Herkesin bildiği tedavi yöntemi buzla müdahale neden yapılır?
Gündelik hayatımızın her anında başımıza irili ufaklı kazalar gelebilir. Çok eskiden beri uyguladığımız buz koyma yöntemi aklımıza ilk gelen tedavi yöntemidir. Peki, bu yöntemi ne kadar doğru yapıyor ve uygulayabiliyoruz. Asıl önemli olan ise işe yarayıp yaramadığı. Buz koyma işlemi hakkında merak edilenler haberimizde...
Çocukluğumuzdan beri büyüklerimizden gördüğümüz en bilinen ilk yardım girişimi buz tedavisidir.Bu yöntem ile kendimizi hastahaneye gitmeden tedavi olmuş gibi hissederiz. Peki bu yöntem doğru mu?
NE İŞE YARAR?
Kriyoterapi adı da verilen, acıyı dindiren ve şişkinliği azaltan bu yöntem, vücudumuzun yaralanan bölgedeki sorunu çözmek için uyguladığı “abartılı” inflamatuar yanıtı baskılayarak işe yarar.
Böylesi olağan dışı durumlarda vücudumuz ilgili bölgeye fazlaca kan ve diğer bazı vücut sıvılarını göndererek inflamasyonu (yangı, iltihap) başlatır. Ancak iyileştirme niyetindeki tepkinin yol açtığı madde yığılmasıyla şişen bölgede bazı hücrelere yeterli miktarda oksijen iletmek güçleşir.
ŞİŞEN BÖLGEYE BUZ UYGULANDIĞINDA NE OLUR?
Şişen bölgeye soğuk ya da buz uygulandığında dokular ile damarlar büzüşerek şişliği büyütecek yeni kan akışı ve sıvı sevkiyatını azaltır. Yaralanmadan hemen sonra uygulanan soğutma işlemi hücrelerin metabolik faaliyetlerini de yavaşlatarak düşük oksijen seviyesine karşı toleranslarını artırır. Ayrıca, soğuyan ortamda nöronlar arasındaki iletişimi sağlayan kimyasal mesajcılar da yavaşladığı için beyne iletilen ağrı sinyallerinin miktarı da azalır.
BUZ UYGULAMA İŞLEMİ NASIL VE NE KADAR SÜRE İLE YAPILMALIDIR?
Ancak buzun doğrudan cilde uzun süre bastırılmasıyla hissizleşen ciltte yüzeye yakın sinir hücrelerinin hasara uğrayabileceği bildiriliyor. Bu ihtimali azaltmak için yekpare büyük bir buz kütlesi kullanmak yerine, tüm yüzeye uygulamayı kolaylaştıracak parçalanmış buz kullanımı öneriliyor. Bununla birlikte, soğutma işlemi uzun süre uygulandığında vücut bu kez ortamı ısıtmak amacıyla soğuyan bölgeye çokça kan göndermeye çabalar. Hiperemi adı verilen bu durumun yaşanmaması için soğuk uygulamaya 10-20 dakika kadar sonra ara vererek şişliğin ısınmasına izin verilmelidir. Uygulama süresi yaralanan vücut bölgesine ve kişideki yağ dokusunun miktarına göre değişkenlik gösterir.
İLK DAKİKALAR ÇOK ÖNEMLİ!
Güncel araştırmalar, kriyoterapiye yaralanmanın ilk dakikasında, yani henüz şişlik ve ödem fazlaca toplanmadan başlandığında işe yaradığını gösteriyor.
Çoğu çalışma, uygulanan soğutma işlemi ile inflamasyonun süresi uzasa da iyileştirici etkisinin olumsuz etkilenmediğini bildiriyor. Öte yandan, soğutmanın iyileşme sürecini negatif etkileyebileceğini raporlayan çalışmalar da mevcut.
KAYNAK: TÜBİTAK