Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Ankara’da önceki gün gerçekleşen sel felaketinde mahsur kalan vatandaşları kurtaran 40 yaşındaki İlbey Kubilay Arslan, yaşadığı heyecan dolu dakikaları Habertürk’e anlattı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Dairesi’nde elektrik teknisyeni olarak çalışan Arslan, “Akay Alt Geçidi’ndeki drenaj pompalarının sık sık kontrollerini yapıyoruz. Yağmur sonrası elektrik kaçağı var mı diye kontrol etmek için Akay Alt Geçidi’ne gittik. Oradaki polis memuruna yardıma ihtiyaç olup olmadığını sordum. Alt geçitte kalan araçlar olduğunu söyledi. Suya girerek, araçların içinde hasta, yaşlı, çocuk ve kadın olup olmadığını kontrol ettim. Önce çocukları çıkardım. Sonra kadınları ve diğer kalanları kurtardım” dedi.

Gazete Habertürk'ten Fırat Tur'un haberine göre; İki çocuk, 5 kadın ve 4 erkek olmak üzere toplam 11 kişiyi alt geçitten çıkardığını belirten Arslan, “Bir kadın kendi çıkabileceğini söyledi ve suyun içinden kendisi geçti. Otobüsün içinde de yaşlı bir amca vardı, bana, ‘Ben canımı sokakta mı buldum?’ diyerek çıkmak istemedi. Otobüs çekiciyle çıkarıldıktan sonra kurtarıldı. Arabasında kalan 110 kiloluk bir vatandaşı da çok ağır olduğu için onu omzuma alamadım. Küçük bir aracın içindeydi. Onu da arabasını iterek bulunduğu yerden kurtardık” diye konuştu. Arslan, kurtardığı iki erkeğin de yabancı uyruklu olduğunu söyledi. Boyunun 1.85 cm olduğunu belirten Arslan, “Benden kısa olanların kendi çabalarıyla çıkmaları pek mümkün değildi. Omzuma aldığım kişilerden bazıları suyun çok soğuk olduğunu söylüyordu. Ama benim üzerimde boy çizmesi olduğu için soğuğu hissetmedim” dedi.

‘İÇGÜDÜSEL OLARAK GİRDİM’

Kimsenin kendisinden yardım istemediğini ifade eden Arslan, “Suyun içine içgüdüsel olarak girdim. Benim yerimde kim olsa aynı şeyi yapardı. Orada mahsur kalanlar benim kardeşim, eşim de olabilirdi” diye konuştu.

Ankara’da pazar günü yağan şiddetli sağanağın 100 yılda bir görülebilecek boyutta olduğunu söyleyen Arslan, “Böyle bir yağışa altyapı ne kadar iyi olursa olsun dayanmaz” görüşünü savundu.