Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

3'E 5'E BAKMADAN
SERDAR ALİ ÇELİKLER
Bu senenin tartışması “Fener 3’lü oynar mı?” sorusu üzerinden yürüyor. Tabii ki oynar. Her takım 3’lü de, 4’lü de, 5’li de oynar. Önemli olan nasıl dizildiğinizden çok hangi mantalite ile oynayacağınızdır. 4-4-2 oynarsınız ama 2 bekiniz tamamen savunmacı olur; bu diziliş sizi hücumcu yapmaz. Aykut Kocaman-İsmail Kartal ve geçen yılın Vitor’unun 4-3- 3’ünün savunma mantaliteli takımlar olması gibi.

Dolayısıyla benim açımdan sou şuydu: 3-1-4-2 gibi dizilen bu takımın mantalitesi ne olacak? Geçen seneden tanıdığımız Vitor’un temkin hastalığı daha da mı gelişecek, yoksa bu dizilişle daha hücuma yatkın bir takım mı çıkacak? Conte’nin İtalya’sı ve Robson Kanu’nun oynadığı maçlardaki Galler’in mantığı Saracoğlu’ndaydı.

“3 stoper içinde sadece Roman Neustadter’in ayağı iyi; Josef de defansif oyuncu. Ozan eh işte, potansiyeli olan Salih dışında ileriye kim nasıl top taşıyacak” adlı sorunun yanıtı az çok belli oldu. Geriden Şişmandao’ya şişirilecek, onun indirebildiği toplar Salih-Ozan- Emenike tarafından toplanılacak, sonra akın geliştirilecek. Olur da sete yerleşilebilirse, Wiel ve Hasan Ali zamanında çizgilere yerleşirlerse de enden genişleyen takım top çevirecek ve uygun zamanda savunma arkasına santrfor kaçırılacak. Sistem bu. Mantık bu. Bu mantık ilk 45’te Fener’e çok net 4 gol pozisyonu hazırlattı. Emenike 3 önemli pozisyonun 1’ini attı. Birini De Sanctis çıkardı. Salih’in direği öpen şutu da cabasıydı. Ama Fener, olmayan pozisyonda zorla gol yiyip turu zora soktu. 2. yarıda Monaco hocası Jardim dengeyi sağlattı takımına. Şişman’a top indirtmediler, Emenike’yi de hep kendi yarı alanına ittiler. Fener çıkamaz oldu. Devreye yine Salih girdi. Güzel yerlere kaçtı, top istedi, sorumluluk aldı. Son 2 sezonda 1‘er asist ile oynayan Gönül sonrası gelen yeni sağ bek ilk resmi maçında asisti yaptı. Tur için avantajlı skor da önce Ozan, sonra Aatif ile heba edildi. Sonuçta bu sonuç tur için yetebilir çünkü Monaco da kötü durumda. Ama F.Bahçe ‘oynayan’ bir takım bulunca 3’lü gözüken, aslen 4.5’tan 5’li olan savunması ile Türkiye’de skor üretmede zorlanabilir. Belki de Vitor iç sahada kapanan rakiplere karşı 4-4-2; bu tür maçlarda 3-5-2 gibi bir başlangıç planlıyordu. Bekleyip göreceğiz. Güzel bir galibiyet gecesi için şimdilik tebrik edip önümüzdeki maçlara bakalım biz de. Ama sistem, diziliş bir yana yönetimin 3’e 5’e bakmadan skorer bir oyuncu alması lazım. Ama Ozan’ın dün oynadığı bölgeye ama Şişman’ın yerine.. Her ne kadar dün 2 gol atsa da tüm sezon Emenike-Şişmandao-RvP üçlüsü ile geçmez.

SALİH UÇAN
Roma onu çok geliştirmiş. Yeteneği dışında pozisyon bilgisi ve özgüveni çok artmış. Maşallah.

ERTUĞRUL TAŞKIRAN
Yani şans daha nasıl verilir bilemiyorum. Türk oyuncuların sorunu bu. Şans istiyorlar, geldi mi değerlendiremiyorlar. Tur belki de onun hediyesi olacak.

YETER ARTIK COLLINA!
BÜLENT YAVUZ
Yeter artık!. Birilerinin UEFA Hakem Kurulu Başkanı Pierluigi Collina’ya F.Bahçe’yi ve Türkiye’yi hatırlatması lazım. Bir İvan Bebek rezaleti yaşandı ama zarar gören Fenerbahçe oldu. Bebek yerli yerinde duruyor. Şimdi de İspanyol Jesus Gil Manzano... Rüştünü henüz ispat etmemiş, çok alt düzey maçlar yöneten hakeme Şampiyonlar Ligi gibi üst düzey bir organizasyonda çok önemli bir maç veriyorsunuz. Peki, bundan yarar gören kim? Monaco... Zarar gören kim? Her zamanki gibi Fenerbahçe... İlk devrede Fenerbahçe’nin attığı ve sayılmayan buz gibi golü hakem hangi gerekçe ile iptal etmiş bunu Fenerbahçe yönetimi mutlaka öğrensin, Collina’ya sorsun, hatta Roberto Rosetti’ye sorsun. Biz de bilelim, futbol kamuoyu de öğrensin. Fenerbahçe’nin yediği gol, yüzde bir trilyon ofsayt. Peki, buna ne diyecek Mr. Collina? Fenerbahçe, Avrupa arenasında sevilmiyor. Braga ve Monaco maçları bunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Hakem ekibi, orta sahada yapılan faullerde kurala göre uygun kararlar verdi, kartlarda da aynı şekilde... Ancak tehlikeli alanlarda yani ceza sahasında iken özellikle Fenerbahçe lehine çıkabilecek kararlarda çok seçici davranıldı. Örnek mi? Salih’in pozisyonu pekâlâ penaltı olabilirdi. Tam anlamıyla penaltı demiyorum ama hakem verse tıpkı iptal ettiği gol gibi bu kez Monacolular ‘penaltı değil’ itirazında bulunurlardı. Hakemin yönetimindeki maç yorumu, ‘ev sahibini kollamayayım, misafir takımın burada cesur oynamasını sağlayayım’ havası içerisindeydi. Ne demek istediğimi anlayan anlar. Zaten literatüre geçmiş çok güzel bir söz var: “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.” Fenerbahçe 2-1 galip geldi. Bu rövanş için yeterli mi? Bence evet. Ama bir şartla. Tarafsız, dürüst, kariyerli ve de son Avrupa Şampiyonası’na katılmış; yarı final ya da final yönetmiş hakem şartıyla. Dandik bir hakem verilirse F.Bahçe’nin işi zor.

YİNE DE İYİ SKOR
MERİÇ MÜLDÜR
Fenerbahçe’nin böylesine heyecansız bir sezon başlangıcını sanırım hiç kimse hatırlamıyordur. Hadi diyelim Vitor Pereira hata yapıyor, yine şüpheleriniz var. Hadi diyelim Van Persie attığı triplerle ayıp ediyor. Hadi diyelim başkan da yanlış davranıyor. Ya taraftara ne demeli? Taraftar en hafif ifadeyle ayıp ediyor.

Hadi diyelim Pereira, Van Persie bugün varlar yarın yoklar. Onlar için önce Fenerbahçe değil para geliyor! Başkan için bunu da söyleyemezsiniz. Fenerbahçe’nin menfaatine olmayan bir şey için kesseniz ikna edemezsiniz. Ya taraftara ne demeli?

Fenerbahçe takımı Avrupa’da ilk maçını bomboş tribünlere oynamaz, oynamamalı. Ne gerekçe gösterirseniz gösterin hikaye. Hele hele bazı taraftar gruplarının hem de maçtan bir gece önceki açıklamaları, ayıbı da geçtim ihanet.

Başkanın, yönetimin bilet fiyatları için indirime gidilmesi de dahil farklı farklı formüller üzerinde durmadıklarını mı sanıyorsunuz? 120 liralık bilet ücretinin tamamının kulübün kasasına girdiğini mi düşünüyorsunuz? O kesinti bu kesinti, o vergi bu vergi, kulübe kalıyor kala kala 60 lira. Bunları bilin, insanları da ona göre yargılayın..

Yıllardır savunduğunuz davanızda bas bas bağırmışsınız. Başkanınız defalarca “Bu şike meselesi değil” diye, sizler “Tapeleri tıpa yapacağız” diye haykırmışsınız. ‘Game Over’ dediğiniz, gövde gösterisi yapacağınız maçta ortada yoksunuz. Bu tepkinin de kimseye yararı yok, Fenerbahçe’ye zararı çok.

★ ★ ★

Dönelim saha içine...

İlk 11’i görünce “Pereira otobüsü çekseymiş” diyenlerin aksine hocanın tercihlerini yadırgamıyorum. İdeal kadronun yarısı sakat, cezalı. Kadrodaki isimler defansif ağırlıklı gibi gözükse de hocanın ve takımın futbol mantalitesi öyle değil.

Ama ne yalan söyleyeyim maçtan pek de umutlu değildim. Hele hele Pereira’nın “Yeteri kadar hazırlanamadık” sözlerini duyduktan sonra.. Ama Monaco korktuğumuz gibi çıkmadı. 8. dakikada 3-0 olacak maç, sadece ilk yarıda 6 pozisyon yakaladığın bir maç. Yenilen o acemice gol rakibi tura ortak etti gibi gözükse de onların da işi hiç kolay değil. Salih’e nazar değmesin, Roma macerası yaramış. Bu futbolunu sezon boyu ortaya koyacağının garantisi olsa 10 numara arayışlarına gerek kalmaz. İkinci yarı Monaco hakimiyetiyle başlamıştı ki işleri yine Salih toparladı. Van der Wiel, Skrtel savunmaya “cuk” oturmuş.

EMENİKE
Emenike 3. pozisyonu da kaçırsa Fenerliler de keçileri kaçıracaktı da tekniğiyle yapamadığını fiziğiyle yaptı. Sonrasında da müthiş bir gole imza attı. Gücünü kaybedince kendini de kaybediyor. Gücü kuvveti yerinde olduğunda da tutulmuyor.

FERNANDAO
Daha sezonun çok başı. UEFA’nın da bu maç takvimine bir ayar çekmesi, bu kadar erken oynatmaması gerekiyor sanki. Hiçbir takım hazır olmadığı gibi Fenerbahçe de değil. Ertuğrul, Fernandao hiç değil. Manchester City’de Guardiola, kilo fazlası olan oyuncuları idmana almıyor, Pereira ilk 11’e koyuyor! Hazır olmayan takıma, eksiklere, taraftarın ayıbına rağmen bu skor yine de güzel skor.

HOŞ GELDİN EMENİKE
FAİK ÇETİNER
Monaco karşısında yeni bir Fenerbahçe vardı ve hepimiz merak içindeydik. Van der Wiel, Skrtel, Neustadter gelmiş; Ertuğrul, Salih, Emenike yeniden takıma dönmüştü. Sakatlar ve cezalıları hesaba katarsak takımın yarısından fazlası değişmişti. Pereira’nın 3-5-2 ile sahaya sürdüğü F.Bahçe maça iyi başladı, hatta ilk 20 dakika içinde net pozisyonlar buldu. Salih’in bir topu da direkte patladı. Monaco’nun tecrübeli kalecisi De Sanctis sakatlanıp yerini oğlu yaşındaki Badiashile’ye bırakınca umutlar biraz daha arttı. Maç başında iki fırsat kaçıran Emenike sonunda sahneye çıktı ve becerisini konuşturup golü attı. Golü yiyene kadar Fenerbahçe’nin üstüne gelmeyen, pozisyon bulamayan Monaco, Falcao ile beraberliği yakalayınca işler biraz sarpa sardı. Fenerbahçe kanat bindirmeleri yapamıyor, orta alanda da etkili olamıyordu. Josef de Souza bildiğiniz gibi, Ozan Tufan bir var bir yok, Salih Uçan ise bu alanın en hareketli ismiydi. Skrtel, Neustadter ve Van der Wiel isabetli transferler olarak gözüküyorlardı. Oyunun ikinci bölümünde de Fenerbahçe yine atak olan taraftı. Monaco’nun defansif zafiyeti iştah kabartır cinstendi. Fenerbahçe’ye dönmesi tartışılan Emenike ise gecenin yıldızı oldu. Nefis bir voleyle takımını yeniden öne geçiren Nijeryalı, hem moral buldu hem de tribünlerden güvenoyu aldı. Golden sonra Pereira, Emenike’yi dışarı alıp gecikmeli de olsa Aatif’ı sahaya sürdü. Son yarım saat Monaco risk alıp rakibinin üstüne gitti. Fenerbahçe ise kale önünde biraz beceriksiz, biraz da şanssız olunca oyun tek farkla bitti. Bu skor rövanşa yeter mi? Monaco defansını gördükten sonra ben ‘tur ortada’ derim.