Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Modern tıpta anestezi, hastaya cerrahi girişimin sağlıklı ve konforlu bir şekilde yapılmasını sağlayan duyusuzluk hali olarak tanımlanabilir. Anestezinin, hastanın ağrı duyusunu kaldırdığını ve bilinç kaybını sağladığını dile getiren Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Bora Çatal, "Ameliyatın yapılabilmesine olanak sağlamak üzere kasları gevşetir ve hastalarda reflekslerin kaybına neden olur. Ameliyatın gerektirdiği duruma göre bütün bu bileşenlerin hepsi veya bazen birkaçı uygulanarak anestezi çeşitleri sağlanır. Ağrı duyusunun kaldırılması hastanın ameliyat olması için şarttır. Anestezinin en önemli özelliği ise geri dönüşlü olmasıdır" dedi.

Anestezi hakkında birçok yanlış bilginin dolaştığını kaydederek, bilinmesi gereken doğrular hakkında bilgi verdi.

ANESTEZİ HAKKINDA YANLIŞ BİLİNENLER NELERDİR?

1. Genel anestezi, ağızdan ve burundan solutulan gazlar ile uygulanır.

Doğrudur ancak genel anestezi sadece gazlar ile uygulanmaz damardan verilen anestezi ilaçları ile de desteklenir. Ameliyat öncesi damar yolu olmadan ameliyathaneye alınan çocuklara damar yolu açmak için anestezik gaz uygulaması sık kullanılan etkili bir yöntemdir.

2. Genel anestezi uygulaması, ameliyatın kendisinden daha risklidir.

Genel olarak böyle bir şey söylenemez ancak bazı durumlarda bu doğru olabilir. Örneğin birden çok sistemik hastalığı olan yaşlı bir hastaya uygulanacak cerrahi girişim örneğin 90 yaşında Şeker Hastalığı, İskemik kalp Hastalığı ve Böbrek yetmezliği olan kalça protezi ameliyatında genel anestezi yapmak neredeyse cerrahinin kendisinden daha risklidir ve burada seçilmesi gereken anestezi yöntemi rejyonel anestezi yöntemi olmalıdır.

3. Kalp hastaları genel anestezi ile ameliyat olamaz.

Bu doğru değildir kalp hastalığı olan bir kişi ameliyat olacaksa genel anestezi dahil her türlü anestezi çeşidini alabilir. Doğru olan cerrahi tipine göre uygun anestezi yöntemini seçmektir. Örneğin hasta kulak ameliyatı olacaksa, genel anestezi den başka bir yöntem kullanma şansımız yoktur. Burada hasta ve yakınlarıyla riskler paylaşılıp kalbe zarar vermeyen ilaçların kullanıldığı ve ortaya çıkacak kardiyak komplikasyonların önlemini alacak anestezi uygulamak doğru olandır.

4. Yaşlı hastalarda genel anestezi ile ameliyat yapılmamalıdır.

Doğru olmayan bir bilgidir hastanın yaşından çok hastanın sahip olduğu sistemik hastalıklara ve cerrahinin tipine göre anestezi yöntemi seçilmelidir ve genel anestezide yaşlı hastada güvenle uygulanabilir.

5. Ameliyathanede hasta uyutulduktan sonra anestezi uzmanının sorumluluğu biter.

Anestezi uzmanın sorumluluğu cerrahi işleme karar verilip hastanın anestezi polikliniğinde görülmesi ile başlar ameliyat bittikten 48 saat sonra ya kadar devam eder. Hasta uyuduktan sonra ameliyatın stabil bir şekilde (hayati fonksiyonlar, ağrı ve kas gevşemesi) devam etmesinden, ağrısız bir şekilde uyanmasından ve uyanma odasındaki takiplerinden de anestezi uzmanı sorumludur. Ameliyat sonrası hastanın durumunu değerlendirip servis ya da yoğun bakıma çıkma kararını da anestezi uzmanı verir.

6. Anestezi altındayken uyanıklık (farkındalık) sık rastlanılan bir durumdur.

Ameliyat sırasında uyanık olup ağrı hissetmek, anestezi hakkında fikri olmayanların en çok korktuğu durumdur. Oldukça nadir  görülen bu duruma özellikle sezaryen ve açık kalp ameliyatlarında rastlanır. Özellikle kalp ameliyatlarında; kalp, akciğer pompasına bağlandığı zaman hastanın kanı olduğu gibi dışarı alınır ve temizlenip tekrar vücuda verilir. Bu sırada eğer anestezi hekimi yeterli dozda anestezi ilacını iyi bir teknik uygulayarak vermezse uyanıklık olasılığı vardır. Genel anestezi altında gerçekleştirilen sezaryenle doğumlarda ise, bebeğin çok hızlı çıkarılamaması ve anestezik ilaçların beyne henüz çok iyi etki etmemiş olması nedeniyle bu durum ortaya çıkabilir. Böyle bir tabloda hastalar acı hissetmezler ama durumun farkındadırlar. Ayrıca anestezi sırasında akciğerlere anestezi gazlarını gönderebilmek için hastanın nefes borusuna özel olarak üretilmiş tüpleri yerleştirmek gerekir. Bu işlem için vücudun tüm çizgili kaslarının felç edilmesi gerekir. Dolayısıyla hasta asla hareket edemez. Eğer, beyin yeteri kadar baskılanamaz ise hasta farkındalık dediğimiz uyanıklık durumunda olabilir.

7. Günümüzde uyanıklığı (farkındalığı) önlemek için anestezi derinliğini ölçebilen cihazlar var mıdır?

Evet, artık anestezi derinliğini ölçebilen cihazlar vardır, bu cihazlardan alınan verilere göre anestezi derinliği ayarlanabilmektedir. Aşağıdaki resimde görülen işte bu cihazdır.

8. Anestezi verilen tüm hastalar uyanma aşamasında sırlarını açıklar.

Doğru olmayan bir bilgidir, artık günümüzde kullanılan tüm anestezik ajanlar kısa etkili olduğundan cerrahi bitip hasta uyandığında anestezik ajanların etkisi neredeyse vücutta kalmamaktadır bu sayede hastalar neredeyse uykudan uyanır gibi uyanmaktadır.

9. Genel anesteziden uyanan her hasta kusma, ağrı gibi sorunlar yaşar.

Anestezi sadece hastayı uyutup uyandırmak değildir ayrıca hastanın ağrısının kesilmesi, bulantı-kusmasının önlenmesi de anestezinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Rutin olarak anestezi uygulanan her hastaya analjezik ve bulantı-kusmayı önleyici ilaçlar yapılmaktadır. Ayrıca ağrı için anestezi sırasında ya da sonrasında santral ya da periferik sinir blokları da yapılabilmektedir. Ancak bazı durumlarda örneğin kulak ameliyatlarında bulantı-kusma ve baş dönmesi anesteziden değil daha çok cerrahi uygulanan bölgenin özelliğindendir. Bu yüzden anestezi sonrasında bu şikayetler devam edebilir.

10. Anestezi, hastaların beyin hücrelerini olumsuz etkiler.

Yapılan bilimsel çalışmalarda bununla ilgili her hangi bir bulgu saptanmamıştır.

11. Spinal anestezi felç yapar.

Spinal anestezi sonrası bacakları hareket ettirememe hali spinal anestezi yapmak için kullanılan lokal anesteziğe bağlıdır ve ortalama 2-3 saat içinde geçecektir.

12.Sezaryenle doğum sırasında genel anestezi uygulaması bebeğe zarar verir.

Yapılan çalışmalar göstermiştir ki; genel anestezi, epidural anestezi ve spinal anestezi arasında geç dönemde anne ve bebek sağlığı açısından bir fark yoktur ancak bebek açısından riskli gebeliklerde rejyonel anestezi yöntemlerinden birini seçmek daha doğru gibi duruyor.

13.Bebeklerde ve çocuklarda genel anesteziye bağlı ölüm riski yüksektir.

Bebek ve çocuklarda daha sıklıkla kullanılan anestezi yöntemi genel anestezidir, bebek ve çocuklarda genel anesteziye bağlı ölüm riski artmamıştır. Çocuk ya da bebek ameliyatı planlanıyorsa anestezi hazırlığı, ilaç doz konsantrasyonları, oda ısısı ve tüm kullanılacak anestezi aparatları çocuğun yaş ve kilosuna göre önceden hazırlanır.

14. Bir hastanın kendini ameliyat edecek hekimi seçme hakkı vardır. Ancak anestezi verecek uzman konusunda tercih hakkı bulunmaz.

Ameliyat öncesi muayenede anestezi hekiminize karşı her hangi bir neden ile bir güvensizlik oluştuysa bir başka anestezi hekimi seçmek en doğal hakkınızdır.

15.Anestezi alırsam anesteziden uyanamam.

Doğru planlanmış bir anestezi yöntemi, teknik olarak her türlü donanıma sahip anestezi koşulları ve iyi yetişmiş doktor ve teknisyen ekibiyle böyle bir durumla karşılaşılması çok çok nadirdir. Ancak beyin tümörü nedeniyle opere olmuş bir hastanın tedavinin bir parçası olarak yoğun bakımda uyutulması işlemi anesteziye bağlı olarak düşünülmemelidir.

16. Bana genel anestezi yapılmazsa tüm ameliyatı seyrederim.

Hastalarımızın bir çoğunun özellikle merak ettiği bir sorudur ancak bu kesinlikle mümkün değildir çünkü cerrahi ve anestezi alanı birbirinden tamamen ayrılmaktadır. Ayrıca sterilizasyon amacıyla tüm vücut steril örtülerle örtülmekte olup sadece cerrahi alan açık bırakılmaktadır. Bunun yanında  rejyonel anestezi sırasında heyecanlanan hastalarımıza sedasyon yaparak onların heyecan ve stresini yenmesini sağlamaktayız.

ANESTEZİ ÇEŞİTLERİ

1.Genel Anestezi: Genel anestezi, hastaların herhangi bir ağrılı cerrahi işlem için uyutulması, işlemin sonunda da uyandırılmasıdır.

2.Bölgesel Anestezi (Rejyonel Anestezi): Bölgesel anestezi, vücudun herhangi bir bölgesinin özel bir iğne yardımıyla ve lokal anestezikler ile uyuşturulmasıdır. Rejyonel Anestezi dendiğinde ilk akla gelen spinal ve epidural gibi santral bloklar olsa da pleksus (sinir ağları) bloğu ve periferik sinir blokları (çevresel sinir blokları) gibi pek çok bölgesel anestezi yöntemi vardır.

3.Sedasyon: Tanı veya tedavi amacıyla uygulanacak girişimler sırasında hastaların ağrı, rahatsız edici his ya da sesleri duymaması, sonrasında hatırlamaması ve girişim sırasında hareketsiz kalmalarının sağlanması amacıyla oluşturulan uyku benzeri durumdur. Sedasyonun genel anesteziden nasıl bir farkı vardır? Sedasyon oluşturmak için uygulanan ilaç miktarı ve ilaç uygulama süresi genel anesteziye göre daha azdır. Hastalar, sedasyonun derinliğine göre değişmekle birlikte, işlem sırasında sözlü emirlere kolayca yanıt verebilirler, solunum fonksiyonları etkilenmez ve tamamıyla bilinç kaybı yaşamazlar.

4.Lokal Anestezi: Lokal anestezi, sınırları belli olan bir bölgede küçük cerrahi bir girişim yapılacağı zaman o alanı uyuşturmak için yapılan anestezidir. Diş çekimi, sünnet, ben alınması, apse açılması gibi sınırlı bir alanda yapılacak küçük cerrahi girişimlerde hastanın acı duymaması için uygulanır.