Palu Ailesi olayı son durumu gündemde kalmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl, 10 yıl önce kaybolduğunu iddia ettikleri kızları ve iki çocuk annesi Meryem Tahnal'ı bulmak için Müge Anlı'nın programına çıkan Palu Ailesi, canlı yayında anlatıkları tüm Türkiye'nin kanını dondurdu. İşte, Palu ailesi ile ilgili detaylar haberimizde...

PALU AİLESİ KİMDİR?

Kocaeli'nde yaşayan Palu ailesi, bundan birkaç hafta öncesine kadar kendi halinde bir aileydi.

Havva Palu, Aralık ayı sonunda oğulları İsa ve Fatih ile birlikte Müge Anlı ile Tatlı Sert programına başvurarak, kayıp kızı ile torununun bulunmasını istedi.

Meryem Tahnal, 2008 yılında; kızı Melike Tahnal da 2009 yılında kayboldu.

Anne Havva Palu, 2011 yılında polise verdiği ifadede, kızı Meryem Tahnal'ın cezalandırılmak amacıyla diğer kızı Emine'nin eşi Tuncer Ustael tarafından bir ağaca bağlandığını ve aç bırakıldığını, Meryem'in de bir süre sonra rahatsızlanarak öldüğünü anlattı.

Yine aynı ifadeye göre, Meryem Tahnal, erkek kardeşi İsa Palu ve eniştesi Tuncer Ustael tarafından Kocaeli'nin Tütünçiftlik bölgesinde bir yere gömüldü.

Anne Havva Palu, yine 2011 tarihli ifadesinde torunu Melike'nin ise "içine cin kaçtığı gerekçesiyle" yine Tuncer Ustael tarafından önce ispirto, sonra da sirke içirildiğini söyledi. İfadeye göre, Melike de kısa bir süre sonra hayatını kaybetti.

Havva Palu ifadesinde Melike'yi yıkadığını, beyaz bir çarşafa sardıktan sonra gömdüklerini de aktardı.

Bu ifade, ailenin diğer üyeleri tarafından da desteklenirken, konuyla ilgili emniyet ve savcılık tarafından soruşturma başlatıldı.

Ancak yargı süreci devam ederken, Palu ailesi ifadesini tamamen değiştirdi ve "tehdit altında" verdiğini söyledi.

İfadelerin geri çekilmesi ve o dönemde yapılan ceset arama çalışmalarının sonuç vermemesi nedeniyle soruşturma da sürüncemede kaldı.

10 yıldır kayıp olan Meryem Palu Tanhal ile 9 yıldır kayıp olan kızı Melike Tanhal

PALU AİLESİ CİNAYETİ İTİRAF ETTİ!

TUNCER USTAEL'İN İFADESİ

Sanıklar mahkeme salonuna alındı. İlk olarak Palu Ailesinin damadı olarak bilinen Tuncer Ustael ifade verdi. Ustael ifadesinde şunları söyledi:

"MERYEM'İ, HİKMET VE YUSUF ÖLDÜRDÜ"

"İddianamedeki ifadem büyük ölçüde doğru olmakla birlikte olay günü Meryem’in cesedini bulduğumuz doğru değildir. O ifadeyi emniyetin baskısıyla verdim. Meryem’i, Hikmet Ş. ve Yusuf Ş. öldürdü. Maktulü iğne tozuyla öldürmüşler. Ben ifademi baskı altında verdim. Biz Mercedes marka araçta hep birlikte yaşarken bir gece Meryem kayboldu. Kendisini bir daha ne canlı ne de ölü olarak gördüm. Maktulün kredi kartı ve banka kartı ölmeden önce bende duruyordu. Zaman zaman para çekerek kendisine veriyordum. Daha sonra kim kullandı bilmiyorum. 2008 yılı Aralık ayında kartı kullandığım söyleniyor ancak o tarihte zabıtalar beni barınma evine götürmüştü, barınma evinde kalıyordum.

"CİN VE BENZERİ ŞEYLERE İNANMAM"

Baştan beri adli makamlar beni hiçbir şekilde dinlemediler. Maktul kaybolduktan sonda annesi Havva ve kardeşi İsa, polise giderek kayıp başvurusu yaptılar. Aleyhime olan beyanları kabul etmiyorum. Ölen Meryem’in eşinin ailesi problemliydi bu nedenle beni suçlandıklarını düşünüyorum. Ben bu olaylar öncesinde İstanbul’da yaşıyordum. Benim bir çocuğum kaçırıldı. Eline büyükçe bir iğne batırıldı. Kalçasına şırınga batırıldı. Benim araçta yaşamaya başlamamda, cin ve benzeri şeylerin etkisi yoktur. Ben böyle şeylere inanmam.

"MERYEM TAHNAL'I HİÇ DARP ETMEDİM"

Arabada yaşamaya başlamamızın nedeni Meryem’in ailesinin bizi tehdit etmesidir. Ben bu aileden uzak durmaya çalıştım. Kendilerinin polisle de ilişkilerinin olduğunu düşünüyordum. Bu nedenle bizi tehdit ettikleri zaman polise gitmedim. Ben Meryem Tahnal’ı hiçbir dönem darp etmedim. Kendisinin eşi öldürüldü ve bizim eve geldi. Ölene kadar da hep birlikte yaşadık. Hiçbir zaman evde cin çıkarma gibi bir faaliyette bulunmadım."

HAVVA PALU'NUN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI: TUNCER MERYEM'İ DÖVÜP AÇ BIRAKIYORDU

Havva Palu, duruşmada şunları söyledi: "Suçlamaları kabul etmiyorum. Sanık Tuncer benim damadım olur. Diğer sanıklar çocuklarımdır. Ölen Meryem de benim kızımdır. Kızım evlendikten sonra bazı sorunlar yaşadı ve eve dönmek zorunda kaldı. 2008 yılı Şubat ayında ise Tuncer bizi cinlerin sardığını söyledi ve İstanbul’dan Körfez’deki evimize taşındı. Evde cinlerin olduğunu söyledi ve bizi cinlerle korkuttu. Bu dönemde Tuncer cin çıkarma gerekçesiyle evi sirkeyle yıkadı ve duvarlardaki kireçleri söktü.

Oğlumu evlendirmek için biriktirdiğim parayı sanık Tuncer’e verdim. O da bir araç aldı ve hep birlikte o aracın içinde yaşamaya başladık. Tuncer sürekli kızımı darp ediyordu, sinirlendikçe dövüyordu. Günde birden fazla dövdüğü de oluyordu. Kafasına ve yüzüne vuruyordu. Kızımı aç bırakıyordu. Meryem’e 3 günde bir tabak yemek veriyordu. Yaklaşık 4 ay kadar araçta birlikte yaşadık. Bu süre zarfında kızımı ağaca bağlamış ancak ben bunu görmedim. Özel olarak soğukta yatırması söz konusu değildir. Aracın içi zaten soğuktu. Kızım ölmeden 3-4 gün önce hasta olduğunu söyleyerek yatmaya başladı. Açlık ve soğuğun etkisiyle bitkisel hayata girmişti ve devamında da orada öldü.

Bu durumu polise bildirmemiz gerektiğini söyledim ancak Tuncer kabul etmedi. Kızım ölmeden önce yüzünde darp izleri gördüm. Daha sonra İsa’yı zorla götürerek kızımı bir yere gömdüler. Olaydan iki gün sonra beni götürüp mezarı gösterdiler. Kızımın ölümünden sonra Tuncer bizi ayrı odalarda tutmaya başladı ve bizi aç bırakıyordu. Birbirimizle temasımızı engelliyordu.

Kızımın kredi kartları Tuncer’deydi ve kendisi kullanıyordu. Ölüm olayından sonra Tuncer’in isteğiyle karakola başvurduk ve kızımızın kayıp olduğunu söyledik. O dönemde herhangi bir sonuç alınamadı. 2011 yılında ise sanık Tuncer başka bir olay nedeniyle cezaevine girdi. Ben de polise gidip olayı olduğu gibi anlattım. Ancak ceset bulunamadı diye bir şey yapılamadı."

İSA PALU'NUN İFADESİ: ÖLMEDEN ÖNCE TUNCER DARP ETTİ

Havva Palu'nun oğlu, Meryem'in kardeşi olan İsa Palu ise savunmasında şunları söyledi: "Suçlamaları kabul etmiyorum. Olaylar, aynen annem Havva Palu’nun anlattığı gibi olmuştur. Olaydan sonra Fırat A. isimli şahıs bize bir telefon hattı verdi ve telefonlarımızın dinlendiğini söyledi. Ben kardeşim Meryem’e hiç vurmadım. Sadece Tuncer kendisine vurmuştur. Aç bırakma iddiası doğrudur. Ölüm anında ben de oradaydım. Annemin belirttiği şekilde öldü.

En son ölmeden 2-3 gün önce Tuncer, ablamı darp etmişti. Sırtına ve kafasına vuruyordu. İstanbul’da kaldığımız dönemden itibaren Tuncer ablamı hep darp etti. Ablamın belirli bir hastalığı yoktu. Sadece migren olduğunu biliyordum. Tuncer, Meryem’i ölmeden önce ayağından ağaca bağlamıştı. Sanık Tuncer evimize geldikten sonra gece ve gündüz karanlık şeyler görüyorduk. Ablam gömülürken ben de oradaydım ve üzerine toprak attım. Gömülmesinde kullanılan kazma ve küreği bir nalburdan para vererek aldım. Ablamın kredi kartını Tuncer kullanıyordu. Tuncer, Meryem'i öldüreceğinden bize bahsetmedi, biz bilmiyorduk. Biz Tuncer'in, Meryem'e kötü muamelede bulunmasına karşı çıkıyorduk. Ama bize işime karışmayın diye kızıyordu" dedi."

EMİNE USTAEL'İN İFADESİ: EŞİM TUNCER ABLAM MERYEM'İ ÖLDÜRMEDİ

"Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Sanık Tuncer benim eşim olur. Maktul Meryem ise ablam olur. Olay tarihinde Tahnal Ailesi'nden korktuğumuz için arabada yaşıyorduk. Ablam Meryem bir gece tuvalet ihtiyacı için arabadan dışarı çıktı ve geri gelmedi. Ben eşim Tuncer ile ablam Meryem’i aradık ancak bulamadık. Karakola kayıp başvurusu yaptık. Ablamın eşim Tuncer tarafından aç bırakılması, dövülmesi ve öldürülmesi iddiası gerçek dışıdır. Eşim Tuncer tarafından orataya atılan ablamın başkaları tarafından öldürüldüğü iddiaları da doğru değildir. Ablam tuvalete gitmiştir ve bir daha geri dönmemiştir. Olay bundan ibarettir."

AYŞE PALU’NUN İFADESİ

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Annem Havva ve kardeşim İsa’nın anlatımları doğrudur. İstanbul’da kaldığımız dönemde Tuncer eliyle ablamın yüzüne kafasına ve sırtına yumruk ve tokatla vuruyordu. Aynı dönemde ablamı aç da bırakıyordu. Bu dönemde onu soğuk havada da yatırdığı oldu. Biz bunlara engel olmak istiyorduk ancak Tuncer bu işe siz karışmayın diyerek bizi engelliyordu. Ölürken Meryem’in ağzından köpük geldiğini görmedim ancak kızı öldüğünde köpük gelmişti. Tuncer’in isteğiyle İsa ile birlikte ablamı gömdüler. Karakola gittik ve korktuğumuz için öldüğünü söylemedik, kaybolduğunu beyan ettik. Ölüm olayından önce karnım ağrıyordu ve Tuncer cin çıkartacağım dedi ve benimle cinsel ilişkiye girdi. Bizi sürekli cinlerle korkutuyordu. Ben olmazsam size zarar verirler diyorlardı. Biz de Tuncer’in sözünden dışarı çıkamıyorduk.

FATİH PALU’NUN iFADESİ

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Annem Havva, kardeşlerim İsa ve Ayşe’nin beyanlarına katılıyorum. Ablamı darp eden Tuncer Ustael’dir. Benim ve diğer yakınlarımın herhangi bir darp etme olayı olamamıştır. Tuncer Ustael ablam Meryem’i darp ediyordu ancak sıklığını hatırlamıyorum. Fırat A. isimli kişi o dönem bize bir telefon hattı verdi. Telefonlarımızın dinlenebileceğini söylemişti. Ben maktulün ağaca bağlandığını görmedim. Evin çatısından bazen sesler geldiği oluyordu. Tuncer bu anlarda bizi duaya kaldırılıp, çatından ve pencerelerden uzak durmamızı istiyordu. Ölümün ardından Tuncer oturduğumuz evi başkalarına sattı bundan bizim haberimiz sonra oldu. Evde kendi aramızda konuştuğumuzda bizi cezalandırıyordu. Tuncer cin çıkarmak için duvarları kazmamızı istedi. Biz de yaptık.

 

 

PALU AİLESİ TUTUKLANDI!

Son dakika haberine göre, Kocaeli'nin Körfez ilçesinde 11 yıl önce Meryem ve Melike Tahnal adlı anne ve kızın kaybolmasıyla ilgili devam eden soruşturma kapsamında cinayet şüphesiyle gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 7 kişilik Palu ailesinden 6'sı tutuklandı.

PALU AİLESİ SON DURUM NEDİR - 2020

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı, Palu ailesi ile ilgili olarak yazılı açıklama yaptı. Açıklamada tutuklanan Tuncer Ustael'in, 11 yıl önce kızı Melike ile kayıp olan Meryem Tanhal'ın oğlu ve kendi çocuklarına yönelik cinsel istismarda bulunduğu yönündeki iddialar üzerine başlatılan soruşturmanın derinleştirilerek devam ettiği bildirildi. Savcılığın açıklamasında Meryem Tanhal ile 4 yaşındaki kızı Melike'nin cesetlerini bulabilmek için yapılan kazı çalışmalarından sonuç elde edilemediği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Kamuoyunda 'Palu Ailesi Olayı' olarak bilinen olayla ilgili kamuoyunun doğru şekilde bilgilendirilmesi amacıyla yeniden basın açıklaması yapma gereği hasıl olmuştur. Kayıp olduğu iddia edilen Meryem Tanhal ile küçük kızı Melike Tanhal'ın kasten öldürülmesi iddiası ile Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında 9 Ocak tarihinde kasten adam öldürme ve bu suça yardım suçlarından şüpheliler Emine U., Harun P., Ayşe P., İsa P., Hava P., Fatih P. ile kasten adam öldürme ve cinsel istismar suçlarından şüpheli Tuncer U. gözaltına alınmıştır. Soruşturmanın selameti bakımından yayın yasağı konulmuştur. Gözaltı süresince kayıp Meryem'in cesedinin bulunabileceği şüpheli Tuncer U. tarafından gösterilen Körfez ilçesi Tütünçiftlik semtinde yapılan kazı çalışmalarında ve yaşı küçük Melike Tanhal'ın cesedinin gömüldüğü iddia edilen Sakarya ili Ferizli ilçesinde yapılan kazı çalışmalarında cesetlere ulaşılamamıştır."

ERKEK TUTUKLUKLAR KANDIRA'YA, KADIN TUTUKLULAR GEBZE'YE GÖNDERİLDİ

Açıklamanın devamında da "Gözaltında bulunan şüpheliler savunmaları alındıktan sonra 13 Ocak tarihinde Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı'nda hazır edilmiş, şüphelilerden Harun P. olay tarihinde cezaevinde olduğundan dolayı delil durumu itibariyle serbest bırakılmış, diğer şüpheliler 'kasten ve eziyet çektirerek Meryem Tanhal'ı öldürdükleri' iddiası ile Körfez Sulh Ceza Hakimliği'ne sorguya sevk edilmiş, yapılan sorgu sonucunda Körfez Sulh Ceza Hakimliği'nce Tuncer U., Emine U., Ayşe P., İsa P., Hava P. ve Fatih P. 'kasten adam öldürme' suçundan tutuklanmıştır. Şüpheliler Tuncer U., İsa P., Fatih P., Kandıra 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na, kadın şüpheliler Emine U., Ayşe P. ve Hava P. Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na konulmuştur" denildi.

CİNSEL İSTİRMAR SORUŞTURMASI SÜRÜYOR

Melike Tanhal'ın öldürülmesiyle ilgili elde edilen delillerin Sakarya Ferizli Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği belirtiken açıklamada şunlar kaydedildi:

"Kayıp Meryem'in küçük kızı Melike Tanhal'ın öldürülmesi ile ilgili bu soruşturmada elde edilen deliller, suç yeri olan Sakarya ili Ferizli Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmiştir. Şüpheli Tuncer U.'nun daha önce İstanbul ili Başakşehir ilçesinde kapıcılık yaptığı sırada yanlarında bulunan kayıp Meryem'in oğlu küçük R.T.'ye yönelik cinsel istismar iddiası ve yine şüphelinin kendi çocukları E.S.U. ve Z.U'ya yönelik cinsel istismar iddiası ile ilgili soruşturma derinleştirilerek devam etmektedir."

HARUN PALU BAKIMEVİNE ALINDI

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında Palu ailesinin tüm bireylerinin tutuklanmasının ardından, ifade verdikten sonra serbest bırakılan ve yaşlılığı nedeniyle kendisine bakmakta zorlanan Harun Palu'nun durumu, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nce incelendi. Yetkililer, Palu'ya bakımevinde kalmayı önerdi. Palu, bu öneri üzerine Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne ait bakımevine alındı. Harun Palu'ya hem fiziksel hem de psikolojik olarak destek verildiği öğrenildi.

 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri