Parkinson hastalığı; titreme şeklinde ortaya çıkan bir felçtir. Beyinde hareketlerin kontrolünü sağlayan hücreler vardır ve kimyasal maddeler salgılarlar. Dopamin bu hücrelerden birisidir. Dopamin beyine gelen tüm bilgileri bir sinir hücresinden diğerine aktarma görevini yapar. Bu şekilde denge sağlanır. Bu hücrelerin zarar görmesi nedeni ile dopamin görevini yapamaz hale gelir ve bu nedenle vücutta yavaşlama ve titreme ortaya çıkarak denge bozulur ve ortaya Parkinson hastalığı çıkar.

Hastalık yavaş ve sinsice ilerler on yıl içerisinde sürekli ilerleme sağlayarak artar. Felç ya da ölüm riski taşımaz. 40 yaşından sonra görülen ve genelde erkelerde daha fazla ortaya çıkan bir hastalıktır.

Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemekle beraber genetik ve çevresel etkenlerle ortaya çıkması ihtimali üzerinde durulmaktadır. Eroin kullanan kişilerde eroin içindeki bir maddenin neden teşkil ettiği anlaşılmıştır. Ancak tam olarak kanıtlanmadığı için bir varsayım olarak ifade edilmektedir.

Parkinson hastalığı belirtileri nelerdir?

  • Elde ve vücudun bir kısmında titremeler
  • İstirahat anında da titreme
  • Hareketlerin yavaşlaması
  • Günlük işlerde zorlanma ve yapamama
  • Hareket ederken zorlanma ve hareket etme güçlüğü yaşama
  • Kas gerginliği
  • Yazarken küçük ve okunması zor yazmak
  • Yürümede zorluk ve ayakları sürüme
  • Öne eğik duruş sergileme
  • Sıkıntı ve depresyon hali
  • Kaslarda ağrı olması
  • Konuşmada bozukluk
  • Kısık sesle ve donuk konuşmalar
  • Yürürken kollarda sallanma
  • Terleme
  • Hipotansiyon (düşük tansiyon)
  • Yutmada zorluk yaşama

Parkinson hastalığının tanısı için özel bir yöntem bulunmamaktadır. Hastanın yakınlarının verdiği bilgiler ve muayene sonucunda tanısı yapılmaktadır. Ancak çok dikkatli tanı konması gereken bir hastalıktır, diğer parkinsonizm hastalıklarıyla benzeşmektedir.

Parkinson hastalığı tedavisi

Hastalığın tedavi süreci hastalığın tamamen iyileşmesi yönünde olmamaktadır. Verilen ilaçlar kas ağrılarını, titremelerin azalmasını, eksik dopaminin sağlanmasını, donuk yüz ifadesinin, konuşma bozukluğunun ve terlemenin düzelmesini sağlamaktadır. Ayrıca psikolojik destek verilerek hastanın kaybettiklerini kazanması sağlanmaktadır.

Tedaviler sonuç vermediği taktirde cerrahi müdahale yapılmaktadır. Anestezi uygulanarak kafatasında delik açılarak hücrelerde hasar oluşturulur. Diğerinde; gerekli yere elektrot takılarak hasar yapılmaz. Köprücük kemiği altına yerleştirilen uyarıcı sayesinde kontrol sağlanır. Mıknatıs ile açılır kapanır. Açılınca hastalık belirtisi kaybolur kapanınca geri devam eder. Bu tedaviler kişinin durumuna göre yapılmaktadır.