Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Medya Tahir Kıran'dan cevap ve düzeltme

        Haberin içeriği aynı gruba ait olan Kanal 1 Televizyonunda 20.02.2008 günü saat 18:30'da yayınlanan Ana Haber Bülteninde yer alan bir konudur: Fenerbahçe Kalecisi Rüştü Rençber'in 1999 yılında darp edilmesi olayının faillerinin 10 yıl sonra Fatih ALTAYLI ve Lube (Hacer) AYAR tarafından tespit edilmiş olması!!!...

        Doğru habercilik, özgür basın, etik değerler gibi kavramların unutulmaya başlandığının, medyanın yanlış eller tarafından kullanılması halinde başgösterebilecek tehlikenin vehametinin sergilendiği bir durumla karşı karşıya olmamız nedeniyle aşağıda yer alan açıklamanın, hukuki ve cezai tüm talep ve dava haklarım saklı kalmak kaydıyla, 5651 sayılı yasa kapsamında internet ortamında yayınlanmasını talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Şöyle ki;

        1.) Kanal 1 Televizyonunda yayınlanan haberde kamuoyuna verilmek istenen izlenim Rüştü'nün darp edilmesi olayının azmettirici failini olduğumdur. Bu gerçek dışı olmaktan da öte iftira unsuru yayınla ilgili hukuki mücadelem devam etmektedir.

        2.) Benim Fenerbahçe Kulübüne üyelik formunda imzam olan kişi İbrahim GÜMÜŞTEKİN'dir. İbrahim GÜMÜŞTEKİN Kaleci Rüştü'yü darp edenler arasında yoktur.

        3.) Lube Hacer AYAR hakkında açılmış davalardan henüz ceza almamış olabilir ama bu almayacağı anlamına gelmez. Hakkında açılan ve yargılanmalarına deva edilmekte olan davaların sayısını da belirtseldi ancak o zaman bu açıklamanın amacının kamuoyunu bilgilendirmek olduğu düşünülebilirdi. Bu haliyle yapılan açıklamanın bilgilendirme değil "kandırma" amaçlı olduğu açıkça ortadadır.

        4.) Lube Hacer AYAR'ı tanırım.. Evet doğru; kendisini tanırım. Kendisini ben ve dostlarım hakkında yaptığı bazı yalan haberlerden tanırım, kendisini duruşma salonlarında örgüt lideri olmak iddiasıyla yargılanan tutukluya telefon numarası yazılı kağıdı uzattığı ancak ulaştırmayı başaramadığında olaydan tanırım, kendisini daha birçok başka olaydan da tanırım. Ama onu tanımam demek tabii ki onunla dost olduğum anlamına gelmez zira ben dostlarımı seçerim ve Lube Hacer AYAR bu seçilmiş gruba dahil olacak yeterliliğe sahip değil. Bu yüzden de bana bugüne kadar sadece telefonla ulaşmayı başarabilmiştir.

        5.) Fenerbahçe Kulübüne başkan olmak gibi bir girişimim bugüne kadar hiç olmadı. Olasılık değerlendirmesi yapılacaksa eğer Lube Hacer AYAR bilmelidir ki eğer bir gün başkan adayı olursam "sıfır" olan Fenerbahçe Kulübüne başkan olamama ihtimalimdir.

        6.) Evet sanık sıfatıyla yargılandım.. Ama neticede hakettiğim adalet bana teslim edildi ve beraat ettim. Şimdi Lube Hacer AYAR'ın benden de öte, Atatürk'ün Cumhuriyet ünvanını verdiği 2 kurumdan biri olan (ki diğeri Türkiye Cumhuriyeti'dir) Cumhuriyet Savcısına yönelik saldırısının resmen kovuşturmayı gerektirir nitelikte olduğunu düşünüyorum. Sayın Cumhuriyet Savcılarımız bu konunun gereğini eminim ki yerine getireceklerdir.

        7.) Vekilim marifetiyle Fatih ALTAYLI'ya tebliğ edilen ihbarnamede de Fanatik Gazetesinde yayınlanan röportajımda da Lube Hacer AYAR'ın tuzağa düşürüldüğünü hiç beyan etmedim. Zira burada tuzağın ta kendisidir Lube Hacer AYAR. Okuduğunu anlamak da bir meziyettir.

        8.) İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde verilen kararı bu derece mütecaviz bir cüretle eleştiren hatta eleştirmekle de kalmayıp kararla alay eden bir tavrın "gazeteci" kavramı ile ne kadar bağdaştığını ben değerlendirmeyip takdiri kamuoyuna bırakıyorum.

        9.) Gelelim fenerbahçe muhabirleri ve yazarlarıyla "çarpık ilişki" içinde olduğum ifadesine. "Çarpık ilişki" tanımlamasını bu denli pervasızca kullanabilen bir kişinin "gazeteci" olma vasfına sahip olmadığına, mesleğin onurunu ayaklar altına aldığına inandığım için işbu metni "bilgi için" Basın Konseyine de gönderdim. Bu denli açık bir üslupla yapılan Basın Meslek İlkeleri ihlalinin Basın Konseyi tarafından değerlendirileceğine eminim; ancak bu konuyla ilgili son kararı tabii ki Yüce Türk Adaleti ve bağımsız Mahkemeler verecektir.

        Son olarak eklemek istediğim bir hususu ise ne zaman adam oluruz sorusuna cevap arayanlara ithaf ediyorum: "Kendi söyleyemediklerimizi başkalarına söyletmediğimiz zaman..."

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ