Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

İSPANYA’nın Tarragona kentinde düzenlenen 18. Akdeniz Oyunları’nda, finalde İspanyol rakibini 2-0 yenerek badmintonda altın madalya alan 24 yaşındaki Neslihan Yiğit, hepimizi gururlandırdı. Neslihan’ın şampiyonluğa uzanan öyküsü ise öğretmeninin ısrarı, ailesinin desteği ve kendisinin azmiyle yazıldı.

Adanalı bir işçinin kızı olarak Bursa’da dünyaya geldi. İlkokulda beden eğitimi öğretmeni tarafından yeteneği keşfedildiğinde 8 yaşındaydı. O öğretmen artık elini hiç bırakmayacak, olimpiyatlara hazırlayan antrenörü olacaktı. Kendisi de ileride adını dünya listesine yazdıracak bir sporcu...

15 yaşında Avrupa Şampiyonası’na hazırlanırken babası işsiz kaldı. Hocası badminton antrenmanına beklerken, o vedalaşmaya gelmişti: “Adana’ya dönüyoruz hocam” dedi. Hocası babayı aradı. Kızlarının gelecek vaat ettiğini anlattı. Maddi-manevi hep arkalarında olacağı sözünü verdi.

Aile, kızları için tüm maddi imkânsızlıklara rağmen memlekete dönmekten vazgeçti. Emekçi baba, otomobil fabrikalarında kimi zaman makine ve elektrik işçiliği, kimi zaman da inşaat bekçiliği yaparak evine ekmek götürdü. Kızı ise ileride “İkinci babam” diyeceği ilk ve tek hocasıyla var gücüyle antrenman yaptı. Başarılarına başarı kattı.

2012 Londra Olimpiyatları’na katılan en genç sporcu unvanını aldı. İslam Oyunları’nda şampiyon oldu. Akdeniz Oyunları’nda bugüne kadar badmintonda Türkiye’nin kazandığı 3 altın madalyanın 3’üne de imzasını attı. Tek bayanlar sıralamasında adını 35’inci sıraya yazdırdı. Son başarı haberi ise yine Akdeniz Oyunları’nda geldi.

Neslihan’ı badmintonla tanıştıran ve ona madalyaların yolunu açan ilkokuldaki beden eğitimi öğretmeni ve antrenörü Çağatay Taşdemir, öğrencisi için “Hangi spora yönelse başarılı olurdu” diyor. Taşdemir, ailesinden gördüğü desteğin, Neslihan’ın en büyük şansı olduğunu söylüyor.

 

 

Baba Ahmet Yiğit ise kızı için Adana’ya dönmekten nasıl vazgeçtiklerini şöyle anlatıyor: “Otomobil fabrikasında işçiydim. Ameliyat olmam gerekti. Mecbur ayrıldım. Adana’ya dönmeye karar verdik. Taşınma hazırlıkları yaparken hocası telefon etti. Gidersek Neslihan’a yazık olacağını söyledi. ‘Yol masraflarını, okul harçlığını kendi cebimden veririm’ deyince kaldık. Hep kızımızın arkasında durduk. Sözüm diğer anne-babalara: Çocuklarınıza, kızlarınıza güvenin ve güven verin. Kızım sadece iyi bir sporcu değil, iyi insan olmayı da başardı.”

Yiğit Ailesi’nin maddi sorunlar yüzünden Bursa’dan Adana’ya taşınmayı düşündüğü yıl 2009’du. Hocanın ve ailenin işbirliği ile göç durdu, kamp başarıyla tamamlandı. Neslihan, 2009’da Slovenya’daki 17 yaş altı Avrupa Şampiyonası’nda ikinci oldu.

‘EN BÜYÜK MADALYA ONLARIN MUTLULUĞU’

Antrenörünün ailenin bir parçası haline geldiğini söyleyen Neslihan, artık iki babası olduğunu anlatıyor: “Biri fedakâr babam, diğeri antrenörüm. Ondan başka antrenörüm de olmadı zaten. Ne ailemi ne de onu yarı yolda bırakmak istiyorum. Onların benim için hissettikleri gurur ve onlara yaşattığım mutluluk benim için aldığım tüm madalyalardan daha önemli. Onlar bana güvendi ve ellerini üzerimden hiç çekmedi. Şimdi sıra bende...”