ABD Başkanı Donald Trump'ın günlerdir eleştiri yağmuruna tuttuğu Ankara'nın Suriye'ye yönelik operasyonu, bölgede güvenliğin yeniden tesisini amaçlıyor. Birleşmiş Milletler'in Ağustos ayında yayınladığı Suriye raporu, SDG kontrolündeki bölgede durumun ne kadar vahim olduğunu gözler önüne seriyor.

51. MADDENİN BİR KEZ DAHA HAYATA GEÇİRİLMESİ İÇİN ZEMİN HAZIRLIYOR

Ankara'nın bundan önce Afrin, Mümbiç ve El Bab operasyonlarına dayanak olan Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nin 51'inci maddesi, üye bir devletin silahlı saldırıya uğraması halinde meşru müdafaa hakkını kullanmasına olanak sağlıyor. BM'nin 15 Ağustos tarihli tarihli raporunda Suriye demokratik Güçleri'ne (SDG) yönelik saptamaları da, 51. maddenin bir kez daha hayata geçirilmesine zemin hazırlıyor.

İşte BM'nin 15 Ağustos'ta yayınladığı Suriye raporunda PDY \ YPG'nin uzantısı olan SDG'ye yönelttiği eleştirilerden bazıları:

  • Raporda SDG'nin DEAŞ'la mücadele bahanesiyle düzenlediği operasyonlarda çok sayıda sivilin ölümüne yol açtığı; hastane ve okullar dahil pek çok altyapı sistemini gereksiz yere yıktığı, bazı köy ve kasabaları tamamen haritadan sildiği belirtiliyor.
  • Rapora göre SDG, DEAŞ unsurlarının olmadığı teyit edilmiş bölgelerde bile sivil zayiatla sonuçlanan operasyonlar düzenlediği hatırlatılıyor.
  • SDG'nin eylemlerinde çocukları kullandığı, çok sayıda kadını taciz ettiği vurgulanan raporda, 'savaş suçu' niteliği taşıyan bu tür eylemlerin 'örtbas' edilmesi için rüşvet verildiğin de altı çiziliyor.
  • Raporda Afrin çevresinde, özellikle Suriye'nin kuzeybatısındaki Kürt grupların Türk güvenlik birimlerine yönelik saldırıları nedeniyle durumun kötüleştiği, ülke genelinde yaşanan benzer gidişat nedeniyle uluslararası işbirliğinin önemine işbirliği yapılıyor.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri