Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Pandemiden önce de ciddi bir yükselişte olan online eğitimin son zamanlarda daha çokça tercih edilmesinin sebeplerini görmek zor değil. Yüz yüze derslere kıyasla öğrencilerin daha rahat olmaları, kendi programlarına uygun zaman diliminde derse ulaşabilmeleri online derslerin gittikçe daha fazla popülariteye sahip olmalarını sağladı.

Online eğitimin bu denli popüler hale gelmesinin bir diğer sebebi ise daha ucuz olmaları. Öğrencilerin ilgi duydukları derslere kolayca ve daha ucuza kayıt yaptırabilmeleri mümkün hale geldi. Bu durum, çalışanlarını daha fazla eğitime teşvik etmek isteyen, ancak konferanslar ya da dersler için ayırabilecek bütçeleri olmayan firmalar açısından da sorun olmaktan çıktı.

Rahatlığın ve maliyetin yanı sıra, çok sayıda öğrenci, öğrenmenin daha iyi bir yolu haline geldiği için de online dersleri tercih ediyor. Kavrayışlarını geliştirmede, yeni beceriler edinmede ve değerli özellikler kazanmada ciddi olan bu öğrenciler, kendileri için en etkili olduğunu düşündükleri alanlara yönelmeye istekli oluyorlar.

İşte online eğitimin yüz yüze derslere katılımdan daha etkili olmasının 5 temel sebebi:

Öğrenciler geleneksel derslere kıyasla daha fazla öğreniyorlar

IBM verilerine göre, online derslerde multimedya içeriklerle eğitim gören katılımcılar, geleneksel yüz yüze derslere kıyasla beş kat daha fazla öğreniyorlar. Online dersler, öğrencilere kavrayışları üzerinde tam kontrol verdiğinden, öğrenciler, kendi hızlarında çalışabilme fırsatı elde ediyorlar. Bu şekilde çok daha hızlı çalışıyorlar ve daha fazla miktarda bilgiyi öğreniyorlar. Bildiklerini düşündükleri konuları hızlıca geçmek ya da daha fazla zamana ihtiyaç duydukları konularda yavaşlayabilmek gibi seçenekleri oluyor.

Online öğrenmede öğrenciyi koruma oranı daha yüksek

Birçok offline ders, öğrencinin dikkatini ders boyunca korumada güçlük çekiyor. Amerikan Araştırma Enstitüsü’ne göre, online eğitimlerde böyle bir durum söz konusu değil. Online dersler, öğrenciyi derste tutma oranını %25’ten %60’a kadar çıkarıyor.

İlgi çekici multimedya içerikler, materyalin kullanımı konusunda kontrol sahibi olma ve derslerin programlarla çakışma ihtimallerinin düşük olması gibi faktörler, bu yükselişin sebepleri arasında gösteriliyor.

Online eğitim daha az zaman yatırımı gerektiriyor

Birçok öğrenci, zaman ayıramadığı için yüz yüze derslere kayıt olma konusunda çekimser davranıyor. Derse gidip gelmeye ayrılan süre, öğretmenleri ve diğer öğrencileri bekleme ile geçen süreyle birleştiğinde çok fazla zaman ayırılması gereken bir derse dönüşüyor. Yapılan araştırmalara göre de online eğitim metotlarını benimseyen kurumlarda, geleneksel sınıf konseptine kıyasla %40-60 oranında daha az zamana ihtiyaç duyuluyor.

Ayrıca online eğitim seçenekleri, öğrencilere derslere ayıracakları süreyi istedikleri gibi bölme ve düzenleme şansı tanıyor. Ders için uzun bir süreyi doğrudan gözden çıkarmalarına gerek yok; her gün öğle arasından ayrılan bir yarım saat bile işlerine yarayabiliyor.

Sıklıkla yapılan değerlendirmeler dikkat dağıtıcı öğeleri azaltabiliyor

Online derslerin en iyi yönlerinden birisi, değerlendirmelerin devamlı bir süreç haline gelebilmesi. Multimedya içerikleri ve eğitim materyallerini düzenli kısa testlerle desteklemek, öğrencinin derse olan ilgisini ayakta tutuyor. Harvard Üniversitesi’nden araştırmalara göre, bu kısa ve düzenli test yöntemini kullanmak, dikkat dağılmasını yarı yarıya indiriyor, not alma ve öğrencilerin genel katılım oranını üç katına çıkarıyor.

Ayrıca şunu da unutmamak gerek ki öğrencilerin durumu ne kadar sıklıkla değerlendirilirse, öğrenci gelişiminin takibi eğitmenler tarafından kolaylıkla yapılabiliyor. Öğrencinin durumunu sıkı bir şekilde takip etmek ise yardım gerektiğinde müdahale etmeyi kolaylaştırıyor.

Online eğitim çevre sorunlarına duyarlılığı beraberinde getirir

Online eğitimin öğrenciler açısından daha etkili bir seçenek olduğunu biliyoruz; ancak çevre bakımından da ideal yöntem olduğunu söylemeden geçmemek gerek. Yapılan araştırmalara göre, geleneksel yüz yüze eğitime kıyasla online eğitim, öğrenci başına %90 daha az enerji tüketimi ve %85 daha az karbondioksit emisyonu anlamına geliyor.

Bu durum, online öğrenmenin ve multimedya içeriklerinin daha etkili bir eğitim metodu olduğu savını daha da destekliyor. Bu tür öğrenme yöntemlerini desteklemek ve uygulamak hem bireylerin hem de kurumların çevre için harekete geçmelerine ve çevre sorunları konusundaki kişisel görüşlerine sadık kalabilmelerine yardımcı oluyor.