Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Polemik Yaşam Sultanahmet Camii'nin takliti mi?

        Evci EVCİL / AHT

        İstanbul'un Çamlıca tepesine inşaa edilecek cami projesi için jüri, birinciliğe layık eser bulamadı. Ancak İstanbul Cami ve Eğitim Kültür Hizmet Birimleri Yaptırma ve Yataşma Derneği, ikinci olan eser için karar verdi. Çamlıca'ya yapılması planlanan caminin mimarları Bahar Mızrak ve Hayriye Gül Totu. Osmanlı ve Türk mimarı çizgilerini taşıyan ve 7 minareli olarak tasarlanan cami, tartışmaları da beraberinde getirdi. Sultanahmet, hatta Ataşehir'deki Mimar Sinan Camisi'ne benzediği söylendi. İstanbul'a hakim, şehrin dört bir yanından görülecek cami, beklentileri karşıladı mı? Taklit olarak mı algılandı? Eser sahipleri projenin taklit olmadığını bir tarz olduğunu söylerken, mimarlar ise projenin bir özelliği olmadığı, görkemli bir yapı iddiasıyla bağdaşmadığı görüşünde.

        'Bu eser taklit değil, tarzdır'

        Mimar Bahar Mızrak-Hayriye Gül Totu

        Eserimizin bir Mimar Sinan taklidi olduğunu düşünüyorlar ama bu bir taklit değildir. Bu bir tarzdır. Yarışmanın şartnamesinde de, Türk-İslam çizgilerini taşıyan bir cami projesi öngörülüyordu, biz de o şekilde tasarladık. Benim için de, Hayriye Gül Totu için de, cami denince tarz klasik cami tarzıdır. Mühendislikte iki kere iki dört eder ama mimarlık için bunu söyleyemezsiniz. Sanatta ve tasarımda sınır yok. Dolayısıyla kimileri çağdaş ve modern tarzı benimsiyordur, bizim kabul ettiğimiz tarz, Türk-İslam tarzıdır. Çizdiğimiz cami projesinde tarz olarak Türk İslam mimarisinden esinlendik. Geçmişi geçmek gibi bir çabamız yok. Geçmiş eserleri asla geçemeyeceğimizi, onlara yetişemeyeceğimizi biliyoruz. Yarışmaya katıldık, çünkü bir camii projesi aranıyordu. Cami olması bizi heyecanlandırdı. Yapabilir miyiz diye düşünmedik, yapalım mı dedik ve yarışmaya katıldık. Açıkçası derece alacağımızı ummuyorduk. En azından mansiyon ödülü alırız diye düşündük. Çok mutlu ve gururluyuz. Eminiz eleştiriler olacaktır. Onlara saygımız var ama bize de saygı duyulsun. Çünkü bir yarışma açıldı ve biz bu yarışmaya katılarak derece aldık. Kadınlar sosyal hayatın içinde var, neden cami tasarlamasın. Kadın-erkek ayrımını bile farkına varmadan çalıştık.

        'Çamlıca tepesine çok yakışacak'

        Ergin Külünk (İstanbul Cami ve Eğitim-Kültür Hizmet Birimleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı)

        Bu proje derneğimiz tarafından geleneksel Türk-İslam mimari tarzı ile günümüz çizgilerini bütünleştirdiği için seçilmiştir. 'Taklit bir projedir' eleştirilerine katılmıyorum. Kubbe ve kemerli bir proje yapılacaksa, önünüzdeki en iyi örnek Mimar Sinan'dır. Sinan'dan esinlenmeye zaten mecbursunuz. Yarışmaya modern mimari projeler de katıldı. Onlar da çok güzeldi. Ben asla modernitenin karşısında değilim. Ama bunun Çamlıca tepesine çok yakışacak bir proje olduğu kanısındayım. Çünkü geçmişten geleceğe uzanan bir köprü vazifesi görecek. Bu denli büyük bir cami projesinin kadın olması Türkiye'de bir ilk olacak.

        'Projeyi beğenmedim diyemem'

        Ali Rıza Demircan (İhaliyatçı)

        Süleymaniye Camiinin 12 yıl İmam Hatipliğini yaptım. Mimar Sinan'ın eserlerini gönülden onaylarım. Ancak yaşadığımız dönemin teknolojisi ile Osmanlı mimarisini aşabilen bir proje tercihim olurdu. İnsanlar yüce yaratıcımızın sonsuz yaratıcı olduğuna inanır, bu nedenle yeniliklere atılım yapmamız gerektiğini, sergilediğimiz estetik olgunun daha sonraki çalışmalara örnek olmasını isteriz. Projeyi beğenmedim diyemem. Ama dış hatlarıyla bakıldığında, bu proje Süleymaniye kopyası gibi. Bu da bir başarıdır.

        'Mimarlık adına utanç duyuyorum'

        Doğan Hasol (Mimar)

        Çok üzgünüm. Türkiye adına üzgünüm. İstanbul adına, Çamlıca adına üzgünüm. Türk mimarlığı adına üzgünüm. Çamlıca'ya cami yapılamaz mı? Gerekiyorsa araştırılır, incelenir, orada yapılması uygunsa yapılır. Ancak böyle yapılmaz. Bu yöntemle yapılmaz. Açılan yarışma, yarışma değil. Jüri, jüri değil. Yarışma için verilen süre son derece yetersiz. Anlaşılmaz bir telaş var. Bu koşullar altında açılan yarışmanın sonucu da böyle olur. Elde edeceğiniz ürün bir mimarlık yapıtı olmaz; bir ucube olur. Varılan sonuç, yola çıkış iddiasıyla, İstanbul'un her yerinden görülecek görkemli bir cami iddiasıyla hiç bağdaşmıyor. Bütün dünya, Türkiye 21. yüzyılda mimarlık alanında ancak bunu yapabiliyormuş diyecek hayretle. Ülkem adına, mimarlık adına utanç duyuyorum ve bunu hak etmediğimizi düşünüyorum."

        'Dikkat edilmesi gerekirdi'

        Prof. Dr. Murat Soygeniş (Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı)

        Çamlıca'ya yapılacak cami projesi, konusunda en çok dikkat edilmesi gerekenlerden birisi, Çamlıca tepesinin topografyası ve yeşil örtüsü olmalıdır. Yarışma alanının en önemli iki özelliği, bozulmalar içermekle birlikte budur. Mimarlığa yaklaşımda çevre verilerini gözetmek, duyarlı olmak çok önemli diye düşünüyorum. Topografyayı ve yeşili koruyan bir cami, antenlerden arındırılacak Çamlıca tepesinde var edilebilirdi. Bazen mimari tasarım yaklaşımlarında bir yapının "orada olduğunu hissetmek, bilmek", "her yerden görmek" ten daha etkili olabilir. Bu tasarım yaklaşımının dini yapıların yanı sıra çeşitli işlevli yapılar için de uluslararası çok sayıda örnekleri bulunuyor.

        'Mimar Sinan bile kendini taklit etmedi'

        Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Suphi Saatçi (yarışma jürisi)

        Bu benim favori projem değildi. Çünkü Osmanlı mimarisinde eğer bir gelişme söz konusu ise, bu proje eskiye doğru gitmiş. Yeni Camii gibi. Mekansal bütünlük yok. Eski camiiler gibi ayaklar var. Oysa Mimar Sinan bir hayli mücade ile Selimiye'de tek kubbe ile mekanı kapatmıştır. Mimar Sinan bile kendini taklit etmemiş, tekrara düşmemiştir. Bu taklit bir projedir. Ben projede yeni bir şey bulamadım. Jüriye saygım var, ama bu proje benim ikincim bile değildi. Zaten biz uygulanmaya layık birinci bir proje bulamamıştık.

        'Benzerlikler var'

        Hilmi Şenalp (Ataşehir Mimar Sinan Camii mimarı)

        Bu proje Şehzade Camii'ne çok benziyor. Aynı onun gibi dört yarım kubbeli. Bizim yaptığımız iş ile hiçbir alakası yok. Mimar Sinan Camii, altı yarım kubbelidir. Zaten taklit ile tahkik arasındaki fark da budur. Ataşehir'deki Mimar Sinan Camii, 6 ayaklı tamamen orjinaldir. Kazanan ve Çamlıca'ya inşa edilecek projeden çok farklıdır. Şunun altını çizmek istiyorum: Kubbesi olan minaresi olan her cami birbirinin aynı değildir.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ