7 günde kilo vermek ister misiniz?
Özel bir gün yaklaşıyor ve siz daha ince ve zarif görünmek istiyorsanız bu formül tam size göre!
Giriş: 05.06.2013 - 15:44 Güncelleme:
HT HAYAT
7 günlük bir planla, olumlu düşünerek veya sağlıklı seçimler yaparak kilo verebilirsiniz. Bunun için hazırsanız, lütfen okumaya devam edin...
Haberin devamı için tıklayınız... Göbek eritmek isteyenler dikkat!
1. Kilo vermek ilk önce göbek çevresinde başlar - DOĞRU
2. Göbek yağlanması ile iç organ - yağlanması beraber olur - DOĞRU
3. Mekik çekmek göbeği eritir - - YANLIŞ
4. Göbek çevresi ölçümü şeker ve kalp hastalığı riskine işaret eder - DOĞRU
5. Zayıf kişilerde de göbekte yağlanma olabilir - DOĞRU
6. Göbek yağlanması ereksiyon bozukluğu yapabilir - DOĞRU
KRAMP GİRERSE - Günlük yaşam, spor veya istirahat sırasında kaslara kramp girebilir. Kendi başınıza - yapabilecekleriniz şunlardır:
1. Kramp girmesine neden olan aktiviteye, harekete hemen - ara verin.
2. Yavaş ve hafifçe kramp giren adaleyi germeye başlayın ve kramp geçene kadar bu şekilde tutun.
3. Ardından aynı kaslara hafif - bir masaj uygulayın
4. Eğer kramp giren kaslar sert ve gerginse sıcak uygulayın. Hassas ve ağrılı ise soğuk - uygulayın.
KUSURSUZ BİR VÜCUT İÇİN... - - Yaz geliyor... Kışın aldığınız fazla kilolardan kurtulmak ve fit bir vücuda sahip olmak için her gün bu hareketleri tekrar edin...
Yaklaşık 1 ay sonrasında bu çalışmaların karşılığını aldığınızı fark edeceksiniz...
İşte altın değerindeki o egzersizler...
Zorlu antenmanlar öncesi evde hafif egzersizlerle vücudunuzu rahatlatın. Bu sizi fit bir vücuda götüren yolun henüz başı...
İşte evde egzersiz yapmanın püf noktaları:
-Egzersiz öncesi vücudunuzu iyice ısındırın
-Isınma sonrası streching yapın
-Hızlı kilo kaybından kaçının. Haftada 0.5-1.0 kg. olacak şekilde yavaş kilo verme hedeflenmeli ve diyette karbonhidrat değil yağ sınırlandırılmalıdır. Çünkü hızlı kilo verilirse yağ yerine su ve kas kaybı meydana gelir.
-Yemekten iki saat sonra egzersize başlayın.
-Egzersiz sırasında sıvı tüketimine dikkat edin. Yaklaşık olarak 750ml ile 1500ml arasında su tüketin.
-Günlük hayatta alacağımız su miktarı ise ortalama olarak kilomuzu 36'ya bölerek bulabilirsiniz. Örneğin 82 kilo olan biri günlük su tüketimi 2,280ml olmalı.
-Egzersizlerden sonra kaslarda karbonhidrat azalır bu yüzden egzersiz sonrası ilk iki saat içinde 70 gram karbonhidrat içeren yiyecek ve içecek tüketin. (10 tane kuru meyve, 5-6 tane bisküvi, 2-3 adet muz yenilebilecek yiyeceklerden bazıları.)
-Eğer yoğun egzersiz yapıyorsanız karbonhidrat alımınızı arttırın.
-Egzersizler cinsiyete ve yaşa bağlı olarak süre ve miktar bakımından farklılıklar gösterebilir. Evde egzersiz öncesinde 8 dakika ip atlayın veya 4 dakika step yapın...
-Esneme hareketlerini egzersiz öncesinde ve sonrasında yapın...
Aşağıdaki egzersizleri ardarda bir tur yapın. Sonrasında 60-90 saniye dinlenin ve turu tekrarlayın. 15 dakika devam edin...
Kalçanızı hafifçe dışarı çıkarırken dizlerinizi de aynı şekilde hafifçe kırın. Şimdi sol ayağınızı yerden kaldırın ve sağ ayağınızdan güç alarak sol tarafa doğru zıplayın, Ardından yere sol ayağınızın üzerinde inin, bir saniye duraklayın ve hareketi diğer yöne de zıplayarak tekrarlayın. Otuz saniye boyunca bu harekete devam edin.
Göğsünüzün önünde dik olarak iki elinizle bir dumbbell tutun. Karın kaslarınızı sıkın ve squat hareketi yaparak vücudunuzu yere yaklaştırın. Bu pozisyondayken dumbbell'ı kollarınız gergin olana kadar göğsünüzün önünde ileri uzatın. Tekrar göğsünüze yaklaştırın ve başlangıç pozisyonuna dönün.
Klasik şınav pozisyonu alın. Vücudunuzu aşağı indirirken sağ ayağınızı kaldırın ve sağ dizinizle sağ dirseğinize değmeye çalışın. Başlangıç pozisyonuna dönün ve aynısını sol ayağınızla tekrarlayın. Her iki tarafa beş-altı tekrar yapın.
Yere koyduğunuz bir havlunun üzerine ayaklarınızı yerleştirerek plank pozisyonu alın. Karın kaslarınızı ve kalçanızı sıkın ve kollarınızın ön bölümünü kullanarak kendinizi geri itin. Bu sırada ayaklarınız da havlunun üzerinde geriye doğru kaymalı. Daha sonra başlangıç pozisyonuna dönün.Toplam 8-10 tekrar yapın.
Bu egzersizlere kendinizi alıştırdıktan sonra sırada 3 hareketle 300 kasınızı çalıştıran egzersize geçebilirsiniz...
Ayaklarınızı omuz genişliğinde açarak ayakta durun. Üst bacaklarınız yere paralel gelene kadar squat hareketi yapın. Bir saniye duraklayın ve başlangıç pozisyonuna dönün.
Klasik sınav pozisyonundayken ayaklarınızı biraz öne alın ve belinizi havaya kaldırın. Dirseklerinizi kırarak çenenizi yere yaklaştırabildiğiniz kadar yaklaştırın, belinizi indirerek omuzlarınızı ve başınızı şekildeki gibi havaya kaldırın. Bir saniye bekleyin ve hareketi tersten yaparak başlangıç pozisyonuna dönün.
Bacaklarınız gergin, kollarınız yanlarda olacak şekilde yere sırtüstü yatın. Gövdenizi kaldırırken sola doğru döndürün ve sol dizinizi sağ dirseğinize değdirin. Aynı esnada sağ dirseğinizi de geriye doğru savurun. Başlangıç pozisyonuna dönün ve hareketi diğer tarafa doğru yapın. Bu bir tekrar demek.
Eğer vücudunuz egzersizlere alışıksa baklavaları nasıl çıkaracağınız konusunda birkaç önemli ipucu verelim:
Yıllardır doğru diye bildiğiniz bilgiler baklavalarınızla aranızda en büyük engel olabilir...
Karın kaslarınızı fazla tekrarlı egzersizler büyütür...
Kaç tekrar olursa olsun, sürekli aynı hareketi yapmak gelişiminizi yavaşlatır...
Karın kaslarınızı doğru çalıştırmak demek, çok tekrar yapmanız anlamına gelmez...
Karın kaslarınızı geliştirmek için çalışmalarınızı zamanla zorlaştırmalısınız... -
Bunun için ağırlıklarla çalışabilir ya da daha zor egzersiz versiyonlarına geçebilirsiniz. Mesela antrenman programınıza triple plank kombinasyonunu ekleyin...
Front, left-side ve right side plank egzersizlerini bir tur halinde yaparak karın kaslarınızı uzun süre zorlayabilir ve daha iyi sonuçlar elde edebilirsiniz...
Her plank egzersizini onbeş saniye yaparak işe başlayın ve zamanla bu süreyi bir dakikaya kadar çıkarmayı hedefleyin...
Bunu başardıktan sonra set sayılarını artırın ve dinlenme sürelerini kısaltın...
Karın egzersizleri oldukça fazla hareket etmeyi gerektirir...
Sabit durmayı gerektiren egzersizler en iyileridir...
Mekik türü egzersizlerde özellikle bel bölgeniz için sakatlık riski oldukça fazladır...
Öte yandan zaten bu egzersizlerde sanılanın aksine karın kaslarınızı en iyi çalıştıran egzersizler değildir. Çünkü bu egzersizlerlerle bel bölgenizdeki diskleri sürekli zorlarsınız, böylece karın kaslarınıza binen yük bu yüzden plank gibi de sabit tuttuğunuz egzersiz; merkez bölgeniz için daha faydalıdır...
Bu egzersizle bütün işi yapan karın kaslarınızdır. Ayrıca sırtınızdan ve belinizden sakatlanma ihtimali de düşüktür...
Üstelik bu tür durmaya dayalı egzersiz merkez bölgenizin yan taraflarında bulunan kaslar da etkili bir şekilde çalıştırmanızı sağlar. Bu da sizin hem genel performansınızı hem de squat-deadlift gibi hareketlerde gösterdiğiniz performansı üst seviyeye taşımanıza yardım eder... -
Oblik kaslarını geliştirmek için en iyi egzersizler gövdeyi döndürdüğünüz egzersizlerdir...
Bu egzersizler oblik kasları için çok da faydalı değildir ve omuriliğinize zarar verme ihtimali vardır...
Oblik kasları karın kaslarınızı çevreler ve gövdenizi hızlı döndürdüğünüz anlarda sizi sakatlıklardan korur...
Özenilen kol kaslarına sahip olmak aslında bu kadar kolay...
Kol kaslarınızı çalıştırmak için dambıl kullanarak son derece formda ve güçlü kollara sahip olabilirsiniz...
Kol kaslarınızı çalıştırırken iki yöntem çok önemlidir; ön kol ve arka kol kaslarınızı çalıştırmak...
Ön kol kaslarınızı çalıştırmak için dambılı kavramada en doğru yöntem avuç içleriniz yukarıya bakacak şekilde ve çok sıkmadan tutuştur... -
Baş parmaklarınız dambılın dışında kalmamalı diğer parmaklarınızın üzerine koymalısınız...
Duruş şeklinize çok dikkat etmeniz gerekir...
Omurganız dik olacak şekilde kamburunuzu çıkarmadan ve aynı zamanda başınızıda dik tutarak harekete başlayabilirsiniz...
Nefes ayarınızı iyi yapmanız hem tempolu çalışmanız için önemlidir... Bu yöntem çalışmayı da daha aktif hale getirir... -
Dambılları yukarı kaldırdığınızda nefes alıp, yarım saniye gibi bir süre tutup tekrar indirebilirsiniz...
İndirme sırasında nefes vererek kollarınızı ve vücudunuzu mutlaka rahatlatın...
Bu hareketi günde iki kere en az 10 tekrar yaptığınızda kollarınızdaki sertleşmenin farkına varacaksınız...
Belirli bir zaman sonra adetleri artırmanız kollarınızda gelişim için etkili olacaktır...
Arka kol kası çalıştırmada ise yöntem biraz daha farklı...
Kolunuzu yukarı doğru dik bir şekilde kaldırdığınızda dambıl karşıya bakacak şekilde, kolunuzu bükerek başınızın arkasından ensenize kadar indirin ve kaldırın...
Bu hareketi de her kol için 10 kez tekrar yaptığınızda kaslarınızda etkili bir geri dönüş alacaksınız...
Hareketlerin arasında mutlaka dinleme sürenizi ayarlamalısınız...
Minumum 40 saniye maksimum 60 saniye çalışmalarınızın arasında dinlenme süresi olmalı...
Bu çalışmalardan sonra sağlıklı bir çalışmayla daha kaslı ve şekilli bir kola sahip olabilirsiniz...
Taze sıkılmış tehlike!
"Nar suyunun şekerli sudan farkı yok, narı bütünüyle yemeli" - "Son günlerde bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için her yerde nar suyu tavsiye ediliyor. Ancak nar suyu şekerdir. Nar en yüksek antioksidanı olan meyvelerdendir ama bütünüyle yenilmelidir. Narın suyu sıkıldığı zaman, yani su haline geldiği zaman bunun içindeki lifler parçalanır. Bunun artık şekerli sudan farkı yoktur içinde C vitamini vardır, ama C vitaminin fazlası üstten girer, alttan çıkar. Eğer günde bir meyve yiyecekseniz, bunu portakal gibi soyacaksınız, beyazıyla yiyecekseniz. Esas C vitamini beyazındadır. Geri kalanı fruktozdur, glikozdur ve de tehlikelidir."
"Taze sıkılmış meyve suyu bile yağlanmaya neden olur' - "Taze sıkılmış meyve suyu kan şekerini ve insülini yükseltir ve yağlanmaya başlarsınız. Meyve suları karaciğeri yağlandırır. Meyve sularında fruktoz (meyve şekeri) ve glikoz vardır. Alkol alanlarda nasıl bira göbeği oluşuyorsa, fruktoz da vücuda girince karaciğerde yağ olarak depolanır. Meyve suyu ve şekerli içeceklerden dolayı ve hareket etmemeleri nedeniyle çocukların da göbeği yağlanır. Bugün 12-13 yaşındaki erkek çocuklarının göbeği, memeleri, kalçaları büyüyor. Plajda denize girmeye utanıyorlar. Ama kabahat onların değil, ana babalarının. Çünkü sürekli şekerli içecek içmeye özendiriliyorlar. Bu çok yanlış! Çocuklar ayran, su ve şekersiz çay içmeli. Çocuklarımızı nasıl beslersek, neyle beslersek, o şekilde gelişirler, o biçimde büyürler unutmayalım. Ne ekersek onu biçeriz!"
"Şekerli içecekler ABD'de her yıl 25 bin kişiyi öldürüyor" - "Harvard Üniversitesi'nde bir çalışma yapıldı. Amerika'daki şekerli içecekler her sene 25 bin ölüme sebep oluyor. Amerika'da şekerli içecek tüketimi çok fazla, ama Türkiye de ikinci ülke olarak bildirildi. Türkiye'de bunun araştırması yapılmıyor. Çünkü herkes 'Ben şeker yemeden yapamam' diyor. Dilimizde 5 tane tat alma duyusu vardır, bunlar tatlı, acı, ekşi, tuzlu ve imami'dir. İmami özellikle çocuklarda yapay, suni yiyeceklere alışkanlıktır. Çocuklar, bu suni tatlara alışır ve onu aramaya başlar. Siz bebeklere şeker vermeye başladığınız zaman o çocukların diğer tat alma duyusunu köreltiyorsunuz. Onun için 'Tatlısız yapamam', 'Adetimin bilmem ne gününde şekere saldırırım' diyorsunuz. Bu yanlış beslenmenin belirtisidir."
'Çocuklara kesinlikle asitli içecekler içirilmemeli' - "Şekerli ve asitli içeceklerin reklamına bile tahammül edemiyorum. Bilhassa Ramazan ayında iftar sofrasına asitli bir içeceğin konulması... Çok ayıp ve günah! Ayran varken, su varken, çay varken bunları tüketmek çok tehlikeli. Onu gören çocuklar, 'Annem, dedem de bunu içiyor' diye düşünüyor. Bu asitli içecekler kesinlikle eve alınmamalı, çocuklara içirilmemeli."
"Dedeler çikolatayla torunlarını zehirlemesinler" - "Çocuklara ayran içme, fındık, fıstık, ceviz, incir, kayısı yeme alışkanlığı kazandırılmalı. Dedeler, babalar, nineler eve gelirken çikolata ya da şekerli bir şey alıp gelmesinler. Çocuklarını veya torunlarını zehirlemesinler.
'Mısır gevreği en tehlikeli yiyeceklerdendir' - "Çocuklara yedirilen bir başka yiyecek de, mısır gevreği. Mısır gevreği fabrikada üretilmiş undur, en tehlikeli yiyeceklerdendir. İşlenmiş tüm gıdalardan uzak duracaksınız. Bir de bunların 'zayıflatıyor' diye tanıtılanları var. Kullananlar, zayıflayamıyor bile, içi trans yağ dolu. Hakiki yiyecek değil, suni yiyecek bunlar. Pakete girmiş hemen her şey tehlikelidir!"
'Kansızlara pekmez veriyorlar, pekmezde kansızlığı giderecek hiçbir şey yok' - "Bal yüzde 60 fruktoz, yüzde 40 glikozdur. Fruktozun karaciğeri ve vücut yağlanmasını başlattığını söyledik, pekmez de öyle. Hurma da şeker bakımından çok tehlikelidir. Keçiboynuzu sağlıklı, ama şekeri çok yüksektir. Kansızlara pekmez veriyorlar. Pekmezde kansızlığı giderecek hiçbir şey yok. Demir mi var, yok. Kansızlığı gideren demir, kırmızı et, karaciğer, yürek, böbrek gibi sakatatlarda, fındık ve fıstıkta var. Bunların içinde doğal protein, selenyum, demir de var. Cevizde de bunlar dolu. Ayrıca beyin için gerekli Omega-3 var."
"Çiğ köfte sağlıklıdır" - "Çiğ köfte en sağlıklı yiyeceklerdendir. Tabii güvenilir, sağlıklı bir kırmızı etle yapılırsa... İçinde hem bulgur, hem et var, bunun için sağlıklı. İçli köfte de öyle. Rahatlıkla tüketilebilir."
"Acıktığınız zaman önce su için" - "Kişi sağlıklı su içerse acıkmaz. Neden, çünkü beynimizde acıkma merkeziyle susama merkezi çok yakındır ve birbiriyle örtüşür. Vücut susadığı zaman, açlık da hissederiz, onun için optimum su içerseniz, acıkmanız da olmaz. Acıktığınız zaman önce su için, açlık hissiniz kaybolabilir! Açlık hissiniz kaybolmaz ise yemeğinizi sağlıklı bir şekilde yemelisiniz."
"Saat 20.00'den sonra yemek yememeli" - "Saat 20.00'den sonra bir şey yenmeyecek. Çay veya ayran içebilir. Çaylar şekersiz olmak şartıyla sağlıklıdır, ama kaynatılmayacak, demlenecek."
"Hazır çorba, ketçap, mayonez, çiftlik tavukları mutfağa sokulmamalı" - "Bazı yiyecekler kesinlikle mutfağa sokulmamalı. Her türlü ekmek, simit, pasta, her tür tost, pirinç pilavı, patates, mısır, her tür galeta ve her cins bisküvi, makarna, börek, poğaça, açma, şeker, çikolata, reçeller, şuruplar, bal ve pekmezler, bütün suni tatlandırıcılar, hazır ve taze sıkılmış meyve suyu, gazlı içecekler, enerji içecekleri, her türlü kızartma, bütün hazır çorbalar, sucuk, salam, sosis gibi işlem görmüş et ürünleri, tütsülenmiş etler, süt tozu, krema, mayonez, ketçap, hazır soslar, marketlerde sunulan kapalı çiftlik tavukları, karpuz ve kavun gibi doğal da olsa fazla miktarda şeker içeren, glisemik indeksi yüksek meyvelerden uzak durulmalı."
"Çok tatlı ve unlu gıdalar yiyenlerde bağırsak problemleri başlıyor" - "Vücudumuzun verdiği sinyaller, kişiye göre değişkenlik gösterebilir. Örneğin kabızlık, Türkiye'de hiçbir zaman hastalık olarak görülmez. Ama siz her gün büyük abdeste çıkmıyorsanız, vücudunuz yeteri kadar çalışmıyor demektir. Türkiye'de hekimler bunu sormaya utanıyor, hastalar da söylemeye utanıyor. Günde bir ya da 2 kere çıkıyorsanız, vücudunuz saat gibi çalışıyor demektir. Hareket etmezseniz, su içmezseniz bağırsaklar çalışmaz. Aşırı şeker ve şekere dönüşen unlu ve nişastalı gıdalar, bağırsak florasını bozar. Şekerli yiyecekler yediğiniz sürece kabızlığınız artar. Çok tatlı ve unlu gıda yiyenlerde 'kronik bağırsak hastalıkları' gibi problemler başlıyor."
"Sabahtan akşama vitaminin kıymeti yok" - "Doğal her şeyi yediğiniz zaman her türlü vitamin vücuda girer. Vücudun eksikliği varsa elbette takviye vitamin alınmalı. Ama sabahtan akşama herkese bol vitamin vermenin kıymeti yok!"
"Hastalanmamak elimizde" - "Hastalanmamak elimizde. Bütün bunları yaparsak hastalıklar önlenebiliyor. Bunu önlemek kendi elimizde. Bu bilimsel olarak gösterildi. Hücresel düzeyde bozuklukları önlersek, ileri yaşlarda ortaya çıkan tansiyon yüksekliği, göbek çevresi genişliği, felç, karaciğer yağlanması, kanser, enfarktüs gibi sorunların önlenebildiği, gerileyebildiği gösterilmiştir. Sağlıklı ve doğal beslenerek, sağlıklı yaşayarak hastalıklar önlenebilir. Yüksek tansiyonu ve kan şekerini düşürmek için de sağlıklı beslenmek, kilo vermek, hareket etmek yeterli olabilir. Bol su içilecek, uzun uzun yürünecek. Toksik karbonhidrat ve şekerlerden, organizmaya hemen tüketilen boş kalori sağladıklarından dolayı uzak durulacak!"
"100 kiloluk bir kadının bir saat koşmasına imkan yok" - "Hipokrat, 'Uzun yol yürüyen, uzun yaşar' diyor. Harvard Üniversitesi'nin son sağlık piramidinde en altta, hareket ve spor var. Ama aşırı spor da tehlikeli! 100 kiloluk bir kadının veya erkeğin kalkıp bir saat koşmasına imkan yok, en aşağı 10-15-20 dakika her gün açık havada yürümeli. Bunun için rahat bir yürüyüş ayakkabısı yeterli."
Kilo vermek istiyorsanız...
1425 gram kereviz 200 kalori yapıyor. Yani koca bir tabak kereviz yerseniz sadece 200 kalori almış olursunuz.
En doyurucu ve besleyici yiyeceklerden biri olan yumurta da, küçük ve yüksek besin değerinde olmasına rağmen 150 gramı sadece 200 kaloriye eşdeğer. Bir kadının ortalama alması gereken kalori miktarının 2 bin olduğunu düşünecek olursak yaklaşık 3 yumurtanın 200 kalori yapıyor olması tercih sebebi olabilir.
145 gram makarna da 200 kaloriye eşdeğer.
186 gram kuru fasulye = 200 kalori
Kanola yağı 23 gram = 200 kalori
İnanması güç ama tereyağının kalorisi bile kanola yağından daha düşük. 28 gram tereyağı 200 kaloriye eşdeğer.
200 ml balzamik sirke = 200 kalori
204 gram hindi = 200 kalori
290 gram üzüm = 200 kalori
308 gram mısır = 200 kalori
328 gram kivi = 200 kalori
33 gram tuzlu fıstık = 200 kalori
357 gram bezelye = 200 kalori
37 gram patates cipsi = 200 kalori
385 gram elma = 200 kalori
41 gram cips = 200 kalori
41 gram fıstıklı çikolata = 200 kalori
475 gram soğan = 200 kalori
496 ml gazlı içecek = 200 kalori
50 gram tuzlu kraker = 200 kalori
50 gram ya da 10 tane şeker = 200 kalori
52 gram tuzlu kraker = 200 kalori
53 gram esmer şeker = 200 kalori
55 gram beyaz un = 200 kalori
55 gram mısır unu = 200 kalori
553 gram kavun = 200 kalori
56 gram yağsız çiğ makarna = 200 kalori
570 gram bebek havuç = 200 kalori
588 gram brokoli = 200 kalori
125 gram avokado = 200 kalori
66 gram yani bir buçuk sosis = 200 kalori
72 gram beyaz sandviç ekmeği = 200 kalori
73 gram patates kızartması = 200 kalori
740 gram biber = 200 kalori
75 gram yani yarım cheeseburger = 200 kalori
83 gram kuru kayısı = 200 kalori
90 gram kepekli ekmek = 200 kalori
Fıstık ezmesi 34 gram = 200 kalori
Tam 333 ml süt = 200 kalori
Türk halkını şişmanlatan hatalar
SON kitabı "Karatay Diyeti'yle Obezite ve Diyabete Çözüm Var" ile sağlıklı beslenmeyle ilgili tüm sorularımızı yanıtlayan İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, saat saat sağlıklı yaşam önerilerini sıralıyor, diyabet hastalarının neler yapması gerektiğine ışık tutuyor. Karatay, kişide D vitamini ve demir eksikliği varsa kilo verilemeyeceğinin altını çizerken, Türk halkını şişmanlatan hataları da sıralıyor. İşte Karatay'dan öneriler...
'DİYABET HASTALARI EKMEK, BÖREK, KEK, PİLAV YEMEMELİ' - - "Eğer obezseniz, diyabet ya da gizli şeker hastasıysanız, mutlaka sık yeme ihtiyacınız oluyordur.
Diyabetlilerin öncelikle hedefi bunu kırmak olmalıdır. Diyabet, yanlış beslenme ve yaşam biçimi sonucu gelişen metabolizma bozukluğu hastalığıdır.
Bu sebeple sağlıklı beslenme ile gerileyebilir.
Diyabetlilerin vücuduna sağlıklı yağ (Köy tereyağı, soğuk sıkım sızma zeytinyağı, omega 3),
Sağlıklı protein (özgür tavuk yumurtası, normal yağlı peynir, et, balık, pastırma, evde yapılmış sucuk ve yoğurt),
Sağlıklı karbonhidrat (baklagiller grubu yani fasulye, mercimek, barbunya, börülce veya kuruyemiş grubundan fındık, fıstık, ceviz ve badem)
girdiği zaman ensülin direnci yavaş yavaş kırılmakta ve kan değerleri yavaş yavaş normale dönmektedir.
Sağlıksız karbonhidrat grubundaki yiyecekler (ekmek, börek, kek, beyaz pirinç pilavı, patates, fazla meyve, taze ve endüstriyel meyve suyu, asitli ve şekerli içecekler, alkol) tamamen kesilmelidir."
"Diyabet hastalarının tatlı ihtiyacı, kuruyemişler (fındık, fıstık, ceviz, badem) ve kuru meyvelerle (kuru kayısı, kuru erik, kuru incir) karşılanabilir.
Diyabetliler, bal, pekmez (keçiboynuzu dahil) ve her türlü reçelden (diyet dahil) de uzak durmalılar."
'DOĞAL YAĞLAR VE KIRMIZI ET OBEZLER İÇİN SAĞLIKLIDIR' - - "Doğal yağla yapılan yemekler kolesterolün ve ensülinin sağlıklı, normal değerlere gelmesini sağlıyor. Bu sebeple doğal yağlar ve kırmızı et obezler ve diyabet hastaları için sağlıklıdır, zararlı değildir!"
'Düşük enerji, aşırı egzersiz yanlış' - - "OBEZLERDE karaciğer yağlanmasının oluşması sonucu, göbek etrafında araba tekerleği şeklinde yağların birikmesinin nedeni de budur.
Fizik aktivitemizi artırarak, ensülin direncinin gelişmesini önlemek elimizdedir.
Günlük karbonhidrat tüketimimizi azaltıp sağlıklı yağları ve proteinleri tüketiyorken, aynı zamanda fizik aktivitemizi de artırırsak, kan şekerimizi normal düzeylere indirmek mümkün olmaktadır.
Düşük kalorili diyet ve fizik aktivitenin artırılmasının kilo verdirmediği, aksine kişileri bunalıma düşürdüğü yapılan çalışmalarla gösterilmiştir.
Yani günlük enerjinizi azaltacaksınız, düşük enerji alıyorken her gün 1 saat koşacaksınız!
İşte yapılan en önemli yanlışın bu öneriler olduğu bilimsel olarak gösterilmiştir.
Bu şekilde 'kilo verme' ise, kilo almanın en güçlü nedenidir.
Düşük enerji, aşırı egzersiz kilo aldırır, verdirmez!
'Türk halkı hareketsiz ve unlu gıdaları çok tüketiyor' - - "Türk halkındaki en büyük problem, hareketsizlik! Türk halkı maalesef çok fazla ekmek, tatlı ve unlu gıdalar tüketiyor."
"Özellikle gençlerimiz fast food kültürüyle yetiştiriliyor. Hamburger, pizza, tost, sandviç, cips gibi yiyeceklerle karınlarını doyurmaya çalışıyor."
"Ayrıca halkımızın büyük bir kısmı sağlıklı sanarak, her gün neredeyse 2-3 kilogram taze meyve yiyor, ama kuruyemişten kilo aldırır diye uzak duruyor!"
"Kuruyemiş tüketenler de, çiğ yemek yerine kavrulmuş ve tuzlanmış şekilde yiyerek büyük hata yapıyor!"
"Türk halkı az az, sık sık yiyerek zayıflamaya çalışıyor."
"Oysa sık sık yemek, sürekli ensülin hormonu salgılanmasına sebep oluyor ve farkında olmadan yağları eriten leptin hormonunun salgılanmasına engel olunuyor!"
"Halkımızın yaptığı bir diğer yanlış da sağlıklı yağlarla sağlıksız yağları aynı kefeye koymak."
Vücudumuza sağlıklı yağ (doğal tereyağı, doğal sızma zeytinyağı) girmediği sürece birikmiş zararlı yağlarımızdan kurtulamayız!
"Diyet yapanlar, yalnızca kalori hesabına takılıyor. Yiyeceklerin ne protein içeriğine, ne de sağlıklı yağ içeriğine bakılıyor."
Hastalıklar - - Gizli şeker, diyabet ve tüm kronik hastalıkların nedenleri - - * Kötü beslenme - * Kronik stres - * Mikroplar - * Toksinler - * Alerjenler
'D vitamini ve demir eksikliği kilo vermeyi engeller!' - - "BANA gelip 'Ne yaparsam yapayım, kilo veremiyorum' ya da 'Çok yavaş kilo veriyorum' diyenlerin gizli alerjileri, bilinmeyen değişik sağlık sorunları ve hormonal dengesizlikleri olabilir. D vitamini eksikliği de, kilo vermeyi engeller!
Vücudumuzun ürettiği doğal ve en güçlü antioksidan özelliği olan D vitamininin eksikliğinde hücrelerimiz normal çalışmadığı için her türlü alerjik hastalık ve enfeksiyon hastalığı meydana gelmektedir.
D vitaminin iki kaynağı vardır: Birincisi güneşin UVB ışınları etkisiyle derimizde üretilmektedir.
İkincisi, gıdalarla alınabilmektedir. En önemli besin kaynağı balık, yürek ve karaciğerdir."
'Karaciğer, yürek ve dalak demir açısından zengin gıdalardır' - - "DEMİR eksikliği varsa, yine kilo verilemez! Yemekten hemen sonra çay içme âdeti de, gıdalarda bulunan az miktardaki demirin emilimini önlemektedir.
Karaciğer, yürek, dalak gibi sakatatlar, kırmızı et, baklagiller, kuru üzüm ve yumurta sarısı demir açısından zengin gıdalardır."
'MUTLAKA YOĞURT TÜKETİN' - - "Yoğurt, bir mutfağın olmazsa olmazlarındandır. Önemli bir probiyotik gıdadır, sindirim enzimlerinin düzenli çalışması ve bağırsaklardaki faydalı mikropların üremesi adına çok etkilidir."
"Yani buzdolabınızdan eksik olmamalıdır. Evde yoğurt yapmak için açık süt, mandıralardan veya günlük taze süt satan şarküterilerden alınabilir. Eğer bulunmazsa günlük pastörize süt (cam şişede) kullanılabilir."
'6-7 DİLİM EKMEK SAKINCALI' - "Günde 100 gram karbonhidrat yeterlidir. Çünkü vücudumuzu aşırı çalışmaya zorlar."
"Bu nedenle kilolu, karaciğer yağlanması oluşmuş, göbek çevresi genişlemiş olan obezlere ve diyabet hastalarına günde 6-7 dilim ekmek tüketmenin önerilmesi son derece sakıncalıdır."
Yemeklerin yanında tercih edilen yiyecekler - - -Et ve balık yemekleri ile birlikte bol mevsim salatası, soğan yenebilir. - - -Yemeklerle birlikte cacık, sızma zeytinyağı, bol sarmısak ve nane eklenerek içilebilir.
-Turşu, evde geleneksel usulle (bol sirkeli ve az tuzlu) hazırlanarak rahatlıkla tüketilebilir.
Saat saat öneriler
06:00 - Kahvaltıda köy tereyağında yumurta (arzu edilirse pastırmalı olarak), yanında 8-10 adet zeytin, bir avuç içi kadar beyaz peynir, bir çay bardağı ceviz içi, arzu edildiği kadar domates, biber, salatalık, turp, maydanoz, nane, roka, tere ve limonlu çay.
08:00 - 09:00 - Herhangi bir ekmek, simit, poğaça yenmeyecek.
10:00 - Ara öğün şart değil! Acıkma hissi oluşanlara şekersiz bitki çayı ve birlikte avuç içi kadar ceviz içi yeter de artar.
11:00 - Her gün bir antioksidan vitamin ile birlikte mutlaka 2-3 gram katkısız omega 3 tüketmenizde fayda var.
12:00 - 13:00 - Öğle yemeği, bir tabak zeytinyağlı yeşil fasulye, 3-4 adet ızgara köfte, bir kâse yoğurt, turp ve havuç ile hazırlanmış salata ile bir tatlı kaşığı keten tohumu olabilir. Tüm salatalara doğal sirke konabilir. Çünkü sirke, mide hazmını ve midenin boşaltılmasını yavaşlatır. Bu nedenle faydalıdır.
14:00 - Öğle yemeği sonrası işe başlamadan önce 15-20 dakika yürümek, siz çalışırken yağlarınızın yakılmasını, göbeğinizin erimesini ve selülitlerinizin yok olmasını kolaylaştırır.
15:00 - Ara öğün şart değil! Yine de acıkanlar bir elma, bir avuç tuzsuz yer fıstığı ile taze limon eklenmiş su ya da şekersiz çay tüketebilir.
16:00 - Her gün 2-3 litre sıvı almaya dikkat etmeli. Öğünler arasında bol limonlu su, şekersiz çay ve ayran içilebilir.
17:00 - Üzerinde diyet yazsa dahi kurabiye, bisküvi, çikolata, şeker yenilmeyecek, gazlı içecekler içilmeyecek.
18:00 - 19:00 - Akşam yemeğinde 3-4 kalem kuzu pirzolası, mevsim salatası, zeytinyağlı enginar yenebilir.
20:00 - Bu saatten sonra meyve dahil her şey yasak! Şekersiz bitki çayı ile limonlu suya izin var.
21:00 - 22:00 - Sakın bir şeyler atıştırmayın! Ensülini yükseltmeyin.
23:00 - Yatmadan önce 20 dakikalık yürüyüş harika olur.
24:00 - 01:00 - Uyku önemlidir. Siz uykunun derinliklerine dalarken, zayıflatan hormon leptin uyanıyor ve en yüksek düzeyde salgılanmaya başlanıyor.
02:00 - Leptin hormonunun salgılanmasına fırsat verdiğimiz zaman kilolarımızı rahatlıkla verebiliriz. Böylece organizmada birikmiş ve depo edilmiş yağlarımızın, ara öğün olarak kullanılmasını sağlıyoruz. Güçlü ve dinç kalıyoruz. -
YARIN: Yemekler nasıl pişirilmeli? Besinleri mevsiminde tüketmenin önemi
Hangi hareket kaç kalori?
Aerobik (düşük tempoda) - 30 dak - 180 kalori - Aerobik (yüksek tempoda) - 30 dak - 240 kalori
Aerobik (suda) - 30 dak - 150 kalori
Ağaç dikmek - 30 dak - 150 kalori
Ağırlık çalışmak - 30 dak - 135 kalori
Alışveriş yapmak - 30 dak - 120 kalori
Araba kullanmak - 15 dak - 37.5 kalori
At biniciliği - 30 dak - 150 kalori
Merdiven çıkmak - 15 dak - 18 kalori
Uyumak - 15 dak - 21 kalori
Ayakta yapılan işler - 30 dak - 105 kalori
Badminton oynamak - 30 dak - 150 kalori
Bahçe işleri - 30 dak - 150 kalori -
Yemek yapmak - 1 saat - 180 kalori -
Oturarak okumak - 1 saat - 60 kalori
Basketbol oynamak - 30 dak - 261 kalori
Bilardo oynamak - 30 dak - 90 kalori
Gün içinde 10 defa gülmek 50 kalori
Bilgisayar kullanmak - 30 dak - 45 kalori
Binicilik - 1 saat - 360 kalori
Bisiklete binmek - 30 dak - 315 kalori
Boks yapmak - 1 saat - 600 kalori
Bowling oynamak - 20 dak - 117 kalori
Bulaşık yıkamak - 15 dak - 6 kalori
Buz pateni - 30 dak - 240 kalori
Çim biçmek - 30 dak - 180 kalori
Çimleri tırmıklamak - 30 dak - 150 kalori
Dağcılık (çıkış) - 30 dak - 390 kalori - Dağcılık (iniş) - 30 dak - 240 kalori
Dalış yapmak - 30 dak - 240 kalori
Dans etmek (disko) - 30 dak - 180 kalori - Dans etmek (seri bale tvist) - 30 dak - 210 kalori - Dans etmek (slow vals) - 30 dak - 90 kalori -
Duş almak - 15 dak - 37.5 kalori
Eskrim - 30 dak - 210 kalori
Eşya taşımak - 15 dak - 120 kalori
Ev boyamak - 30 dak - 150 kalori
Frisbee - 30 dak - 90 kalori
Futbol oynamak - 45 dak - 360 kalori
Golf oynamak - 1 saat - 318 kalori
Hentbol - 30 dak - 420 kalori
Hokey (çim & buz) - 30 dak - 270 kalori
İp atlamak - 15 dak - 26 kalori
Jimnastik yapmak (düşük tempoda) - 30 dak - 150 kalori - Jimnastik yapmak (yüksek tempoda) - 30 dak - 270 kalori
Judo, karate, kickboks - 30 dak - 330 kalori
Jumping - 30 dak - 330 kalori
Kayak yapmak (iniş) - 30 dak - 210 kalori - Kayak yapmak (kros) - 30 dak - 270 kalori
Kazı yapmak - 30 dak - 180 kalori
Koşu yapmak (105 km/saat) - 30 dak - 390 kalori - Koşu yapmak (12 km/saat) - 30 dak - 420 kalori - Koşu yapmak (14 km/saat) - 30 dak - 510 kalori - Koşu yapmak (16 km/saat) - 30 dak - 570 kalori - Koşu yapmak (8 km/saat) - 30 dak - 270 kalori - Koşu yapmak (85 km/saat) - 30 dak - 300 kalori - Koşu yapmak (95 km/saat) - 30 dak - 330 kalori
Koşu yapmak (kros) - 30 dak - 300 kalori
Koşu yapmak (maraton) - 30 dak - 270 kalori -
Kürek çekmek (kuvvetli) - 30 dak - 300 kalori - Kürek çekmek (yavaş) - 30 dak - 240 kalori -
Mutfak işleri - 30 dak - 75 kalori
Odun kırmak - 30 dak - 210 kalori
Okçuluk (avlanma dışı) - 30 dak - 120 kalori
Oto tamiri - 30 dak - 90 kalori
Paten yapmak - 15 dak - 18 kalori -
Pedal çevirmek (ılımlı) - 30 dak - 240 kalori - Pedal çevirmek (kuvvetli) - 30 dak - 360 kalori
Piyano çalmak - 30 dak - 14 kalori
Rollerblade Paten - 30 dak - 240 kalori
Skateboard - 30 dak - 180 kalori
Step yapmak (düşük tempoda) - 20 dak - 160 kalori - Step yapmak (yüksek tempoda) - 20 dak - 220 kalori -
Su kayağı - 20 dak - 140 kalori - - Su voleybolu - 30 dak - 90 kalori
Televizyon seyretmek - 15 dak - 21 kalori
Temizlik yapmak - 15 dak - 52.5 kalori
Tenis oynamak - 30 dak - 117 kalori -
Voleybol oynamak - 1 saat - 186 kalori
Yürüyüş yapmak - 20 dak - 72 kalori
Yüzmek (ayaklar yere dik kuvvetli) - 30 dak - 330 kalori - Yüzmek (crawl) - 30 dak - 390 kalori - Yüzmek (genel) - 30 dak - 210 kalori - Yüzmek (kuvvetli) - 30 dak - 330 kalori
Yüzmek (kurbağalama) - 30 dak - 330 kalori - Yüzmek (kelebek) - 30 dak - 390 kalori - Yüzmek (sırtüstü) - 30 dak - 270 kalori
Sofranızda olması gereken 20 besin
1. EKŞİ MAYALI TAM TAHIL EKMEĞİ: Sizlere önereceğim ekmek besin kalitesi açısından zengin, doygunluk veren, bağırsakların çalışmasını sağlayan, vücutta mineral emilimini engellemeyen, B vitamininden zengin, ekşi mayalı tam buğday ekmeği veya 8 tahıllı ekmek olacaktır.
2. YULAF: İçerdiği liflerle uzun süre tok tutar, spor öncesi karbonhidrat ihtiyacınızı karşılar, sütün içerisine ekleyeceğiniz 4-5 yemek kaşığı yulaf ezmesi uzun süre kendinizi enerjik hissetmenizi sağlar.
3. ÇAY: Aknenin doğal tedavisinde kullanılır. Antioksidan içeriği oldukça yüksektir. Anti-alerjik ve iltihaplanma karşıtı süper bir içecektir. Tabii ki önerimiz bu harika içeceği şekersiz tüketmenizdir. Bunun yanı sıra hem yeşil çay hem de siyah çay metabolizmanıza da iyi gelecektir.
4. BALIK: Sağlığınız için oldukça önemli olan Omega-3 yağ asitlerinden zengin balık, cildin elastikiyetini artırarak yaşlanmayı geciktirir. Kalp ve damar sağlığını korur. Kolesterolü düşürür.
5. HİNDİ ETİ: Metabolizmayı hızlandırır, kas yapımında kullanılacak proteinleri içerir. 100 gram hindi etinde 120 kalori, 26 gram protein ve sadece 1 gram yağ vardır.
6. KURU BAKLAGİLLER: Bitkisel protein ve lif kaynağıdır. Kan şekeri regülasyonunu sağlar, kalp hastalıklarına ve kansere karşı korur.
7. YUMURTA: Yumurta bulabileceğiniz en iyi protein kaynağıdır. Vücut proteinlerine çok benzediğinden vücutta yüzde 100 oranında kullanılır. Yumurta ayrıca güzellik için de önemli olan biotin ve B12 vitaminlerini içerir.
8. ISPANAK: Alfa-lipoik asit ve luteinden zengin ıspanak, bu iki güçlü bileşeni sayesinde yaşlanmaya karşı korur. Vitamin, mineral ve antioksidan deposudur. Gözlerinizi de katarakta karşı korur.
9. BALKABAĞI: A ve C vitaminiyle doludur. Demir, potasyum ve diğer minerallerden zengindir. Lif, antioksidan kaynağıdır, düşük kalorilidir. Artrit tedavisinde ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için ilaç niyetine bir besindir.
10. BROKOLİ: Brokoli kansere ve immün sistem hastalıklarına karşı bizi koruyan bir yiyecektir. Brokolinin içinde sülforofan denen madde vardır.
Bu madde bizleri özellikle kolon ve meme kanserine karşı korur, kanserli hücre oluşumunda yer alan enzimleri bloke eder. Haftada 2 kez tüketebilirsiniz. Yüksek K vitamini içerdiği için kan pıhtılaşma sorunu olan hastaların aşırı tüketmemelerini öneririm.
11. SOĞAN SARMISAK: Sarmısak ve soğanın kalp krizi, kireçlenme ve kanser riskini azalttığını biliyor. Sarmısak ve soğan kanser yapıcı maddeleri nötralize etmekte, kötü huylu tümörün oluşumunu başlangıç safhasında engellemektedir.
12. DOMATES: Domates ve domates suyu cilt sağlığınız için önemlidir ve çok güçlü bir antioksidan olan likopenin birincil kaynağıdır. Bu sayede kanser, kalp hastalıklarına karşı koruyuculuğu en yüksek besindir.
13. NAR-NAR SUYU: Yüksek antioksidan içeriğiyle nar 'süper besin' olarak adlandırılır. Genişlemiş damarların görünümlerini azaltarak cildinizin daha sağlıklı görünmesini sağlar. Ayrıca antioksidan içeriği oldukça yüksektir. Kansere karşı korur ve bağışıklık sisteminizi güçlendirir.
14. TURUNÇGİLLER: C vitamini kaynağıdır. Özellikle kivi ve greyfurtun bağışıklık sistemini artırıcı ve antioksidan oluşu nedeniyle beslenmede yer vermemiz gereken en önemli meyveler arasındadır. C vitamini yüksek gıdaların tüketimi, meme kanseri oluşma riskini azaltır. Günde 2 adet kiviyi ve 2 adet greyfurtu diyetinize eklemelisiniz.
15. KIRMIZI MEYVELER: Kırmızı üzüm, kızılcık, çilek, kiraz gibi kırmızı meyvelerin hepsini en iyi antioksidan meyveler olarak, kanser başta olmak üzere pekçok hastalıktan korunmak için tüketmekte fayda var.
16. ELMA: Bol miktarda "kuarsetin" içerir. Kanser tedavisinde, kanserden korunmada, alerji ve kalp damar hastalıklarında yararlıdır. Günde en az 2 elma kabuklarıyla birlikte tüketilmeli.
17. CEVİZ: Omega-3'ün en güçlü kaynaklarından biridir. Kan kolesterolünü düzenler. Yağ asidi içeriği sayesinde cildin elastikiyetini artırarak yaşlanmayı geciktirir.
18. FINDIK: E vitamininden zengindir aynı zamanda güçlü bir antioksidandır. Kas yorgunluğunu ve kas zayıflamasını önler. Sinir sistemi üzerine pozitif etkisinden dolayı diyet yapanların günde 10 adet, koruma programında olanlarınsa haftada 3 defa 50 gr kadar fındık tüketmesini önerebiliriz.
19. YOĞURT: B2 (riboflavin) vitamini zengin olan yoğurdun cildimize, kemik ve dişlerimize yararlı olduğunu biliyoruz. Yoğurt sinir sistemimiz için de yararlı bir besindir. Günde en az 1 kere 1 kâse yoğurt yemeyi unutmayınız.
20. KETEN TOHUMU: Bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserden korur. Özellikle bağırsak kanserine karşı koruma sağlar. Yoğurdunuza 1 tatlı kaşığı keten tohumu karıştırıp tüketebilirsiniz.
İşte Alkali diyeti!
ALKALİ DİYET BESLENME PROGRAMI
Dişler, florürsüz diş macununa karbonat eklenerek fırçalanmalı. 1 çay kaşığı zerdeçal, 1 çay kaşığı tarçınla az suda karıştırılıp içilmeli.
Tarçın, insülinin daha az ortaya çıkmasını sağlar. Tatlı isteğini azaltır. Zerdeçal ise DNA tamiri yapar.
Bir litre suya yarım çay kaşığı karbonat atılıp alkali su hazırlanmalı. 1 bardak içilmeli, iki kuru siyah kayısı ve siyah erik yenmeli.
Bu kuruyemişler bağırsağın daha hızlı çalışmasını sağlayacaktır.
KAHVALTIDA NELER YENİLEBİLİR?
Lor peyniri
Salatalık ve diğer yeşillikler: Limon ve soğuk sıkım zeytinyağı ekleyerek gün içinde sarı ve kırmızı sebzeler rahatça yenebilir.
Siyah tuzsuz zeytin, 4 yumurta beyazı ve 1 sarısıyla omlet veya haşlama, az miktarda tereyağı. Keçi, koyun peyniri türleri tercih edilebilir.
Bir avokado, limonla (mayonez veya başka sos kullanılmamalı).
İki dilim glutensiz ekmek. Az miktarda üzüm pekmezi ve tahin.
Yeşil çay ve bitki çayları.
Badem sütü. Badem protein, yağ, kalsiyum içeriği ve yüksek alkali özellikleriyle diğer kuruyemişlerden üstündür.
Sütünü yapmak zor gelirse, bir avuç çiğ badem tüketilebilir.
Haftada birer gün ceviz ve fındık da kahvaltıya eklenmelidir.
HIZLI KAHVALTI YAPANLAR NELERİ TERCİH EDEBİLİR?
1 ölçek yeşillik tozu. Birer kaşığıyla aktardan alınmış dövülmüş keten tohumu.
Üzüm çekirdeği tozu, nar çekirdeği tozu ve 3 çiğ organik yumurta beyazı.
Bir çay kaşığı zerdeçal. Bir yemek kaşığı soğuk sıkım zeytinyağı.
Bolca alkali su eklenerek iki bardaklık hızlı kahvaltı hazırlanabilir.
ÖĞLE YEMEĞİNDE DOYANA KADAR YEYİN
Kahvaltı bittikten iki saat sonra, 1 adet kafeinsiz, şekersiz kahve. Üzerine 1 bardak alkali su içilmeli.
- Her türlü çiğ sebze, salata. - - Haşlama, buharda pişmiş tüm sebzeler. - - Tüm çorbalar içilebilir. - - Her çeşit zeytinyağlı sebze yemeği.
- Baklagillerin hepsi yenebilir. - - Balık türlerinin hepsi. - - - Izgara tavuk ya da hindi eti.
- Salatalar ancak sos olarak sadece limon, zeytinyağı ve elma sirkesi kullanılmalı.
- Kahverengi kabuklu pirinç pilavı.
- Kabuklarıyla haşlanmış patates, varsa tatlı patates.
- Glutensiz undan makarna, pizza. - - - 2 dilim glutensiz ekmek.
- Yemeklere bolca kırmızı biber ekilmelidir. - - - Kızarmış besinler tüketilmemeli (sebze bile olsa).
- Mikrodalgada pişmiş, ısıtılmış besinler tercih edilmeli. - - - Himalaya tuzu önerilmekte. Rrestoranlardaki sofra tuzu kullanmamalı.
GEÇ ÖĞLEDEN SONRA
Öğle yemeğinden 1 saat sonra 2 bardak yeşil çay, 2 saat sonra da 1 bardak alkali suya 1 tatlı kaşığı tarçın koyup için.
Bu esnada küçük günahlar serbest: - 1 porsiyon tatlı, 2 meyve ya da 2 parça çok bitter çikolata.
SPOR SAATİNDE - - kşam yemeğinden önce spor yapılacaksa; 3 yemek kaşığı hindistancevizi sütü ya da 2 adet hurma yenilebilir.
Bununla birlikte 2 adet kuru incir önerilir. Spor boyunca 1 litre alkali su.
Spor sonrası protein içeceği arzu edilirse, akşam yemeğinde ya protein alınmamalı veya yanında içilen sebze suyu miktarı artırılmalı.
AKŞAM YEMEĞİNİN İDEAL SAATİ: 18.00 OLMALI
Akşam yemeği öğle yemeğinden en az 4 saat sonra yenilmelidir. Akşam yemeği, olabilecek en erken saatte yenmeli.
'Akşam sarı ve kırmızı sebzeler tüketilmemeli'
- Beyaz, yeşil ve mor sebzeler yenilebilir. Ancak sarı ve kırmızı sebzeler tüketilmemelidir. - - - Sebzenin büyük kısmı çiğ olmalı.
- Protein olarak haşlanmış ve ızgara somon balığı ve diğer balık türevleri (kabuklular hariç).
- Hindi eti, tavuk göğüs eti, dana ve kuzu eti, dana ciğeri, kelle-paça, pastırma.
- Yenilen protein miktarının 4 katı kadar çiğ sebze yenmelidir.
- Yeterince çiğ sebze tüketilemezse sebze suyu hazırlanmalı ve içilmeli.
- Kırmızı et her yendiğinde sebze desteği normalden daha fazla alınmalı.
- Akşam yemeği lokmaları en az 15 kez çiğnenerek yutulmalı.
- Yemekle beraber su dahil alkol, ayran, meyve suyu, soda vb. hiçbir sıvı içilmemeli. Sadece şekersiz bitki çayı serbest.
- Yemekten 2 saat sonra, 1 bardak suya 1 yemek kaşığı limon veya doğal elma sirkesi eklenerek içilmeli. Bu sindirimi rahatlacaktır.
- Gece boyunca şekersiz bitki çayları serbesttir.
- Televizyon karşısında atıştırmak için bolca limonlu salatalık yiyebilirsiniz.
- Çok acıkırsanız, haşlanmış brokoli veya karnabahar, bol limonlu ve soğuk sıkım zeytinyağıyla serbest. Bir tencere dolusu yeseniz de sorun yok.
- Mideniz kazınırsa yatmadan hemen önce bile olsa 1 katı yumurta yenebilir.
- Yatmadan önce 1 bardak alkali su içilmeli.
- Yatma saatinin ideali 23.00-24.00'dır. Yatak odası tamamen karanlık olmalı, karanlık değilse göz bandı kullanılmalıdır.
- Diyet boyunca, idrar gibi dışkılama takibi yapılmalı.
ALKALİ DİYET İÇİN ALIŞVERİŞ LİSTESİ
- Himalaya tuzu - - Tarçın
- Zerdaçal - - Elma sirkesi
- Limon - - pH'ı 7'nin üzerinde alkali su
- Yeşil çay - - Tüm baharat çayları
- Brokoli-karnabahar
- Somon - - Lor peyniri
- Kırmızı pul biber - - Avokado
- Hindistancevizi ya da sütü, yağı - - Soğuk sıkım zeytinyağı
- Keten tohumu ve baharatların her türü
- Kavrulmamış badem - - Koyu kuru kayısı - - Hurma - - Kuru incir - - Kuru erik
- Her türlü yeşillik- salatalık, marul, maydanoz, ıspanak, kabak, mor lahana. Unutulmamalıdır ki mor sebzeler, yeşillerden üstündür. 1 bardak taze mor lahana suyu o öğündeki tüm asitleri giderir.
- Baklagiller-mercimek barbunya, fasulye, bakla.
- Glutensiz unlu ekmek. Büyük marketlerden temin edilebilir. Evde de yapılabilir.
- Gluten diyetine uymakta zorlananlar bir miktar asitlenmeyi göze alıp en azından buğdaydan tamamen vazgeçerek diğerlerini kullanabilirler. Örneğin çavdar, arpa, yulaf.
- Darı, nohut unu, akdarı unu.
- Karabuğday ekmeği de kilo vermek için idealdir. Karabuğdayın içinde gluten yoktur. Gaz, şişkinlik ve kilo yapmaz. Mısır unuysa fruktoz içeriğinden dolayı asitlenme yapar.
- Kahverengi pirinç.
- Patates (Kabuklarıyla haşlanmış patates ve tatlı patates alkalidir)
- Serbest dolaşan tavuk yumurtası.
- Keçi sütü, keçi peyniri, koyun peyniri, yoğurdu, soya peyniri tofu. (İnek ürünlerinden sadece kefir kullanılabilir.)
10 ADIMDA ALKALİ BESLENMEYE GEÇİŞ
1) idrarınızı takip edin koyu olmasına izin vermeyin. pH'ını ölçemeseniz bile koku ve renk takibi yapın.
2) Alkali su için. Karbonat katarsanız suyun pH'ı alkaliye yükselir. Günlük olarak en az 3 litre su için. Sabah ilk iş, gece son iş olarak alkali su için.
3) Sebze suyu içmeye alışın. Bunu alışkanlık haline getirirseniz asitlenmeyi çok kolay çözersiniz. Alkali su ve sebze suyu yağlarınızı çözer.
4) Sofra tuzunu bırakın. Deniz ve Himalaya tuzu kullanın. Hem ödemlerinizi çözersiniz hem daha hızlı kilo verirsiniz.
5) Oranlamayı öğrenin. Alkali olmak için besinleri seçerken iç ortamınızın asit oranına göre miktar belirleyin. Bunun için sabah ilk idrar pH'ını ölçün.
6) Kaçamaklarınızı alkaliyle dengeleyin. Kaçamak yapıp sevdiğiniz asitli besinlerden yediğinizde, bunları çiğ sebzelerle beraber tüketin. Meyve şekerinin cildimizi en çok yaşlandıran besin maddesi olduğunu unutmamalısınız.
7) Balık ve iyi yağların tüketimini artırın. Kabuklular hariç tüm deniz ürünleri iyidir. Yemek pişirmede zeytinyağını, ayçiçek ve mısır yağına tercih edin.
8) Akşam yemeğinizi doğru seçin. Bel bölgesini inceltmek isteyen birinin yapacağı ilk şey erken saatte karbonhidratsız akşam yemeğidir.
9) Doğru kalsiyum kaynaklarını öğrenin. Salatalık: 25 ml/gr Marul: 35 ml/gr Nohut: 150 ml/gr.
10) Alkali yapan besinleri öğrenin. Market ve bakkallarda paketlenmiş halde satılan ürünler yerine pazardan taze alışveriş yapın.
3'üncü öğün hastalıktır! Canan Karatay'dan beslenme ipuçları...
'KÖY TEREYAĞI SAĞLIKLI' - - Tam yağlı, doğal olan her şey tüketilmeli. Saf köy tereyağı, katkısız Trabzon, Urfa ya da Malatya gibi yörelerimizin tereyağı kullanılabilir. Hatta kadınlarımız tıpkı yoğurt gibi evde tereyağını kendileri yapabilirler. Zeytin dahi evde yapılabilir.
'Karatay Mutfağı'nda bunların tarifini verdim. Katkısız ve çocuklara en faydalı biçimde kendi besininizi hazırlayabilirsiniz. Tereyağı, yayık ayranı aslında yarım saatlik bir iş.
Neneler ya da ev kadınları, evde oturduklarında sürekli televizyon izlemek yerine bunu kolaylıkla yapabilirler. Saf köy tereyağı, en sağlıklısıdır, buzdolabında bile katı değildir ve istenildiği kadar kullanılabilir. Saf köy tereyağı ve soğuk sızma zeytinyağı her gün gereği kadar vücudumuza girmelidir."
'YEMEKTE TEREYAĞ VE ZEYTİNYAĞI KULLANILMALI' - - - "Zararlı dediğimiz yağlar, trans yağlardır.
Trans yağlar, kızartmalarla meydana gelen yağlardır, işlenmiş her gıdanın içindeki trans yağlar zararlı ve kanserojendir.
Artık halkımız, şekere ve trans yağlara dikkat etmeli, zaten dikkat edilirse hastalık da kalmaz. Mısırözü ve ayçiçeği yağı, çiğ olarak kullanılabilir. Ama ikisi de ısındığı veya kızardığı zaman aşırı miktarda trans yağ oluşur. Margarin haline gelince de, katı ya da sıvı olsun, içi trans yağ doludur.
Yemek yaparken tereyağı, zeytinyağı veya fındıkyağı kullanmak gerekir, çünkü bunlar ısıya dayanaklıdır ve hemen bozulmazlar.
Bunlardan asla korkmayacağız, bu yağlar yanmadıkça, trans yağ oluşmaz. Isınınca bozulan mısırözü ve ayçiçeği yağıdır.
'Kelleyi, paçayı, işkembeyi rahatlıkla yiyebilirsiniz' - - "Yağlardan en sağlıklısı, serbest dolaşan hayvanların etindeki hayvansal yağlardır. Kuzu eti yediğiniz zaman yağıyla birlikte yemelisiniz. Kuzu etini kaynatıp et suyu çıkardığınız zaman da çok sağlıklı olur.
Sevdiğiniz kelleyi, paçayı veya işkembeyi rahatlıkla yiyebilirsiniz.
Sakatatlardan hepsini yiyebilirsiniz. Karaciğer de buna dâhil. Şişman hanımlar, 'Dizlerimde kıkırdak kalmadı' diyor. Sen protein yemezsen tabii ki dizin gider, sağlıklı protein, sağlıklı yağ, yumurta, tereyağı, saf zeytinyağı yemezsen kilo veremezsin.
Paça çorbası, diz eklemleriyle ilgili sorunlara birebirdir. Ben haftada 2 kez paçamı, işkembe çorbamı içerim.
Beni eleştirenler, '10 yıl sonra ne olacak?' diyorlar.
Oysa ben bunları yeni söylemiyorum ki. Yıllardır bunları anlatıyorum. 1987 yılında, ABD'ye gittim. Oraya gidinceye kadar İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde Koruyucu Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı'ydım. Tüm bu söylediklerim yeni ifadeler değil. O zamandan beri takip ettiğim hastalar, şimdi 80-90 yaşlarında ve sağlıklılar."
'KIZARTMA HİÇ YOK' - - "Kızartma bitti, hiç yapılmayacak, Çünkü kızartma trans yağ demektir.
Balık ızgara, fırın, buğulama şeklinde yenilebilir. En sağlıklısı bunlardır.
Ama Trabzon ya da Ordu'da yapıldığı gibi hamsiyi una bulayıp kızartırsanız o tehlikelidir! Kanserojendir! Aslında yiyecekleri biz pişirirken ya da tüketirken tehlikeli hale getiriyoruz.
İdeal bir öğlen yemeği, biftek veya bonfile ile güzel bir salatadan oluşur. Bütün bir balık yiyebilirsiniz. Izgara yapılmış sebze, döner yiyebilirsiniz. Ama dönerin yanında pilav, patates, pide yok!
Bir iki kaşık tam buğday veya bulgur pilavı, cacık, yoğurt, ayran olabilir. Doyuncaya kadar yiyebilirsiniz, sakın az yiyip de aç kalmayın,
Sonra halsizleşir doğru dürüst iş yapamazsınız. Kilo almayacağım diye yalnız salatayla öğün geçirmek bu nedenle doğru değildir!"
'Türk milleti 8-12 öğün besleniyor, enine büyüyor' - - "İbn-i Sina, Ortaçağ'ın en önemli bilimadamı, tıp hekimidir. Onun yazdığı tıp kitapları Ortaçağ'da bütün tıp okullarında okutuluyordu. İbn-i Sina, 'İki öğün sağlıktır, üçüncü öğün hastalıktır' der.
Sabah zaten çok kuvvetli yiyince doğal olarak iki öğüne iniyorsunuz. Akşam yemeği de erken yemeli. Hz. Muhammed'in tavsiyesi de bu doğrultudadır. Kuvvetli bir kahvaltı yaptıktan sonra zaten acıkmıyorsunuz.
Ama Türk milleti maşallah 8-12 öğün besleniyor, öyle alıştırıldı, öyle programlandı. Bu nedenle de Türk milleti enine büyümeye başladı! -
'YAŞ İLERLEDİKÇE HAREKET ARTACAK' - - 50 yaşından sonra 6-7 öğün yemek tamamen sağlıksızdır. İbn-i Sina diyor ki, 'Yaş ilerledikçe, hareket artacak'.
Oysa biz yaşlandıkça köşemize çekiliyoruz, bu çok yanlış.
Türk toplumu eğer şişmansa, hastaysa, göbeği varsa, şeker veya kalp hastasıysa, kiloluysa, depresyon hastasıysa, kanseri varsa, Alzheimer'ı varsa şeker, tatlı tüketmeyecek.
Benim gibi 60-70 yaşındaysanız, oturup 3 öğün ekmek, şeker yiyemezsiniz. Şekerli içecek içemezsiniz.
Çünkü harcamıyorsunuz, ihtiyacınız da kalmıyor. Metabolizma yavaşlamış oluyor, hormonlar gitmiş. Vücutta hormon kalmamış. Ben buna dikkat çekmek istiyorum."
'Diyet yiyeceklere dikkat!' - - "Light ürünlere, diyet olan tüm yiyecek ve içeceğe karşıyım. Çünkü diyet denilen besinler, içindeki doğal yağların, doğal vitaminlerin, doğal minerallerin alınmış olan kısmıdır.
Diyet yiyecekler, en sağlıklı kısmı alınan ve en pahalı satılan ürünlerdir. Hazır gıdalar da öyle. Hazır gıdalardan da uzak duracaksınız. Doğal gıdaları kendiniz hazırlayıp yiyeceksiniz. O zaman hastalanmazsınız, verdiğiniz kiloları da almazsınız."
'Yapay gıdalar kısırlık ve kanseri artıyor' - - "Yanlış beslenme ve yapay gıdalar sonucunda kısırlık artıyor. Sadece kısırlık değil, kanser, kalp hastalığı, şeker hastalıklarında da artış görülüyor.
Hepsinin temelindeyse obezite yatıyor. - Obez, karaciğer yağlanması olan yani insülin yüksekliği olan kişilerde östrojen hormonu da yükseliyor, polikistik over gelişiyor, kadınlarda üreme duruyor, erkeklerde memeler büyüyor ve spermin kalitesi ve sayısı azılıyor.
Bir de GDO'lu gıdalar var. Bunlar ve trans yağların aşırı tüketilmesi üreme dahil vücuttaki her şeyi bozuyor." -
'Hareket etme şartıyla istediğin kadar ye' - - "Kaç gün diye bir şey yok, doyuncaya kadar her şeyi yiyeceksiniz. Karatay Mutfağı'nda 'kaç kalori' hesabı yok. Ben başka bir şey söylemiyorum.
Hareket etmek ve sağlıklı yiyecekler olması şartıyla istediğiniz kadar yiyebilirsiniz.
Bilgisayar ya da televizyon karşısında saatlerce oturursanız olmaz!
Hareket etmeden hiç kimse kilo veremez.
Ama gençsiniz, atletsiniz, saatlerce spor yapıyorsanız ya da hamileyseniz o zaman tabii ki yiyecekseniz. Her gün 5 kilometre koşun ya da yürüyün.
O zaman sağlıklı yiyeceklerden istediğinizi, doyuncaya kadar, bakın bir kez daha vurguluyorum doyuncaya kadar yiyebilirsiniz.
Örneğin pastırmalı kuru fasulye, mercimek, piyaz gibi yemekleri doyana kadar yemelisiniz. Ama ekmeksiz olarak! Tabii ki kuru soğanla... Neden? Çünkü biz de bir söz vardır biliyorsunuz: 'Aç ayı oynamaz!' deriz. Pirinç yerine de bulgur tüketilmeli.
Tam buğday ve bulguru yiyebilirsiniz."
'Yemekte içilen su hazımsızlık yapar' - - "Su 24 saat içilmelidir.
Ancak yemek sırasında içilmemeli. Çünkü mide asidini sulandırır, hazımsızlığa neden olur.
Her gün azar azar yudum yudum 2.5 litre su tüketilecek. En önemli kriter, idrar rengi, açık limonata renginde olacak. Öyle değilse vücuda yeterli su girmiyordur.
İşte bu sebeple Türkiye'nin en büyük sorunlarından biri de kabızlıktır. Kabızlık ise, metabolizmanın bozulduğunun en basit ve en önemli göstergesidir, belirtisidir. Ciddi bir sağlık sorunudur. "Bu nedenle de bağırsaklar çalışmıyor.
Yazı Boyutu
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ