Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Esra YAZDIÇ / ANKARA

        ÇOCUK istismarına yönelik yapılması planlanan düzenlemede, "şikayet ve rıza" şartı aranmadan dava açılması, tartışılıyor. TCK'nın 104. maddesinde yer alan, "şikayet üzerine" ve "rıza şartı" ifadelerinin kaldırılmasını olumlu bulan hukukçuların bir bölümü, bunun suistimal edileceğini vurgularken, bazı hukukçular çocuğun yaşının küçüklüğünden dolayı rıza konusundaki güvenilirliğinin tartışılabileceğini söyledi. "Rızam vardı" diyen çocuğun mu yoksa karşı çıkan ailenin mi görüşünün dikkate alınacağı da bir başka tartışmalı konu...

        'Hakimin Takdirine Bırakılsın'

        Avukat Cengiz HORTOĞLU:

        Özellikle çocuklara yönelik cinsel istismar suçları şikayete bağlanmamalı. Bunun istismar edilebileceğini düşünenler var; buna katılmıyorum. Tam tersine şikayete bağlı olması istismar ediliyor. Çocuk şikayetinden vazgeçirilmeye çalışılıyor. Bu suçlar bireysel değil toplumsal... Bunu göz önüne alarak hareket etmekte fayda var. Her dava kendisine özeldir; bunun için her dava ayrı değerlendirilmeli. Örneğin küçük yaştaki iki çocuğun birlikteliği söz konusu olduğunda yapılacak işlem ayrı olmalı. Hakimin takdir yetkisi genişletilmeli. Asıl sorun küçük yaşta evliliklerde yaşanıyor. Küçük yaşta evliliklerin önlenmesinde en büyük etken de bu durumların şikayete bağlı olmamasıyla sağlanır. Yasaların özellikle çocuklara yönelik cinsel istismar gibi durumlarda el yakması gerekir.

        'Suistimal olabilir bilinç düzeyi yükseltilmeli'

        Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Canan GÜLLÜ:

        CİNSEL istismar suçlarına verilen cezanın 15 yıldan az olmaması çok önemli bir gelişme. Birleşmiş Milletler nezdinde bakıldığında çocuk yaşı 18. Çocuk kabul edilme yaşının bizim yasalarımızda da 18'e çekilmesi çok önemli. Rıza şartı ya da şikayet şartının aranmaması konusu önem arz ediyor. Öyle ki bu işin suistimal edilebilecek yönleri var ancak toplumdaki bilinç düzeyi yükseldikçe bunun olmayacağını düşünüyorum.

        'Önce 'rızam var' sonra 'yok' diyor'

        Türkiye Barolar Birliği Eski Genel Sekreteri Güneş GÜRSELER:

        Yaş küçüklüğünde cinsel istismar suçlarında rızası olmasa bile ceza alıyor. Yeni düzenlemede rızası varsa ceza verilmeyecek olması mı tartışılıyor onu belirlemek gerekir. Mesela ikisi de 15 yaşında çocuklar; kız önce 'rızam var' diyor; 3 ay sonra 'rızam yok, zorlamayla ilişkiye girdim' diyor. Çocukta yaşın küçük olması na kadar güvenilir olduğu ile alakalı bir tartışma yaratabilir. TCK'nın 104'üncü maddesinde geçen "şikâyet üzerine" ifadesi kaldırılarak, çocukla cinsel ilişkide bulunanların cezalandırılmasında "şikâyet" unsuruna bakılmayacak. Bu durumda cinsel istismar suçlarının kamu davası kapsamına alınması nedeniyle de şikayet, şikayetçi tarafından geri çekilse de dava süreci devam edecek. Bu cezaların ağırlaştırıldığı anlamı taşır. Ceza sistemi açısından tartışmak gerekir. Cezaları ağırlaştırmak mı çözüm yoksa toplumdaki bu tür sosyal sorunu çözecek noktalar mı geliştirilmeli? Kadın-erkek ilişkileri Türkiye'de bir eğitim sorunu.

        'Kız mı aile mi dikkate alınacak?'

        Çocuk Hakları Hukukçusu Aynur TUNCEL:

        Tümüyle kimin rızasına itiraz edeceğinizle ilgili bir durum. Annesinin babasının velayeti altında olduğu için çocuğun mu anne babanın mı rızası dikkate alınacak; çelişki bu noktada ortaya çıkıyor. Sorun anne babayla velayet altındaki kız çocuğun uyuşup uyuşmamasıyla alakalı. Mesela 16 yaşında bir kız çocuğu var; kendi isteği ile cinsel ilişkiye girmiş ancak ailesi bunun rıza dışı olduğunu savunuyor. 'Biz bu ilişkiye muvafakiyet vermiyoruz' diyor. Burası sorunlu...

        'Belki de erkek çocuk mağdur'

        Avukat Nazan Moroğlu:

        Şikayet ortadan kalktığı zaman kendiliğinden cezai süreç başlamış olacak. Şikayete tabi olmak ortadan kalkınca herkes ihbar edebilecek ve savcı da böylelikle devreye girecek. Ancak hakikatin ısrarla araştırılması gerekecek. Gerçek durum rızayı da gösteriyor karşı taraf kız çocuğu ailenin baskısında da olabilir. Belki de erkek çocuk mağdur olacak.

        'Şikayetçi ille de haklı olacak değil'

        Avukat Ergin Cinmen:

        İkisinin de çocuk olması halinde şikayeti yapan tarafta ailenin şikayeti önemli. Bunlar küçük olduğu için ailenin şikayeti üzerine hem kız hem erkek çocuk her ikisi de hem fail, hem mağdur olmuş oluyorlar. Gerçeğin ortay çıkarılması sadece hakimin tüm unsurları değerlendirmesi ile olur. Hakim şikayeti inceleyip, mağduriyet nedir ne kadar doğrudur incelemeli. Şikayet etti diye mutlaka şikayet eden haklı olacak diye bir husus yoktur. Hakim vicdani kararını ortaya koyarak kanıtlar eşliğinde bir değerlendirme yapar. Böyle davalarda hakimin ne kadar titiz çalıştığı çok önemlidir.

        DÜZENLEME NE GETİRİYOR

        - TCK'nın 104'üncü maddesinde geçen "şikâyet üzerine" ifadesi kaldırılacak. Cinsel istismar, ensest suçlarının kamu davası kapsamına alınması nedeniyle de şikayet, şikayetçi tarafından geri çekilse de dava süreci devam edecek.

        - Cinsel istismar davalarında tartışma yaratan sadece 15 yaşın altındaki çocuklarda rıza aranmamasına yönelik düzenleme değişecek. 18 yaşından küçük herkes "çocuk" kabul edilecek.

        - Tecavüz, ensest gibi suçlarda verilen hapis cezaları artırılacak. İstismar aileden geliyorsa, ceza katlanacak.

        - "Ruh sağlığı bozulmuştur" kıstası tarihe karışıyor. Tecavüz ya da istismara uğrayan bir çocuğun "gönül rızası", "para karşılığı" gibi nedenlerle bu olaya maruz kalıp kalmadığına da bakılmaksızın cezaların 15 yıldan itibaren hesaplanması öngörülüyor.

        - Cinsel istismar, ensest ve cinsel saldırı suçlarında cezalar, "15 yıldan az olmamak üzere" şartına bağlanacak.