Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
DHA

AK Parti'nin adayı Mehmet Özhaseki, Altındağ Hamamönü'nde, Mimar Sinan Mühendisler Birliği toplantısında konuştu. Özhaseki, insanların şehirleri kurduğunu şehirlerin ise zamanla insanları biçimlendirdiğini söyledi. Özhaseki, yeni dönemde yapılan mimarinin medeniyet işareti olmadığını vurguladı. 

Özhaseki, "İnsanların kurduğu o şehirler bir müddet sonra içinde yaşayan insanlara da şekil vermeye başlarlar. Yaşam tarzlarını biçimlendirirler.  Şehirlerin böyle bir önemi var ve şehirler aynı zamanda canlı organizmalardır. Geride bakıldığı zaman taşla, toprakla ibaret gibi görünebilir. Cansız varlıkların bir dizisi halinde izlenebilir, hâlbuki öyle değil. Onların da bir ruhu var, onlar da bakım ister, gözetilmek ister, ihtimam ister. Bunları yapacak olanlar da tabii ki orada yaşayacak olanlardır; ama onların temsilcisi olan başta yerel yönetimlerdir. O açıdan bakıldığı zaman ülke olarak müthiş zenginliklerle dolu bir ülkeyiz" diye konuştu.

'SELÇUKLU VE OSMANLI MEDENİYETİ'

Anadolu topraklarında Türklerin bin yıldır bağımsız yaşadığını ifade eden Mehmet Özhaseki, şöyle dedi:

"Birçok tehlike ve tehdit olmasına rağmen o kötülükleri bertaraf ederek önümüze bakıyoruz. Allah geçmişte yaşadığımız bu kötülükleri bir daha yaşatmasın diye de dua ediyoruz. Bin yıllık Anadolu serüvenimizde iki tane ciddi medeniyet inşa etmişiz. Birisi Selçuklu medeniyeti, birisi de Osmanlı medeniyeti. Selçuklu medeniyeti aslında çok zor şartlar altında kurulmuş bir medeniyettir. Nihayetinde kısa ömürlü olmasına rağmen envai çeşit zor şartlarda mücadele edilmesine rağmen, Haçlılarla her bir cephede savaşılmasına rağmen, kurdukları şehirlerde bir medeniyet inşasını çok rahat görebiliriz. Şimdi bile karşılaştığımız bir tarihi esere baktığımız zaman onun hangi medeniyet dönemine ait olduğunu, Selçuklu mu Osmanlı mı olduğunu çok rahat söyleyebiliyoruz."

'ARABESK MEDENİYETİ'

Türkiye'de yaklaşık 100 yıldır Cumhuriyet yönetiminin bulunduğunu belirten Özhaseki, "İnşallah sonuna kadar da huzurla, Cumhuriyetle idare edilmeye devam ederiz. Bu ayrı bir konu, bu ayrı bir şey rejim tarafı işin; fakat ortaya koymuş olduğumuz şehircilik ve ortaya koymuş olduğumuz eserler yan yana dizildiği zaman hangi medeniyetten bahsedebiliriz bunu sormamız lazım, bunu sorgulamak lazım. Cumhuriyet döneminde de medeniyet yaratabilmek için altyapı var. Evet geçtiğimiz yüzyılın başında zorluklar vardı, sıkıntılar vardı; ama daha sonrasında 50'lerden sonra büyüme başladı. 60'lı 70'li yıllarda biraz daha gerçekleşti bu büyüme, hızlandı, hele hele 2000'li yıllarda iyice büyüdüğümüz, biraz daha amiyane tabirle zenginlediğimiz, cebimizin para gördüğü, elimizin yüzümüzün açıldığı açığa çıktığı bir dönem başladı. Okullarımız var, mimarlarımız var, mühendislerimiz var. Belediye başkanlarımız var anlı şanlı, seçimlerle geliyorlar. Arkasında koca koca bütçelerimiz var. Fakat ortaya koymuş olduğumuz yapılaşma ve görüntü nasıl adlandırılır bilmiyorum. Bir medeniyetten bahsedebilir miyiz, bilmiyorum. Olsa olsa şimdi ortaya koymuş olduğumuz bu şehirciliğe şu anki yapıya herhalde 'Arabesk medeniyeti' diyebiliriz" diye konuştu.

'GECEKONDULAR UR GİBİ SARMAYA BAŞLAMIŞ'

Mehmet Özhaseki, bakanlığı döneminde Ankara'nın 1/100 binlik planlarını hazırladığını ve imzaladığını belirterek, şunları kaydetti:

"Böyle bir şey olabilir mi? Orada konutlaşma nerede olacak, iş yerleri nerede olacak, ulaşım aksı nasıl sağlanacak, konut alanları neresi, yeşil alanlar nerede olacak? Daha bunun ana planlamasını 2 yıl önce imzalayan bir Ankara düşünün, başkent düşünün. Planlama geç, burada bir arıza var, burada bir sıkıntı var. Büyükşehirlere doğru insanlar iş bulabilmek ümidi ile gelmişler. O göçler karşısında yerel idareler ve merkezi idare hazırlıksız yakalanmış. O göçleri görememiş, o göçler karşısında tuhaf tavrılar içerisine girmiş. Kimi idareler gelmiş 'Ben yıkarım arkadaş' demişler, gece 10 tane gecekondu yapılmış, sabah idare 1- 2 tanesini yıkabilmiş. Ama ertesi gün 20 tane daha yapılmış ve devam etmiş, şehirlerimizin etrafını çepeçevre ur gibi adeta bu gecekondular sarmaya başlamış."

'GÜVENLİ YAPILAR YAPMALIYIZ'

Özhaseki, Türkiye'nin deprem ülkesi olduğunu hatırlatarak sağlıksız yapılara dikkat çekti ve şöyle devam etti:

"İnsanlar vahşi bir şekilde rant peşinde koşup istedikleri yerlere binalar dikebilmek amacı ile saldırıyor adeta. İçeride, belediyede buldukları yerli iş birlikçileri de bunlara temin edip sürdürüyorlar. Sonra da başımıza felaket geldiğinde oturup ağlamaya başlıyoruz. 1999 depremi böyle değil mi? Evet Osmanlı döneminde o topraklara hiçbir şey yaptırmamışlar. Nasıl oluyor da aradan 400 sene geçiyor, biz gelip fay hatlarının üstüne koca koca binalar dikiyoruz? Hem de sağlıksız yapılar yapıyoruz hem de orada hiçbir teknoloji gerçeğine dikkat etmeden yapıyoruz. Bir gün kuşların yuvasını yaparken nelere dikkat ettikleri bir okuyun. Kuş bile ağacın üzerine yaptığı yuvanın nelere dikkat ediyor, nasıl bakıyor bir bakın. Tamamı ile organik yapıyor, sağlam yapıyor, onu kendi dilindeki tükürükle de sağlamlaştırıyor. Yuvasının mayasını veriyor. İnsanoğlu geliyor, bir şey yapıyor, 2 gün sonra en ufacık bir sarsıntıda yıkılıp gidecek, içinde de en sevdikleri gidecek, Allah korusun en sevdiği ne varsa evin içerisinde bırakıp gidecek. Bunlara da dikkat etmiyoruz. İşte bizim artık bundan sonra böyle büyük bir düşünce ile hareket etmemiz gerekiyor."

HASANOĞLAN'DA MİTİNG YAPTI

Altındağ'daki toplantının ardından Mehmet Özhaseki, Elmadağ ilçesine bağlı Hasanoğlan beldesinde düzenlenen mitingde kalabalığa hitap etti. Eski belediye binasını yeniden açacaklarını söyleyen Özhaseki, şöyle dedi:


"Burada kapanan bir belediye binamız var, orayı yeniden işler hale getireceğiz. Her işinizi burada göreceksiniz, başka yerlere gitmeyeceksiniz. Böyle bir sıkıntı olmayacak. Burada bir mezbahane isteniyor. O mezbahaneyi kuracağız. Allah izin verirse hem gençlik merkezimizi hem aile yaşam merkezimizi kuracağız, hanım kardeşlerimiz eğer orada hobi edinmek istiyorlarsa onu yapacaklar. Meslek öğrenmek istiyorlarsa istedikleri mesleği öğreteceğiz. Ürettiklerini de satış ofisleri açarak satışını sağlayacağız."