooke Shields’e, Güler Sabancı’dan Elton John’a kadar yerli yabancı pek çok ünlünün parmaklarını süslüyor. Türkiye’nin yükselen değeri Sevan, şimdilerde yeni kurduğu şirketine teklif veren yabancı ortaklardan biriyle anlaşarak tam anlamıyla dünyaya açılmayı düşünüyormuş. İşin ilginç yanı artık sadece mücevher olmayacak markası altında üretilenler. Günlük tüketim malları, örneğin tekstil üzerine de yoğunlaşabilirmiş. Bunları duyduktan sonra bir de kendi ağzından dinleyeyim, neler oluyor onun cephesinde dedim ve aradım Sevan’ı... Her zamanki gibi mütevazı konuşuyor yine; “Markamı satmak gibi bir amacım yok, sadece temelleri sağlam bir kurumsallaşma yolundayım, en büyük hayalim çocuklarıma bu topraklardan çıkacak bir Türk markası miras bırakmak” dedi. Kendi deyimiyle ‘branşındaki bazı boşlukları doldurduktan sonra’ tekstil, hatta parfüm gibi başka alanlara yönelebilirmiş. Konuştuğumuzda saat akşamın 7’siydi ve hâlâ atölyesinde bir işçi gibi çalışıyordu Sevan. Bu hızla giderse, yakında onun dokunuşuyla sanat eserine dönüşmüş bir tişörtü Harrods’ta, mücevher gibi tasarlanmış şişesindeki parfümünü Barneys’te görürsek hiç şaşırmayalım.
MUNGAN YÜZ NAKLİ Mİ YAPTIRACAK?
PRAG’DAN atlamışım uçağa, İstanbul’a dönüyorum... Şimdi diyeceksiniz ki “Ya havada kuşlarına rastladın ya da Gargamel yanında oturuyordu” Vallahi hiçbiri değil, lakin yanımda harbiden iki hanımefendi oturuyordu “Duydun mu şekerim n’olmuş?” diye başladılar dedikoduya; ben de medeni bir insan kılığına girdiğim için hiç oralı olmamaya çalıştım. Taa ki Murathan Mungan’ın ismini duyana kadar. O zaman kulakları diktim tabii... “Ay şekerim Murathan yüzünü değiştirecekmiş” deyince hanımlardan biri, önce olayı yüz nakli ameliyatı olarak algıladım ve tüylerim diken diken oldu.
MİMİKLER DEĞİŞMİYOR
“Acaba Murathan Mungan, yüzünü Nicholas Cage’le mi değiştirecek?” diye kıllandım. Sonra düşündüm ki, ‘Face Off’ sadece bir filmdi, ben de onu seyrettiğime göre iş zaten bitmişti ve Murathan’la Nicholas’ın yüz değiştirmesi pek olası değildi. Diyalog biraz daha ilerleyince, anladım ki Murathan Mungan Köln’de bir estetik ameliyat geçirecekmiş. Daha doğrusu ‘facelift’ yaptıracakmış. Yani yüzdeki fazla deri kesilip, çarşaf gibi gerilecekmiş. Önce biraz telaşlandım tabii; yanımdaki hanımlara çaktırmadan. Hani bizde bazı oyuncular botoks yaptırır da mumya gibi çıkarlar ekran karşısına... Ama ‘duydun mu şekerimciler’ muhabbeti ilerlettikçe içim rahatladı. Meğer bu ameliyatın en büyük özelliği yüzdeki mimikleri hiç bozmamasıymış. Ağız ve göz kenarlarındaki kırışıklıkları alıyor, yüzün ortasının çökmesini gideriyor, yüzdeki yağların bir kısmını yok ediyor ve doğal bir görünüm sağlıyormuş. Kısaca yüzdeki bölgeleri orijinine döndürüp armonik bir birleşme yaratıyormuş. Daha genç ve dinlenmiş bir görüntü de cabası... “Helal olsun Murathan’a” dedim; “Herkesin cesaret edemediği bir işe soyunuyor, gönlünün istediğini yapıyor. Üstelik kaleminin güzelliğini yüzüne yansıtacak.” Sonra en sevdiğim Mungan dizeleri geldi aklıma, izninizle sofranın bu bölümünü ustanın şu sözcükleriyle noktalayalım; “Aslında giden değil, kalandır terk eden / Giden de bu yüzden gitmiştir zaten.” Aperatifleri okudunuz, sıcaklar ve tatlılar yakında inşallah.