Trabzon'da doğumuna 10 gün kala trafik kazasında ölen annenin sezeryanla alınan ve iki gün sonra ölen bebeğini, Yargıtay 'birey' saymadı. Yerel mahkemenin sürücüye 'birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek' suçundan verdiği 4 yıl 2 ay hapis cezasını bozan Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararında "sağ ve tam doğmamış bebeğin kişilik kazanmadığı"nı belirtti. Sürücüye sadece annenin ölümünden ceza verilmesini istedi. Bu karar hukukçuları ikiye böldü..Doğmuş ve 2 gün sonra ölmüş bebeğin yok sayılması doğru mu? Bebek birey sayılır mı, sayılmaz mı? İşte o görüşler...
'Çocuğun hak ehliyeti, anne rahmine düştüğü an başlar'
Avukat Filiz Yaşar YILDIRIM:
İNCELEDİĞİMİZ bu karar Yargıtay'ın son zamanlarda aldığı ilginç kararlardan biri olup, Anayasa, Medeni Kanun ve Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi'ne aykırılık oluşturmaktadır. Medeni Kanun'un 28/1 maddesinde çocuğun kişilik başlangıcı açıkça düzenlenmiştir. Buna göre; çocuğun hakları, sağ ve tamamen doğması koşulu ile doğduğu anda başlar ve ölümle biter. Medeni Kanunun bu maddesi göz önüne alınarak Yargıtay kararı irdelendiğinde çocuğun doğması ile kişiliği oluşmuş ve 2 gün süre ile hak sahibi konumu oluşmuştur. Medeni Kanun'un 28/2. maddesinde ise çocuğun hak ehliyeti kazanımı düzenlenmiş ve çocuğun ana rahmine düştüğü anda hak ehliyeti mevcut olduğu kaydedilmiştir. Yani henüz ceninken dahi doğal hak ehliyetine sahiptir. Bu maddeler doğrultusunda Yargıtay'ın hukuki nitelemesi, Medeni Kanun'un 28/1 ve 2 fıkralarına açıkça aykırıdır. Zira anne karnına düşmekle şartlı hak ehliyetini kazanan, sağ ve tamamen doğarak hak ehliyeti fiili hak ehliyetine dönüşmüş olan çocuğu ve haklarını bu kararla Yargıtay yok saymaktır. Uluslararası sözleşmelere göre de, insan ana rahmine düşmekle hak sahibidir. Amerika İnsan Hakları Sözleşmesi'ne göre de hayatın doğumdan önce başladığı kabul görmektedir.