Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler H. Bunu Konuşuyor

        Son günlerde kimi görsem gece çevirmeleriyle ilgili şikâyette bulunuyor, “Abi bir yazar mısın? Bu kadar çevirme mi olur?” diye. Arkadaşlara buradan toplu halde cevap vermek istiyorum. İstanbul Trafik Şube Müdürlüğü görevini yapıyor. O birimin görevi, alkol alıp kazaya sebep olabilecek sürücülerin önüne geçmek. Dünyanın her yerinde çevirme vardır. Bizde yıllarca bu iş görmezlikten gelindi. “O bilmem kimin oğlu” diyerek, polis görevini yapmakta sıkıntı yaşadı. Bir dönem, babası emniyet genel müdürü olan bir arkadaş gece hayatında terör estiriyordu. Babası genelkurmay başkanı olan bir arkadaş da hem playboy’du hem de herkese kafa tutardı. “Aman bir şey olmasın” diye mekân sahiplerinin ödü kopuyordu. Vatani görevini yapmak icin asker yolunu tutan 20 yaşındaki çocuklar, sabaha kadar o zatın gece kulübünden çıkmasını bekliyordu.

        GECE HAYATINI ETKİLER Mİ?

        Şimdi bunların hiçbiri yaşanmıyor. Bakan cocuklarının hepsi kendi halinde. Başbakan’ın çocuklarına bir gün bir yerde denk gelmedim. Siyasetçilerle birlikte asayiş de normale döndü. İçişleri Bakanı Muammer Güler’in çocuklarını da bir yerde görmenin mümkünatı yok. Hepsi kendi hallerinde. Eskiden böyle değildi. Çevirme yapan polis arabaları milleti durdurmaya korkardı. Özellikle lüks araçları durdurmak kimsenin haddi değildi. Ama bugün Federasyon Başkanı Yıldırım Demirören’in ya da Milletvekili Hakan Şükür’ün eşinin çakar lambasını sökebiliyorlar. Helal olsun! Trafik Şube Müdürü Haluk Tuna’yı ve ekibini tebrik ediyorum. Hepsi canla başla çalışıyor. Her vatandaşa aynı muamele yapılıyor. Çevirmeler, gece hayatını bitirmez. Mekân sahipleri, işlerinin düşmesini trafik çevirmelerine bağlıyor ama bence müşteriyi kazıkladıklarını unuttukları için günah keçisi arıyorlar. Binlerce taksi var binin gidin kardeşim. Şimdiye kadar kaç genç alkollü araç kullanıp kaza yaptı, kaç kişi hayatını kaybetti. Çevirmeler bu yüzden yapılıyor, alkolü yasaklamak için değil! Son dönemlerdeki kazalarda en çok arabayı kullananın yanında oturanlar ve günahı olmayan kişiler zarar görmüş. O yüzden çevirmeler toplum için çok faydalı.

        GENÇ POLİSLER DİKKATLİ OLMALI

        Ancak son dönemde haksız yere ceza yiyen çok sayıda vatandaş da şikâyette bulunuyor. Devletin polisinin daha dikkatli olması gerekiyor. Trafik polisi fırsat kollayıp vatandaştan puan alacağım diye ceza keserse nahoş bir durum ortaya çıkar. Arabamın garajda olduğu, şehir dışında bulunduğum zamanda bana ceza geldi. Dava açtım. Şimdi olayı daha da abartan 20’li yaşlarda polisler var. Kimseyi dinlemiyorlar. “Devlet benim” diyor başka bir şey demiyorlar. Trafik polislerinin bu davranışları büyük rahatsızlık yaratıyor. Bu, yaşananlardan üst müdürlerin haberi olmadığı içindir. Haluk Tuna bunlara müsade edecek biri değil! Genç polislere vatandaşa nasıl davranılması gerektiği konusunda eğitim verilmeli.

        KIZILAY,COURCHEVEL’E KAMPANYA MI YAPTI?

        Bizim sosyetikler, bir yer bilinmeye başladı mı sülalece pılıyı pırtıyı toplayıp oraya gidiyor. Gitmekle kalmayıp orada oldukları süre içinde her günlerini fotoğraflayıp gazetelere servis ediyorlar. Son günlerde nereye baksak, Fransa’nın meşhur kayak merkezi Courchevel’e bizim sosyetiklerin çıkarma yaptığını satır satır okuyoruz. Bilmeyen Courchevel’i İstanbul’un keşfedilmeyen bir ilçesi zanneder. Halbuki oraya gitmek için beş saatlik bir yolculuk yapmanız ve cebinizde 10 bin Euro olması gerekiyor. Söylediğim rakam sadece bir kişi için geçerli. Ama bizim sosyetikler birbirine hava atacak diye yollara düşüyor. Gittikleri yerde kayak yapmaktan çok birbirlerinin fotoğraflarını çekip gazetelere servis ediyorlar. Fotoğraflara şöyle bir baktım, kayak yapanı göremedim. Hepsi poz ayaklarında. Normalde böyle yerlerde kayak ayakkabısı olması gerekiyor. Bizimkilerin kayakla alakası yok gibi. Poz verip verip geri dönüyorlar. Sonra da öğle yemeği buluşmalarında Courchevel anılarını ballandıra ballandıra anlatıyorlar. Herkes işin aslını biliyor ama kimse kimseyi bozmuyor. Kardeşim, Allah bize birçok doğal güzellik vermiş ki hava olsun diye bunları kullanmıyoruz. Bizim kayak merkezlerimiz de çok gelişti. Sarıkamış, Palandöken, Uludağ, Kartalkaya, say say bitmez. Buraların suyu mu cıktı? Nedir bu yabancı şehir merakı, nedir bu bohem yaşam, nedir bu vurdumduymazlık? Sonuca baktığımızda sanki Kızılay bizim sosyetiklere kampanya yapmış gibi oluyor. Hepsinin üstünde aynı renkte, aynı tarzda Moncler kayak kıyafetleri. Pişti olan bile var ama kimsenin umurunda değil. Bıyık altından, “Ben ondan önce almıştım” diyerek kendilerini teselli ediyorlar. Sosyetiklerin kıyasıya hava atma yarışı, öncelikle Courchevel’deki otelcilere, sonra da Moncler’e ve gazetecilere yaradı.

        Mahsun’un sahneye dönme zamanı geldi de geçiyor...

        Geçtiğimiz hafta değerli abim Fikret Ercan’ın doğum günü vardı. Eşi Nesrin Abla sürpriz yapıp Fikret Ercan’a yakın olan herkesi davet edip muhteşem bir doğum günü partisi düzenledi. Kandilli’ye gitmeyeli uzun süre olmuştu. Kandilli benim İstanbul’da sevdiğim yerler arasındadır. Eski yapılarla birlikte hâlâ devam eden geleneksel bir havası var. O eski hava da ister istemez bir cazibe yaratıyor. Bir sürü yeni mekân da açılmış. Fikret Abi’nin doğum gününün yapıldığı mekân çok şıktı. Kandilli Cafe olarak hizmet veren mekân, son günlerde o çevrede oturan herkesin buluşma noktası olmuş. Dekorasyon ve masa düzeni çok güzel. Yemek, servis, her şey birbiriyle uyumlu. Mekâna dikkatlice baktığımda Bebek’teki Lucca aklıma geldi. Evden hiç yorulmadan, kıyafetine özen göstermeden gelinebilecek bir yer olduğunu anladım. Kısa bir süre sonra Kandilli Cafe’nin adını eminim çok duyacaksınız. O gece yaklaşık 20 kişilik bir misafir grubu vardı. Gecenin ilerleyen saatlerinde Mahsun Kırmızıgül’ün şarkı söylemesi için tüm davetliler tempo tuttu. Ferhat Göçer gitarı aldı, Mahsun iki şarkı söyledi. Orada bulunan 20 kişi ayaklandı. “Bir daha, bir daha” sesleri yükselmeye başladı ama Mahsun Kırmızıgül’ün yeni filmi ‘Romantik Komedi 2’nin son halini görmek için stüdyoya gitmesi gerekiyordu. İnsanların Mahsun’u ne kadar özlediğini anladım. O gece söylediği iki şarkı bile, gecenin havasını değiştirdi. Hâlâ sesi muhteşem, hâlâ eski Mahsun. Bence, benim gibi bir sürü insan, Mahsun’un en kısa zamanda sahneye dönmesini bekliyor. Mahsun’un sahneye dönmesi için ne yapmak gerekiyor bilemiyorum. Ancak o güzel sesi dinlemek için ikna etmek gerekiyor.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Sakarya'da dere taşkınında bebeği halat düzeneğiyle kurtaran AFAD personeli, o anları anlattı

         (AA) - Sakarya'da sağanak sonucu dere taşkınında aralarında bir bebeğin de olduğu 8 kişiyi halat düzeneğiyle kurtaran AFAD personelinin sorumlu ekip amiri, o an yaşadıklarını paylaştı. (AA)

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ