Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Tanıtımı yapıldı
0:00 / 0:00
HABERTURK.COM

Neşet Ertaş'ın çocukları Nigar Leyla Ertaş, Döne Ertaş, Hüseyin Ertaş ve Canan İlhan, babalarının hayatının filme çekilmesine asla rızalarının olmadığını söylediler ve eklediler; "Babamızın da bu yönde vasiyeti var,"
Bu açıklamanın yapıldığı saatlerde Neşet Ertaş'ın hayatını beyazperdeye yansıtacak olan 'Garip Bülbül, Neşet Ertaş'ın basın toplantıı yapıldı.

Neşet Ertaş (1938 - 2012)
Neşet Ertaş (1938 - 2012)

Filmin Yapımcısı Dijital Sanatlar Başkanı Mustafa Uslu, Yönetmeni Ömer Faruk Sorak, Neşet Ertaş'ı canlandıran Bektaş Dolu, Ramazan Bağgül ve Aşık Mahsuni Şerif'i canlandıran torunu Yiğit Mahsuni'nin katıldığı basın toplantısında, "Garip Bülbül, Neşet Ertaş"ın ilk fragmanı da gösterildi ve büyük beğeni topladı. Toplantıda Mustafa Uslu, Ömer Faruk Sorak ve oyuncular basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı.

Yapımcı Mustafa Uslu, filme hazırlık sürecini, bundan sonra yapacakları çalışmaları şöyle özetledi: ayatımın en önemli ve en anlamlı projesini ilk fragmanını sizlerle paylaşmaktan gurur duydum. Çocukluğumdan beri Neşet Ertaş türküleriyle büyüdüm. Hayattaki duruşu ve düsturunu kendime örnek aldığım büyük ustanın, Neşet Ertaş'ın hayat hikâyesini anlatan Prof. Erol Parlak'ın 'Garip Bülbül, Neşet Ertaş' isimli kitabından sinemaya uyarladık. Anadolu'nun güzel gönüllü, yüce yürekli abdallarını anlatmak istedik. Hayatları boyunca hakir görülen, dışlanan, buna karşılık bu dışlanmayla tepkilerini şarkılarla, türkülerle bozlaklarla veren o yüce gönüllü insanları anlatmak için yola çıktık. Onların en güzel örneği büyük usta Neşet Ertaş'tır. Onların mihmandarıdır. Eminim o da hayatta olsa, o da bunu isterdi. Yolumuz uzun, yükümüz ağır. Sadece bir film değil, ansiklopedi değerinde, belge niteliğinde, türkülerin doğru okunduğu bir sinema eseri olacak. Bir oyuncuya bir bozlak söyletmek çok zordur. Neşet Ertaş'ın köylüsü Ramazan Bağgül ve Bektaş Dolu ile yola çıkmaya karar verdik. Onlar beş yaşlarından itibaren Neşet Ertaş'ı usta bilmişler. Yaşam şekillerine, her şeye dikkat etmişler. Onun gibi mütevazı olmuşlar. Ustaya hiçbir zaman saygısızlık yapmamış çocuklar. Prof. Erol Parlak hocaya çok teşekkür ediyorum. Bizimle bu güzel eserini paylaştığı için, yüreğini, gönlünü koyup bizimle olduğu için... Bu projede Anadolu'nun Abdal kültürünü anlatan ozanlar var... Çekiç Ali, Hacı Taşan, Muharrem Ertaş, Sadık Doğanay var... Aşık Mahsuni Şerif var. Mahsuni Şerif'i torunu Yiğit Mahsuni oynayacak. Dedesini canlandıracak. Türkiye'nin en iyi bağlama virtüözüdür kendisi... Filmimizin içinde bozlak türküleri, uzun havalar, oyun havaları olacak. Üç Mahsuni Şerif türküsü, bir Sadık Doğanay türküsü, 14 Neşet Ertaş türküsü var. İnsanların doya doya dinleyecekleri, doğru notalarla, doğru kelimelerle yapılmış türküler... Erol Hoca sağolsun itinayla kardeşlerimizle çalışıyor. Şu anda filmin soundtrack albümünün okumaları bitmek üzere... Neşet Ertaş'ın ailesiyle görüşmek, irtibat kurmak için birkaç yıl uğraştık sonuç alamadık.

Biz de Neşet Ustanın hayattayken kendisinin de katkıda bulunduğu eseri, sinemaya uyarlamaya karar verdik. İnşallah alnımızın akıyla 'Rızasız bahçenin gülü derilmez' diyecek kadar mütevazı bir insanın filmini yaparken, herkesin rızasını alarak, herkesin gönlünü alarak, gönülden gönüle dokunacak bir film yapmayı arzuluyoruz. Filmde Anadolu'nun ozanlarını da anlatacağız. Anadolu'daki yokluklarını anlatacağız. İnsanların isyanlarını türküleriyle dile getirdiğini, her türkünün bir anlamı olduğunu, her türkünün bir acıya yazıldığını göreceğiz... 'Bir Garip Bülbül, Neşet Ertaş'ın çekimleri 2022 Ocak ayında başlıyor. Oyuncu kadromuzu ekim ayının sonunda yine sizlerle paylaşacağız. Film içinde 4 mevsim olsun istiyoruz. Filme, kış aylarında rahmetli büyük ustanın Ankara'da 1970'lerde Ahu Pavyon'da çalışırken sol tarafına felç geliyor. Onun hayatını kurtaran, Neşet Ustanın ona türkü yazdığı Dr. Mehmet Ali Altun sahneleriyle başlayacağız... Önümüzdeki yaz filmi bitirmeyi planlıyoruz...

25 Eylül 2022 tarihinde yani büyük ustanın ölüm yıldönümünde, Kırşehir Şehir Stadyumu'nda muhteşem bir gala yapacağız. Dünyanın dört bir yanından getireceğimiz 2500 bağlama ustasını burada konuk edeceğiz. 2500 bağlama ustası, 3 Neşet Ertaş eserini söyleyecek. Filmde Neşet Ustayı canlandıran kardeşlerimiz de birer eser seslendirecekler. Bu 2500 bağlama ustası Dr. Erol Parlak yönetiminde aynı anda çalıp söyleyerek bir ilke imza atacak. Bu sahneyle Guinness Rekorlar kitabına girmeyi hedefliyoruz. Stadyuma Kırşehirli abdal kardeşlerimizi köylerden servislerle taşıyacağız. Rahmetli hocamız da şimdi olsa bunu isterdi. 25 Eylül'deki galamızla hem büyük ustayı anmış olacak hem de onun hayat hikâyesini ilk kez onun hemşehrileriyle, abdallarla buluşturma şansına erişeceğiz...

Filmi çekerken her şeye çok dikkat ediyoruz. Özellikle türkülerde, bozlaklarda doğru okumalar yapılması, doğru notalarla söylenmesi gerekiyor. Ankara Güzel sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Erol Parlak hocamız, projenin genel danışmanı. Müzik kayıtları üniversitenin Neşet Ertaş Stüdyoları'nda yapılıyor. Kardeşlerim aylardır orada çalışıyorlar. O konuda içimiz çok rahat. Erol Hoca, uzun yıllar hep büyük ustanın yanındaydı, tabiri caizse onun bastonu gibiydi. Onu en iyi bilen kişidir, birlikte sahneye de çıktılar. Tabii asıl jüri halkımız. Filmimizde Neşet Ertaş'ı canlandıran sanatçı kardeşlerimizin de önü açılacak. Kırşehir'in köyünden çıkan çocuklar, bağlama çalarak türkü söyleyerek hayatlarını kazanan abdal kardeşlerimiz onlar da. Filmde insani özelliklerini, gönlünü göreceğiz Neşet Ertaş'ın... Neşet Ertaş'ı Neşet Ertaş olarak göreceğiz. ‘Neredesin Sen' türküsünü herkes sevdiğine yazdığını söyler ama usta bu türküyü annesine yazmıştır bunu filmde göreceğiz...

Ben Sadık Doğanay'ın evine bir km ötede oturuyordum çocukluğumda... İnsanların çocuklarını okula bile göndermediği pandemi döneminde çok büyük bir projenin içine girdik. Ben sinema sektörüne girdiğimde 'Ayla' ile bir rekor kırdık. Önce kendimiz seversek, gişe rakamı bir parametre değildir... Bu dönemde sinema filmi yapmak delilik ama sinemayı çok seviyorum. Ben sinemaya aşığım. Şu anda çocuklar kadar mutluyum. 6 yıldır bu projeyle uğraşıyorum. 6 yıldır çalmadığım kapı kalmadı. Eğer Erol Hoca yanımda olmasaydı bu projeyi yapamayabilirdim. Çok riskli bir projeydi bu. Erol Hoca'dan aldığım güvenle ‘Biz bunu yapabiliriz' dedim. Onun yıllara dayanan bir tecrübesi var. Anadolu bozlaklarıyla, türkülerimizle ilgili ayaklı bir kütüphane gibi. Bu proje kazanır kazanmaz hiç önemli değil. İnşallah bir an önce pandemi biter hayat normale döner. Gişede olsa da olmasa da filmin layık olduğu yere geleceğine inanıyorum bu önemli.

Rahmetli annem, acılarını, dertlerini Neşet Ertaş dinleyerek yaşardı. Ben de aynı duygulara hislere kapıldım. Neşet Ertaş da benim hayatımın farklı bir versiyonunu yaşamış. O Kırşehir ben Tokatlıyım. Sadık Doğanay bizim evimize çok yakın otururdu. Ozanlarımızın, ustalarımızın hayattaki duruşlarını, düsturlarını biliyorum, aynı kültür ve gelenekten geliyorum. Ne mutlu ki bana Neşet Ertaş'la tanışma şerefine nail olmuştum. Bana tanıştığımızda dedi ki 'Gölgede duranın gölgesi olmaz. Güneşte duracaksın ki insanlar senin gölgende toplansın...' Ben de bunun müsaadesini alarak 'Naim' filminde kullanmıştım...

Filmin yapılacak oyuncu kadrosunu da düşünürsek bütçesinin 20 - 21 milyon lira olacağını tahmin ediyoruz. Zira film, dönemde geçiyor 48'lerden başlıyor, 60'lar, 90'lar, 2000'lere kadar... Almanya'da ustanın çektiği sıkıntıları göreceğiz. Bu film, drama, biyografiden de öte Anadolu'daki Abdal geleneğini, kültürünü anlatan, onların yıllarca hakir görülmesini, dışlanmasını ve onlara sadece türkülerle cevap vermelerini anlatan, içinde aşkları olan, ihanetleri olan, Mahsuni Şerif, Çekiç Ali vb. ozanların yanısıra Zeki Müren, Türkan Şoray gibi sanatçıların da olacağı bir film olacak...

'Garip Bülbül Neşet Ertaş'ın yönetmeni Ömer Faruk Sorak da basın toplantısında, filmin kendi kültürümüzü hem gelecek kuşaklara hem de dünyaya aktarmak için çok önemli bir misyona sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: 'Garip Bülbül Neşet Ertaş', Anadolu kültürünü gerek kuşaklar arasına anlatmak gerekse kendi kültürümüzü dünyaya aktarmak için çok değerli ... Bizim hep konuştuğumuz bir şeydir, Amerikalıların hikâyelerinin tükendiği bir dönemde ne güzel hikâyelerimiz var deriz... Neşet Ertaş'ın hikâyesi de aslında bu değerde bir hikâyedir. Neşet Ertaş, UNESCO'nun ‘Yaşayan İnsan Hazineleri' envanterine aldığı çok önemli bir şahsiyettir. Bu şahsiyetin hayat hikâyesinin çoktan sinemaya aktarılması gerekiyordu. Ancak geç kalmış sayılmayız. Neşet Ertaş gibi bu kültürü hem bize, hem gelecek kuşaklara anlatmak, hem de dünyaya kendimizi daha iyi anlatmak için bir fırsattır diye düşünüyorum. Ülkemizin önemli mihenk taşlarından biridir Neşet Ertaş. Ben yönetmen olarak Anadolu'nun birçok yerinde mesleği gereği bulunmuş, birçok insana dokunmuş, o insanların yüreğinin nasıl titrediğini bilen biri olarak böyle bir projede yer almaktan son derece gurur duyuyorum. İnşallah biz de onun anısına saygısızlık etmeden tam tersi onun anısını yüceltecek ve gelecek kuşaklara iyi bir eser bırakacak projenin altına imza atacağız...

'Garip Bülbül, Neşet Ertaş'ta ustanın gençliğini canlandıran Bektaş Dolu, filmde rol almak için 13 kg vermiş. Kendisine idol olarak gördüğü Ertaş'ı canlandırmaktan gurur duyduğunu ifade eden ozan Bektaş Dolu, basın toplantısında şunları söyledi: Benim Neşet Usta'yla tanışma fırsatım olmadı, çok istedim. Fırsat geldi bir dönem ama olmadı. Böyle bir projede yer almaktan, ilhan kaynağım, idolüm bir bütün olarak örnek aldığım bir kişiyi canlandırmaktan büyük gurur duyuyorum. Beni projeye layık gören Prof. Erol Parlak hocama, Mustafa hocama sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Kendilerine minnettarım. Ustama vefa borcumuzu ödemek, kültürümüz adına, halkımız adına mahcup olmadan görevimizi en iyi şekilde yapmak için var gücümüzle çalışacağız. Rabbim yolumuzu açık eylesin...

Filmde Neşet Ertaş'ın orta yaştaki yıllarını canlandıracak olan Ramazan Bağgül ise toplantıda şu açıklamayı yaptı: Biz ustayla daha dünyaya gelmeden tanışıyoruz. Anne karnından başlıyor tanışıklığımız, hissederek tanımaya başlıyoruz. Eğer müzik yeteneğiz varsa zaten sonrasında onu bulabiliyorsunuz evinizin içinde. Yaşınız ilerledikçe saz merakınız da varsa öyleydi böyleydi derken saz çalmayı, türkü söylemeyi öğreniyorsunuz. Benim şansım oldu, ustayla tanıştım. 2011 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi'nde ‘Bağlama Günleri'nde konser öncesi tanıştık, sohbet ettik. Bu proje için seçildiğimiz gün çok mutlu oldum. Erol hocama ve Mustafa hocama çok teşekkür ediyorum. Biz ustayı, 5-6 yaşlarında dinleyerek onun sazı sözüyle büyüyor, onun her konuşması ders niteliğinde olan değerlerine kulak vererek yetişiyoruz. Onun gösterdiği yolu takip ediyoruz. Bu bir taklit değildir, bu ömrü öyle yaşamak istiyoruz. Büyük ustanın beni en çok etkileyen şeyini sormuştunuz. Ben 36 yaşındayım onun her zaman kullandığı üç kelimesi ‘sevgi, saygı ve hoşgörü'dür. Bu kelimeler bugün dünyayı kurtaracak kelimelerdir...

Halk ozanı Mahsuni Şerif'i filmde torunu Yiğit Mahsuni'nin canlandıracak. Mahsuni, "Mahsuni Şerif, bir dede olmanın ötesinde kendi ailesine de bir fikir öncüsüydü. Bir semboldü Mahsuni şerif. Neşet Ertaş ustanın hayatını anlatan, değerli ozanlarımızın, dedem Mahsuni Şerif'in de yer alacağı bu çok kıymetli projede yer almaktan dolayı çok mutluyum" dedi.

 

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.