AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Kızılcahamam basın mensuplarının karşısına çıktı. Çelik, Kızılcahamam'da yapılan toplantıların içeriği hakkında bilgiler verdi.

Çelik'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:


"İKİ İDARE ARASINDAKİ İHTİLAFTAN VATANDAŞ NİYE MAĞDUR OLSUN?"

Adalet, İçişleri ve Dışişleri Bakanlarımız tarafından bir sunum gerçekleştirildi. Yargı reformunu geniş kapsamlı değerlendiriyoruz. Yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlayacak şekilde, yargısal kalitenin artırılmasına dönük gerçekleştirilecek tasarruflar, hakim savcılara coğrafi teminat getirilmesi, belli bir deneyimden sonra hakim ve savcı konumuna gelinmesi, ihtisaslaşma gibi birtakım tedbirler var. En önemlisi vatandaşımızın gündelik hayatına dokunan, devletten beklediği hizmeti, devletten vatandaşa bakan bir gözle değil, vatandaştan devlete bakan gözle değerlendirilecek olması. Bunların en önemlisi sadeleştirme. Vatandaşa en az zahmet verecek şekilde sadeleştirme. İdarenin iki unsuru arasında ihtilaf çıktığında vatandaşımız zarar görüyor. İki idare arasında yargı süreci varsa bundan vatandaş niye mağdur olsun.

"İKTİDARIMIZ DÖNEMİNE DAMGASINI VURACAK ÇOK ÖNEMLİ İŞLER OLACAK"

Bireysel hak ve özgürlüklerle ilgili çalışma sözkonusu. Çok uzun zamandır terörle mücadele içindeyiz. 15 Temmuz'dan bu yana FETÖ ile mücadele verdik. İfade özgürlüğün geliştirilmesi bakımından güçlü kalemler yer alacak. Uzun tutukluluk sürelerin bir tür cezalandırılmaya dönüşmesi karşısında alınacak tedbirler son derece önemli. Yargılamanın makul bir sürede yapılması. Yeni bir insan hakları eylem planı hazırlanacak. Buna çok önem veriyoruz. iktidarımız dönemine damgasını vuracak çok önemli iş olacak. Bütün bileşenlerin, kurumların katkısı talep ediliyor. İnsan hakları evrensel dünyaya karşı hangi standartla baktığımızı gösterecek. Zaman zaman yargılama süreleri konusunda belirsizlikten vatandaş zarar görüyor. Vatandaşa makul süre verilecek. Havaalanında insanlar zaman zaman bilmedikleri suçtan dolayı alıkonuluyor. Vatandaşın mağduriyeti giderilecek.

"TERÖRLE MÜCADELEDE SAVUNMA DEĞİL TAARRUZ EKSENLİ EYLEME DEVAM"

Türkiye terörle yoğun mücadele eden bir ülke. Aldığı tedbirler çerçevesinde özgürlük-güvenlik denklemine sokuluyor. İçişleri Bakanımız kapsamlı bir sunum yaptı. Etrafımızda yükselen radikalizmin bize etkileri, etrafımızdaki vekalet savaşların bize yansımaları. Terör örgütlerinin kendilerine oluşturmaya çalıştırdıkları fay kırıkları çok önemli. Terörle kesintisiz mücadelede devlet sorun bitmiştir diye hiçbir alanda boşluk bırakılmayacak. Terör kaynağında kurutulacak. Kaynağına kadar takip edip, eylemlerin gerçekleştirilmesi. Hiçbir zaman terör karşısında savunmada kalmayıp, taarruz halinde olmak. Hiçbir şekilde sahadan çekinilmeyecektir. İçişleri Bakanlığı'nan ajandasına bakarken güvenlik perspektifinden bakılıyor. Vatandaşı ilgilendiren çok kapsamlı müzakereler yapıldı. Sayın katılımcıların da soru ve cevaplarıyla uyuşturucu ile mücadele konusunda özel bir gündemle ele alındı.

"ÇOCUKLARIMIZIN GÜVENLİĞİNE ÇOK ÖNEM VERİYORUZ! TEDBİRLER ALINACAK"

Kadına şiddet meselesinde uygulamadaki son durum nedir? Rakamlar ve sahadaki durum nedir? Siyasetçiler olarak kadına şiddetin önlenmesi konusunda bizim ve İçişleri Bakanlığı'nın yaptıkları nelerdir? Bunlar gözden geçirildi. Anne ve babalardan gelen şikayetler, okulların etrafındaki güvenlik meselesine çok önem veriyoruz. Bütün anne ve babalara seslenmek istiyorum, ilettiğiniz bütün şikayetleri hassasiyetle inceliyoruz. Bu çerçevede okulların etrafındaki güvenlik meselesi çocuğun yaşadığı okulun çevresi, evine gelirken ortamı, anne ve babaların müsterih olacağı çalışmalar sürüyor. Trafik güvenliğindeki çalışmalar sürüyor. Vatandaşımızın gündelik hayatlarının standartların yükseltilmesi, göç meselesi enine boyuna tartışıldı.

"BU MEYDAN OKUMALARA KARŞI CEVAPLARIMIZ VE HAZIRLIKLARIMIZ OLACAK"

AFAD'ın faaliyeti, son depremi ele aldık. CHP'nin hiçbir şekilde temeli, mesnedi olmayan eleştiriler yaptı. Çok daha fazla miktardaki rakamlarla altyapının geliştirilmesinde önemli gelişmeler ortaya kondu. Dünya tarihinde ne zaman ticaret savaşları konuşluşsa yeni belalar açılmıştır. Maalesef şimdi de ticaret savaşların içindeyiz. Kurumların yetersiz kaldığını, AB ve ABD başta olmak üzere yetersiz kaldığını görüyoruz. Bütün bu konularda arkadaşlarımızın kapsamlı değerlendirmeleri oldu. FETÖ'nün yurtdışı faaliyetleri, PKK ve diğer terör örgütlerinin yurtdışı faaliyetleriyle ilgili olarak bugünkü müzakerelerde görüldü ki, dünyada gelişen yeni dinamiklerin farkında bir grubuz. Bu meydan okumalara karşı hazırlıklarımız ve cevaplarımız var.
"KIBRIS KONUSUNDAKİ HASSASİYETLERİMİZ AYNI ŞEKİLDE DEVAM ETMEKTEDİR"

Ülkemizin ve mazlumların çıkarlarını nasıl koruyacağımızın altını çiziyoruz. Dünyadaki çatışmaların yarısından fazlası bölgemizde gerçekleşiyor. Ülkemizi çatışmaların ortasında özgürlüğümüzü ve güvenliğimizi koruma meselesinde ciddi fırtınalar gerçekleşti. Afganistan'la ilgili olarak 9 Aralık'ta toplantımızı gerçekleştireceğiz. Filipinler'den Somali'ye, Kolombiya'dan Guatemala'ya kadar pekçok alana Türkiye'nin güvenli bir moderatör olarak görünüyor. Filistin davasına bağımımızı sürdürüyoruz. Kıbrıs konusundaki hassasiyetlerimiz sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde yine devam etmektedir. Kıbrıs'ta sadece siyasi eşitlik lafını zikrederek müzakerelere başlayalım yaklaşımları desteklemeyeceğimizi bakanlığımız ve arkadaşlarımız tarafından ifade edilmiştir.

"YARIN ÖĞLEDEN SONRA SAYIN GENEL BAŞKANIMIZ KAPANIŞ KONUŞMASI YAPACAK"

Doğu Akdeniz'le ilgili olarak kıta sahanlığı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni çıkarlarımızı korumayı konuştuk. Ahıska Türklerine verdiğimiz destekler ele alındı. Irak ve Suriye'deki Türkmen kardeşlerimiz, Uygur kardeşlerimizle ilgili olarak gündem yakın bir şekilde takip ediliyor. Kırım meselesini ayrıntılı bir şekilde konuştuk. Yarın sabah ekonomi sunumuyla başlayacak. Sabah 09.00'da Hazine ve Maliye Bakanımızın sunumu olacak. Öğleden sonra sayın genel başkanımızın kapanış konuşmasıyla kampı tamamlayacağız.


SORULAR VE YANITLAR

BAHÇELİ'NİN CHP ELEŞTİRİSİ

Öteden beri HDP'nin terör örgütüyle bitişik durması, zaman zaman terör örgütünden daha radikal eylemler kullanmasının altını çiziyor. CHP'nin bu ilişkiyi kurarken terörle hassasiyetin altını çiziyoruz.

CHP'NİN KONUŞMA SAATİ ELEŞTİRİSİ

Biz mutabakata uyarız. Siyasi centilmenliğe aykırı iş yapmayız. Biz kimseye karşı siyasi nezaketsizlik yapmayız. Siyasi mücadeleyi en sert verdiğimiz anlarda nezakete dikkat ediyoruz. Grup başkanlarımızla konuştum. Arkadaşlarımız bu konuşmalara 'şu saatte başlarız' diye değil, Çarşamba günü bizim programınızın kendilerine verildiği, Cumhurbaşkanımızın konuşmaya kaçta başlayacağı belirtiliyor. Bu saatleri görerek kendilerini ayarlamaları gerekiyordu. Bu kadar ileri cümleler kurmaları doğru değil. Kamp programında saat kaçta ne yapacağımız çok önceden belliydi. Bizim açımızdan mutabakat olmamak diye bir şey yoktur.

KILIÇDAROĞLU'NUN BAŞÖRTÜSÜ ELEŞTİRİSİ

Arşivlere bakalım, bu özeleştirin yapılması yetmiyor. İstanbul seçimlerinden hemen sonra yine birtakım sözcüleri başörtüsünün kamuda olmadığına dair birtakım sözleri ifade etmeye başladı. Buradaki hassasiyetlerin söylem düzeyinde kalmaması gerekiyor. Özeleştirinin, dolayısıyla pratik sonuçlarını görmek istiyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu ileri demokrasiden bahsediyor ama açıktan darbe çağrısında bulunan milletvekillerine karşı bir eyleme girmiyor. İleri demokrasiden sadece etiket olarak bahsetmek, başörtüsünden, insani hassasiyetlerden bahsetmek. En son yetim hakkından, hiçbir işçinin mağdur edilmeyeceğinden bahsettiler. CHP'nin mağdur etme eylem planına dönüştü. Bugün arkadaşlarımızın kendi geçmişlerinden bahsetti. İnsanların yasaklar yüzünden hayatları gitmiş, yıllarını kaybetmiş, geleceklerini kaybetmiş. Bunun karşısında çok daha güçlü sesler ve güçlü pratikler bekliyoruz. Bu eleştirinin kurumsal bir tavra dönüşmesi gerekiyor.