Salep mi. Chai Tea Latte mi?
Salep ve chai tea latte içerik olarak birbirlerinden tamamen bağımsız iki farklı içecek olsalar da çoğu kişi tarafından arasındaki fark anlaşılmıyor! Peki farkları ve faydaları neler?
ABONE OLChai tea latte siparişiniz masanıza salep olarak gelebilir!
Coğrafyamızda yüz yıllardır keyifle tüketilen salebin artık bir rakibi var.
Chai tea latte!
Yüzyıllar boyunca birçok medeniyetin hem içmek hem de alternatif tıp ile hastaları tedavi etmek amacıyla kullandığı salep ve chai tea lattenin tadı da kokusu da birbirine çok benziyor.
Salep ve chai tea latte içerik olarak birbirlerinden tamamen bağımsız iki farklı içecek olsalar da çoğu kişi tarafından arasındaki fark anlaşılmıyor!
Gerçek salep ve chai tea latteyi nerede ve hangi kalitede içtiğiniz iki içecek arasındaki farkın anlaşılması için en önemli faktör.
Bu yüzden chai tea latte siparişi verdiğinizde salep içmediğinizden emin olun!
Hindistan kökenli Chai Tea Lattenin asıl ismi Masala çayıdır.
Masala, Hintçede karışık baharat anlamına gelmektedir.
Tarçın, kakule, karanfil, karabiber, zencefil gibi tadı yoğun olan baharatların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan masala, siyah çay ve buharda pişirilmiş süt ile birleşince Chai Tea Latte hazır olur.
Hindistan geleneklerine göre yüzyıllardır dini ritüellerde kullanılan chai tea latte aynı zamanda Çin, Nepali Sri Lanka, Tibet ve Hindistan’da alternatif tıpta da yaygın olarak tercih ediliyor.
Salep ise ülkemizde Burdur, Muğla, Isparta, Antalya, Kastamonu, Manisa, Maraş, Malatya, Adıyaman’da yetiştirilen orkis çiçeğinin, toprak altındaki kalan yumrusundan elde ediliyor.
Topraktan çıkarılan yumru bitki kaynatıldıktan sonra kuruması için ipe diziliyor ve kuruduktan sonra öğütülerek toz haline getiriliyor.
Süt veya su karıştırarak içilen salebin hazırlanışı chai tea latteye göre çok daha kolay görünse de toz haline gelinceye kadar fazlasıyla emek gerektiriyor.
Salep içecek olarak tüketilmeye başlanmadan önce Osmanlı’da hastaları tedavi etmek amacıyla alternatif tıbbın içine dahil edilmiştir. Salebin ciğerlere iyi geldiğini fark eden Osmanlı hekimlerinin, 12. Yüzyıldan itibaren reçetelere ilaç olarak salebi yazdıkları bilinir.