Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Medya Türkiye'den dünya starı çıkmaz...

        Hanımın Çiftliği dizisinin yapımcısı, Gold Film’in sahibi Faruk Turgut, reyting rekorları kıran TV dizileri ve Türk sinemasıyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

        Gold Film’in sahibi Faruk Turgut, liseyi bitirir bitirmez sinema sektörüne adım atmış, Türk sinemasının en önemli yönetmenleri ve oyuncularıyla birlikte çalışmış, yıllarını bu işe adamış bir isim. Sezona damgasını vuran dizilerden biri olan Hanımın Çiftliği dizisinin de yapımcısı olan Faruk Turgut’la herkesi ekran başına bağlayan dizisini ve beyazperdenin renkli dünyasını konuştuk...

        FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN

        GAZETE HABERTÜRK-HT CUMARTESİ-ŞÜKRÜ DUDU

        - Nasıl başladınız işe?

        Ağabeyim sinema sektöründe işletmeci olarak çalışıyordu, babamın da malı mülkü vardı o dönem. Onlar satıldı, para geldi. Ağabeyim de “Haydi gel bu işe girelim” dedi. Aile

        şirketi kurup film çekmeye karar verdik. Benim işe başlama tarihim 1979, o zaman çekilen filmlerde reji asistanı, yönetmen yardımcısı olarak görev alıyordum.

        - Peki hiç bir filmde rol aldınız mı?

        Hayır, sektöre girdiğim gün yönetmen olmayı kafaya koymuştum.

        - İlk projeniz neydi?

        İlk filmimizi Suna Yıldızoğlu, Nokta ve Virgül’le yaptık. Sonra Ertem Eğilmez’le tanıştık. Kendisinin hayatımdaki yeri büyüktür. O zaman Adile Naşit, Şener Şen, İlyas Salman gibi isimler Ertem Ağabey’in tekelindeydi. İlk büyük filmimiz İlyas Salman’la Şener Şen’in oynadığı Dolap Beygiri oldu. Yönetmen Atıf Yılmaz’dı. Varoluş filmimizdir. Sonra Şener Şen ve Müjde Ar’lı filmler İffet, Namuslu, Çıplak Vatandaş geldi. Ardından Şerif Gören’le Katırcılar, On Kadın, Sen Türkülerini Söyle filmleriyle devam ettik.

        - Peki sizin adınız ne zaman yönetmen olarak yazmaya başladı jenerikte?

        Sektöre girdikten yedi sene sonra 27 yaşında yönetmen oldum. İlk filmim Sis’i Halil Ergün, Perihan Savaş ve Erdal Özyağcılar’la beraber çektim. O film Ankara Film Festivali’nde ödül aldı, bir hayli ses getirdi. Ardından Tarık Akan’la üç film çektim. Sektörün krize girdiği 1990 yılına kadar 11 sinema filmi çektim. Ancak 90’da sektör ciddi bir krize girdi. O zamanlar video yeni patlamıştı. Bu talep doğrultusunda ciddi sayıda film üretiliyordu. Sonra video olayı da yavaş yavaş krize girmeye başlayınca Yeşilçam yavaşladı. Özel televizyonlar devreye girdi. O arada ben de aile şirketinden ayrıldım. Kendime yeni bir şirket kurdum.

        - Ağabeyiniz hâlâ film yapıyor mu?

        Uzman Film’de sinema filmi yapmaya devam ediyorlar. Ben de Gold Film’de televizyon ağırlıklı çalışıyorum.

        - Bugüne kadar yaptığınız en iyi proje hangisi?

        Hanımın Çiftliği. Bu dönemin olgunluk dönemim olduğunu düşünüyorum. En iyi projem oldu. Bir daha böyle bir oyuncu kadrosunu bir araya getirebilir miyim bilmiyorum. Yönetmen Faruk Teber’in özverisi ve sabrıyla oldu bu iş biraz da.

        - Hanımın Çiftliği için gerçekten bir milyon dolar harcadınız mı?

        Evet. Türkiye’de dönem dizisi çekmek çok zor bir şey. Dizide gördüğünüz bütün mekânlar Adana’da bire bir kuruldu. Bir sürü sponsorun desteği vardı ama biz buna rağmen büyük para harcadık. Aksesuvarlar, kostümler de oyunculara göre özel olarak hazırlanıyor.

        - Otomobillere hastayım ben. Onları nereden buldunuz?

        Adana, İstanbul, İzmir ve Ankara’da çok ciddi araştırma yaptık.

        - Mehmet Aslantuğ’un canlandırdığı karakterin kitaba göre çoktan ölmesi gerekiyordu, neden hâlâ ölmedi, reyting kaygısı yüzünden mi?

        Kitabı bire bir uygulamaya kalksak Mehmet Aslantuğ’un altıncı ya da yedinci bölümde ölmesi gerekiyordu. Ama Mehmet Aslantuğ gibi bir oyuncuyu altı bölümde öldürmek yerine onu daha verimli kullanmak için projeyi kitaptan biraz farklı bir rotaya çevirdik. Aslantuğ uygun bir zamanda ölecek.

        ÖZGÜ NAMAL ÇOK YETENEKLİ BİR OYUNCU

        - Mehmet Aslantuğ’la çalışmak nasıl?

        Çok keyifli.

        - Özgü Namal?

        Çok yetenekli bir oyuncu. Televizyona bugüne kadar yaptığı işler şanssızdı ama bu diziyle onu da kırdı. Filmlerdeki performansı ortada. Türkiye’de ses getiren birçok filmin başrol kadın oyuncusu o.

        - Çiftlik evi dizi bittikten sonra ne olacak?

        Dizideki konağın yerinde bir ev vardı, önce o evi restore etmeyi düşündük ama bunun mümkün olmadığını gördük. Bunun üzerine evi yıkmaya karar verdik. Yıkarken de çiftliğin sahibine “Bu evi yıkacağız, yerine yenisini yapacağız, çekimler bittikten sonra sana bedelsiz olarak teslim edeceğiz” dedik.

        - Adanalı oyuncu da var mı dizide?

        Adana’da Devlet Tiyatrosu ve Şehir Tiyatrosu’nda çok yetenekli oyuncular var. Bizim ana kadromuz İstanbul’dan ama yan karakterlerin bir kısmını Adana’dan bulduk.

        - Necip Memili şiveyi çok iyi yapıyor.

        Evet, Adanalı. Çukurova Üniversitesi oyunculuk bölümü mezunu. Caner Cindoruk da öyle.

        EL KIZI’NI TV’YE UYARLAYACAĞIZ

        - Yeni projelerinizden bahseder misiniz?

        Hanımın Çiftliği 17’nci, Ömre Bedel 22’nci bölümde. Sanırım bu iki dizi de önümüzdeki sezon devamedecek. Hanımın Çiftliği’nde Mehmet Aslantuğ ayrıldıktan sonra farklı bir yapılanma oluşacak.

        - Onun yerine başka bir karakter girecek mi?

        Onun yerine diye bir şey yok ama diziye yeni karakterler eklenecek. İleride Orhan Kemal’in El Kızı adlı romanını televizyona uyarlayacağız.

        - Türk dizileri son zamanlarda çok başarılı oldu.

        Standartlar çok yükseldi. Öyle diziler var ki sinema filmi kalitesinde çekiliyor. Çıta her gün daha da yükseliyor. Kim daha iyisini yaparsa o kalıyor. Diğerleri eleniyor. Onun için yapımcılar içerisinde daha iyi, daha güzeli yapma çabası yoğunlaştı.

        - Türkiye’de en iyi dizi oyuncuları kimler?

        Türkiye’deki oyuncu profilinin yapısı değişmeye başladı. Özellikle konservatuvarlardan, üniversitelerinoyunculuk bölümlerinden mezun olan arkadaşlar farklı bir oyunculuk yapısı oluşturdu. Yeni jenerasyon çok yetenekli.

        - Kenan İmirzalıoğlu’nun oyunculuğunu nasıl buluyorsunuz?

        Kenan çok iyi bir oyuncu. Fiziksel anlamda da alternatifi olmayan bir oyuncu. Yer aldığı her projede reyting ve gişe garantisi olan ender oyunculardan biri.

        - Her dizide ille starın oynaması şart mı?

        Her yapımcının kendine göre bir bakış açısı var. Ben genelde star oyuncu koymayı tercih ediyorum. Çünkü bu projenin dikkat çekmesini sağlıyor. Mesela Hanımın Çiftliği, Özgü Namal ve Mehmet Aslantuğ ile öne çıktı. Onlar yerine X ve Y kişilerini koysaydınız belki süreç içerisinde dizi tutardı ama kısa vadede o başarı yakalanamayabilirdi. TV yöneticilerinin uzun vadede beklemeye tahammülleri yok. Bu yüzden starsız dizi yapmamaya özen gösteriyorum.

        - Bir yapımcı olarak izleyiciden ne bekliyorsunuz?

        İzleyiciden bir şey beklemeye hakkım yok. Onlara bir şey sunuyorum, isterlerse izliyorlar. Son zamanlarda seyircinin standartlarının yükseldiğini görüyorum. Bu da kendi adıma sevindirci bir durum.

        - Türkiye’den ne zaman Hollywood’a gidecek kadar ünlü bir oyuncu çıkar?

        Çıkmaz. Çünkü dil problemi var. İngilizceniz çok iyi değilse, Hollywood’da film çekme şansınız yok. Çok zor. Türkiye’den dünya starı çıkacağını sanmıyorum.

        DENİZ SEKİ’Yİ AFFETMEDİM

        - Deniz Seki’yle anlaşma imzalamışsınız, 45 milyar vermişsiniz, geri alamamışsınız. Sonra affetmişsiniz doğru mu?

        Hayır affetmedim, dava hâlâ devam ediyor. Seneler önce Kadir İnanır’la beraber yapacağımız bir dizi için kendisiyle anlaştık. Fakat bazı tahlihsizlikler oldu. Deniz Hanım’la da iyi şeyler yaşamadık. Ama son dönemde yaşadıları yüzünden mahkeme sürecinde devam etmesinden de hoşnut değilim.

        - “Sibel Can, Seda Sayan, Ebru Gündeş ve Hülya Avşar’la dizi yapmam” demişsiniz. Doğru mu?

        Sibel Hanım o listede yok. Ebru’yla dizi yaptım. Televizyonculukta dönem dönem işlerin mantığı farklılaşıyor. Eskiden şarkıcıları televizyona taşımak önemliydi. Ama o dönem geçti. Bir de bu tip insanların özel yaşamı gizli

        kalmıyor. Seda Sayan her gün program yapıyor, özel hayatı göz önünde. Ondan bir Ayşe karakteri yaratmak zor. Yoksa kişiliklerine, yeteneklerine bir sözüm yok.

        KİMSEYLE SIRF YAKIŞIKLI YA DA GÜZEL DİYE ÇALIŞMAM

        - Oyuncuda ne tür kriterler ararsınız?

        Bu işi meslek olarak gören insanlarla beraber yürümeyi tercih ediyorum. Yakışıklıyım, güzelim oyunculuk yaparım mantığında olan insanlarla çalışmam.

        - Öpüşme sevişme sahneleri gerçekten reytingi artırıyor mu?

        Dramatik olarak öykünün içindeki gelişime hizmet ediyorsa tabii ki artırıyor. Sırf reyting almak için yapılırsa anlamlıolduğunu düşünmüyorum.

        - Sevişirken yastık var mı gerçekten?

        Saçmalık. O sahneler çekilirken sette en az 30 kişi oluyor. Bu yüzden insanların yapılan işten etkileneceğini düşünmüyorum. Ne sinemada ne televizyonda bundan etkilenip de araya yastık koymak isteyene rastlamadım.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ