Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Plastikler neredeyse hayatımızı ele geçirmiş durumda... Pet şişe, poşet, pipet, çatal ve bıçak gibi sürekli kullanmak zorunda olduğumuz bu ürünlerin plastikten yapılmış olması hem insan sağlığına hem de doğaya zararlı...

Her yıl 500 milyar üretilen plastik şişelerin yarısından fazlası bir defalık kullanımın ardından çevreye atılıyor. Sahilde, yol kenarlarında, parklarda görmeye alışkın olduğumuz pet şişeler, poşetler görüntü kirliliğinin yanı sıra insan sağlığını korkunç bir şekilde etkiliyor; denizlere ve okyanuslara ulaşarak başka canlılara zarar veriyor. Durumun en endişe verici tarafı ise tıpkı bir bumerang gibi, doğaya bırakılan plastiğin yediğimiz balıkla bile tabağımıza geri dönüyor olması...

Zararın neresinden dönülürse kardır mantığıyla hareket eden bazı ülkeler, plastik şişe kullanımını yasakladı. ABD'nin bazı bölgeleri (San Francisco, Los Angeles, Santa Monica, Massachusetts), Fransa, Fas bu ülkelerden sadece birkaçı...

Türkiye'de ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından AB mevzuatına uyum çalışmaları kapsamında hazırlanan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği Taslağı'na göre 1 Ocak 2019'dan itibaren hafif plastik torbaların satış noktasında ücret karşılığı temin edilmesi öngörülüyor. Bu bağlamda kişiler bez torbalara teşvik edilecek.

MELİS ALPHAN: ŞİRKETLER SORUMLU DAVRANMALI

Hürriyet gazetesi yazarı Melis Alphan, bugünkü köşesinde "N’olur pet şişeleri hayatınızdan çıkarın!" başlığıyla oldukça çarpıcı istatistikler içeren bir yazı yazdı.  

Alphan, yazısında denizlerimizdeki plastiğin 150 milyon tondan fazla olduğunu vurgulayarak, bu plastikler peş peşe eklendiğinde Ay’a iki kez gidip gelecek uzunlukta bir yol oluştuğunu belirtti. Dünyanın en büyük alkolsüz içecek şirketlerinin her yıl 2 milyon ton plastik şişe ürettiğine dikkat çeken Alphan, Greenpeace'in, sadece Coca Cola’nın her yıl tek başına 110 milyar tek kullanımlık plastik şişe ürettiğini ve bu sayıyı düşürmek yerine, daha fazla plastik üretimine yatırım yaptığını açıkladığına da dikkat çekti.
Şirketlere, sorumlu davranma çağrısı yapan Alphan, yazısında "Plastik ambalaj kullanımını epey azaltmalı. Greenpeace meşrubat içecek şirketlerinden tek kullanımlık plastik şişeleri kullanmayı bırakmalarını ve yeniden kullanılabilir ambalaj sistemini benimsemelerini talep ediyor.
Bu haklı bir talep" ifadelerine yer verdi.

Melis Alphan'ın ilgili yazısı için tıklayınız!

TÜRKİYE PLASTİK ÜRETİMİNDE ALTINCI SIRADA

Bazı ülkeler pet şişe, plastik poşet konusunda yasaklamalar getirse de, plastik üretimi dünyada artmaya devam ediyor. PAGEV'in paylaştığı rapora göre, dünyadaki toplam plastik üretiminin yaklaşık yüzde 25'ini karşılayan Çin, 81 milyon ton plastik üretiyor. Türkiye ise yaklaşık 9 milyon ton plastik üretimi ile Avrupa’da Almanya'dan sonra ikinci, dünyada ise altıncı sırada yer alıyor.

HER GEÇEN GÜN YENİ BİR ZARAR TESPİT EDİLİYOR

Plastik şişelerin zararları hakkında her geçen gün yeni bilgiler gün ışığına çıkıyor. Hem maliyetlerinin düşük olması, hem de insanların daha pratik olduğunu düşünmesi nedeniyle plastik şişeler hayatımızdan bir türlü çıkmıyor. İngiliz gazete Daily Mail'de yer alan habere göre; plastik şişeler hakkında vahim açıklamalarda bulunan Exeter Üniversitesi Ekotoksikoloji Profesörü Tamara Galloway, "Çoğu insan havada dahi küçük plastik parçacıklar olduğunu bilmiyor" açıklamasında bulundu.

Plastik şişelerin içeriğinde zararlı miktarlarda dayanıklılık ve esneklik sağlayan, homojenleştirici, parlatıcı ve renklendirici var. Ancak bu zararlı maddelerin en önemlisi belki de içerisinde petrol artığının bulunması...

"KALP HASTALIĞINI ARTIRIYOR"

Plastiğin ham petrolün işlenmesi sonrasında arta kalan malzemelerden elde edildiğine dikkat çeken İç Hastalıkları/Nefroloji Uzmanı Dr. Veysel Kıdır, "Günlük hayatımızda hem ucuz hem de kolay erişilebilir olması sebebiyle çok büyük miktarda plastik madde kullanılmaktadır. Yapılan araştırmalarda plastik kaplarda bulunan Bisfenol A (BPA) adlı maddenin kalp hastalıklarını arttırdığı biliniyor. Bu maddenin şişelerde ve yemek kaplarında yasaklanması gerektiği savunuluyor. Ayrıca plastik ve köpükten imal edilen bardaklardan uzun süre sıcak sıvı içenlerde kanser sıklığının artabileceği de bilinen gerçekler arasında. Bu nedenle plastik bardak kullanımı insan sağlığını tehdit ediyor. Cam ve porselen kullanımı daha sağlıklı olduğu biliniyor. Plastik içerisinde herhangi bir sıvıyı dondurmamak ve ısıtmamak gerekiyor. Plastik maddelerde bulunan flalein maddesi erkeklerde testesteron hormonunu etkileyerek kısırlık ve iktidarsızlık yapabiliyor. Kağıt bardaklarda zannedildiğinin aksine sadece kağıttan üretilmiyor. Kalitelerine göre üzerinde çeşitli kanser yapıcı maddeler bulunabiliyor" açıklamasında bulundu.

"OYUN PARKLARINDAKİ PLASTİK SALINCAK VE KAYDIRAK KANSERE NEDEN OLUYOR"

Sağlığımız için zararlı olan plastik maddesinden kolye ve bileklik bile üretildiğini vurgulayan Dermatoloji Uzmanı Dr. Mehtap Kıdır, sözlerini şöyle sürdürdü: "Plastiğin içeriğinde bulunan flatat maddesinin kanserojen etkisi vardır. Bu tür takıların kullanılmaması gerekmektedir. Öte yandan çocuk oyun parklarında yer alan salıncak, kaydırak gibi oyuncaklarda plastikten yapılıyor. Bu oyuncakların güneş altında ısınması sonucu havaya polisiklik aromatik hidrokarbon (PAH) salınıyor. Bunların solunması kansere yakalanma oranını arttırır ve bu maddelerin cilt ile teması tahriş edici etkiler meydana gelebilir. Tüm kalitesiz plastik oyuncaklarda bu madde bulunuyor ve sağlığı tehdit ediyor. 

Unutmamak gerekiyor ki makyaj malzemelerinin içerisinde de petrol artıklarından üretilen kimyasallar oluyor bunlarda ciltte egzama ve alerjik reaksiyonlar ortaya çıkarırken kanser riskini de artırıyor."

BEBEKLERE MAMA HAZIRLARKEN SAKIN O HATAYA DÜŞMEYİN!

Günlük yaşamımızda plastiklerin ucuz, kullanımı kolay, dayanıklı olmaları nedeniyle önemli yer kapladığını ancak bu kadar geniş kullanım alanı bulan plastiklerin, dünyamızı ve sağlığımızı tehlikeye soktuğunu kaydeden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Derya Arğun, "Plastiklerin içerdiği BPA maddesi, sıcakla temas ettiğinde kanserojen bir madde haline geliyor. Plastik ve köpük bardaklarda içtiğimiz sıcak içecekler, plastik fırın kaplarında hazırladığımız yemekler, plastik bir kapta hazırlanan gıdanın üzerine sıcak su dökmek, bebeklerin biberonlarını ısıtarak mama hazırlamak bizi gitgide kansere doğru yaklaştırıyor.

Özellikle kadınlarda meme, erkeklerde ise prostat kanserine neden olabiliyor. Bunun nedeni BPA dediğimiz maddenin vücutta östrojen hormonuna dönüşmesidir. Bu hormon küçük yaştan itibaren alınırsa çocuk ergenliğe normalden daha erken bir zamanda girebiliyor. Kanser dışında osteoporoz denilen kemik erimesine ve obeziteye de yol açabiliyor. Peki hangi plastikler bizim için daha zararlı? Plastikler türlerine göre sınıflandırılıyor. 1 den 7'ye kadar numaralandırılıyor. Özellikle 3,6 ve nolu plastiklerden uzak durmak gerekiyor. Hangi plastik türünün zararlı oldugunu anlamak için önce numarasına bakmalıyız. Bu numaralar şişenin altında yer alıyor. 

Dünya ülkeleri naylon torbalara ve plastiklere karşı savaş açalı uzun zaman oldu. Ancak yine de istenen seviyede bir azalma sağlanamadı. Önce kendi sağlığımız sonra da yakın çevremizin sağlığı açısından plastiklerden, naylon poşet ve torbalardan, pet şişe içindeki içecek ve yiyeceklerden uzak durmalıyız" açıklamasında bulundu. 

PLASTİĞE DAİR KORKUNÇ GERÇEKLER

- 1 cam şişeyi tekrar tekrar kullanmanız, yılda 240’dan fazla plastik şişenin satın alınmasını ve tüketilmesini önler.

- Bir plastik şişenin doğadan tamamen yok olması 450 yıl sürer.

- ABD, dünyanın en büyük plastik şişe tüketicisidir.

- Plastik su şişeleri, her yıl 120 milyon ton fazladan atık üretir.

- Her yıl en az 1 milyon deniz kuşu, 100.000 deniz memelisi ve deniz kaplumbağası, plastik kirliliği sebebiyle ölüyor.

- Okyanustaki çöplerin yüzde 90’ı plastikten oluşuyor.

Atlantik Okyanusu'nda yüzen bir plastik parçası kontrol edildiğinde, içinde sıkışmış bir balık olduğu tespit edildi. Balık kim bilir ne zamandır içine sıkıştığı bu plastik ile yaşıyordu...

PLASTİK KULLANIMINI AZALTMAYA YÖNELİK 6 ÖNERİ!

Greenpeace, plastik kullanımını azaltmak için 6 öneride bulunuyor:

1. Yanınızda tekrar kullanılabilir şişe taşıyın

Yanınızda tekrar kullanılabilir şişe taşıyarak hem plastik kullanımına son vermiş hem de paradan tasarruf etmiş olursunuz. 

2. Plastik pipetlere hayır deyin

Plastik pipetler denizlerimiz için kötü haber niteliği taşıyor. Bir içecek siparişi verirken pipete gerçekten ihtiyacınız olup olmadığını düşünün; eğer yoksa istemediğinizi söyleyin. Hatta her zaman gittiğin kafeyle konuşup içeceklere standart olarak eklenen çubuk karıştırıcı kullanımından vazgeçmelerini isteyin.

3. Yeniden kullanılabilir kahve fincanı edinin

Kahve fincanınızı yanınızda taşıyın! Bazı kafeler kendi fincanınızı getirdiğinizde küçük bir indirim de yapıyor.

4. Alışverişte plastiğe yönelmeyin

Süpermarketlerde veya alışverişe gittiğiniz diğer yerlerde plastikle ilişkinizi kesin. Plastik poşet kullanmamak için yanınızda kendi bez çantanızı veya filenizi götürün. Plastik paketli meyve–sebzeleri almayın.  

5. Plastik çatal-bıçak kullanmayın

Bir kafeden yiyecek aldığınızda ya da dışarıdan yemek siparişi verdiğinizde önünüze gelen çatal-bıçaklar genelde plastik oluyor! Dışarıdan yemek söylediğinizde ilgili restoran veya kafeye plastik çatal-bıçak istemediğinizi not düşün. İş yerindeki çekmecenize kendi çatal-bıçağınızı koyun. Hatta çantanızda da bir set bulundurabilirsiniz.

6. Mikro taneciklerden kaçının

Satın almadan önce ürünlerin etiketlerini kontrol edin; polietilen (PE), polipropilen (PP), polietilen tereftalat (PET), polimetil metakrilat (PMMA), politeirafloroetilen (PTFE) ve naylon içeren ürünlerden kaçının. Sadece birkaç küçük değişiklik yaparak günlük hayatınızda kullandığınız plastik miktarı üzerinde çok ciddi etki yaratabilirsiniz.